2007'den Bugüne 87,983 Tavsiye, 27,251 Uzman ve 19,427 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Gebelik ve Tiroid Hastalıkları
MAKALE #1260 © Yazan Dr.Erdal DUMAN | Yayın Temmuz 2008 | 20,414 Okuyucu
Gebelik ve Tiroid Hastalıkları

Gebelikte tiroid hastalığı gebelikten öncede var olabileceği gibi gebeliğin kendisi ile de ortaya çıkabilir. Tiroid hastalıkları endokrinoloji ve metabolizma hekimlerince izlenmesi önemlidir. Tiroid bezi boynumuzun ön tarafında yer alan kabaca kelebeğe benzeyen kadınlarda 18–25 gram ağırlığında olan temel bezlerinden birisidir. Vücudumuzun en çok kanlanan organlarının başındadır. Temel işlevi; vücudumuzun gelişmesi, metabolizması, ısı dengesi gibi ve daha birçok yaşamsal görevde rol oynayan T3 ve T4 adlı tiroid hormonlarını üreterek, ihtiyaç anında kan dolaşımına katmaktır. Beynimizin tabanında yer almış bulunan hipofizden salınan Tiroid Uyarıcı Hormon (TSH) adlı hormon tarafından tiroid hormon düzeyi ayarlanır. Vücudumuzda tiroid hormonu üretimi, Tiroid bezindeki hücrelerde dişarıdan alınan iyot, aminasitlerle birleştirilerek hormona dönüştürülür. Gebelikte iyot ihtiyacından artış olur. Gebelikte böbrekler yoluyla iyot atılımı artar. Fetüsün iyot ihtiyacının artması da iyot alımını artırır.

Gebelikte ayrıca tiroid hormonu bağlayan globulin adındaki taşıyıcı protein düzeyinde de artış olur. Bu 2.5 kata kadar çıkabilir. Gebeliğin 20. haftasına kadar, hormon artışı tepe noktasına kadar çıkmaya devam edebilir. Gebelik durumunda bu yüzden özellikle serbest T3 ve T4 düzeylerini ölçmemiz daha önemlidir. Gebelikte TSH baskılanır, T3 ve T4 hormon düzeyleri proteinlere bağlı olduklarından düzeylerinde artış olur. Serbest T3 ve T4 değerleri de artar bazen bu yükselme normal sınırın üzerine de hafifçe çıkabilir.

Gebeliğin devamını sağlayan HCG adlı hormonun TSH tiroid reseptörlerine uyarıcı etkisi (HCG hormonunun bu reseptörlere bağlanması ile) sonucunda tiroid hormon düzeyinde artış gözlenir. Bu gebeliğin ilk 12 haftasında belirgin olup 16. haftaya kadar devam edebilir. Çoğul gebeliklerde, gebelikle ortaya çıkan kanserlerden olan koryokarsinomlarda HCG nin tiroid hormon düzeyini artırması daha da belirginleşir. Özellikle gebeliğin ilk aylarında serbest T4 düzeyi HCG düzeyi ile yakından ilişkili olarak kısmı olarak artış gösterebilir.

Tiroid bezinin büyümesi guatr olarak adlandırılır. Gebelikte normalde tiroid bezi biraz büyür. Tiroid bezindeki büyüme genel bir büyümenin ötesinde içerisinde nodüllerin yeraldığı bir büyüme şeklinde de olabilir. Bu nodüllerin tiroid sintigrafinde iyot tutup tutmamasına göre, eğer tutarsa sıcak, tutmazsa soğuk nodül olarak adlandırılır. Sıcak nodüller genelde tiroid hormonu üretirler. Soğuk nodüllerde ise kanser gelişme riski daha yüksektir. Tiroid sintigrafisini gebelikte çekimi uygun değildir. Ancak gebeliğin ilk 3 ayında yanlışlıkla çekilirse gebelik sonlandırılmaz. Bu dönemde çocukta henüz tiroid bezi oluşumu ve bezde hormon üretimi başlamamıştır. Gebeliğin ilerleyen dönemlerinde çocukta tiroid hormonu üretimi başlayacağı için ciddi sorunlara yol açabilir. Gebeliğin erken döneminde annenin tiroid bezinde büyüme başlar ve tiroid hormon salınım düzeyinde artış olur. Bezdeki büyüme ultrasonografik olarak %20–25 kadardır. Var olan bir guatr gebelikte daha da büyüyebilir. Bu büyüme gebelikten sonra kalıcı olabilir. Sık aralıklı gebeliklerde guatrdaki büyüme artabilir.

