2007'den Bugüne 88,462 Tavsiye, 27,379 Uzman ve 19,498 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Öfke ve Başa Çıkma
MAKALE #12656 © Yazan Psk.Seçil YİKAR | Yayın Mayıs 2014 | 3,143 Okuyucu
Öfke nedir?

İnsanın davranışlarına 4 temel duygu eşlik eder. Bunlar keder, sevinç, kaygı ve öfkedir. Bu duyguların hepsinin de yaşamımızı şekillendiren işlevleri vardır. İlk bakışta öfkenin ve kaygının bize ne faydası var diyebilirsiniz. Öncelikle şunu bilmeliyiz ki öfke az yada çok hepimizde olan insani bir duygudur. Kişiden kişiye çok hafif bir sinirlilikten aşırı bir kızgınlık patlamasına kadar değişik şiddette hissedilebilir. Bazı kişiler sözel olarak tepki verirken bazı kişiler ise saldırgan tepkiler verebilirler.Bu durum "Öfke duygusunun her zaman saldırgan davranışa yol açacağı" biçimindeki yargının doğru olmadığını ortaya koyar. Kişi bunu dışarıdan herhangi bir etki olmasa dahi kendi kendine yaşayabilir. Öfke; Budak (2000) tarafından “Engellenme, saldırıya uğrama, tehdit edilme, yoksun bırakma, kısıtlama vb. gibi durumlarda hissedilen ve genellikle neden olan şeye ya da kişiye yönelik şu ya da bu biçimde saldırgan davranışlarla sonuçlanabilen oldukça yoğun olumsuz bir duygu” olarak tanımlanmıştır.

Öfke duygusunun faydalı özelliklerinin olduğunu belirtmiştik. Öfke karşı tarafa veya bize bir anlamda dur demiş olur; insanlar bizi zorladığında ya da biz insanları zorladığımızda uyarıcı bir işlev görür. Aynı zamanda bir işi başarma konusunda motivasyon sağlar. Bu anlamda işi bitirmekte itici bir güçtür. Bu nedenle önemli olan öfkeden kurtulmak değil öfkeyi kontrol edebilmektir. Öfkeli tepki vermek toplumda bizi toplumdan dışlanan, haksız duruma düşen, zayıf, kaybeden ve üzülen bir insan konumuna düşürür. İnsanlar arasında yanlış bir inanış vardır. Öfkelendiğinde şiddetli tepki veren insanların güçlü kişiler oldukları düşünülür. Oysa güçlü insan nerede nasıl tepki vermesi gerektiğini bilen insandır. Bir eyleme kalkışmadan önce yapacağı hareketin sonuçlarını önceden kestirebilen kişidir. Öfkelendiğinde ani tepki veren ise güçsüzdür. Başarılı insanların hiç öfkelenmeyen değil öfkesini kontrol etmeyi başarabilen insanlar olduğu görülmektedir. Öfke ve saldırganlık genellikle birbiri ile birlikte kullanılmaktadır. Ancak öfke kavramının bir duyguyu, saldırganlık kavramı ise daha çok bir davranışı ifade etmektedir.
Unutmamalıyız ki öfkeli tepki vererek başta kendimize zarar veriyoruz. Bazen çok küçük şeyler karşısında bile çok öfkeli davranışlarda bulunabiliyoruz. Bizi kızdıran kişileri ve olayları yok etmemiz değiştirmemiz ve onlardan kaçmamız imkansız. Onları değiştiremeyeceğimize göre öfkemizi kontrol altına almayı öğrenmeliyiz.

Öfke esnasında neler olur?

Kişi öfke sorununu yaşamadan önce zihninde olayı kendisine karşı yapılan bir saldırganlık olarak algılar bu noktada kişi kendisini “soruna bağlı kalacağım, bununla başa çıkabileceğimi biliyorum” gibi olumlu ifadeler ile sakinleştirebilir. Eğer kişi bunu yapamazsa vücutta bazı değişiklikler olmaya başlar; nefes alıp verme sıklaşır, kalp atışı hızlanır, kan basıncı artar, vücut ve beyin savaşmaya ya da kaçmaya hazırlanır. Bu belirtiler aslında bizi uyarıcıdır. Kişiye; kendisini rahatlatması gerektiği, insanları değiştiremeyeceği, derin bir nefes alıp gevşemeye çalışması sinyalini verir. Eğer kişi bu durumda da kendisini sakinleştirmeyi başaramazsa öfkeyi kontrol etmek mümkün olmaz. Bu kişinin patlama anıdır. Bu patlamalar kişilere mutluluk vermez. Görülmektedir ki tartışmadan sonra kişi zafer ile çıkmış olsa bile bir süre sonra kendisini kötü hissetmeye başlar. Ülkemizde bu konu ile söylenmiş sözler oldukça gerçeği yansıtmaktadır. Keskin sirke küpümüze zarar verir. Bu aşamada yapılabilecek en doğru şey yaşanılanlarla ile ilgili muhakkak değerlendirmemizi yapmak ve olaydan ders çıkartabilmektir.

