2007'den Bugüne 87,929 Tavsiye, 27,242 Uzman ve 19,423 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Hipnoz Nedir, Ne Değildir?
MAKALE #14167 © Yazan Psk.Egemen TUĞRUL | Yayın Şubat 2015 | 2,801 Okuyucu
Hemen hepimizin hipnoz hakkında duyduğu, bildiği yada doğru bildiğini sandığı şeyler vardır. Ama bu bilgilerimizin ne kadarı doğru? Terapi uygulamalarım esnasında insanların hipnoz hakkında malesef oldukça yanlış fikirlere sahip olduğuna çok sefer tanık oldum. Bu yüzden, yürüttüğüm terapilerde sıklıkla kullandığım ve danışanlarımın da ciddi ölçüde faydasını gördüğü bu tekniğin gerçekte ne olduğu ve ne olmadığı hakkında bir yazı yazmanın faydalı olacağını düşündüm.

Hipnoz nedir?

Hipnotik trans altındaki kişilerin beyinlerinin nasıl işlediğine dair sahip olduğumuz bilimsel verileri ancak son 50 yılda elde edebilmiş olsak da; hipnozun farklı amaçlar ve şekillerde kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Eski insanlar bizim bugün sahip olduğumuz psikolojik ve tıbbi bilgilerin hemen hiç birine sahip olmasa da, meditasyon, nefes egzersizleri gibi bazı ritüeller yada çeşitli bitkilerin tüketimi gibi yollarla hipnotik trans benzeri olgular tecrübe edebilmekteydiler. Hipnozun kolayca tecrübe edilebilmesinin sebebi, hipnozun nefes almak yada yemek yemek kadar doğal bir biyolojik sistemden kaynaklanmasıdır.

Günlük hayat içinde beynimize çevreden sürekli bir bilgi akışı vardır. Gördüğümüz, duyduğumuz, tenimizle hissettiğimiz herşey beynimiz tarafından değerlendirilmeye alınır. Ancak beynimiz gelen bunca verinin hepsini aynı ihtimam ve detaylılıkla işlemleyemez. Örneğin bir toplantıda konuşmacının anlattıklarını iyi anlayabilmemiz için çevreden gelen alakasız sesleri göz ardı edip dikkatimizi onlara yöneltmemeliyiz. Bu yüzden beynimiz gelen uyaranların bir kısmını diğerinden öncelikli tutacak şekilde özel bir derecelendirme sistemeni sahiptir. Bu sistemi kullanarak kişinin dikkatini belirli bir konuya, kavrama, nesneye, noktaya, düşünce yada duyguya odaklaması ve konsantre olması hipnotik transa yaklaştırıcı en önemli faktörlerden birisidir.

Bu yüzden hipnotize olmak için özel bir çabaya gerek yoktur çoğu zaman. Aslında hipnozun hayatımızın doğal bir parçası olduğunu söylemek çok doğru bir tespit olur bu noktada. Bunu şöyle örnekleyebiliriz; eğer hayatınızda bir araç içinde giderken yoldaki şerit çizgilerine odaklanarak dalıp gittiğiniz olduysa, yada çok heyecanlı bir filme veya maça odaklanmışken size yüksek sesle seslenilmesine rağmen duymadığınız olduysa hipnozu tecrübe etmişsiniz demektir. Görüldüğü üzere en uyanık olduğumuz anlarda bile dikkatimizi tek bir alana odaklayarak hipnoz olgusuna yakınlaşabiliyoruz. Bu yüzden içinde bulunduğumuz bilinç durumunu hipnotik trans altında olmak yada olmamak diye katı bir şekilde iki zıt gruba bölemeyiz. Bunun yerine "bilincin farklı halleri vardır" demek daha doğru olur. Çünkü hipnozun da farklı derinlik seviyeleri vardır.

Ancak belirttiğim üzere hipnozun nörolojik temeli hakkında ancak son yıllarda net veriler elde edebilmeye başladık. Bundan öncesinde ise insanlar kültürlerine, dinlerine ve mevcut gelişmişlik düzeylerine göre hipnotik transın nasıl işlediği hakkında çeşitli tahminlerde bulunmuşlardır. Özellikle uzak geçmişte insanlar hipnotik olgulara mistik, büyüsel yada tanrısal bir güçmüş gibi yaklaşmıştır. Bilimsel düşüncenin gelişmesiyle birlikte hipnozun açıklaması soyut ve mistik olgulardan elektromanyetizma gibi fiziksel olgulara kaymıştır. Ancak hipnotik transın sebebi her ikisi de değildir. Zannediyorum ki, hipnoz hakkında bugün sahip olduğumuz yanlış kanıların bir çoğu eskiden hipnoz hakkında yürütülmüş yanlış çıkarsamaların bugüne yansımasıdır. Hipnoz hakkındaki yanlış anlamalara yazımın sonlarında yer vereceğim. Öncelikle hipnozun ne olduğundan bahsedelim.

