2007'den Bugüne 87,073 Tavsiye, 27,002 Uzman ve 19,258 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Kekemelık Temasına Kısa Bir Giriş
MAKALE #1819 © Yazan Uzm.Veysel KIZILBOĞA | Yayın Kasım 2008 | 6,957 Okuyucu

KEKEMELIK TEMASINA KISA BİR GİRİŞ

Kekemelik iki bin yıldan beridir bilinmektedir. İki bin yıldan beridir de araştırmacılar, praktisyenler bu sorunu teorik olarak açıklamaya ve tedavi yöntemleri geliştirmeye çalışmaktadırlar.

Bir kaç on yıl öncesine kadar bazı araştırmacı yazarlar kekemeliğin gizemli bir akıcı konuşma bozukluğu olduğu tezini savunmakta idiler. Bunu savunan tezlerin göremediği bir gerçek var ki, o da geçen yüzyıl içinde kekemelik olgusu üzerine çok geniş bir bilgi birikiminin ortaya çıktığıdır.

Son yıllara damgasını vuran farklı araştırmaların birbirini tamamlayan sonuçları gösteriyor ki, kekemelik esrarengiz bir şey değil, aksine bu olgunun tamamiyle sistematik bir şekilde açıklanabilirliğidir. Özellikle semptomlara göre kekemeliğin oluşumu ve gelişim süreci yapılan araştırmalar çerçevesinde ciddi bir uyumu gösterir. Bu uyum kekemelik olgusu hakkında geniş temel bilgilerin oluşmasına yardımcı olabilir.

Kekemeliğin nedenlerini bulmak için uğraşan bilimsel çabalar şimdiye kadar bir uzlaşmaya varmiş değillerdir. Sorunun nedenlerini tamamen psikolojik yaklaşımlarla açıklamaya çalışan uğraşların yanısıra, cevabı nöropsikolojik ve nöropsikolojik- nörofizyolojik alanlarda arayan yaklaşımlar da gelişmiştir.
Kekemelik olgusu hakkında bu kadar geniş kapsamlı temel bilgilerin ve adlandırılan yaklaşımların çokluğuna rağmen, bu çokluk farklı terapiformları şeklinde kekemelik tedavisinin karşısında bir problem olarak durmaktadır. Bu konumda kekemelik terapisi ile ilgili bir sorun netlik kazanmaktadır. Ne acıdır ki bu durum özellikle terapi merkezlerinde ortaya çıkmakta ve bir çıkmaza neden olmaktadır:

Terapistler, özellikle de hastalar farklı terapiformları daha doğrusu metodları karşısında çaresiz kalmaktadırlar.

Hatta bununla birlikte kekemeliğin tamamiyle ‚iyileştirilebilir’ liği hakkında farklı görüşler bulunmaktadır. Bu ‚iyileşmek’ kavramı özellikle kekemelerde gereksiz yanlış anlaşılmalara neden olmaktadır. Amaçlar doğrultusunda kekemelik terapisinde ‚başarı’ dan söz edilebilir ama tamamiyle kekelemekten kurtulmaktan değil. Çünkü bu kavram hastalarda kekemelikten ve onun semptomlarından tamamen kurtulmayı çağrıştırır ve tamamiyle sağlıklı(kekelememek) olmak anlamına gelir, ki bu hastanın umutlanmasına ve tamamen kontrölsüz konuşabileceğini düşünmesine yol açar.

Kuşkusuz ‚iyileşmek’ kavramının kekemelikle ilintili olarak kullanılmaya hakkı vardır ama bu kısmi anlamda semptomlardan kurtulmak manasında kullanılmalıdır. Fakat geniş anlamda tamamiyle bir iyileşmeyi ve kontrol özgürlüğünü çağrıştırmaması gerekir.

Tabi ki kekemeliğin tamamiyle iyileştirilebilirliği hakkında farklı yaklaşımlar arasındaki görüş ayrılıkları ve mevcut terapi yöntemlerinin daha ciddi bir şekilde incelenmesi gerekmektedir.

Kekemelik nedir?

Konuşmanin akıcılığında duyulabilen duraklama, birbirini takip eden uzun süreli tekrarlamalar (Kloni), takılmalar (Toni) yada seslerin, hecelerin veya kelimelerin uzatılmasına kekemelik denir. Yer ve zaman kosullarına bağli olarak kekemeliğin sıklığı, ağırlık derecesi ve yoğunluğu deyisir. (Katz-Bernstein)

Kekemelik nasıl meydana gelir?

