2007'den Bugüne 88,417 Tavsiye, 27,372 Uzman ve 19,489 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Çocuk Eğitiminde "Dayağın" Önemi
MAKALE #14999 © Yazan Psk.Bilge Kağan BÜYÜKKELEŞ | Yayın Temmuz 2015 | 5,557 Okuyucu
Dayak eğitime yaramaz, çünkü:

Dayak yiyen çocuk yaptığının karşılığını en kısa yoldan ödemiştir. Yaptığı olumsuz davranış üzerinde düşünmek, hatasını anlamak, onu tamir yollarinı aramak, veya sonuçlarını düzeltmek fırsatı verilmemiştir ona. Olay, olumsuz davranış dayakla noktalanır.

Dayak yiyen çocukta anne/babaya kızgınlık, düşmanlık, nefret hisleri uyanır. Dolayısıyla, çocuk kendi yaptığının kötü bir şey olduğunu düşünüp kendini suçlayacağına, karşı tarafı suçlar. Konu yer değiştirmiştir. Çocuğun düşündüğü odak konu kendi olumsuz davranışı, hatası, suçu değil, yediği dayak ve bundan dolayı yaşadığı duygulardır.

Dayak yiyen çocukta saldırganlık duyguları gelişir. O da anne/babasını örnek alıp.sorunlarını en’kısa yoldan saldırganlık!a,zorbalıkia halletmeye yönelir, kardeşini-, komşu çocuğu/kediyi döver. Aynca, aile bireyine karşı koyamadığı için, saldırganlığını dolaylı olarak gösterir, aile bireyini kızdıracak, sinirlendirecek başka davranışlarda bulunur.

Aslında dayak yiyen çocuk kendini güçsüz, aciz hisseder, karşılık veremediği için kendinden utanır. Kendine güveni sarsılır. (Çok sık dayak yiyen çocuklarda, bir büyük fazla yaklaştığı zaman eliyle yüzünü koruma refleksi gelişmiştir.)

Dolayısıyla, dayak çocuğa davranışı, etkileri ve sonuçlan üzerinde düşünmek, yani vicdan ve ahlak geliştirmek yerine saldırgan olmayı, işini kaba kuvvetle halletmeyi, öç almayı öğretir.

Dayak atmanın veya fiziksel ceza vermenin anne/baba üzerindeki etkileri ise:
Dayak atan anne/baba o anki hırslarını, öfkelerini.çocuktan alır, en kısa yoldan kızgınlık duygularını güçsüz biri üzerine boşaltarak rahatlarlar. Ancak, bu şekilde hırsını gideren anne/baba çoğunlukla yaptığından pişman olur, utanır, suçluluk duygularına kapılır. Bu suçluluğunu gidermek için de bu kez aşırı sevgi gösterilerine veya aşırı hoşgörü tutumlarına girer. Çocuksa durumun dengesizliğini, tutarsızlığını yasar. Bu tür sürekli iki uç davranışlar çocuğu ruhsal yönden çok olumsuz etkiler.

Buna karşılık, sürekli dayak ve fiziksel ceza (bodruma kapama, cezaya koyma, karanlık oda) ile eğitim veren anne/baba zamanla acımasız ve işkenceci bir ruh geliştirir. Bunun da gerek anne/baba, gerekse çocuk üzerindeki ruhsal etkileri çok ürkütücüdür.

Hedeflenen amaç çocuğun yetişmiş olduğu ev ortamında kurallar zinciri olmasının önüne geçilmesi, her olumsuz davranış için ceza, her olumlu/istenilen davranış için ise ödül vermek çokta istediğimiz bir yöntem olmamıştır. Önemli olan çocuğun hangi davranışlarının hoşa gidilen, hangi davranışın ise hoşa gidilmeyen davranış olduğunun bilincine vardırarak bu farkındalığı ona kazandırmaktır.

Unutmamamız gereken önemli konulardan bir tanesi ise Alfred Adler’in de dediği gib “her çocuğun muhakkak zor bir dönemi olacaktır. Bu zor dönem kalıcı olmayacaktır. Bu zor dönem bir süreçtir ve doğal olarak geçicidir. Bu dönemde ebeveyn olarak yapmamız gereken en önemli iki unsur vardır. Bunlardan bir tanesi SABIR, bir diğeri ise aile bireylerinin almış oldukları kararlarda çocuğa karşı TUTARLI davranışlar sergiliyor olmasıdır.

Bizler birer Anne – Baba olarak gerçekten çok önemli bir sürece imza atıyoruz. Çocuk yetiştirmek, geleceğimizi emanet edeceğimiz bireyler yetiştirmek adına oldukça zahmetli ve bir o kadar da kutsal bir sorumluluğu üstleniyoruz aslında. Bu süreç zaman zaman zorlu bir süreç elbette olacak. Zaman zaman yorgun düştüğümüz dönemler olacak. Yorgun düşülen o dönemlerde anne ve baba birbirlerine güç depolamaları adına fırsatlar vermekten çekinmemeli ve dönüşümlü olarak kendilerini dinlendirmelidirler. Unutmayalım ki çocuk dünyaya ilk geldiğinde boş bir sayfadır ve siz o sayfaya ne yazarsanız aradan geçen uzun yıllar sonunda emeğinize baktığınızda yine yazmış olduklarınızı okursunuz. Saygılarımla…

Psikolog Bilge Kağan BÜYÜKKELEŞ
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuk Eğitiminde "Dayağın" Önemi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Bilge Kağan BÜYÜKKELEŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Bilge Kağan BÜYÜKKELEŞ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     5 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Bilge Kağan BÜYÜKKELEŞ'in Makaleleri
► Çocuk Eğitiminde Sınırlar Psk.Nazan PARLAK
► Çocuk Eğitiminde Babanın Rolü Psk.Dnş.Evrim Alkış DEMİREL
► Çocuk Eğitiminde Annenin Yeri Dr.Psk.Murat İDİN
► Çocuk Eğitiminde Davranış Olarak Örnek Olmak Psk.Dnş.Hüseyin ÇETİNKAYA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,489 uzman makalesi arasında 'Çocuk Eğitiminde "Dayağın" Önemi' başlığıyla benzeşen toplam 37 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


09:20
Top