2007'den Bugüne 88,443 Tavsiye, 27,377 Uzman ve 19,492 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Davranış Bozuklukları: Saldırganlık
MAKALE #12863 © Yazan Emine ERASLAN | Yayın Temmuz 2014 | 4,909 Okuyucu
Çocuklar neden saldırgan olurlar?

Saldırgan çocuk, ruhsal sorunları nedeniyle, yaşıtları ve genel olarak çevresiyle uyumlu ilişkiler kuramayan çocuktur.


Aşırı geçimsizdir. İlişkileri gergin ve sürtüşmelidir. Parlamaya hazırdır, kavgacıdır.


Durmadan kuralları çiğner; sık sık ceza görür.


Ana-baba, öğretmen ve genellikle büyüklere karşı gelmeye eğilimlidir. Olağan anlaşmazlıkları bilek gücüyle çözmeye çalışır. Tepkiler ölçüsüz ve durumla orantısızdır.


Evde, çevrede ve okulda durmadan sorun yaratırlar. Erişkinlerle sürekli çatışma içindedirler.


Saldırgan çocuk, temelde güvensiz çocuktur. Çevreden iyi bir davranış beklemediği için, ilk tepkisi saldırmak olur. Başkaları saldırmadan, ilk saldırıyı kendisi yapar. Kendi görmediği hoşgörüyü, başkasına göstermez..


Aşırı saldırgan çocuk, aynı zaman da doyumsuz ve sevilmediğine inanan çocuktur. Başka deyişle, özsaygı azdır.


Çocukta güven duygusu geliştikçe, beklemeyi ve tepkisini dizginlemeyi öğrenir. Gereksinimleri doyuruldukça yatışır. Kendisine sevgi ile yaklaşıldıkça, bu sevgiyi sürdürmek amacıyla, kendi kendini kısıtlamaya başlar. Bir yandan da saldırganlığını oyuna aktarır, bastırmak zorunda kaldığı dürtülerine boşalım alanı sağlar.


Aslında, insanda var olan saldırganlık yok olmaz veya tümüyle bastırılmaz, ancak biçim değiştirir. Beden gücünün, kavgada değil, spor alanında yarışmaya araç olarak kullanılması, bu yararlı dönüşüme bir örnektir. Uygar kişi, saldırganlık dürtüsünü kaba üstünlük sağlamak için kullanmaz. Onun yerine becerisi, yetenekleri ve zekasıyla toplumsal amaçlara yönelir. Ortaya koyduğu işle, başarısıyla, yöneticiliğiyle, yaratıcılığıyla üstün gelme duygusuna doyum sağlar.


Saldırganlığı önleme ve düzeltme yollarında dikkat edilmesi gereken konular:


Anne-baba ve eğitimciler, çocukta “saldırgan davranışlara” model olmamalıdır. Sürekli bağıran, vuran, küfür eden bir baba, korkutan ve engelleyen bir anne ve cezalandıran öğretmen, çocuk için olası olumsuz modellerdir.

Çocuğun saldırgan davranışlarına duyarsız kalmak bir çare değildir. Vurdumduymazlık ve duyarsızlık, çocuğa iyilik değil, kötülük yapar.
Çocuk saldırganlaşıyor diye, her istediği yapılmamalıdır. Yeter ki sussun yada sakinleşsin mantığı ile hareket etmek asla çözüm değildir. Bunlar geçici ve anlık çözümlerdir ve hiçbir iyileştirici yanları yoktur.
Çocuklar saldırgan davranışlarından dolayı asla ‘dövülerek’ cezalandırılmamalıdırlar, çocuğun yoğun düşmanlık ve öfke duyguları yaşamasına neden olur.Çocuğun bir sonraki saldırganlık nöbeti daha da şiddetli olur.
Çocuk o an büyük bir öfke boşalımı yaşamaktadır. Anne ya da babanın mantıklı önerilerini dinlemez bile. Ancak çocuk sakinleştikten sonra, anlatılmak istenilen her ne ise anlatılmalı, açıklanmalıdır.
Ev ve okul şartlan, çocukların saldırganlık davranışını destekleyici zeminler olmamalıdır.
Anne-babalar çocuklarına, saldırgan davranışların sonuçlarını, onların anlayabileceği bir dille, sohbet şeklinde anlatmalıdır.
Anne-baba gün içinde çocuklarına belirli sorumluklar vermelidir. Çocuk başı boş bırakılmamalıdır.
Anne-baba, saldırgan davranışlara sahip olan çocuklarını mutlaka grup etkinliklerine sokmalıdır. Bu çocuklara grup içinde “liderlik” rolünün verilmesi, daima iyileştirici bir etken olmuştur.
Çocuk, başka çocuklarla kıyaslanmamalı ve yarıştırılmamalıdır.
Anne-babalar, çocukları kaç yaşında olursa olsun, onun temel ihtiyaçlarını mutlaka zamanında ve duyarlılıkla karşılamalıdır.
Anne-babalar ve eğitimciler, çocukların arzu-istek-merak ve girişimciliklerine saygı duymalıdır. Onları engellememeli, aksine desteklemelidirler.

Şu büyük hata asla yapılmamalı; saldırgan davranışlarından dolayı, çocuğa saldırılmamalıdır. Çocuğu dövmek en büyük yanlışlıktır.



Prof. Dr. Meral Özmen | Uzm. Ped. Emine Eraslan
Annelere Öğütler | Prof. Dr. Ömer Devecioğlu | İstanbul Tıp Kitabevi 2008 | Sayfa 86 – 102
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Davranış Bozuklukları: Saldırganlık" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Emine ERASLAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Emine ERASLAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Emine ERASLAN Fotoğraf
Emine ERASLAN
İstanbul
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Emine ERASLAN'ın Yazıları
► Davranış Bozuklukları Psk.Neşe GÜNEY
► Çocuklarda Davranış Bozuklukları Psk.Selin ALKIŞ AYTEN
► Çocuklarda Davranış Bozuklukları Psk.Çağdaş YALÇIN
► Çocuklarda Bazı Davranış Bozuklukları Psk.Dilan Hilal ALTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,492 uzman makalesi arasında 'Davranış Bozuklukları: Saldırganlık' başlığıyla benzeşen toplam 26 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:07
Top