2007'den Bugüne 87,641 Tavsiye, 27,141 Uzman ve 19,377 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Romantik İlişkilerdeki Çatışmalar
MAKALE #13379 © Yazan Uzm.Psk.Şeyma KAMA | Yayın Ekim 2014 | 3,473 Okuyucu
ROMANTİK İLİŞKİLERDEKİ ÇATIŞMALAR
Çatışma, kişilerin ilişki hayatının kaçınılamaz bir parçasıdır. Bir diğer insanla ilişki içerisinde olmak beraberinde fikir ayrılıkları ve uyuşmazlıkları getirir. Yapılan araştırmalarda bireylerin çatışma davranışlarını etkileyen birden fazla faktör olduğu ve çatışma çözüm davranışlarının çiftlerin ilişki doyumlarıyla ilişkili olduğu görülmüştür. Çiftler arasındaki anlaşmazlıklar çözülmediği takdirde ilişkinin ve bireylerin ruh sağlığını etkileyen bir engel haline gelebilir.

ÇATIŞMALARI ETKİLEYEN DURUMLAR
Kişilerin kendi ruhsal durumları, kültürel farklılıklar, ailesel ve ruhsal gelişim özellikleri ya da fiziksel şartlar bu çatışmaların içeriğini, sıklığını ya da nasıl çözüldüğünü etkiler. Eşler, karşılaştıkları bir engeli yapıcı, uzlaşarak ya da yıkıcı, ilişkilerine zarar verici bir şekilde çözebilirler. Çatışma kavramını incelerken göz önünde bulundurmamız gereken faktörler; bireylerin kendini açma özellikleri (duygu ve düşüncelerini karşısındaki kişiye aktarabilme yeteneği), ilişkiden aldıkları doyum, cinsel yaşamları, aşka ilişkin tutumları, saygıları, iletişim şekilleri ve cinsiyet farklılıkları gibi etmenlerdir. Birey, eşiyle olan ilişkisinde suskun kalmayı, öfkesini, sevincini ya da şaşkınlığını paylaşmamayı tercih ediyorsa, çatışma çözümü konusunda problemler yaşanabilir.

İLETİŞİM BİÇİMİ
Çiftler arası kurulan bağ ve iletişim çok önemlidir. Yaşanılan bir tartışmada çoğunlukla karşılaştığımız tablo, kişilerin olay ve davranışlar üzerinden duygularını ya da ihtiyaçlarını belirtmeden sadece “Sen bunu yaptın, ama ben bunu yaptım.” gibi söylemlerle ortaya koyduğu bir güçler ve suç atmalar savaşıdır. Gücü elinde toplamak isteyen taraf sanki karşısındakinin o çok sevdiği ve aşık olduğu kişi olduğunu unutmakta ve bu savaşı kazandığı takdirde her şeyin çözüleceğine inanmaktadır. Oysa ki, yapılan konuşmalarda duygularımızdan ve ihtiyaçlarımızdan bahsetmemiz dahilinde, örneğin “Ben seni seviyorum fakat bu durum benim üzülmemi sağladı, bunun çözümü için ortak bir yol bulmalıyız.” gibi bir tavırla yaklaştığında diğer eş bunu bir tehdit ya da suçlama gibi algılamayacak ve kendisi de bu çözümde bir rol oynayacağı için, hemen üzerine düşen görevi yapmak adına girişimde bulunacaktır. Sevildiğini, anlaşıldığını hissetmek çiftlerin karşılıklı ihtiyaç duydukları bir duygudur. Sevgi dışında diğer önemli bir olgu ise saygıdır. Kişilerin birbirleriyle birebir aynı olmayacakları ve farklı özelliklere sahip oldukları yadsınamaz bir gerçektir. Bu durumda farklılıkları değiştirmek için ve kendimize benzetmek için bir savaş açmak yerine saygı duymak ve bu farklılıklardan güzel doyumlar yaşamak, ilişkinin kalitesini arttıracaktır.

ÇÖZÜM YOLLARI VE BOYUN EĞME
Elbetteki çatışma yaşanmayan bir birliktelik düşünülemez. Ancak çatışmayla yüzleştiğimizde, çatışma çözme davranışlarımız önem kazanır. Uzlaşma, baskın olma, boyun eğme ve kaçınma çatışma çözme davranışlarının örnekleridir. Uzlaşma, anlaşmazlıkların çözümünde sağlıklı bir yöntemdir. Ortak bir paydada buluşan çiftler, ilerleyen zamanlarda tekrar başka bir uyuşmazlık çıkma olasılığını düşürmektedirler. Baskınlık kurma, tek tarafın haklı olması durumu, yapıcı kabul edilen bir çatışma çözüm davranışı olmamaktadır ve genelde mutsuzlukla sonuçlanır. Boyun eğme davranışı ise Türk toplumunda çok karşılaştığımız, otoriter ve baskıcı eşlere karşı, kadınların sorunların devam etmemesi adına farklı bir fikirde bile olsa her durumu kabul etmesi ve susması anlamına gelebilmektedir. Evet, böyle bir durumda çatışma belki o anlık çözülmüş gibi görünebilir ya da süresi kısalabilir. Fakat bu kadının yaşadığı ilişkinin doyumu ve evliliğindeki mutluluğu sorgulanabilir. Kaçınma, sorunlardan uzaklaşma davranışı, genel anlamda sağlıksız olarak kabul edilmektedir. Var olan bir anlaşmazlığı çözmemek, ortamdan uzaklaşmak bir yöntem olabilir fakat bu yalnızca uyuşmazlığın zamanını ertelemektedir. Fakat bazı durumlarda, hiç çözümü olmayan ve çözülse bile iki tarafı da mutlu etmeyecek çatışmalarda, kaçınma davranışı olumlu bir yol olabilir.

