2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Zaman ve Psikolojik Halleri: Üç Farklı Kadının Hikâyesi
MAKALE #16891 © Yazan Dr.Psk.Bahar KÖSE KARACA | Yayın Temmuz 2016 | 2,469 Okuyucu
Zaman sözlük anlamı olarak, bir işin bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit anlamlarına gelir. Zaman, ilk bakışta özellikle tabiatın, güneşin hareketi ve dönüşümüne göre kurgulanmış gibi görünse de hayatın akışının içinde kişinin organizasyonunu kurabilmesi ve yaşananları zihninde yerleştirebilmesi açısından oldukça önemlidir. Psikolojik süreçler açısındansa zaman kavramı farklı halleriyle karşımıza çıkar. Bu yazıda bu farklı halleri örneklemeye, kimi zaman işlevsel olan zaman algısının nasıl zarar verebilen bir hale dönüşebileceğini anlatmaya çalışacağım…

Geçmişin gözlüğüyle geleceği tahmin etme yanılsaması…
Beynimiz bizim hayatta kalabilmemiz ve bizi koruyabilmek adına başımızdan geçenleri kaydeder. Bu koruma mekanizması kimi zamansa abartılı hale dönüşüp tetikte olmaya, aynı şeyin başımıza bir daha gelmemesi için olası durumlara, ilişkilere girmemeye sebebiyet verebilir. Yaşadığımız şeylerden kendimizce dersler çıkarmak bizim hayat içerisinde daha sağlam basmamıza vesile olurken eğer zihnimiz zaman olgusu içerisinde geçmişi geçmişte bırakamazsa, zihin acı verici olayın tekrarını yaşamaktan korkar. Geçmişin duygusuyla bugünü ve yarını değerlendirmeye çalıştıkça da gerçeklik algısı bozulur ve hayatta aktif yaşamak yerine seyirci kalmayı seçebilir...
Birinci Kadının Hikâyesi
İncecik bir kadındı. Gözlerinde geçmişin hüznü ile bugünü yaşamaya çalışıyordu. Yaşadıkları, gönül kırıkları bugün insanlardan kaçmasına sebep oluyor korkuyordu… Ya tekrar aynı şeyleri yaşarsa, ya güvenip sever ve sonra tekrar anlam veremediği bir şekilde bırakılırsa… Kendi iç kaynaklarına, beğenilebileceğine, yeterliliğine inancı azalmıştı. “Hata sende!” diyordu içinden bir ses. “Öyle olmasan, şunu yapmasan farklı olabilirdi her şey!” diye de ekliyordu içindeki eleştiren ses. Kadın üzüntüsünün yanı sıra bir de suçluluk hissediyordu. Ne kadar da zordu ilişki götürebilmek… Ne yapmıştı da her şey onun başına gelmişti? Neden bu dünya ona karşıydı, bundan sonrasında iyi bir şey yaşayacağını sanmıyordu. Gelecekten umutsuzdu…
Oysa kadın herkes gibi bir ilişki deneyimi yaşamıştı. Ve her deneyim insanın bir ilişki içerisinde kendini, ne istediğini ve bir ilişkiden ne beklediğini görmesi için bir fırsattı. İlişki içine girmeden bir ilişki nedir, kendi ilişkide ne ister bilemeyecekti… İlişkisel kendiliği ile tanışacaktı ve bu deneyimler biriktikçe kendisine gerçekte iyi gelecek bir ilişkinin yoluna çıkacaktı. Kadın, geçmişteki deneyimi geçmişte bırakabilse ve bunu bir deneyim olarak görse, herkes gibi yaşadığı bir şey olarak bunu değerlendirse ve illa bir ilişkinin iyi gitmesi için “bir şey” olması ya da yapması gerekmediğini fark etse, hem gelecek için bu kadar ümitsiz olmayacak hem de kendini bu kadar suçlamayacaktı. İyi bir ilişki iki insanın kendi olarak birlikte yürüyebilmesiydi aslında… Sadece bu iki kişi birbiriyle uymadığı için de ilişki bitebilirdi. Geçmişi geçmişte bırakamayıp her yeni kişiye geçmişin aynısıymış gibi davranmak, gerçekliğinin bozulmasına ve acı çekmesine ve bugünü yaşayamayıp her günü kötü yaşamasına neden olacaktı…

