2007'den Bugüne 87,641 Tavsiye, 27,141 Uzman ve 19,377 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Zamana Karşı Bir Savaş …..Botoks-Dolgu Uygulamaları
MAKALE #13278 © Yazan Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ | Yayın Eylül 2014 | 3,807 Okuyucu
ZAMANA KARŞI BİR SAVAŞ …..BOTOKS-DOLGU UYGULAMALARI

Günümüzde yaşlanmanın getirdiği değişimleri ortadan kaldırmaya yönelik kozmetik girişimlere giderek daha sıcak bakılmakta ve bu konularda istekler her geçen gün daha da artmaktadır.

Ancak son yıllarda bu tedavilerin daha erken yaşlara çekildiğini görebilmekteyiz. Normal kaş şeklinden memnun olmayan ve cerrahi işlem istemeyen hastalar, göz altlarındaki çöküklük ve morluktan bir türlü kurtulamayan ve bunu hayatında önemli bir noktaya getiren hastalarımız, orta yaşlara yaklaştıkça alın ve glabellar çizgileri belirginleşmeye başlayan ve bu değişimleri kabullenmeyen hastalarımız gün geçtikçe daha çok artmaktadır.

Botoks olarak bilinen Botulinum toksini kullanımında son yıllarda belirgin artış görülmektedir. Clostridium botulinum adlı bakteriden üretilen bir toksindir. Oldukça güçlü bir toksin olduğundan dilüe edilerek kullanılmaktadır. Etkisi doza bağımlı ve geri dönüşümlüdür. Genelde kozmetik amaçlı olarak başta alın kırışıklıkları, glabellar bölge, periorbital kaz ayağı kırışıklıkları ve ağız çevresi kırışıklıkları tedavisinde kullanılmaktadır. Ayrıca hiperhidroz yani el-ayak ve koltuk altı terlemeleri tedavisinde de uygulanmaktadır. Bunlardan başka blefarospazm (göz kapaklarında istemsiz kasılmalar), kapak retraksiyonu, spastik entropion ve bazı şaşılıklar gibi göz hastalıkları tedavilerinde de kullanılmaktadır.

Botulinum toksini çok düşük dozlarda lokal olarak enjekte edildiğinde etkisi sadece yapıldığı bölgede sınırlı kalır. Doz olarak kişisel farklılıklar gösterebilir. Genellikle kadınlarda ve gençlerde daha düşük dozlar yeterli gelmektedir. En iyi etki 30-50 yaş arasındaki hastalarımızda almaktayız. Bu yaş aralığındaki uygulamalar sayesinde oluşacak kinetik çizgi engellenebilmektedir. Daha ileri yaşlarda yerleşmiş kinetik çizgileri olan hastalarımızda, bu çizgileri kaybetmek amacıyla botoks uygulamasından sonra dolgu uygulaması da gerekmektedir.

Olumsuz özelliği ise etkisinin geçici olmasıdır. Bu nedenle yaklaşık 6 ay aralıklarla tekrarlanması gerekmektedir. Ancak tekrarlanan uygulamalardan sonra dokuların etkiyi öğrendiği ve hiç botoks uygulaması yapılmamış bir kişiye göre belirgin farklılıklar olduğu izlenmiştir. Bu nedenle tekrarlayan uygulamalarda etki sürelerinin uzadığı göze çarpmaktadır.

Botoks uygulandıktan sonra hemen etki hissedilmeye başlar ancak tam etkinin oluşması 1. haftadadır. Üçüncü ve 4. aylarda etkisi plato yapar ve sonra azalmaya başlar.