Öfke ile nasıl başa çıkılır?

Öfkenin bedenimizdeki etkilerini belirtmiştik. Öfkelendiğimizde sakinleşmek için çaba harcamamız gerekir. Bedensel tepkileri azaltmak için bazı yöntemler uygulayabiliriz. Bu yöntemlerden biride nefes alma tekniğidir. İyi nefes burundan yavaşça alınan ve karnını içeri iterek ciğerleri dolduran nefestir. Nefes alıp vermek kan akışımızı yavaşlatacak ve bedenimizin olağan düzenine dönmesine yardımcı olacaktır. Bunun dışında fiziksel egzersiz, müzik dinleme, duş alma, yoğun çalışma, okuma, başkalarıyla konuşma, duygularını kağıda dökme, meditasyon öfkenin fiziksel belirtileri ile başa çıkmada faydalı yöntemlerdendir. Bunlar dışında daha önceki yaşam deneyimlerinizde uyguladığınız ve öfkenizi azalttığını düşündüğünüz her yöntemi uygulamak yararlı olacaktır. Ortam değişikliği yapmak, içimizden 10'a kadar saymak bunlara örnek verilebilir.

Yakın ilişkilerde çatışmayla başa çıkmak için neler yapmalıyız?

  • Durumu konuşacağımız doğru ortamı ve yeri seçmeliyiz. Eğer o anda mekan buna uygun değilse tartışmayı ertelemeliyiz.
  • Konuyu ortada bırakmamalıyız. Eğer molaya ihtiyacımız varsa mola verip tekrar konuyu konuşmalıyız.
  • Çatışmada karşı tarafın kişiliğini zedeleyici kelimeler kullanmamalı, başka kişileri çatışmanın içine dahil etmemeliyiz.
  • Çatışma konusunda kalmalı ve geçmişi ortaya çıkarmamalıyız.
  • Öfkemizi ifade etmemiz çok önemli. Öfkemizi günlerce devam ettirmemeliyiz. Duygu ve düşüncelerimizi karşı tarafı suçlamadan ben şu nedenle kendimi mutsuz hissediyorum şeklinde ifade etmeliyiz.
  • Hatalarımızdan faydalanırsak her şey yolunda gider.(Mickey Rivers) Hataları kabul edersek çatışma ile ilgili olumlu bir çözüm yolları aramaya başlayabiliriz.
  • Kendi düşüncelerimizi karşı tarafa iletmeden önce karşı tarafı dinlemeliyiz. Bu dinlemeyi yaparken de karşı tarafı anlama niyeti ile yapmalıyız.
  • Kendi fikrimize sabitlenmemeli ve olayları kişiselleştirmemeliyiz. Bu şekilde yaklaşmak karşı tarafa olan öfkemizi arttıracaktır.
  • Karşımızdaki kişiyi doğru şekilde anlayıp anlamadığımız soru sorarak test etmeliyiz.
  • Söylediğimiz cümlenin içeriğinin belli olmasına, tek bir fikir içermesine, sözcük seçimine, içeriğe uygun olarak ses tonumuz ve mimiklerimize dikkat etmeliyiz.
  • Amacımızın birinin kazanması veya kaybetmesi olmadığını unutmamalı ve birlikte bir çözüm yolu bulmaya gayret göstermeliyiz. Probleme olumlu yaklaşmalı, durum veya davranışın daha olumlu başka nasıl bir anlamı olabileceğini düşünmeli ve üçüncü ama karşılıklı tatmini hedefleyen bir açıya geçmeyi denemeliyiz.

KAYNAKLAR
Doç. Dr. Kadir ÖZER, iletişimsizlik Becerisi Kitabı
Suna KAYMAK ÖZMEN, Aile İçinde Öfke ve Saldırganlığın Yansımaları
Coşkun ARSLAN, Öfke ve Öfkeyi İfade Etme Biçimlerinin, Stresle Başa Çıkma ve Kişiler Arası Problem Çözme Açısından İncelenmesi


Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Öfke ve Başa Çıkma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Seçil YİKAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Seçil YİKAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Seçil YİKAR'ın Makaleleri
► Stresle Başa Çıkma Psk.Fundem ECE
► Takıntılarla Başa Çıkma Psk.Handan ERDOĞAN
► Stres ve Başa Çıkma Yolları Psk.Fahri ŞAHİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,498 uzman makalesi arasında 'Öfke ve Başa Çıkma' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:46
Top