Gelecekte tatmin olmanın peşinde koşarken bugünden olmak…
Geleceği düşünmek, olabilecek ihtimallere karşı tedbir almak ve yatırım yapmak ileri yaşamında kişiye güven ve tatmin sağlar. Hatta gelecek odaklı hedefler koymak kişinin bir amaç doğrultusunda ilerlerken üreten bir pozisyona geçmesi ve amaçlarına ulaşmaya çalışan insanın hayatının daha anlamlı hale gelmesi açısından önem teşkil eder. Ancak bu hedeflere ulaşmak kişinin üretken, anlamlı ve kendine yeten bir yaşama sahip olmasına vesile olmaktan ziyade sadece hedeflere ulaşmanın kendisinin amaç olması, süreçten alınan doyumun sekteye uğramasına sebep olur. Kişi sadece sonuç odaklı yaşamaya başlar ve amaç sadece sonuca ulaşmak olduğu için süreç daha acı verici ve yıpratıcı bir hale gelebilir. Özellikle de bu hedeflere ulaşabilip ulaşamamak kişisel bir anlam ifade ediyorsa, ortaya kişinin bugünü yaşayamadığı ve geleceğe koştukça tatmin olamadığı bir yaşam çıkar.
İkinci Kadının Hikâyesi
Simsiyah saçları, otoriter duruşuyla karakterize kadın, posta kutusuna düşen yeni e-postanın sesiyle irkildi. Hayalini kurduğu terfiyi aldığını öğrenmişti… Yerinden kalktı, gergindi sanki biraz da huzursuz… Sessizce asansöre bindi; üst kata çıktı. İş arkadaşları onu tebrik ediyor, her taraftan övgü sözleri geliyordu… Bir arkadaşının “Ben senden daha çok sevinmiş gibiyim, neyin var!” dediğini duyar gibiydi… Arkadaşı haklıydı; siyah saçlı kadın sevinememişti. Çünkü asıl sevinilecek şeyin aldığı bu pozisyondan sonra yükselmesi gereken yer olduğunu düşünüyordu ve daha çok çalışmalıydı.
Sanki çocukluğu tekrar sahnelenmişti… Kendince resimler yapar, babasına götürürdü; babası hep resimlerini eleştirir, daha iyisi olması gerektiğini söylerdi. Ne zaman sınavdan yüz alsa koşarak eve gelir; anne ve babasından aynı tepkiyi görmezdi. Çünkü zaten olması gerekeni yapmış olurdu; bunun takdir edilmesine gerek yoktu onlara göre… Ve otoriter duruşlu kadın, hiçbir zaman bir başarı elde ettiği için sevinememişti. Hep daha iyisi için koşması gerekiyordu. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın hep bir şeylerin gerisinde kalmış ve bir şeyleri kaçırıyormuş gibi hissediyordu. Yetmiyordu ne yapsa; eksikti… Siyah saçlı kadın bugünü yaşamayı anda olmayı beceremiyordu; gelecek odaklıydı. Bilmiyordu ki bugün dünün geleceği… Ebeveynlerinden öğrendiği muameleyi kendi kendine devam ettiriyordu. Tatmin olma, bugünün hakkını verme kapasitesi yoktu. Bilmiyordu ki en değerli an bu andı. Ve onun değeri başarılarına bağlı değil, kendi olabilmesine bağlıydı. Kendiyle anda kalabilse, bunun hazzını doyumunu yaşasa her şey çözülecekti… Kadın gelecek peşinden koşarak acı çekiyordu…

Geçmiş ve Gelecek Birlikteliğiyle Bugünü Yaşamak: Anda olmak
Zaman kavramında aslında önümüze üç başlık çıkar: Dün, bugün ve gelecek… Ancak yaşadığımız hayat aslında sadece bu “an”dır. Geçmişe dayalı bilgiler zihnimizdeki kadar, geleceğe dair hayatsa henüz yaşanmamıştır. Bugünün gidişatından az çok geleceği tahmin edebilsek de gelecek neler getirecek aslında tam olarak bilemeyiz. Bu sebeple zamanı bu üç başlığın sadece birine odaklı yaşamak diğer kısımları unutmak bizim işlevselliğimizi bozacak ve gerçek dışı ve tatmin olunamayan bir yaşam biçimi getirecektir. Asıl olan geçmişi bir deneyim olarak zihninde tutup gelecekte belirlediğim amaçlar doğrultusunda ilerlerken bugünün tadını çıkarabilmek; elde ettiklerimizin keyfini sürebilmektir. Dün geçmiştir ve gelecek henüz yaşanmamıştır. Bugün ise geçmişin geleceği ve geleceğin de dünüdür…
Üçüncü Kadının Hikâyesi
Otuz yaşına bugün giren kumral kadın, sabahın ilk ışıklarında gözlerini açtı. Yatakta şöyle kendince gülümsedi. Bugün onun doğum günüydü. Heyecanlı ve mutlu hissediyordu. Yavaşça yatağından kalkıp rahat bir şeyler giyindi. Her sene olduğu gibi bu sene de etrafta kimsecikler yokken o salaş ama sıcak mekânda denize karşı kendine bir kahvaltı ısmarlayacaktı. Mekâna vardığında etrafta kimseler yoktu. Sessizce en köşedeki yere oturdu ve siparişini verdi. Sonra kendi kendine düşünmeye başladı. Bugün otuz yaşına girdim, bu yaşa gelmeden önceki yıllar başımdan ne kadar çok şey geçti diye şöyle bir düşündü. Üzüldüğü, heyecanlandığı, korktuğu ve endişelendiği anlar ve günler… Herkesin olumsuz olay yaşama kotası olduğuna inanıyordu kumral kadın ve o da bu kotadan geride kalan yıllarda epeyce kullanmıştı. Neyse ki tüm bunlar geride kalmıştı. Kumral kadın geçmişe baktı; geride kalan acı günlerin geçmiş olmasına sevindi. Yeni bir yaşa girmişti bugün, peki gelecek yaşımdan ne bekliyorum diye sordu kendi kendine. Sonra çantasındaki minik defterini çıkardı ve hedeflerini, bunlara ulaşmak için neler yapmak istediğini yazdı. Sonra defterini çantasına koyarken tam da onun için hazırlanmış kahvaltı masadaki yerini aldı. Temiz havayı içine çekerek “an”ın tadını çıkarmaya başladı: İyi ki doğmuşum…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Zaman ve Psikolojik Halleri: Üç Farklı Kadının Hikâyesi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Bahar KÖSE KARACA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Bahar KÖSE KARACA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Bahar KÖSE KARACA Fotoğraf
Dr.Psk.Bahar KÖSE KARACA
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Doktor Klinik Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi5 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Bahar KÖSE KARACA'nın Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'Zaman ve Psikolojik Halleri: Üç Farklı Kadının Hikâyesi' başlığıyla benzeşen toplam 27 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Şemalar ve İlişkiler Temmuz 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:31
Top