2007'den Bugüne 88,130 Tavsiye, 27,304 Uzman ve 19,447 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Kronik Depresyon
MAKALE #17180 © Yazan Uzm.Psk.Sezen ÖZÜTEK EREM | Yayın Eylül 2016 | 2,319 Okuyucu
Depresyon denilince çoğumuzun aklına ağır elem ve keder, isteksizlik, enerjisizlikle kendini gösteren, belirli bir zamanda başlayan ve biten bir hastalık gelir. Bu nedenle günlük dilde “depresyona girmek” ve “depresyondan çıkmak” terimleri sıklıkla kullanılır. Çoğunlukla depresyon geçiren kişi işlevsellik düzeyi ve yaşam kalitesindeki azalmayla birlikte seyreden acı verici semptomlardan şikayet ederek bir ruh sağlığı uzmanına başvurur. Ancak depresyon her zaman bu bilindik tabloyla karşımıza çıkmaz.

Psikiyatrik sınıflamalarda distimi veya distimik bozukluk olarak adlandırılan kronik depresyon tablosu genelde hem daha az yardım aranan ve tedaviden daha az yararlanan hem de daha çok gözden kaçırılan bir tablo olmaktadır.

Kronik depresyonda da temel depresyon belirtileri olan depresif duygulanım, ilgi ve istek azlığı, hayattan zevk almama, karamsarlık ve suçluluk duyguları, uyku ve iştah bozuklukları, hareketlerde yavaşlama ve enerji azlığı görülür. Kronik depresyonun en önemli farkı belirtilerin şiddeti ve süresidir.

Belirtiler en az iki yıl süreyle ve major depresyon denilen klinik depresyon tablosunda olduğundan daha az şiddetli olarak görülür. Kişinin sosyal, ailevi ve mesleki işlevselliği ileri derecede bozulmaz. Bu yüzden genellikle fark edilmeyebilir ve tedavi arayışları olmayabilir.

Peki kronik depresyonu nasıl tanırız?

Kronik depresyonu olan kişiler yani distimik kişiler hayatlarının önemli bir bölümünde kronik olarak mutsuzluk yaşayan kişilerdir. Sürekli bir yorgunluktan şikayet ederler, uykuları düzensizdir. İştahlarında gözle görünür bir değişiklik olmayabilir ancak ne yediklerinden ne de yaptıklarından tam olarak zevk alabilirler.

Distimi sosyal işlevsellik üzerinde de major depresyon kadar etkili değildir ancak kişinin ikili ilişkilerini, aşk hayatını olumsuz etkileyebilir. Kişi yıllar içinde çabuk kırılan, küsen veya kavga etmeye meyilli bir kimse haline gelebilir. Çevresinde fazla sayıda insan istemeyebilir zaten herkese ayrı ayrı zaman ayıracak enerjisi de olmadığını hisseder. Zaman zaman dünyadaki herkes kötüymüş ya da bütün kötü olaylar kendisini buluyormuş gibi hissedebilir. Her zaman şanssızdır, trafikte akmayan hep onun şerididir, başladığı hiçbir iş düzgün gitmeyecektir. Karamsarlık yavaş yavaş yayılarak yaşamına yön vermeye başlamıştır.

Mesleki uyum da tamamen bozulmamıştır. Kronik depresifler aktif çalışma hayatına devam ederler, hatta karamsarlıkları onları tedbirli olmaya da yönlendirdiği için işlerinde oldukça başarılı olurlar. Ancak yeni bir işe başlamaya, atılım yapmaya, risk almaya, varolan kapasitelerini tümüyle kullanmaya istek ve enerjileri yoktur.

Depresif belirtilerin süresi uzadıkça şiddeti de artabilir, distimik bozukluğu olan kişiler hayatları boyunca bir ya da iki kez major depresyon geçirebilirler. Çoğu zaman da depresif belirtiler ruhsal bir rahatsızlık olmaktan çıkıp bedensel bir şikayet olarak karşımıza çıkarlar; baş, boyun ve sırt ağrıları, kardiyak problemler, mide rahatsızlıkları veya uzun süren stresin bağışıklık sistemini zayıflatması sonucu sık sık hastalanma, enfeksiyonlara açık olma gibi şikayetler kronik depresyonun sık rastlanan sonuçlarıdır.

Bütün bunlar neden olur?

Bu sorunun cevapları en az bu hastalığı yaşayan kişilerin sayısı kadar çeşitlidir. Her hastanın kendine özgü bir öyküsü ve nedenleri vardır. Bu konuda yapılan araştırmalar da bir o kadar çeşitlidir. Bu araştırma sonuçlarına göre genetik faktörler, kişinin yetiştiği çevre koşulları, aile yapısı ve çocukluk yaşantıları, travmatik olaylar, bazı bedensel hastalıklar, yaşam döngüsünde gerçekleşen bazı olaylar (emeklilik, işten atılma, evlenme, boşanma) gibi pek çok etken kronik depresyonun gelişiminde etkilidir.

