2007'den Bugüne 83,091 Tavsiye, 26,200 Uzman ve 18,427 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Hipofiz Tümörleri Yada Adenomu
MAKALE #13755 © Yazan Prof.Dr.Kadir KOTİL | Yayın Aralık 2014 | 5,984 Okuyucu
HİPOFİZ ADENOMLARI

Hipofiz Adenomu Ne demektir?
Hipofiz adenomları kafatası içinde Türk eğeri içinde bulunan ve sella tursika dediğimiz kemik dokusunda bulunan vücudun tüm endokrin yanı hormonal kontrolunu yapan hipofiz bezinden kaynaklanan bez büyümesine denir ve çoğunlukla iyi huylu tümörler olup kafatasının tabanında ve bezin ön lobundan köken alır..
Hipofiz bezi vücudumuzdaki birçok hormonun salgılanmasını ve vücudun su dengesini sağlayan merkezi ve hayati bir organdır.
Bu bölgeden kaynaklanan tümörler yada adenomlar fazla hormon salgısına bağlı olarak ya da aşırı büyüyerek göz ve damar gibi çevre dokulara yaptığı bası ve yayılma nedeniyle belirti verirler.
Patolojik durumlarına göre İkiye ayrılmaktadır
İyi huylu olanlar: en sık görülenidir
Kötü huylu olanlar: nadiren görünürler
Salgıladıkları hormonlara göre de ikiye ayrılmaktadır
1. Hormon salgılayanlar
2. Hormon salgılamıyanlar
Hormon salgılamayan adenomlar genellikle yavaş büyürler ve yıllarca belirti vermeden kalabilirler.
Çoğu zaman bizlere baş ağrısı nedeniyle başvurular, incelemelerinde ise hipofiz adenomu olduklarını muayene edildiklerinde düzensiz adetler yada görmelerinde daralma olduğu anlaşılır.
Hormon salgılayanlar ise hormonların vücutta ortaya çıkardığı etkiler nedeniyle diğer gruba göre daha erken belirti verirler.
Ne Sıklıkta Görülürler?
Hipofiz adenomları aslında net olmamakla birlikte kafa içinde yerleşen tüm kraniyal tümörler içinde beynin kendisinden ve zarından kaynaklananlardan sonra 3. sırada yer alır. Yani nispeten sık bir tümördür. Ortaya çıkış nedenleri tam olarak anlaşılmamışsa da bir çok neden bu tümörlere neden olabilmektedir . Nadiren genetik geçişli kalıtımsal hastalıklarla birlikte görülürler.
Hastaların doktora gidiş şikayetleri ı Nelerdir?
Hipofiz adenomları ya salgıladığı hormon tipine göre ya da tümörün ileri derecede büyüyerek
çevresindeki sinir ve damar dokularına yaptığı baskı nedeniyle yakınma oluştururlar. Hipofiz bezinden
çeşitli etkileri olan tipte ormon salgılanır ve bu tür adenomlar fazla salgılanan hormonun etkisine
göre bulgu verir. Mesela, süt oluşumunu sağlayan hormon (prolaktin) fazla
salgılanıyorsa kadınlarda göğüsten süt gelmesi, adet bozukluğu gibi belirti verir. Erkeklerde
ise cinsel güç azalması, sakallarda azalma, göğüslerde büyüme gibi durumlar ortaya çıkabilir.
Prolaktin salgısının kandaki değeri çok olan bu hastalar tedavi edilmezlerse çocukları olmayabilir.
Eğer growth hormon denen büyüme hormonu fazla salgılanırsa burunda ellerde ayaklarda ve dilde büyüme, aşırı horlama, nefes alma sorunları, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon ortaya çıkması gibi belirtiler olur.
