2007'den Bugüne 87,438 Tavsiye, 27,085 Uzman ve 19,340 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Korkuyu Bekçi Tutmak
MAKALE #15584 © Yazan Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN | Yayın Kasım 2015 | 1,963 Okuyucu
İnsanlar insanlardan beslenir ve bütün insanlar da aile yapılarında gördükleri figürlerden aile yapılarımız bizi yapılandırırken, büyüyüp kocaman olduğumuzda bile içimizdeki çocuk anne babaya itaat etmenin rahatlatıcı ayrıcalığından vazgeçmek istemez aslında çünkü tersi; yalnız kalmak, birey olmak, sorumluluk almak ve özgürleşmenin dayanılmaz karar verme mekanizmalarına maruz kalmak demektir.

Bunun yerine bizler ne yaparız diye soracaksınız şimdi, bizler sığınırız; kendimizden daha büyük olduğunu düşündüğümüz hatta bu büyüklüğüne, kendimiz küçük kalmanın rahatlığında kalabilmek adına gönüllü olduğumuz şeylere küçükken anne babamıza, biraz daha büyüdüğümüz de öğretmenler, ergenlikte gruplar ve liderleri, yetişkin olduğumuz da ise aynı zaman da daha makro düzeyde din bizi koruma altına alır.

ordu bizi korur, devlet bizi korur, ALLAH bizi korur vs vs.

Bu böyle gittiği sürece de korunaklı bir biçimde yaşamaya devam eder ve kendimizi hafiflemiş hissederiz. kendi sorumluluğumuzu bile almaksızın içi helyum dolu bir balon gibi süzülüp gitmek ne kadar da huzur vericidir değil mi...

Lakin siz süzülüp giderken hava şartları değişip, güneş batıp, rüzgar çıkabilir ve bu durumda siz varoluşunuzun dayanılmaz hafifliği ile süzülürken fırtınaya karşı koyacak ağırlığınız olmadığından korunmasız, savunmasız bir biçimde savrulmaya başlarsınız.

Buraya kadar anlaştık sanıyorum;

Bundan sonrası için yine bildiğiniz üzere eski düşünce ve davranış kalıplarınız çerçevesinde bir çare ararsınız ki bu da sonun başlangıcı olur.

Yine bir himeyadar, sığınacak bir liman ve bize güneşli günler vaat eden ulu şahsiyetler ya da gruplar ararız. En azından hava düzelene kadar sığınıp, sonra da yolumuza uçarak devam edebileceğimiz, bizi sükun içinde günlere çıkaracak bağlantıların bir parçası olmak eğer böyle bir oluşumu bulur ve bir parçası olursak bizden şanslısı yok demektir; anne babanın en sevdiği çocuk, Allah'ın en sevgili kulu, bir mürşidin müridi olmak kadar rahatlatıcı ne olabilir ki düşünsenize;

Hher aksilikte ALLAH bilir demek, her başarısızlığımızda onun taktiri ilahisi diye başarısızlığı bile başarıya çevirmek bizi ne kadar edilgen ve mutlu kılar.

Düşünmek yorucu bir eylemdir zira
düşündüklerini eyleme dökmek daha da yorucu
hedef belirlemek, kendi doğrularının olması pek çok direnişi de içinde barındırır.
insanların hepsinin tek bir doğruya inandığı, biat ettiği, bu ve bu kadar dediği bir tolumda ki huzur ve sığlığı düşünsenize

Yok yok düşünmeyin, yormayın kendinizi :)

Şimdi toplumsal olaylara baktığımız da ta çocukluğumuzdan bu yana biat kültürü ile beslenmiş pederşahi aile yapımızın köklerini o kadar da kolay atamadığımızı göreceğiz.

Beslemek istediğimiz yanımız özgürlük, bağımsızlık, birey olmak, dilediğimiz gibi yaşayabilecek şartları sağlamak gibi görünse de biz çocukluğumuzda ki aldatmacaya devam etmekte miyiz? sorusu akıllara asılı kalmaya devam etmektedir.

çünkü;
özgürlük birey olmaktır
özgürlük kendi ayakları üzerinde desteksiz durabilmektir
sözünün ve eyleminin sorumluluğunu alabilmektir.

velakin zordur işte, ne gerek vardır bu kadar özgür olmaya ya da bu kadar çile çekmeye diyebilirsiniz.

yönetilip gidelim işte her yerde bir anne baba bulalım ve talimatlara uyalım diyebilirsiniz ki elbette tercih sizin tasarrufunuzdadır.

şu anda ki eğitim sisteminin de aynı kültürel değerleri pompaladığını var sayarsak zaten ayrışmak, bireyselleşmek oldukça zor görünüyor.

Dedim ya sürü psikolojisi düşünmeyi gerektirmez ve bireysel sorumluluklarımızı bile tam manası ile alma zorunluluğunu bize hissettirmez.

Kendi ruhumuzun balı bizim elimize akmaz

peki nasıl olur derseniz;

bu psikolojinin farkında olan bir kaç kişi çıkar elbet ve sizin bütün ihtiyaçlarınızı karşılamayı vaat eder.