Deneyimli ellerde uygulandığında fazla bir komplikasyon izlenmezken, deneyimsiz ellerde bir silaha dönüşebilmektedir. Çok nadir de olsa kardiyovasküler hastalık riski taşıyan kişilerde aritmi ve miyokard infarktüsü en önemli komplikasyonlar arasında sayılmaktadır. Daha sık görülen ama önem taşımayan komplikasyon olarak enjeksiyon bölgesinde noktasal kanama odakları olabilmektedir. Ayrıca enfeksiyon, grip benzeri semptomlar, baş ağrısı, farenjit, kaşıntı bildirilmiştir. Göz fonksiyonlarına etki olarak yanlış uygulama ile göz kapağında düşme, gözün açıkta kalması, kaş ve göz kapaklarında asimetri gözlenebilir.

Botoks uygulamalarına ek olarak kozmetik amaçlı dolgu uygulamaları da yapılmaktadır. Özellikle göz altı çöküklüğü olan hastalarda bazen de göz üst kısmında çüküklük izlediğimiz hastalarda dolgu maddeleri uygulanmaktadır. Bunlardan en sık uyguladığımız dolgu maddesi Hyaluronik asittir. Vücuda uyumlu doğal bir maddedir. Kalıcılığı konsantrasyona, içerdiği çapraz bağlara bağlı olarak değişir. Kalıcılık 6ay ile 18 ay arasındadır. Hyaluronik asit uygulaması ile göz altı çöküklüğü düzelmekte, göz altındaki morluk reflesi azalmakta-kaybolmakta ve cilt kırışıklıkları yok olmaktadır. Bazı dolgular sadece hyaluronik asit içerirken bazıları ise ek olarak aminoasit, vitamin ve mineral içermektedir. Ek özellikler içeren dolgu maddelerinin ciltte ışıltı sağladığı gözlemlenmiştir.

Dolgu uygulamaları göz çevresinden başka yüz estetiğinde diğer alanlarda da kullanılmaktadır. Bunlar dudakları dolgunlaştırmak için, burun kenarındaki oluğun derinliğini ve belirginliğini azaltmak için, yüz hacminin yeniden şekillendirilmesine kadar ki uygulamalar olmaktadır. Ayrıca bir dolgu maddesi olduğu halde ışıltı parlaklık ve canlılık için kullanılan başka ürünler de bulunmaktadır.

Artık ülkemizde maalesef giyimden oyuncağa kadar birçok üründe menşei belli olmaya kalitesiz ürünler kullanılmaktadır. Dolgu maddeleri olarak da içeriği hyaluronik asit olan ama düşük kalitede ürünler mevcuttur. İnsan vücuduna uygulanan, özellikle yüz ve göz çevresine uygulanan bu maddelerin saflığı ve kalitesi çok önemlidir.

Uygulanan dolgu maddelerinin içerdiği ürün, ürünün üretim aşamasından, toksinlerden arındırılmasına, paketlenip elimize ulaşıncaya kadar ki aşamalar ne kadar önemliyse uygulanma esnasında bir o kadar önemlidir. Çünkü göz gibi önemli bir organımızın yakınına yapılacak girişimsel bir işlem görme fonksiyonlarımızın kaybına neden olabilmektedir.

Ülkemizde estetik cerrahi denilince söz konusu organ ne olursa olsun ilk olarak akla plastik cerrahlar gelmektedir. Ve hastalar genellikle plastik cerrahlara başvurmaktadır. Ülkemizde bu durumun ortaya çıkmasında göz hekimlerimizin konuyla yeterince ilgilenmemesi ve bu hastaları üstlenmemeleri rol almıştır.

İşin daha vahimi olarak bu tedaviler bazen hekim dışı kişilerce de uygulanabilmektedir.
Göz tek başına bir organ değildir; göz kapakları, çevre dokuları, kaşlar ve cilt dokuları ile birlikte işlev görmektedir. Örneğin göz kapağındaki fonksiyon yetersizliği gözü açıkta bırakarak gözde kurumaya ve göz kaybına neden olabilir. Veya yanlış uygulanmış bir botoks tedavisi göz kapağını düşürerek görmeyi bozabilmektedir. Bu nedenle göz ve çevresi ile ilgili kozmetik veya sağlık nedenleriyle yapılacak bir girişimin, göz ve çevresi anatomisine hakim olan göz hekimlerince yapılması gerekmektedir.