Kortizol aşırı salınımı olursa vücutta fazla yağ toplanması, ciltte kızarıklıklar, tedaviye dirençli şeker
hastalığı ve yüksek tansiyonun ortaya çıkması gibi şiddetli belirtiler görülür. Bunlara ek
olarak bazı hastalarda hipofiz tümörü büyüyerek beyin zarını gerdiği için gözlere ve enseye
doğru yayılan baş ağrısı ortaya çıkabilir. Tümör görme sinirine baskı yaparsa görme
bozuklukları görülebilir. En tipik görme bozukluğu hastanın her iki yanını net görememesi
durumudur. Aşırı büyük tümörlerde bu durum körlüğe kadar ilerleyebilir.
Hormon salgılamayan hipofiz adenomları ise normal hipofiz dokusunu ezdiği için tüm hipofiz
hormonlarını azalmasına neden olabilir. Bu durumda hastalarda halsizlik, yorgunluk, tansiyon
düşüklüğü, cilt kuruluğu, cinsel güç azalması gibi hormon eksikliği bulguları ortaya çıkabilir.
Hipofiz depremi yada krizi ne demektir?
Nadiren hipofiz adenomu kendi tümör dokusu içine kanama yapabilir ve bazen ani görme kaybına yol açar. Bu durum hipofiz depremi olarak bilinir ve acil cerrahi tedavi gerektirir.
Hipofiz Adenomunun çeşitleri veya Tipleri Hangileridir?
Hipofiz adenomları veya urları salgıladıkları hormon tipine göre sınıflandırılır ve adlandırılır.
Sıklık sıralarına göre adenom tipleri şunlardır:
1. Prolaktinoma (aşırı süt yapıcı hormon salgısı),
2. Cushing Hastalığı yada aydede yüzlü adenom urları aşırı kortizol salgısı yaparlar
3. Akromegali (aşırı büyüme hormonu salgısı),
4. TSHoma (aşırı tiroidhormonu salgısı)
5. ve hormon salgılamayan adenomlar.
6. Yalancı adenomlar yada urları diye tasnif edeilebilirler
Teşhisi Nasıl Konmaktadır?
Hipofiz adenomu yada urları bulguları saptanan hastalarda öncelikle tam bir nörolojik muayene yapıldıktan sonra direkt grafi ve kan hormon testleri ve görme muayenesi yapılır.
Kesin yada doğru tanı için kontrastlı yada ilaçlı hipofiz Manyetik Rezonans Görüntüleme tetkiki gereklidir.
Cushing Hastalığında çok nadiren beyin anjiyografisi yapılarak hipofiz bezinin
komşuluğundan kan örneği alınması gerekebilir.
Tedavileri için nasıl bir yol izlenmekte ?
Hipofiz adenomu yada urları tanısı alan hastaların tedavi planlamasına genellikle Endokrinoloji uzmanı ile yanı hormon bilimci ile beyin cerrahi gördükten sonra iş birliğine girilebilir ve planlama yapılır.
Beyin-Sinir Cerrahisi uzmanı eğer ameliyat gerekiyorsa buna karar verir ve ona göre plan hazırlar ama bazen de birlikte karar verir. Hastanın bulguları, adenomun boyutu ve
hormon durumu göz önüne alınarak çok değişik tedavi programı yapabilir
1- İlaç Tedavisi: Özellikle prolaktinomalar yada süt salgılayan urların tedavisinde ilk seçenek olup diğer adenomlarda yardımcı yöntemdir. Prolaktinomaların çoğunluğueğer büyük değillerse ve görme yada şah damarına baskı yapmıyorlarsa bu tedaviye iyi yanıt verirler. Bazı nadiren de olsa büyüme hormonu salgılayan hipofiz adenomları ve Cushing sendromunda da ilaç ile kontrol altına alınabilirler.
2- Amaliyat ile Tedavi: kafa içinde görme yada şah damarlarına bası bulguları veren prolaktinomalar ve diğer tüm adenomların ilk ve en etkili tedavi seçeneğinin bugün ameliyatla başarılı bir şekilde olabilmektedirler. Başlıca ameliyat yolları için iki yöntem kullanılmaktadır:
A- Burun deliğinden girilerek yapılan girişim: Mikroskop yardımı ile veya endoskopik olarak
uygulanabilmektedir. Günümüzde en çok tercih edilen yöntemlerden olup kafa açılmamaktadır ve ortalama bir saat kadar sürmektedir. Bu ameliyatta sağ burun deliğinden girilerek kafatası altındaki kapalı kapı açılarak.
