2007'den Bugüne 89,667 Tavsiye, 27,642 Uzman ve 19,668 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Anne-Babaların En Sık Yaptığı 5 Hata
MAKALE #18426 © Yazan Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA | Yayın Mayıs 2017 | 2,634 Okuyucu
Çocuk yapmaya karar verdiğiniz andan itibaren çocuğunuz için güzel bir gelecek hayal etmişsinizdir. Çocuğunuz doğduğunda ve ilerleyen zamanlarda yaşayarak öğrenme başlar. Çocuğunuzun gelişimi için birçok katkıda bulunursunuz. Annelik becerileriniz zamanla gelişir. Kendinizi daha iyi hissedersiniz. Hiçbir anne mükemmel değildir, olmamalıdır da… Çocuk yetiştirirken birçok hata yapılabilir. Önemli olan yapılan hataların sorumluluğunu almak ve içgörü kazanmaktır. Hataların, çocuğun gelişimini olumsuz etkilediğini fark etmek önemlidir. Bu bir farkındalık yazısıdır. Bu hafta anne-babaların en sık yaptığı 5 hatalı tutumdan bahsedeceğiz.

1. Özgürlüğün dozajını ayarlayamayan anne-babalar…

Her anne-baba çocuğun özgür, özgüvenli ve rahat olmasını ister. Okul öncesinde en sık karşılaştığım konu, “çocuğumu nasıl daha özgüvenli yapabilirim”dir. “Çocuğum çok özgüvensiz”, “Çok içe kapanık”, “x çocuk gibi rahat değil”, “çok özgür olsun”, “özgür bir çocuk yetiştiriyoruz biz” gibi cümleleri sık duyarız. Anne-babaların okul öncesi kurumlara geldiklerinde kayıt esnasında “çocuğuma özgür bir ortam sağlayacak mısınız?” yoksa “Kurallar altında ezilecek mi?” gibi kaygıları da olabiliyor.
Peki, nedir bu özgürlük? Bir limiti var mıdır, uçsuz bucaksız mıdır? Çocuklara ne kadar sağlanmalıdır? Kaç dozaj verilmelidir? gibi sorular çoğaltılabilir. Bir anneden örnek vermek istiyorum; iki yıldır aynı kurumda devam eden bir öğrencinin sınır problemi vardı. Okula adapte olmamış, arkadaşlarıyla sağlıklı bir iletişim kuramıyordu. Duygularını da ifade edemediği için ya da kontrol edemediği için öfkelendiğinde ısırma, itme, vurma davranışı gösteriyordu. Annenin çocuğuna koyduğu tek bir kural ve sınır yoktu. Baba sınırlar koymaya çalışıyordu. Ortak tutumlar olmadan çocuğun sınırları öğrenmesi imkânsızdı. Çocuğun davranışları şiddetlenip, sınıf içinde etiketlenmeye başlayınca anne ikinci yıl işbirliğine girmeye karar verdi. Çünkü çocuk imdat çağrısı veriyordu. Annenin tutumları değişmeye başlamıştı. Ona verilen önerileri yerine getiriyordu. Okulda da birçok rehberlik ve sınıf çalışmasının ardından öğrenci de olumlu gelişmeler yaşandı. Evdeki tutumlardaki oynamalarda yine olumsuz davranışlar gözleniyordu ama çok nadir. Sonunda anne içgörü kazanıp şunu söyledi; “Ben bebekliğinden itibaren çocuğumun çok özgür olmasını istedim ve onun için hiç kural, sınır koymadım fakat özgürlüğün dozajını fazla kaçırmışım”.

Ailenin yanında çok özgür yetişen çocuklar, toplumsal kurallarla karşılaştığında nasıl davranacaklarını bilemiyorlar. Çünkü zihinlerinde öyle bir şema yok ya da davranış repertuarlarında karşılığı yok. Hayatta her şeyin püf noktası “denge”dir. Çocuk gelişiminde de bu geçerlidir. Elbette ki özgür yetiştireceğiz, özgürce fikirlerini söyleyebilen, özgür düşünen çocuklar olacaklar. Kendilerinden de farklı dünya olduğunu gördüklerinde onlarla nasıl iletişim kuracağını da bilmeliler. Yıkıcı bir özgürlük ya da benmerkezci bir özgürlük olmamalı.