Günümüzde PET ve EEG gibi modern görüntüleme araçlarıyla yapılan gözlemler hipnozun biyolojik altyapısı hakkında bize hiç olmadığı kadar bilgi sağlamıştır. Araştırmalar göstermiştir ki beynimizin precuneus isimli bölgesi hipnoz altındayken normalden çok daha yoğun bir şekilde çalışmaktadır. Precuneus bölgesi, kişisel geçmişimize dair belleğimiz ve görsel olarak hayal kurma becerimiz olmak üzere 2 temel alanda işlev görmektedir. Bunun neticesinde süje, hipnotik trans altındayken terapistinin söylediklerini çok canlı ve gerçekçi şekilde görerek yaşıyor. Kişi terapistin söylediklerini adeta gözleriyle görüyormuşçasına tecrübe etmeye başladıkça da trans giderek derinleşmekte ve terapiden alınan fayda da artmaktadır. Hipnoza dair söylenen "Görmek inanmaktır" tabiri tam da bu durumu anlatmaktadır.

Hipnoz ne değildir ve hipnoz hakkında yanlış bilinenler

Şimdi hipnozun ne olduğuna kısaca değindikten sonra biraz da ne olmadığına değinelim. Çünkü yazımın başında da belirttiğim gibi malesef hipnoz hakkında çoğumuz sağlıklı bilgiye sahip değiliz. Yazımda en sık karşılaşılan yanlış bilgileri ve önyargıları derlemeye çalıştım.


1. "Hipnoz diye bir şey yoktur. Hipnoza girdiğinin söyleyen kişiler aslında rol yapıyordur":

Bu en sık karşılaşılan önyargılardan birisidir. Ancak hipnotik trans altındaki kişiler rol yapmamaktadırlar. Bunun kanıtı, normal koşullarda çok zor yapabileceğimiz fiziksel yada psikolojik bir çok olguyu hipnotik trans altında kolaylıkla yapılabilmesidir. Örneğin derin transta olan bir kişi herhangi bir ağrı yada yorgunluk duymadan kolunu saatlerce hiç oynatmadan havada sabit tutabilir; yada normalde hatırlayamayacağı, unuttuğuna emin olduğu çok küçük yaştaki anıları sadece hatırlamakla kalmaz adeta yeniden yaşıyormuşçasına detaylı bir şekilde tecürebe edip aktarabilir.

2. Hipnoz uykuyla aynı şeydir

Kesinlikle hayır. Yukarıda da açıklandığı üzere hipnoz bir uyku ve şuursuz hali değil; bilakis beynin dikkatini ve enerjisini bir alana odaklayıp, gereksiz uyaranları bloke ederek kendi içsel potansiyelini daha etkili bir şekilde kullanmasıdır.

3. Hipnoz esnasında iradem elimden alınır mı? Karşımdaki kişi bana istediği herşeyi yaptırabilir yada söyletebilir mi?

Hayır. Hipnotik trans altında kişinin iradesi kaybolmaz. Çünkü kişi derin transta bile olsa, ona verilen telkinleri değerlendiren, kendisi için yararlı mı yoksa zararlı mı olduğuna karar veren iradi kısım asla kapanmaz. Uzun bir otobüs yolculuğunda yol çizgilerine yada öndeki araca odaklanarak dalıp gitmenizin bir tür hipnoz olduğunu belirtmiştim. Şimdi bu durumdayken, yanınızdaki yolcunun size birden banka hesabınızın şifresini sorduğunu düşünün. Yolculuk sizi ne kadar yormuş ve hipnotik bir hale sokmuş olursa olsun bu bilgiyi sırf sordu diye tanımadığınız birisine vermeyeceğinizi bilirsiniz.

4. Hipnozdayken insanlar kendileri olmaktan çıkıp, başka bir karaktere bürünürler

Hipnotik trans altında insanlar alışık olmadıkları, uzun zamandır yaşamadıkları duyguları yaşayabilir; kendilerini gençliklerinde yada çocukluk dönemlerinde hissettikleri gibi hissedebilirler. Bunlar doğal olgular olup, tedavi esnasında kullanılan tekniklerden biridir. Ancak hipnoz kişilik yapısında kalıcı, istenmeyen ve zararlı etkiler yapmaz.

