2007'den Bugüne 87,372 Tavsiye, 27,073 Uzman ve 19,322 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Duygusal Açlık: Mideniz mi Yoksa Duygularınız mı Aç?
MAKALE #17273 © Yazan Uzm.Psk.Ebru ÖZKURT TOPÇU | Yayın Ekim 2016 | 2,299 Okuyucu
MİDENİZ Mİ YOKSA DUYGULARINIZ MI AÇ?

Yemek yemek yaşamı sürdürebilmek için gerekli bir fizyolojik ihtiyaçken; zaman zaman ‘’beslenmenin’’ ötesinde bir amaca hizmet edebiliyor. Beslenme şeklimiz ve alışkanlıklarımız; aile yapısına, iş hayatına, ekonomik ve kültürel duruma göre belirlendiği gibi psikolojik durum da bu belirlenmede önemli bir rol oynamaktadır. Fizyolojik açlık; yavaş yavaş, midenizden gelen sinyallerle anlaşılan, yemek seçeneklerini düşünebildiğiniz ve tercih ettiğinizi yedikten sonra doyurulmuş olan bir dürtüdür. Duygusal açlık ise; dışa vurulamamış, ifade edilememiş, doyurulamamış birtakım duygular nedeniyle yaşanan doyumsuzluk halidir. Fizyolojik olarak vücudun ihtiyacı olmamasına rağmen; yaşanan duyguların yoğunluğu sizin yemek yeme ihtiyacınızı doğurmaktadır. Aç olmasanız dahi bir şeyler yeme ihtiyacı duyuyorsanız ve kontrolsüzce ‘’tıkınırcasına’’ yediğinizi fark ediyorsanız, yedikçe tatmin olmuyor tatmin olmadıkça da daha çok yiyor ve sonunda da pişman oluyorsanız, bilmelisiniz ki o sırada siz midenizi değil duygularınızı doyurmaya çalışıyorsunuz.

Yaşamın içinde hem olumlu hem de olumsuz duyguların yaşanabileceğini unutmamak gerekir. Olumlu duygular yaşanırken sosyal çevrenizi oluşturan arkadaş, komşu, akraba veya eş/sevgili, iş arkadaşları gibi sık iletişimde olduğunuz insanlarla paylaşmak ve bu duyguları yaşamak daha kabul görür haldedir. Özel günler, keyifli ve mutlu anlar için düzenlenen kutlamalar, bir araya gelmeler sıkça düzenlenen organizasyonlardandır. Ancak kişi olumsuz duyguları yaşarken; tablo biraz değişiklik göstermektedir. Olumsuz duygularını belli etmeyi, deşifre etmeyi çok fazla istemezken kendi içine kapanarak, yalnız başına halletmeye, üstesinden gelmeye çalıştıkları bilinmektedir. Pek çok insan negatif duyguların yoğunluğunu işlevsel olmayan yollardan atlatmaya çalışırken veya kendiliğinden geçmesini beklerken mutsuzluk düzeyi daha fazla artış göstermekte ve kişinin makul düşünme ve durumu değerlendirme becerisini zayıflatmaktadır. Zaman zaman baş edebileceğinizden daha zor duygular yaşandığında; yüzleşmek, o duygunun yaşanması için kendinize zaman tanımak kolay olmayabilir. İnsan, acı veren duyguyla sorunun üstesinden gelmeye çalışmak yerine ilkel bir mutlu olma aracı olan yemek yemeyi seçme eğilimindedir. Oysaki insan hissedebildiği kadar insandır! Aşk acısını da, kaybetme üzüntüsünü de, hayal kırıklıklarını da sonuna kadar ve hakkıyla yaşamayı bilmelidir; tıpkı mutluluğu, sevinci de içinden geldiği gibi yaşaması gerektiği gibi.
Çoğunlukla yeme davranışını tetikleyen duyguların mutsuzluk, yalnızlık, pişmanlık, suçluluk, kaygı, stres ve öfke olduğu bilinmektedir. Örneğin; öfkeyi dışa yansıtamayan insanlar yemeye yönelir çünkü aslında yemek yeme bir tür kendine (bedenine) zarar verme şeklidir. Öfkenin doğru ifade ediliş biçimi öğrenilerek bu duygu açığa çıkarıldığında sağlıklı başa çıkma yolu seçilmiş olur. Yemek yeme davranışına iten o duyguyla baş etme öğrenildiğinde "yemek yeme" işlevini yani görevini tamamlar ve ortadan kalkar.

Yemek Yeme Atakları

Kilo problemi olanlarda; mutsuz olduklarında yemek yedikleri, kilo aldıkça mutsuzlaştıkları ve daha çok yiyerek rahatlama çabası kısır bir döngü oluşturur. Aşırı yemek yeme atakları anlık rahatlama hissi sağlar ancak sonrasında yoğun pişmanlık ve suçluluk duygusu hissedilir. Bu duygular, kısır döngü halinde sizi ya tekrar ve daha fazla yemeye itecek ya da çaresizlik ve umutsuzluk duyguları ile kendinize güveniniz, inancınızı yok edecektir. Bu durumdan şikayetçi olanlar, kilo kontrolü için pek çok diyet girişimi ve zayıflama yöntemleri arayışındadırlar. Tüm bu denemelere, sağlıklı veya sağlıksız pek çok yeni yönteme umut ve yüksek motivasyonla başlanır. Ancak kişinin psikolojik durumu, algı ve düşünce sistemi tüm bu girişimlerin perde arkasında rolünü sürdürmektedir. Özellikle negatif duygularla birlikte ortaya çıkan tıkınırcasına yemek yeme davranışı kişi tarafından duyguların tanımlanamaması, ifade edilememesi veya yaşanan duyguyu ele alıp düzenleme becerisinin eksikliğine bağlı olabilir.