NE ZAMAN PSİKOTERAPİYE BAŞVURMAK GEREKİR?
İlişkilerimizde yaşadığımız olumsuzluklar, bireysel olarak kişileri depresyon ya da kaygı gibi ruhsal durumlara itebilmekte ya da çiftler arası anlaşmazlıkların çoğalmasına sebep olabilmektedir. Böyle durumlarda ilişkinin derinlikli değerlendirmesi adına, partnerlerin kabulu halinde (çiftlerin ikisinin de isteği önemlidir) çift terapisi alabilir ya da bireysel olarak destek alma amaçlı psikoterapilerden fayda görebilirsiniz.

ÇİFT TERAPİSİ
Evlilik öncesi ya da evlilik sürecinde çiftler arasında çeşitli problemler yaşanabilir, çatışma durumları sağlıklı ya da yıkıcı şekillerle çözülebilmektedir. Yaşanılan zorluklar derin hayal kırıklıkları, üzüntüler ya da bazı ruhsal problemlere yol açtığında, kişiler karşılıklı ya da tek başına birlikteliklerini bitirme kararı alabilirler. Fakat bitirmek gerçekten doğru çözüm müdür, elbette ki yapılabilecek sağlıklı yollar vardır ve bu problemleri çözmek, ilişkinin devamlılığını sağlamak mümkündür. Var olan çözümsüzlükler başa çıkılamaz bir hal aldığında kişiler çift terapisinden fayda görebilmektedirler. Bir uzmandan yardım almak, problem çözme yöntemlerini geliştirmek, çatışma davranışlarını çözümlemek ve ortak bir yolculuk yapmak konusunda kişiler çift terapisinde bilgi ve destek alabilirler. Çift ve aile terapisi kişilerin doğru ve yararlı iletişim kurmayı, yapıcı çatışma çözümlerini geliştirmeyi öğrenmelerini sağlamaktadır. Sorun yaratan durumlar belli başlıklar altında toplanmakta ise bu konular konuşulabilir hale getirilir ve ortak çözüm yolları aranır. Terapi süreci problemlerle mücadele ederken bir yandan da onları çözülebilir hale getirmeyi ve ilişkinin seanslar ilerledikçe daha kaliteli hale gelmesini amaçlamaktadır. Bireysel danışmanlıklarda birbirinden farklı psikoterapi çeşitlerinin varlığı gibi, çift terapilerinde de farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bir yaklaşımda hali hazırda süregelen çatışmaları çözme becerilerini arttırmak amaçlanırken, başka bir yaklaşım da ise geçmişe odaklanmak ve kaynakları bulmak önceliklidir. Bu iki yaklaşımın birlikte ele alındığı terapi çeşidi de bulunmaktadır. Terapi süreci, kişilerin yaşadığı problemler, bu problemlerin içeriği, sıklığı ve bireylerin kişisel özelliklerine göre belirlenmektedir. Seanslar haftada bir ve ortalama 50 dakikalık süre zarfında uygulanmaktadır. Ortak karar dahilinde partnerler çift terapisine başlamalıdırlar. Her bir partnerin aktif katılımı ve gelme isteğinde olmaları önemlidir. Çift terapisine gelmeyi ilk olarak teklif edecek partner, bunu kavga anında ve suçlayacak bir şekilde söylememeye dikkat etmelidir. Böyle bir durumda karşı taraf bunu bir suçlama olarak algılayabilir ve sorunun onda olduğunun iddia edildiğini düşünebilir, terapiye gitmek istemeyebilir. Terapiye gitme kararı iki tarafında sakin olduğu anda ve kişilerin karşılıklı hatalarının olabileceği, çözümde de iki tarafında rolü olduğu şeklinde konuşulmalıdır. Israrcı olmak fayda vermeyebilir. Eğer partneriniz her şeye rağmen terapiye gitmek istemez ise, bireysel olarak destek almak, iletişim ve çözüm yolları aramada kendi üzerine düşen görevi anlayabilmek adına bireysel psikoterapilerden fayda görebilirsiniz.

Klinik Psikolog Şeyma Kama
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Romantik İlişkilerdeki Çatışmalar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Şeyma KAMA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Şeyma KAMA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Şeyma KAMA Fotoğraf
Uzm.Psk.Şeyma KAMA
Bursa
Uzman Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi14 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Şeyma KAMA'nın Yazıları
► İlişkilerdeki Olumsuz Telkin Psk.Bahar TURUNÇ
► İçimizdeki Çatışmalar Psk.Seda Nur BİLİCİ
► Çatışmalar Nasıl Çözülür? Psk.Simge ÖZYÜREK
► Aile İçi Çatışmalar ve Şiddet Psk.Cengiz TÜRKMEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,377 uzman makalesi arasında 'Romantik İlişkilerdeki Çatışmalar' başlığıyla benzeşen toplam 12 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Romantic Conflict Kasım 2015
► Acaba Aşık Mısınız? Aralık 2014
► İdeal Partner Arayışı Kasım 2014
► Ayrılık Ekim 2014
◊ Tükenmişlik Ocak 2015
◊ Öfke Kontrolü Kasım 2014
◊ Empatik İletişim Kasım 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:10
Top