Sonsuz özgürlük içinde yetişen çocukların okul hayatları anaokulundan itibaren zor geçmektedir. Sosyal bir ortama girdiklerinde beraber yaşama kurallarına uymakta zorlanmaktadırlar. Sınıf kurallarına, yemek kurallarına, uyku kurallarına kısacası birçok kurala uymakta zorlanırlar. Toplumsal kurallara uymadıkça zorlanırlar, öfkelenirler, davranışlarında problemler ortaya çıkmaya başlar. Arkadaşları tarafından dışlanırlar. Çünkü beraber oynamakta zorlanırlar. Çocuk yetiştirirken özgürlük anlayışınızın ne olduğu oldukça önemlidir.

2. Cam fanusta büyütülen çocuklar…

“Okul öncesi babası okula görüşmeye geldi. Bir sorununu dile getirmek istiyordu. Sorunu şu; çocuğum x çocukla oynamasın, evde sürekli onu şikâyet ediyor. Ne yapalım diyorum? Diğer y çocuğuna yönlendirin. Uyku da bile yan yana yatmasınlar. Çocuğumun başına bir şey gelmesin. Kimse ona vurmasın, itmesin, ısırmasın. Kızıma daha iyi bakın. Kızıma özel ilgi gösterin.” Yazdıklarım mübalağa ya da şaka değildir. Okul öncesi alanında çalışan biri olarak çok sık karşılaştığımız durumlardan biridir. Bu durumlarda hayretle bakarım, bu baba benden ne bekliyor. Dinlerim uzun uzun anlamak adına. Sonra sorum şu olur: “Çocuğunuzu cam fanusta yetiştirmek istediğinizin farkında mısınız?” Aşırı korumacı anne-babalar için çocuk evdeyken sorun yoktur fakat okul öncesine başladığında asıl problemler başlar. Çocuğunuz okulla birlikte cam fanusu kırıp, özgürlüğüne kavuşmuştur. Okulla birlikte sosyal benliği gelişmekte, bireyselleşmesi başlamıştır. Çocuğunuzun bir cam fanusu var ise bugünden itibaren oradan çıkmasını sağlayın ve sizden ayrı bir birey olduğunu fark edin.

3. Çocuğun hayatına müdahale eden anne-babalar…

Çocuğunuzla ilgili her problemi çözmek zorunda değilsiniz. Örneğin; okulda bir arkadaşıyla anlaşamıyor. Eve geldi size söyledi. Sizde ben öğretmeninle konuşurum, hallederim dediniz. Okula geldiniz, çocuğum şu arkadaşından çok rahatsız oluyor dediniz. Çocuğunuz artık problemi sizin çözdüğünüzün farkında ve sayenizde problem çözme becerileri de gelişmiyor. Bundan sonra her problem yaşadığında sizi çağırıyor. Parkta oynarken arkadaşı onu itti “gel çocuğa kız” diye sizi çağırıyor. Adını soruyorlar size bakıp cevap vermenizi istiyor. Diğer husus ise; evde problem söylediğinde sizin onla ilgilendiğinizi, harekete geçtiğinizi görüyor. Bir süre sonra problem çıkartırsam benimle ilgilenir düşüncesiyle sürekli problem söylemeye bazen de hayali olarak üretmeye başlıyor. Sürekli problemden bahsedilen bir ev ortamı da depresif bir durum yaratabiliyor. Çocuğunuzun problem çözme becerilerinin gelişmesi için sorunlarını kendisinin dile getirmesi için teşvik edin. Okulda öğretmeni ile işbirliğine girin. Okul öncesi dönemde kendini ifade etme becerilerinin gelişmesi için destek olun. Problemleri onun adına çözmeyin. Bırakın çözümünü yaşayarak bulsun, öğretmeninden destek alsın. Sadece bu durumda ne yapabilirdin gibi sorularla çözümü kendisinin bulmasını sağlayın.