AÇLIĞINIZ DUYGUSAL MI FİZİKSEL Mİ?

Öncelikle yeme düzeniniz ve alışkanlıklarınızı gözden geçirin. ‘‘Aç olmak‘‘ve ‘‘yemeyi istemek’’ aynı değildir, bunu fark edin. Gerçekten fizyolojik bir açlığa sahip olarak mı yemek yeme davranışına yönelmektesiniz yani fizyolojik bir ihtiyacın karşılanması mı gerekmektedir? Yoksa o an veya dönemin duygusal boşluğu ile duygusal bir açlıkla mı yemek yeme eğilimindesiniz?
  • Son öğününüzden kısa süre sonra tekrar yeme isteğiniz oluyor mu?
  • Spesifik bir yiyeceğin aklınıza geldiği şiddetle istediğiniz olur mu? (Çikolata gibi).
  • Fazlasıyla doyduğunuzu hissettiğiniz halde yemeye devam ettiğiniz oluyor mu?
  • Kendinizi rahatlatmak için yemek yemeyi tercih eder misiniz?
  • Yemekten kalkıp başka ne yesem diye düşünüp, atıştırmalık aranır mısınız?
Yanıtlarınızın çoğu ‘’Evet’’ ise yaşadığınız fizyolojik açlıktan ziyade duygusal açlıktır. Döngüsel olarak tok olsanız bile yemek yeme ihtiyacı ve davranışını gösterdiğiniz anlara odaklanın. O gün neler yaşadığınıza, kimlerle iletişime geçmiş olduğunuza, hangi duyguları hissettiğinize, yaşadığınıza odaklanın. Yoğun duyguları yaşamanıza neden olan olayın ne olduğu, sizin nasıl tepki verdiğiniz veya veremediğiniz ve o olayı sizi nasıl etkilediğini, aklınızdan hangi düşünceleri geçirdiğini fark etmeniz oldukça önemlidir. Yemek yeme aktivitesi ile baş etmeye çalıştığınız sorunu ve duyguları fark etmeye ve yüzleşmeye çalışın. Bu detaylar üzerinde düşünmeniz ve farkındalık kazanmanız duygusal açlıkla baş etmenize ve yemek yeme ataklarının önüne geçmenizde anahtar oluşturacaktır. Bu becerileri geliştirmek için profesyonel psikolojik destek almayı da düşünebilirsiniz.

DUYGUSAL AÇLIK İLE BAŞ ETME YOLLARI
  • Yemek yerken hangi problemin, duygunun sizi otomatik yeme davranışına yönlendirdiğini yakalayın. Gerçekten ihtiyacınız olan şeyin nasıl karşılanacağını bulmaya çalışın.
  • Aklınıza bir yiyeceği yemek geldiğinde; otomatik olarak mutfakta buzdolabına yönelme veya internetten yemek – tatlı siparişi verme davranışı ortaya çıkabilir. Bu eğilimlerin önüne geçebilmek amacıyla; buzdolabının üzerine sizi frenleyecek bazı notlar ve hedefinizde olan ideal kilonuza ait eski fotoğraflarınız yapıştırılarak hem motive eden hem o an kontrolsüzce yemek yemenize engel olacak önlemleri alabilirsiniz.
  • Tok olduğunuz halde sinirliyken, stresliyken, mutsuzken yeme isteğiniz olduğunda yalnız kalmamaya özen gösterin. Kendinizi dışarıda bir aktiviteye (Yürüyüş, arkadaşlarınızla buluşmak veya evden çıkamayacağınız bir zamandaysa sevdiğiniz bir arkadaş ile telefonlaşmak, film izlemek) zorlayarak dikkatinizi dağıtın.
  • Duygusal açlık ve yeme ataklarının kısır döngü olduğunu unutmayın. Canınız bir yiyeceği istediğinde acilen bu arzunuzu karşılamak zorunda hissetmeyin; 3-4 dakika bu isteğinize karşı direnin, başardığınızı gördükçe mutlu olacaksınız. Ani yeme isteklerinde kontrolü sağlamak için evinize, işyerinize motive edici notlar (Pes Etme! Yemek acını hafifletmeyecek!) yazın ve sık göreceğiniz alanlara yerleştirin.
  • Sizin güçlenmeniz, olumsuz olaylar karşısında başa çıkmanızı kolaylaştıracak ve yemek yeme krizleriniz azalacaktır. Kendinize iyi davranın, acımasızca eleştirmekten, suçlamaktan vazgeçin, kendinize iyi bakın ve takdir edin.
  • Sosyal çevrenizi ve iletişim becerilerinizi güçlendirin. İhtiyacınız olduğunda yardım istemekten çekinmeyin. İnsanlardan duygularınızı anlamalarını beklemeyin, kendinizi ifade edin.
EBRU ÖZKURT TOPCU
Uzman Klinik Psikolog / Aile ve Çift Terapisti

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Duygusal Açlık: Mideniz mi Yoksa Duygularınız mı Aç?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ebru ÖZKURT TOPÇU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ebru ÖZKURT TOPÇU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ebru ÖZKURT TOPÇU'nun Makaleleri
► Duygularınız Size Ne Söylüyor? Psk.Büşra İYGÜN SARSILMAZ
► Mideniz mi Yiyor Zihniniz mi? Psk.Ömer YURTSEVER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,322 uzman makalesi arasında 'Duygusal Açlık: Mideniz mi Yoksa Duygularınız mı Aç?' başlığıyla benzeşen toplam 37 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:54
Top