5. Hipnotik transtan çıkamamak mümkün mü?

Hipnozun tıbbi bir tedavi tekniği olarak kullanıldığı yaklaşık 200 yıldır, hipnozdan çıkamamış tek bir birey dahi yoktur. Bazen kişiler transtan çıkmakta zorlanabilirler. Ancak bu gerçekleşse dahi, kendi hallerine bırakıldıklarında önce normal uyku konumuna geçtikleri, bir süre sonra da kendiliğinden uyandıkları görülmüştür. Dolayısıyla hipnotik transtan çıkamamak diye bir şey söz konusu olamaz.

6. Ben hipnoza giremem

Hipnoza girmemizi sağlayan biyolojik altyapı herkeste mevcuttur. Bu yüzden teknik olarak hipnoza giremeyecek insan yoktur. Ancak bazı kişiler hipnotik transı tecrübe edebilme konusunda diğerlerinden daha şanslıdır ve çok daha kolay bir şekilde hipnoza girebilirler. Ancak bazı insanlar istemli şekilde hipnoza girmek için biraz çaba harcamak zorunda kalabilirler.

Kimler hipnoza girme konusunda daha yeteneklidir?

Zekası (IQ) yüksek olanlar, kadınlar, hayal kurmayı seven ve hayal dünyası geniş olanlar, bazı tür kişilik yapısına sahip olanlar, Travma sonrası stres bozukluğu gibi yada disosiyatif rahatsızlıklar yaşayan kişiler hipnoza daha elverişlidir. Ağır depresyon ve kaygı bozukluğu yaşayanlar, düşük zekalı kişiler, çok şüpheci ve güvensiz insanlar da hipnoza normalden daha zor girmektedir.

Hipnozun tedavi amaçlı kullanımı

Hipnozun terapide bir tedavi aracı olarak kullanılması ise, yukarıda tarif edilen hipnoz benzeri doğal durumların, seans içinde istemli şekilde oluşturulmasından ibarettir. Kişi kas sistemindeki gerginliği azalttığı ve tüm dikkatini bir nesne yada fikir üstüne yoğunlaştırdıkça, zihni daha yoğun bir bilinç durumuna geçer. Bu durum altında kişi bedenini rahatlamış hissederken, düşüncelerini ve duygularını daha berrak şekilde gözlemleyip terapistine aktarabilir. Bunun sonucunda kişinin yaşadığı sorunların kökenleri çok daha hızlı ve kolay şekilde bulunabilir. Ayrıca hipnotik trans altında yapılan tedavi müdahaleleri de çok daha hızlı, derinlemesine ve etkili olmaktadır.
Hipnozun kullanım alanları için bir sınırlamadan söz etmek neredeyse mümkün değildir. Hipnoz, stres bozuklukları, depresyon, kişilik bozuklukları, konsantrasyon ve motivasyon eksikliği, bağımlılık, fobiler, yeme bozukluğu, acı ve ağrı kontrolü, sedef gibi deri hastalıkları, travma ve yas süreçleri gibi bir çok alanda başarıyla uygulanabilmektedir.

Hipnozun yan etkisinin olmayışı, daha hızlı tesir edip kısa sürede ciddi iyileşme sağlaması, sorunların nüksetme ihtimalinin diğer tedavilere kıyasla daha da az olması hipnozu çok işlevsel bir tedavi tekniği haline getirmektedir. Nüksetme durumunda ise küçük müdahaleler ile hastalığı tekrar iyileştirmek çok kolaydır. Yapılan araştırmalar psikanalitik terapinin 600 seans sonrasında %38 oranında, davranışçı terapinin 22 seans sonrasında %72 oranında, hipnoterapinin ise 6 seans sonrasında %93 oranında iyileşme sağladığını göstermiştir*.

* kaynak: American Health Magazine
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Hipnoz Nedir, Ne Değildir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Egemen TUĞRUL'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Egemen TUĞRUL'un izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Egemen TUĞRUL'un Makaleleri
► Hipnoz Nedir ve Ne Değildir? Psk.F.Zümrüt ÇETİN
► Hipnoz Nedir, Ne Değildir? Psk.Nihal ARAPTARLI
► Hipnoz Nedir? Psk.Aysel İnciler BİRTÜRK
► Hipnoz Nedir? Psk.Alpaslan KESKİN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,423 uzman makalesi arasında 'Hipnoz Nedir, Ne Değildir?' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:39
Top