Bazı vakalarda altta yatan başka bir ruhsal tablonun; sıklıkla kişilik bozukluklarının varlığı dikkatimizi çekerken bazı vakalarda da kişinin yaşadığı bir kayıp veya travma sonucu yaşadığı reaktif depresyonun kronikleştiğini görürüz. Yine alkol ve madde kötüye kullanımı, fiziksel, cinsel veya ruhsal istismar gibi çevresel faktörlerin depresyonun kronikleşmesinde etkili olduğunu görmekteyiz.

Kronik depresyon çözümsüz bir problem değildir.

Uzun süredir depresif semptomlar yaşayan kişiler durumlarını artık düzelemeyeceğini, “umutsuz vaka” olduklarını veya bu şekilde de hayatlarını etkin bir şekilde yürütebildiklerini, bu kişilik özellikleri ile yaşamak zorunda olduklarını düşünürler. Oysa yaşam kaliteleri azalmıştır ve giderek azalmaktadır. Uyum ve işlevsellik düzeyleri yüksek görünse bile kapasitelerini tam olarak kullanamamaktadırlar, insan ilişkileri de yeterince doyum verici değildir, aşk ve evlilik hayatları iyi gitmeyebilir. Üstelik depresyonun süresi uzadıkça yineleyen major depresyon atakları ve intihar riski de artmaktadır.

Klinik depresyonda olduğu gibi kronik depresyonda da ilaç tedavisi ve psikoterapi etkili tedaviler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazen kişiler ilaç tedavisi almakta oldukları halde depresyon belirtilerinin kronikleştiği de görülebilir. Böyle durumlarda tedavinin psikoterapi ile desteklenmesinin tedavinin başarısını arttırdığını gösteren çalışmalar vardır. Özellikle uzun süren kronikleşmiş tablolarda ve kişilik bozukluğu temeli olan vakalarda psikanalitik yönelimli psikoterapi etkili olmaktadır. Kognitif davranışçı terapi, varoluşsal terapi gibi diğer terapi türleri de depresyon tedavisinde etkili olmaktadır.

Kronik Depresyonla İlgili Sıklıkla Sorulan Sorular

Kronik depresyonda olduğumu nasıl anlarım?

Hayatınızı normal akışında sürdürebiliyor olduğunuz halde süregen bir mutsuzluk, hayattan zevk alamama, ilgi alanlarınıza. aile ve sosyal çevrenize karşı ilgisizlik hissediyorsanız, "hayat bana bir zevk vermiyor", "yaptığım yaşadığım herşey anlamsız geliyor", "en son ne zaman güldüğümü hatırlamıyorum", "hayat beni çok yoruyor", "sürekli yorgun ve bitkinim" gibi cümleleri sıklıkla kullanıyorsanız, nedeni belli olmayan ağrı ve sızılarınız varsa kronik depresyon açısından değerlendirilmeniz gerekir.

Depresyon nedeniyle uzun süreli bir ilaç tedavisi kullandım, doktorum artık ilaç kullanmama gerek olmadığını söyledi ve ilaçlarımı kesti, ilk zaman ki kadar kötü hissetmiyorum ama eskisi kadar da iyi değilim, hala keyifsiz hissediyorum. Ne yapmam gerekir?

Öncelikle ilaç tedavinizi yürüten doktorunuzla bir daha görüşün ve durumunuzu kronik depresyon açısından da değerlendirmesini isteyin. Hekiminizin yönlendirmesine göre ilaç tedavinize devam edin veya etmeyin. Ancak depresif durumunuzu kronikleştiren şeyler hayatınızda veya iç dünyanızda siz iyileşseniz de çözüme ulaşmamış olan problemlerdir. Bu problemleri çalışmak ve kendinizi daha iyi tanımak için uzun süreli ve derinlemesine bir terapi yardımı alın.

Benim durumum çok karmaşık terapistin bana ne yardımı olacak ki?

Size durumunuzu "çok karmaşık" veya "çözümsüz" gösteren şey zaten yaşadığınız depresyon, terapist sizinle birlikte bu karmaşık duruma farklı bir bakış açısı bulabilmeniz için çalışacak, sizin göremediğiniz karanlık noktalara ışık tutacak
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kronik Depresyon" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Sezen ÖZÜTEK EREM'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Sezen ÖZÜTEK EREM'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Sezen ÖZÜTEK EREM'in Makaleleri
► Gizli Tehlike: Kronik Depresyon Psk.Sezen ÖZÜTEK EREM
► Kronik Stresin Belirtileri Psk.Güneş GÜMAN
► "Kronik Mutsuzluk" mu Yaşıyoruz? Psk.Burçin KOYUNCU
► Kronik Uykusuzluk Üzerine Psk.İzzet GÜLLÜ
► Kronik Yorgunluk Sendromu Dr.Psk.Dnş.Ayavar Cem KEÇE
► Kronik Ağrı, Travma ve Emdr Psk.Dila HOTLAR
► Yaşam Doyumu ve Kronik Ağrı Psk.Rümeysa Betül SEYİTHANOĞLU
► Kronik Yorgunluk Sendromu ve Terapisi Psk.Aygün Tuçe ATAŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,447 uzman makalesi arasında 'Kronik Depresyon' başlığıyla benzeşen toplam 34 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Postpartum Depresyon Ağustos 2016
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:28
Top