2007'den Bugüne 82,728 Tavsiye, 26,150 Uzman ve 18,357 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Aileler İçin Etkili İletişim: Kendimizi Nasıl İfade Edelim
MAKALE #13067 © Yazan Dr.Psk.Ural NADİR | Yayın Ağustos 2014 | 2,794 Okuyucu
Bir önceki makalemizde iletişim sorunu yaşayan ailelerin biz aile terapistlerine en fazla getirdikleri sorun olan iletişim sorunlarından konuya girmiş ve aslında ailelerin iletişim dediklerinde kendilerini ifade etmekten bahsettiğini, birçok kişinin iletişimde dinlemenin önemini tam ve doğru kavrayamadığını belirtmiştik. Şimdi de biraz kendimizi nasıl ifade ettiğimizden ve ifade etmemiz gerektiğinden bahsetmek istiyorum.

Önce isterseniz ufak bir egzersiz ile başlayalım. Çevrenizdeki insanların hepsine sorun. Acaba terbiyesiz çocuk kimdir diye. Aldığınız cevapları da aklınıza veya bir yere not edin. Bir süre sonra o kadar çok farklı terbiyesiz çocuk tanımınız olacak ki. İsterseniz bu egzersizi saygısız çocuk, hovarda adam, bağımlı genç gibi çeşitli kavramlarla daha da genişletebilirsiniz. Varacağımız sonuç hep aynı olacaktır. Ne kadar kişiye sorsanız kimi noktalarda benzeşse de farklı cevaplar alacaksınız.

Peki buradan aile içi ilişkilerimize gelelim. Eğer ki balkon demirlerine fazlaca yaklaşan çocuğunuza öfke ve korku ile ne kadar yaramaz olduğunu bağırarak söylerseniz acaba karşınızdaki çocuk biraz önce yaptığınız egzersizdeki gibi acaba ne anlayacaktır. “”Acaba annem balkona çıktığım için mi kızdı”, “annem terliksiz çıktığımda hep sinirleniyor”,” üzerime yelek giymeliydim” gibi ihtimaller çocuğun aklına gelecek ihtimallerden sadece birkaç tanesidir. Fakat gerçek mesaj büyük bir ihtimalle bu mesaj denizi arasında kaybolup gidecektir.
Tam da bu noktada tüm iletişimlerimizde bizi oldukça rahatlatacak önemli bir teknikten bahsetmekte yarar var: Ben dili.

Ben dili çok basit bir formülle ifade edebileceğimiz ama bir o kadar da etkili bir araç. İsterseniz önce formüle bakalım sonra da nasıl kullanacağımıza.
Somut Davranış + Davranışın Bizde Bıraktığı Etki + Duygumuz
Evet aslında bu kadar basit. Şimdi yukarıdaki çocuk örneğinden düşünecek olursak acaba nasıl bir cümle gerçekten kendimizi ifade etmek için en ideali bir bakalım: “Kızım, balkon demirlerine çok yaklaştığında düşeceğini düşünerek çok korkuyorum” veya “ev terlikleri ile dışarı çıktıktan sonra her defasında terlikleri yıkamak zorunda kalıyorum ve bu da beni çok öfkelendiriyor” dediğinizde gerçekten çocuğunuz sizin ne için korktuğunuzu, öfkelendiğinizi daha net bir biçimde anlamış olacaktır. Aynı şekilde bu örnekleri eşler arası ilişkide de çoğaltabiliriz. Aşağıda bunlara ilişkin birkaç örnek bulabilirsiniz:

“Oyuncaklarını toplamadığında onları ben toplamak zorunda kalıyorum ve bu beni çok kızdırıyor”

“Eve geç geldiğinde ve telefonunu açmadığında başına bir şey geldiğini düşünerek endişeleniyorum”

“Her gün akşam telefonla bu kadar konuştuğun zaman seninle konuşacak zamanım kalmıyor ve kendimi yalnız hissediyorum”