Sevgiyle Kalın

Op.Dr.Şeyda Atabay Yıldız

Sık Sorulan Sorular
1 -Soru: Botoks bir yılan zehiri midir?
Hayır, yılan zehiri değildir. Clostridium botulinum adlı bakteriden üretilen bir toksindir.
2- Soru: Botoks yapılınca cilt gevşeyip sarkar mı?
Hayır, cildi gevşetmez, aksine kırışıklıkları açar.
3- Soru: Botoks yaptırınca maske yüz oluşuyor mu, mimikleri bozar mı?
Hayır.Aksine amaç doğallıktır. Botoksun ilk uygulandığı dönemlerde uygulama alanları geniş tutulduğunda maske yüz ile karşılaşılabiliniyordu ancak artık çok özel noktalara yeteri kadar uygulama ile böyle durumlarla karşılaşmıyoruz.
4- Soru: Botoks ile dolgu aynı şey midir?
Hayır, botoks bir ilaçtır, kasılmayı engeller. Dolgu bir hacim sağlayan maddedir.
5- Soru: Botoks ve dolgu aynı anda yapılır mı?
Evet; ihtiyaca göre aynı anda yapılabilir.
6- Soru: Dolgu veya botoks yaptırdığımda tekrarlamak zorunlu mu? Tekrarlanmazsa sarkma oluşur mu?
Hayır, tekrarlanmadığında hiç yapılmamış hale geri dönülür. Yani bir kere yapılınca hep yapılması tekrarlanması zorunlu değildir.
7- Soru: Kalıcı dolgu var mıdır?
Kalıcı demek vücutta metabolize edilemeyen ürün demektir ki bu vücuda tamamen yabancı bir maddedir. Göz , yüz gibi önemli bir organ ve bölgemize vücutla uyumsuz bir enjeksiyon yapmak çok akıllıca değildir.
8- Soru: Yaş sınırı var mıdır?
Hastalarımızın 18 yaş üzerinde olması kesinlikle önerdiğimiz ve dikkat edilmesi gereken bir konudur. Hiç gerekli olmadığı halde birçok farklı uygulamalar maalesef genç yaşlarda uygulanmaktadır.
9- Botoks uygulaması yaptıktan sonra nelere dikkat etmek gerekir?
İlk birkaç gün sigara ve alkol önerilmez. İlk 1 hafta botoks etkili kremler, kas gevşetici ilaçlar, nöromusküler etkili ilaçlar ve bazı antibiyotikler kullanılmaz. İlk 1 ay içinde termal uygulama, lazer uygulaması önerilmez.
10- Dolgu uygulaması sonrasınde nelere dikkat etmek gerekir?
İlk 24 saat dolgu uygulanan bölge ile oynanmaz, üzerine yatılmaz. İlk 24 saat sıcak duş önerilmez. İlk saatlerde özellikle güneş altında kalınmaması gereklidir. Dudak dolgusu sonrasında sıcak içecekler ve sigara önerilmez. Buz uygulaması rahatlatabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Zamana Karşı Bir Savaş …..Botoks-Dolgu Uygulamaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şeyda ATABAY YILDIZ Fotoğraf
Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ
İzmir
Doktor "Göz Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Şeyda ATABAY YILDIZ'ın Makaleleri
► Botoks ve Dolgu Uygulamaları Dr.Engin KOCABAŞ
► Dolgu ile Zamana Meydan Okumak Op.Dr.Deniz KÖK
► Dolgu Uygulamaları Doç.Op.Dr.Süleyman TAŞ
► Yüze Dolgu Uygulamaları Dr.Bircan KARABAĞIR
► Botoks Uygulamaları Doç.Dr.Tamer SEYHAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,377 uzman makalesi arasında 'Zamana Karşı Bir Savaş …..Botoks-Dolgu Uygulamaları' başlığıyla benzeşen toplam 57 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Şaşılık (Strabismus) Haziran 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:45
Top