Dil gelisim sürecindeki herhangi bir özürlülük, bozukluk veya zorlanma akici konusma bozuklugu olarak aciga cikar ve daha sonra kekemelige dönusur. Bu aciga cikma genellikle Bilincalti sureciyle ve kişinin kendi konuşmasını negativ algilamasiyla bağlantılıdır.
(Katz-Bernstein)

Kekemelik;
Monofaktoriyeldir. yani. , psikolojik, fizyolojik yada nörolojiktir
Veya Multifaktoriyeldir, yani hem psikolojik hem fizyolojik hemde nörolojiktir
(MOTSCH 1995)

Kekemelik genel anlamda karmaşik nedenlerden olusan bir çerçeve sunar. Bu çerçeve kendi içerisinde duygusal, iletişimsel, zihinsel, motorik konuşma ve sosyal bakş açılarını içerir.
Logopäd Holga Prüss
Bonn kekemelik terapisi kurucusu

Akıcı Konuşmayı Engelleyen Muhtemel Nedenler

Kekemeliğin nedenleri hakkında yapılan bütün uzun soluklu araştırmalar ne yazık ki birer teoriden öteye gidemediğinden ‚neden’ ler den bahsedilirken bunların ‚muhtemel’ yani kesin veriler olmadığını belrtmek te fayda var. Elde edilen araştırma sonuçlarının yanlış oldugu gibi bir kanıya varılmasın. Vurgulamak istedığimiz elbetteki bu değil. Aşağıda bu muhtemel faktörlerden kısa bir ozet bulacaksınız.

Nörolojik koordinasyon bozuklugu (Fiedler 1992)
Beyin yarikürelerindeki (Hemisphäredominanz) dominant bozukluk (Johansen/ Schulze 1993)
Edinilmis konuşma bozuklukları (Jehle/ Seeger 1986 )
Poltern (konuşma melodisinde ki bozukluk) (Motsch 1983)
İki dillilik
Ailesel Problemler (Yairi/ Ambroso 1999, Subellok/ Katz-Bernstein 2000)
Dil gelisim surecinde meydana gelen icsel psikolojik travmalar ve psikososyal baskılar
(Rustin 1995)
Zihinsel gerilikler (Dirnberger 1990)

Kekemelik hakkında genel anlamda bilmemiz gerekenler:
Kekemeliğin Çekirdek Semptomları
Tekrarlamalar (Repetitonen, Klonus)..... tektektektektekralmalar
Uzatmalar (Rolongationen) .....uuuuuuuzatmalar
Tutukluk (Tonus) T....T.......tutukluk

Eşlik Eden Semptomlar
Düzensiz nefes alişverişi ...hhhh düzensiz hh hhh nefes alımı [](Bazı kaynaklar bunu kekemeliğin ortaya çıkmasında rol oynayan bır Faktör olarak görsede son yapılan araştırmalarda bunun kekemelik sonucunda orta çıktığını ileri sürmektedir (Natke, U.2000)

kelime yamama ....k...k...k....k değilmi ama, kkelime yamama

Hece yamama eeeeeee hece, eeeeeee yamama

Tikler, el, kol, cene, dudak, el, parmak, ayak..göz kirpma, kulak
oynatma,burun çekme,dil çikarma vs... vs...

Konuşma ritmi (prosodi) konşurken sesin duzensiz alçalıp yükselmesi...
Prof. Dr. Nitza Katz-Berntein
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kekemelık Temasına Kısa Bir Giriş" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Veysel KIZILBOĞA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Veysel KIZILBOĞA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Veysel KIZILBOĞA Fotoğraf
Uzm.Veysel KIZILBOĞA
İçel (Mersin) (Online hizmet de veriyor)
Uzman Konuşma Terapisti
Pedagog, Uzman Dil Ve Konuşma Terapisti
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi218 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Veysel KIZILBOĞA'nın Makaleleri
► Kısa-Yoğun Psikoterapi Psk.İshak BÜYÜKYILDIRIM
► Kısa Bir Terapi Hikayesi Psk.İzzet GÜLLÜ
► Nıetzsche Felsefesine Kısa Bir Bakış Psk.Burçak DEMİRKAN
► Gebe Psikolojisine Kısa Bir Bakış Psk.M.Kenan ALYÜRÜK
► Melankolik Depresyona Kısa Bir Bakış Dr.Psk.Fatih SÖNMEZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,258 uzman makalesi arasında 'Kekemelık Temasına Kısa Bir Giriş' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Selektif Mutizm Nedir? Mart 2008
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


21:24
Top