Gördüğünüz gibi bu cümlelerde hedef davranış oldukça açık olarak veriliyor ve bu davranışın sizin üzerinizdeki etkisi ve duygularınız net bir biçimde ifade edilmiş durumda. Böylece karşı taraf “Yaramaz” bir kişi olduğunu değil, hangi davranışı ile karşısındaki kişilerde nasıl bir etki bıraktığını net olarak görebiliyor.
Böylesi bir iletişim dili karşı tarafın kişiliğine değil doğrudan davranışa odaklı olduğundan değişimi sağlamaya da olanak sağlamaktadır. Bu dil ile karşı tarafta aslında neyin değişmesini istediğimizi net bir biçimde ifade etmiş oluyoruz. Ve karşı taraf da bu değişim için çok daha istekli olabiliyor.

Şimdi bir de buna benzeyen bir başka iletişim biçiminden daha bahsetmek istiyorum. Transaksiyonel Analiz yönteminin önemli parçalarından birisi olan Kabul İletilerinden.

Kabul iletileri her insanın birbirleri ile temas ihtiyacını vurgulayan bir teorik temele sahiptir. Bu kurama göre insanlar birbirlerine dört farklı türde ileti gönderirler. Koşulsuz olumsuz, koşullu olumlu, koşulsuz olumsuz ve koşullu olumsuz.

Burada karşı tarafa verdiğimiz mesajın koşullu olması davranışa, koşulsuz olması da kişiliğe yöneldiği anlamına gelmektedir. Olumlu veya olumsuz vurgusu ise mesajın içeriği ile ilgilidir.

“Çok Pissin” doğrudan karşınızdakinin kişiliğine yönelik koşulsuz olumsuz bir ileti olarak görülürken, “Bardakları toplamadığında çok sinirleniyorum” şeklinde bir ileti doğrudan davranışa yönelik koşullu olumlu bir ileti olarak düşünülmelidir. Aynı şekilde “Sen dünyanın en zeki çocuğusun” şeklinde bir ileti koşullu olumlu bir kabul iletisi iken, “Matematik sınavından aldığın not beni çok gururlandırdı” şekline bir mesaj koşullu olumlu bir ileti olarak kabul edilir.

Ailelere veya eşlere danışmanlık seanslarında veya verilen eğitimlerde iletişim konusunda en önemli önerilerimizden birisi koşulsuz olumsuz kabul iletilerinin hiçbir zaman karşı tarafa verilmemesidir. Doğrudan kişiliğe yönelik olan bu iletiler eğitici bir özelliği olmayan iletilerdir. Aynı zamanda aynı ben dilinde de ifade edildiği gibi davranışa yönelik olmayan her ifade aslında diğer olumlu tüm davranışları silip atmakta ve değişime yönelik motivasyonu etkilemektedir.

Burada unutulmaması gereken en önemli nokta kabul iletilerinin yaşamsal değerde olduğudur. Özellikle aldığımız olumlu iletiler bir nevi duygusal beslenmemizi sağlar. Bunu bilerek çevremize verdiğimiz iletilerin de koşullu iletiler olmasına dikkat etmek ve çevremize koşulsuz olumsuz mesajlar vermediğimiz gibi, çevremizden gelen bu tür mesajları da kesinlikle reddetmek gerekmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aileler İçin Etkili İletişim: Kendimizi Nasıl İfade Edelim" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Ural NADİR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Ural NADİR'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ural NADİR Fotoğraf
Dr.Psk.Ural NADİR
Ankara
Doktor Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi40 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Ural NADİR'in Makaleleri
► Yönetimde Etkili İletişim Uzm.Psk.Meral AYDIN
► Kişilik ve Etkili İletişim Uzm.Psk.Meral AYDIN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,357 uzman makalesi arasında 'Aileler İçin Etkili İletişim: Kendimizi Nasıl İfade Edelim' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:28
Top