İhtiyaçlarınızı da onlar belirler oysa; senin doymak için şu kadar, barınmak için bu kadar ihtiyacın var ve eğitim için de ben seni eğitirim der.

Bu ihtiyaçlar senin gerçek ihtiyaçların değildir oysa...
Daha da acısı sen gerçek ihtiyaçlarını tespit edebilecek kendiliğe sahip değilsindir.

Zira sen sen de değilsindir.

Kim olduğunu ve gerçek ihtiyaçlarını bile bilmen için önce helyumla dolu bir balon olmanın yanılsamacı huzurundan vazgeçmen gerekecek içinin boşluğunu göreceksin ki istediğin gibi doldura bilesin...Bu ruh ve bu beden sana aitken, bir de bahşedilen bir aklın var.

Hiç düşündün mü Allah sana diğer canlılardan farklı olarak neden diğerlerine oranla oldukça üstün bir zeka vermiş?

şimdi düşün;

O seni bir bebek gibi her şeyden koruyacak olsaydı beynini bu kadar komplike yaratmasına ne gerek vardı ki az bir beyinde sana yeterdi elbet. Yada sürekli düşünmeden birilerine biat ederek yaşamanı isteseydi o zaman da sadece bir kaç kişiye beyin verip, sana da daha azı ile yetinmeni söylemez miydi? Hoş, yaradandan daha iyi bilecek değilim ama düz mantıkla baktığım da bile bende kafatasımızın içinde ki mucizevi dokunun kullanmamız amacıyla verildiğini bilgisi uyanıyor. Ve ardından şu soru geliyor;

ŞİMDİ SORGULAMAYAN İÇİ HELYUM DOLU BOŞ BEBEK Mİ
yoksa
SORGULAYAN, DÜŞÜNEN, SORUMLULUK ALABİLEN BİREYLER Mİ
yetiştireceğiz?

Önce kendimiz bu gidişe dur diyemiyorsak, köşe yastığı gibi düzen dönsün, ben de çarkla dönerim diyorsak, çocuklarımız için hiç umut yok demektir. Çarkın dişlileri sizi de öğütmeye başladığında çok geç kalmış olacaksınız,

HEM de SADECE KENDİNİZ İÇİN DEĞİL, TORUNLARINIZ İÇİN BİLE.

Bu konu ile ilgili soru ve yorumlar;
Kendimizi nasıl değiştirebiliriz?
Kendimizi değiştirmek göründüğü kadar kolay olmamakla birlikte asla da imkansız değildir. Aslında zaman her birimizi yıkar, törpüler ve yenilenmeye ikna eder. Ama çocuklukta ve hatta bebeklikte atılan tohumlar ancak; eğitimin getirdiği farkındalıkla aşılabilir ki bu da doğru ve çağdaş bir eğitim sistemi ile gerçekleşebilir. Anne baba okulları da açılmalı ve ebeveyn yeterlilik sertifikası gündeme getirilmelidir. Bir aracı kullanırken bile ehliyet gerekiyor; can kaybı olmasın diye peki yeni nesillerde ki ruh kaybını önlemek için ebeveynlik sertifikası ve çocukların gelişimlerine uygun bir çağdaş eğitim sistemi neden zorunlu olmasın. Bu iş eğitimle başlar ve eğitimle biter.

Bbunun yanında psikoterapi kişinin kendini onarması, farkındalık kazanıp, yeniden başlaması için çok faydalı bir süreç olma zorunluluğunu çağımızda daha da çok hissettirmektedir. Hepimiz bazen gözümüzün önünde duran çözümleri bile göremez ve büyük bir problem gibi algılayabiliriz ama bakış açımızı değiştirebilirsek işte o zaman farklı bir perspektiften aslında o kadar da açmaz bir durum olmadığının, bizim yaptığımızın ise sol kulağı sağ elle göstermek olduğunun farkına varıveririz.

Bbu kadar basit olduğu halde nasıl göremediğimiz ise ayrı bir hayret konusudur.

Hhepimiz her şeyi düşünme, sorgulama ve farklı bir sonuç üretme potansiyeline ve hakkına sahibiz. Yeter ki bunu kullanmaya karar verelim. Bütün hayatınızın değiştiğini ve iyiye, güzele doğru evrildiğini göreceksiniz.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Korkuyu Bekçi Tutmak" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Esra ERDOĞAN Fotoğraf
Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi15 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Esra ERDOĞAN'ın Yazıları
► Sır Tutmak Psk.Serap DUYGULU
► Yas Tutmak ya da Tutamamak... Psk.Şeyma KOÇAK
► Takım Tutmak ve Aidiyet Psk.Cüneyt KAYA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,340 uzman makalesi arasında 'Korkuyu Bekçi Tutmak' başlığıyla benzeşen toplam 13 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Birey Toplum İlişkisi Temmuz 2019
► Paylaşılmış Psikoz Eylül 2018
► Travma ve Dissosiasyon Kasım 2017
◊ İnsanı Anlamak Temmuz 2018
◊ Travma ve Dissosiasyon Kasım 2017
◊ Aklı Kullanmak Kasım 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


17:01
Top