4. Mükemmel olmak zorunda kalan çocuklar…

Hiçbir anne-baba mükemmel olmak zorunda değildir hatta olmamalıdır da… Örneğin, 4 yaş çocuğu düşünün. İnsan resmi çizimini görüşmede aileye gösteriyorum. Baba, “baksana hiç güzel çizememiş diyor”. Çocuğun çizdiği gelişim yaş dönemine uygundu. Kocaman bir baş, baştan çıkan eller, ayaklar… Öğretmenimin ve benim bildiğini baba bilmese bile şöyle sorabilirdi. “Çocuğum hep böyle çiziyor, yaşına göre normal mi?” Baba, çocuğunun hata yapmamasını isteyen, mükemmeliyetçi bir babaydı. Çocuğunun sıfır hata ile devam etmesini istiyordu bu hayatta. Çocuğu da sınıfta boyamanın biraz dışına çıksa, hata yapmamalıyım diye ağlama krizine giriyordu. Mükemmeliyetçi insanlar, takıntılı olurlar. Çocukları da bazı takıntılar geliştirebilirler. Aynı takıntıyı yapmak zorunda değildir temelinde“ doğru yapmalıyım” inancı gelişiyor. Temizlik takıntısı olan bir annenin çocuğu, okulda sürekli eşyalarını düzgün koymaya çalışıyordu, sıraların hepsini düzenlemeden yemeğe gitmiyordu. Çünkü her şeyin düzgün olması, doğru olması ve mükemmel olması inancına sahip bir anne ile büyümüştü. Davranışlarımızın farkında olmak ve bunların çocuğumuzun gelişimine yansıdığını bilmek bize yol gösterebilir.

5. Kabullenemeyen anne-babalar…

Okul öncesi dönemde çocuğun gelişiminde farklılıklar gördüğümüzde belirli bir süre gözlemden sonra, uygun yerlere (Psikolog, Psikiyatrist, Özel Eğitim) yönlendiririz. Okul öncesi dönem çocuklarındaki farklılıklar erken müdahalelerle olumlu yönde gelişim gösterebilir. Bu çocukların erken eğitim fırsatlarını elinden almamak gerekir. Örneğin, otistik bir çocuğunuz varsa tam gün okul öncesi kuruma devam etmemelidir. Tam gün okul öncesi kuruma verilmiş bu çocukların ellerinden ihtiyacı olan erken eğitim fırsatı alınmaktadır. Anaokulu öğretmenleri, özel eğitim uzmanları değillerdir. Tam zamanlı olarak çocuğunuza yarar sağlayamamaktadır. Bu süreç, ne çocuğunuz ne öğretmeni için doğru değildir. Çocuğunun durumunu kabullenemeyen anne-babalar, çocuğuna en çok zarar verenlerdir. İhtiyacı olduğu halde gerekli eğitimi ya da imkanı sunmaz hatta geç kalırlar. Saatlik, serbest oyun saatlerinde okul öncesi kurumda bulunması gerekirken tüm gün verilen okullar gibi. Okulların tam gün almasını söylemesi, ailelerin işine gelmektedir. Doğrusu, her gün özel eğitime mutlaka gitmesi ve saatlik de anaokuluna gidip eğitim almasıdır. Erken yaşlarda göz ardı edilen bu davranışlar ya da problemlerin, ileride daha büyük bir sorun olarak ortaya çıkacağı unutuluyor. Çocuğuna gerekli yaşta yatırım yapmayan, durumu kabullenmeyen anne-babalar kabullendiğinde iş işten geçmiş oluyor. Gelişim hızı yüksek olan okul öncesi dönemde verilen eğitim hiçbir yaşta etkili olmamaktadır.

Sizlerle deneyimlerimi ve gözlemlediklerimi paylaşmak istedim. Hata yapmak, insanları geliştirir. Birçok anne-baba bazen iyi ki hata yapmışız derler. Önemli olan hatayı fark etmek, tekrarlamamak ve annelik-babalık becerilerimizi geliştirmek. Hiç hata yapmamak sizi mükemmeliyetçi ebeveyn yapar. Çocuğunuzun hata yaptığınızı da görmeye ihtiyacı var. Tek yapmanız gereken hatayı suçlulukla değil, sorumlulukla kabul edin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Anne-Babaların En Sık Yaptığı 5 Hata" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ebru ZORLUTUNA Fotoğraf
Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA
İzmir (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi11 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Ebru ZORLUTUNA'nın Yazıları
► Karne Zamanı ve Anne Babaların Tepkileri Psk.Selin ALKIŞ AYTEN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,668 uzman makalesi arasında 'Anne-Babaların En Sık Yaptığı 5 Hata' başlığıyla benzeşen toplam 14 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kendimlik Zamanları Ocak 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


14:25
Top