2007'den Bugüne 88,148 Tavsiye, 27,306 Uzman ve 19,454 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Dil ve Konuşma Birbirinden Farklı Kavramlar Mıdır? Neden?
MAKALE #13498 © Yazan Gizem ŞENGÜN | Yayın Ekim 2014 | 2,733 Okuyucu
Çocuğunuzun iletişimle ilgili sorunlarını daha iyi anlayabilmek için, öncelikle problemin kaynağının belirlenmesi gerekir. Yani ”Karşılaştığımız güçlük, bir dil sorunu mu, konuşmayla mı ilgili, yoksa her iki problemi de mi içeriyor?”, bunu anlayabilmemiz gerekir. Çocuklarla çalışan uzmanların bir kısmının da, bu iki kavramın farklı olduğunu bilmediklerini gördüm. ”Dil” dediğimde çoğu kez, ağzımızdaki organ olan dilden bahsetiğimi düşündüklerini fark ettim. Bu iki kavramın farkının bilinmesi hem aileler, hem de uzmanlar açısından oldukça önemlidir.
5 yaşındaki Can gelişimine uygun cümleler kurarak kendisini ifade etmeye çalışıyor. Ancak sesleri (konuşma sesi: harfler) doğru çıkaramadığı için, ailesi ve arkadaşları onun söylediklerini anlamakta zorlanıyor.

9 yaşındaki Ezgi, o anki duruma uygun olmayan ancak daha önce başka bir yerde duyduğu cümleleri, aynen tekrar ediyor (ekolali). Kendisine söylenen karmaşık cümleleri anlamakta zorlanıyor.

Ali bey 3 ay önce inme geçirmiş. Bazen anlamsız sözcükler söylediği oluyor. Bazen de karşısındakinin ona söylediklerini anlamakta zorlanıyor. Onun da Ezgi gibi konuşma seslerini üretmekle ilgili bir sorunu yok. Hatta bazen çevresindekiler, onun çok konuştuğunu bile söylüyorlar. Ancak söylediklerini anlamlandırmakta zorlanıyorlar.(Yukarıda bahsedilen kişiler, tamamen kurgusal örneklerdir.)

Konuşma Nedir?

Fiziksel olarak, konuşma organlarımızla (ağız, dil, damak, çene, ses telleri vs.) bir takım hareketler yaparak konuşma seslerini üretme işlemidir. Bu sırada ürettiğimiz sesin kalitesi (kısık, boğuk, zorlanımlı, kalın, ince vs.), ritmi (çok mu hızlı? ani duraklamalar mı var?) konuşmanın bazı özelliklerini oluşturur. Yukarıdaki örneklerden Can’ın konuşma bozukluğu vard. Eğer dudakları, dili, çenesi doğru zamanda, doğru biçimde hareket etmezse, doğru seslerin ortaya çıkmasını sağlayamaz. Kekemeliği olan, sesi kısık, boğuk ya da sanki burundan çıkıyor gibi gelen kişiler de konuşmayla ilgili birer sorun yaşamaktadırlar.

Dil Nedir?

Konuşma belirli fiziksel motor hareketleri içerirken, dil ise başkalarına bir mesaj iletmemizi sağlayan, sembollere dayalı ve kuralları olan bir sistemdir. Bu kurallar iletişim halinde olan bireyler arasında ortak olarak bilinmektedir. Bu uzlaşı sayesinde duygular, düşünceler, istekler anlamlı bir biçimde aktarılıp, anlaşılabilmektedir. Türkçe’deki semboller yazılı ya da sözlü olarak iletilebilir. Bunun yanı sıra, sözel olmayan sembollerle de iletişim kurarız. Jest ve mimikler, yüz ifademiz de karşımızdakine birer mesaj iletir. Hiç konuşmayan biri de dil kullanıyor olabilir. İşitme engelli kişilerin işaret dili buna bir örnektir. Dalgıçların su altında birbirlerine mesaj vermek için, elleriyle yaptıkları işaretler de basit bir dil örneğidir.

Sözel dil şunları içerir:
Sözcüklerin ne anlama geldiği (örn: ”yıldız” gökteki parlak cisimleri de anlatıyor olabilir, ünlü bir kişiyi de)
Yeni sözcüklerin üretilmesini (örn: ”kitap”, ”kitaplık”)
Sözcükleri nasıl yan yana getirdiğimizi (örn: ”Ayşe, çatalla yedi.” ve ”Çatalla, Ayşe yedi”)
Hangi ifadeleri, hangi durumlarda en iyi kullandığımızı (örn: ”Şu tabağı kaldırsan eline mi yapışır?” ve ”Elime bant yapıştı.”)
Yukarıdaki örneklerden Ezgi’nin ve Ali Bey’in dil becerileriyle ilgili güçlükleri var. Sözcüklerin, cümlelerin anlamlarını algılamakta zorlanıyorlar ve ne zaman nasıl kullanacaklarını bilemiyorlar. Bu nedenle de, kendilerine söylenenleri yerine getiremiyorlar. Uygun cümleler kuramıyorlar.Afazili yetişkinler, otizm özellikleri olan, çocuklar dil ile ilgili güçlük yaşarlar.

Bu bebekler, büyük ihtimalle henüz tam olarak konuşmuyorlar. Ancak iletişim kurmadıklarını, kendileriyle konuşulduğunda, kullanılan dilin bir kısmını anlamadıklarını söyleyemeyiz.

Konuşma ve dil problemlerinin bir arada olduğu durumlar da görülmektedir. Biri daha ağır, diğeri daha hafif olabilir. Dilde de, konuşmada da aynı oranda yoğun sorunlar gözleniyor olabilir. Problemlerden yalnız biri de bulunabilir. Her tür durumda, dil ve konuşma sorunlarının iyileştirilmesi için atılacak ilk adım, bir dil ve konuşma terapisti tarafından değerlendirilmesi ve durumun analiz edilmesi olacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dil ve Konuşma Birbirinden Farklı Kavramlar Mıdır? Neden?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Gizem ŞENGÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Gizem ŞENGÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gizem ŞENGÜN Fotoğraf
Gizem ŞENGÜN
İstanbul
Dil ve Konuşma Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Gizem ŞENGÜN'ün Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,454 uzman makalesi arasında 'Dil ve Konuşma Birbirinden Farklı Kavramlar Mıdır? Neden?' başlığıyla benzeşen toplam 33 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
--
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


06:23
Top