Tiroid nodülleri tiroid bezinin dokusundan kaynaklanan ancak dokudan farklılaşma gösteren doku parçalarıdır. Tiroid nodülleri dünyada en sık olarak gözlenen endokrinoloji hastalıklarının başında gelmektedir. Çeşitli çalışmalarda %5–10 kişide var olduğu, iyot eksikliğinin var olduğu bölgelerde ise bu oranın çok daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Tiroid nodülleri elle muayenede %3–7 oranında saptanabilir. Ultrasonografi ile bu oran oldukça yüksektir.

Tiroid nodüllerinde %1–4 oranında Tiroid kanserleri gözlenebilir. Tiroid kanserleri milyonda 20–60 kişide gözlenmektedir. Tiroid kanserleri diğer kanserler gibi oldukça saldırgan olmayıp bütün kanserler göz önüne alındığında tiroid kanserlerinden dolayı ölenler bütün kanserli ölümlerin arasında %0,4 oranındadır. En sık gözlenen kanser grubu papiller tiroid kanseridir. Bir nodülün kansere dönüşümünü; kişinin yaşına, hormonsal durumuna, nodüldeki büyümeye, özgeçmişinde boyun bölgesine radyasyon almasına, nodülün ultrasonografik olarak düzensiz olmasına, sintigrafik olarak nodülün soğuk olması, genetik riskin yüksek olması, kişide doğuştan bazı bozuklukların olmasından etkilenir. Tiroid ince iğne biyopsisinde şüpheli veya kanserli hücrelerin saptanması cerrahi tedavinin gerekliliğini sağlar. İnce iğne aspirasyon biyopisisi zararsız işlemdir. Kesin sonuç vermeyebilir. Eğer gebelikten önce tiroid bezinde nodüller varsa muhakkak bir endokrinoloji hekimince hastanın görülmesi yararlıdır. 2.5 cm ve üstü soğuk nodüller varsa, genel görüş cerrahi tedavi öncelikli olarak uygulanmalıdır. 10 mm 25 mm arasındaki nodüllerde ultrasonografı takiplerinde eğer nodül çapında büyüme ve biyopside şüpheli durum varsa cerrahi tedavi düşünülmelidir. 10 mm ve altındaki nodüllerde ültrasonografi ile yıllık takipler yeterlidir. Gebelikte saptanan 10 mm ve altı nodüller için gebelikte sonrasına izlenebilir.

Tiroid kanseri saptandığında ve kanserli dokunun büyüklüğü 10 mm ve üstü bir boyuttaysa cerrahi tedaviyi takiben radyoaktif iyot tedavisi uygulanır. Gebelikte Tiroid kanseri saptandığında genelde gebeliğin ortalarında cerrahi olarak Tiroid bezinin tamamen alınması kabul görmüştür. Gebelikte tiroid kanseri tedavisine sadece cerrahi tedavi uygulanır radoyaktif iyot tedavisi gebelikten sonraya bırakılır. Bu gecikme hasta için riskin artması anlamını çıkarmaz. Çünkü tiroid kanserleri özellikle papiller kanser diğer kanserler kadar saldırgan değildir. İyi bir cerrahi tedavi ve gerekirse ardından uygulanacak olan radyoaktif iyot tedavisi ile tamamen iyileşme şansı çok yüksektir. Gebelikte radyoaktif iyot tedavisi verilmez. Doğumdan sonraki dönemde, gereken hastalara radyoaktif iyot tedavisi planlanabilir. Radyoaktif iyot tedavisi döneminde emzirme önerilmez. Radyoaktif iyot tedavisinden sonra en 6 ile 12 ay gebelik planlanmaz.

Otoimmün hastalıklar dediğimiz vücut bağışıklık sistemindeki bozulmalardan kaynaklanan hastalıkların en çok görüldüğü yerlerden biriside Tiroid bezidir. Tiroid bezini tutan bu hastalıklara otoimmün tiroid hastalıklar denilmektedir. Kadınlarda erkeklere göre 4–6 kat daha fazla görülmektedir. Tiroid bezinin iltihabi hastalıklarına tiroidit denir. Tiroiditlerin en önemli kısmını otoimmün tiroiditler oluşturmaktadır. En sık gözleneni Hashimato Tiroiditidir. Otoimmün tiroiditlerde antikor dediğimiz vücudun bağışıklık sistemince oluşturulan maddeler vardır. Tiroiditlerde en sık olarak Anti T ve Anti M adlı iki antikor yer alır. Gebelikte tiroid hastalıkları gebelik süresince ve sonrasında da görülmektedir. Gebeliğin kendiside immün sistemi etkileyen bir olay olduğundan gebeliğe özgü tiroid hastalıklarda vardır (postpartum Tiroidit gibi).