B- Kafatası açılarak yapılan ameliyat: Beyin içine aşırı derecede büyüyen ve yayılan adenomlarda tercih edilebilir. Günümüzde dev boyutlara ulaşmış tümörlerde kullanılmaktadır.
3- Işın neşteri yada bıçaksız tedavisi: Cerrahi ile tam çıkarılamayan veya tüm tedavilere rağmen tekrar eden tümörlerde kullanılır. Günümüzde en çok Gama Bıçağı ve Cyberknife adı verilen
odaklı ışın tedavisi yöntemleri tercih edilmektedir.
Burundan yapılarak girilen ameliyat nasıl yapılmaktadır?
Narkoz altında burun deliği içinden girilerek kafa tabanın denen yere girilerek hipofizin oturduğu odanın altı açılır yada kaldırılır daha sonra beyni örten zar açılırak hipofiz önündeki tümör dokusu aletlerle boşaltılarak işlem gerçekleştirilir. İşlem 1 saat kadar sürer ve çıkış yerinde karında alınan yağ ile kapatılarak burundan su sızıntısı önlenir. 2 gün sonra buruna konan tampon alınır ve hastanın tüm kan değerleri iyi ise ilk gün çekilen mrg ile kontrole gelmek üzere taburcu edilir. Hasta ortalama 1 hafta sonra kafasını yıkayabilir ve işine geri dönebilir.
Hipofiz Adenomları yada urlarının akibeti nasıldır?
Yukarıda bahsedilen tüm tedavi seçenekleri kullanıldığında hipofiz adenomlarının %90’ından
fazlası tedavilere iyi yanıt verdiğini tecrübelerimizden bilmekteyiz.

Hipofiz adenomları tedaviden sonra nüks eder mi?
Evet edebilmektedir ama daha çok geç tanısını konmuş ve büyüyerek şah damarına sarılan urlar için geçerlidir bu durumda kalan adenom yada ur için yeniden çoğu zaman ameliyat gerekmez çünkü çoğunlukla 3 CM altında olduğundan ışınla yada gama ışını ile yok edilebilmektedir.
Ameliyattan sonra ne zaman cinsel istek yada lipido geri dönmektedir?
Çoğu zaman 10 gün içinde ama nadiren endokrinolojik kontrol sağlandıktan sonra kesin olarak geriye dönmektedir. Radyolojik kontrol da daha sonra düzelmektedir
Ne sıklıkta kontrollerle gitmemiz gerekir?
Bu hastaların hayat boyu uygun görülen sıklıkta takıp edilmeleri gerekmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hipofiz Tümörleri Yada Adenomu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Kadir KOTİL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Kadir KOTİL'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Kadir KOTİL Fotoğraf
Prof.Dr.Kadir KOTİL
İstanbul
Doktor "Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirurji)"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi57 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Kadir KOTİL'in Makaleleri
► Hipofiz Adenomu Prof.Dr.Orhan ŞEN
► Hipofiz Tümörleri Dr.Kenan KIBICI
► Hipofiz Tümörleri Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Hipofiz Adenomları Prof.Dr.Hasan Çağlar UĞUR
► Hipofiz Nedır? ÇOK OKUNUYOR Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Hipofiz Yetmezliği (Hipopituitarizm) Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Hipofiz Bezi ve Hormonları Prof.Dr.Metin ÖZATA
► Hipofiz Adenomları (Pituiter Adenomlar) Doç.Dr.Cüneyt GÖÇMEZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,427 uzman makalesi arasında 'Hipofiz Tümörleri Yada Adenomu' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Omurilik Tümörleri Eylül 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:57
Top