Tiroid hormon düzeyinin istenilen düzeyde olmaması hipotiroidi olarak tanımlanır. Hipotiroidi gebelikten öncede var olabilir. Hipotiroidite TSH yükselir. FT4 ve FT3 düzeyleri düşer. Hipotiroidi çok ileri düzeyde ise gebelik mümkün olmayabilir. Hipotiroidiye daha önce geçirilmiş Tiroid ameliyatı sonrası tamamlayıcı olarak Tiroid ilacının alınmaması, Hashimoto gibi bir tiroiditin olması, doğuştan kaynaklanan Tiroid eksikliği ve daha önce radyoaktif iyot tedavisi öyküsüsün olması sayılabilir. Gebelikte Tiroid hormon ihtiyacı %20–30 oranında artar. Gebelikten önce eğer annede bir Tiroid hormon yetmezliği varsa tamamlama tedavisi başlanmalıdır. Kan hormon düzeyi normal, ancak tiroiditi varsa antikor yüksekliği annede düşük riskini artırabilir. Bu hastalara da düşük dozda da olsa tiroid hormonu eklenmelidir. Hipotiroidisi olanlar ve tiroiditi olan gebe hastalar 4–6 haftada bir TSH ve gerekirse FT4 kan düzeyleri istenmelidir. Tedavideki hedef TSH düzeyinin 2,5’ in altında olmasını sağlamaktır. Hipotiroidit tablosunda annede kabızlık, halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, kan basıncında yükseklik, eklempsi, düşük riski olabilir. Eğer gebelik devam ederse bebekte zekâ ve motor gelişim kusuru gelişebilir. Gebelikte annede hipotiroidi saptandığında bir an önce tiroid hormonu eklenmelidir. Gebeliğin hangi döneminde olursa olsun tedaviye başlandığında çocuk bir an önce gelişimini tamamlar. Hipotiroidisi gebelikten önce de varolup L-tiroksin tedavisi alan hastalar gebeliklerinde ilaç dozunu yaklaşık olarak %30 oranında artırılması gerekmektedir. Özellikle gebeliğin 2. yarısından sonra ihtiyaç belirginleşmekte olup gebelikten sonrada dozu düşürmek gerekmektedir. L-tiroksin tedavisinin emzirme döneminde bir sakıncası yoktur. Ancak çocukta da hipotiroidi ve tiroidit riskine karşın çocuk hekimince görülmesi yararlıdır.

Tiroid hormon düzeyinin olması gerekenden daha yüksek olması hipertiroidi olarak adlandırılmaktadır. Gebelikte tiroid hormon yüksekliği/fazlalığı gözlenebilir. Hipertiroidinin annede düşük, preeklempsi, kalp yetmezliği gibi risklere, çocukta ise, gebelik yaşının düşüklüğü, düşük vücut ağırlığı, düşük, prematüre, kalp bozuklukları olarak karşımıza çıkabilir. Gebelikte bir hipertiroidi durumu ile hekim karşılaştığında; daha önce varolan bir hipertiroidi nedenini öncelikli olarak araştırması önemlidir.

Özellikle hiperemezis gravidarum dediğimiz gebeliğin ilk dönemlerinde gördüğümüz bulantı kusmalarla olan dönemde bu durum daha belirgin olabilir. Ancak tiroid hormon düzeyleri asla çok yükselmez. Normal sınırlar arasında üst sınıra daha çok yakın olabilen bu durum gebeliğin 18. haftasına kadar sürebilir. TSH düzeyleri normalin alt sınırında ya da daha da baskılanmış olabilir. HCG düzeyleri yüksek olabilir. Serbest T4 düzeyleri yüksek hatta sınırdan biraz daha da yüksek olabilir. Gebede kilo kaybı ve açıklanamayan çarpıntı olabilir. Hiperemezis Gravidarum ile birliktelik gösterir. Bulantı ve kusmalar çok belrigindir. Sıvı ve tuz kaybı olabilir. İzlemde HCG düzeylerinin normale gelmesi ile Tiroid hormon düzeylerinizde normalleştiği görülmüştür. Hastayı izleyen kadın-doğum hekimi böyle bir tablo ile karşılaştığında bir endokrinoloji uzmanına hastayı konsülte etirmelidir. TSH, serbest T4, serbest T3 düzeylerinin yanında, Tiroid antikorları bakılmalı ve gereğinde Tiroid ultrasonografisi çekilmelidir. Tiroid sintigrafisi gebelerde sakıncalı olup çektirilmez. Gebeliğe bağlı tiroid hormon yüksekliğinde, tiroid antikorları saptanmaz, guatr genelde yoktur ve en geç gebeliğin 20. haftasında kendiliğinden düzelir. tiroid hormonunu baskılayıcı tedavi genelde önerilmez. Hiperemezis Gravidarum tablosu çok ağır seyrediyorsa ve gebeliğin 20. haftasından sonra da yükseklik devam ediyorsa düşük dozlarla tiroid hormonu baskılayıcı tedavi verilebilir. Bu tablodaki hastalarda genelde ılımlı bir Graves hastalığı da birlikte olabilir.

Graves hastalığı bütün gebelik süresince ortaya çıkabilir. Gebelikte alevlenebilen bir hastalıktır. Daha önce Graves Hastalığı olanlarda uzun süreli iyilik hali varsa gebelik önerilmelidir.

Gebelikte Graves Hastalığı ortaya çıktığında genelde gebeliğe bağlı tiroid hormon yüksekliği tablosundan daha ağır seyreder. Hastalık bir vücudun bağışıklık sitemindeki bir bozukluktan kaynaklanır. Hastalıktaki hormon düzeyleri gebeliğe bağlı yükselmelerden çok daha yüksektir. Graves hastalığında tiroid antikorları anlamlı düzeyde yüksektir. Kalp atım sayısı dakikakda 120 ve üzerinde olabilir. Graves hastalığının göz bulguları olabilir. Gebenin geçmişinde hipertiroidi atakları veya buna bağlı tedavi öyküsü olabilir. Gebe çok yakından izlenmelidir. İzlem bir endokrinoloji uzmanınca sağlanmalıdır. Gebelikte hastada daha önce varolan bir sıcak nodül hormon üreterek hipertiroidi oluşturabilir. Gebelikteki hipertiroidi tablosunda propyilthiouracil adındaki ilaç verilebilir. Diğer ilaçların verilmesi önerilmez. Propyilthiouracilin fetüse bir zararı yoktur. Düşük dozlarla kullanılması önerilmektedir. Emzirme döneminde düşük dozlarda kullanılabilir. Çocuğun belirli aralıklarla çocuk hekimince izlenmesi ve gereğinde kan tiroid hormonu düzeylerine bakılması yararlıdır.

Gebelikten sonraki 1 yıl içerisinde otoimmün bir bozukluğa bağlı olarak annelerde bir tiroidit çıkabilir. Bu tabloya postpartum tiroidit denilmektedir. Bu hastalıkta ilkin bir tiroid hormon yüksekliği ardından bir düşük tiroid hormon düzeyinin olduğu bir dönem ile iyileşme dönemi şeklinde bir sıralama göstermektedir. En sık olarak yaklaşık olarak %50 oranında tiroid bezinin ağrısız büyümesi, antikor pozitifliği ve eğer sintigrafi çekilecekse uptake oranının düşük olduğu görülecektir. Gebelikten sonra yorgunluk, halsizlik, çarpıntı, duygusal durumda bozukluklar ve tiroid bezinde büyüme başlıca yakınmalardır. Bu hastalık döneminde gerekirse hekim tarafından beta blokerler, düşük doz tiroid hormonu üretimini baskılayıcı ilaçlar ve hipotiroidi döneminde L-tiroksin verilebilir. Bazı hastalara da düşük doz kortikosteroid tedavisi başlangıçtaki tiroid hormon yükseklik dönemini kısalttığı gözlenmiştir. Gebelikte veya gebelik sonrasında boyunda ağrı ile karakterize olabilen ve genelde üst solunum yolu hastalıkları ile karıştırılan bir hastalıkta subakut tiroidittir. Bu hastalıkta eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP yükselebilir. Bu hastalara istirahat beta blokerler, antiinflamatuar grubu bazı ağrı kesiciler ve gerekirse kortkosteroid içeren ilaçlar endokrinoloji hekimince verilebilir

Dr. Erdal DUMAN
Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Gebelik ve Tiroid Hastalıkları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Erdal DUMAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Erdal DUMAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Erdal DUMAN Fotoğraf
Dr.Erdal DUMAN
İzmir
Doktor "Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi57 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Erdal DUMAN'ın Makaleleri
► Otoimmün Tiroid Hastalıkları Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Tiroid Hastalıkları Tedavisi Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Tıroıd Bezi ve Tiroid Hastalıkları Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Hamile ve Emziren Kadınalarda Tiroid Hastalıkları ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Cumali AKTOLUN
► Gebelik ve Tiroid Hastalığı Dr.Mehmet KOÇ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,427 uzman makalesi arasında 'Gebelik ve Tiroid Hastalıkları' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ramazan Ayında Beslenme Mayıs 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:35
Top