2007'den Bugüne 87,593 Tavsiye, 27,122 Uzman ve 19,365 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Tükenmişlikte Kavramsal Çerçeve
MAKALE #18951 © Yazan Uzm.Psk.Elif ÇELEBİ | Yayın Kasım 2017 | 1,624 Okuyucu
Mesleki tükenmişlik, çeşitli sebeplere bağlı olarak var olan bir tükenme durumudur. Bu sebeplerin başında ise iş yerindeki başarısızlık, isteklerin karşılık bulaması, enerji kaybının olması ve yıpranma gelmektedir (Freudenberger, 1974; Akt. Çolakoğlu, 2014). Maslach’a göre tükenmişlik, yaşanılan iş stresinin uzun sürmesiyle oluşmaktadır. Mesleğin gerektirdiği amaçlarda kopmaların yaşanması, hizmet edilen kişiler ile ilginin azalması ise tükenmişlik olarak açıklanmıştır (Akça, 2008). Baltaş ve Baltaş (1993)’a göre tükenmişlik, mesleki stresin bir çeşidi olarak düşünülebilir. Amerikan Stres Enstitüsü, polislik, öğretmenlik ve hava trafik kontrol memurluğunun yaşanan problemler karşısında başa çıkmayı zorlaştıran meslek gruplarından olduğunu belirtmiştir. Edelwich (1980) ise tükenmişliği iş koşullarından kaynaklanan, enerji eksikliği olarak tanımlamıştır (Akt. Aslan, 1996).

Edelwich (1980) tükenmişliği, iş ortamında yaşanmış olumsuz olayların sonucunda, çalışma arzusunun azalması olarak tanımlamıştır. Tükenmişlik kronik iş stresine bir tepki olarak açıklanmıştır. Yapılan araştırmalara bakıldığında ise tükenmişlik, bireysel algılanan ve içsel psikolojik tecrübeler olarak açıklanmaktadır (Akçamete, Kaner ve Sucuoğlu, 2001). Tükenmişlik halinde ümitsizlik ve olumsuz düşünceler baş göstermeye başlamaktadır. Tükenmişlik yaşayanlar, iş ortamında kendilerini huzursuz eden, devamlı ters giden olayların olduğuna inanan ve kendisinde yeterli enerjiyi hissedemeyen kişilerdir. Bu kişiler iş ortamında, günlük olaylar karşısında da devamlı ümitsiz davranırlar (Çam, 1995).

Tükenmişlik ile ilgili araştırmalar 19. yüzyılın son çeyreğinde daha yoğun bir şekilde incelenmeye başlanmıştır. Özellikle sağlık hizmetlerinde çalışan bireylerin, tükenmişliği daha yoğun bir şekilde yaşadıkları tespit edilmiştir. Sağlık hizmetleri, başkalarının memnuniyeti ve beklentileriyle ilgilenilmesi sebebiyle mesleki 9 tükenmişliğe en yatkın meslek grubu olarak görülmektedir. Tükenmişlik yaşayan sağlık çalışanları hasta ve yakınlarına olumsuz davranabilmektedir (Demirbaş, 2006). Yapılan bu açıklamaya göre sağlık alanı çalışanları mesleki tükenmişliği daha yoğun yaşayabilmektedir. Psikiyatr, psikolog ve klinik psikologlar da bu bağlamda tükenmişliği yoğun hissedebilirler. Tükenmişlik kavramı, çeşitli terimlerle ilişki içerisindedir. İş doyumu fazla olan, stres düzeyi düşük olan ve yaşam doyumu ile yaşam kalitesi düzeyleri yeterli seviyede olan kişilerin, mesleki tükenmişlik düzeylerinin de düşük olacağı söylenmektedir (Avşaroğlu, Deniz ve Kahraman, 2005).

Maslach ve Jackson, mesleki tükenmişliğin alt boyutlarını: Duygusal tükenme, Duyarsızlaşma Kişisel başarı olmak üzere üçe ayırmıştır (Aslan ve ark., 1996).

Duygusal Tükenme: Duygusal tükenme, yüz yüze görüşmeler yapan çalışanlarda daha fazla görülür. Çünkü bu tarz çalışma alanlarında psikolojik ve duygusal yüklenmeler daha fazla olur. Duygusal tükenme, tükenmişliğin merkezinde yer alır. Çünkü duygusal tükenme ile birlikte çalışma hayatında duygular tamamen egemen olmaya başlar ve diğer kişilerin duygusal isteklerinden etkilenilmesi ile devam eder (Maslach, 1982). Duygusal tükenme yaşayan bireyler, hem duygusal olarak hem de fiziksel olarak enerjilerinin olmadığını hisseder. Kendilerini yorgun, yıpranmış ve halsiz hisseden bireyler yeni bir amaca hizmet etme enerjisini kendisinde bulamaz (Maslach ve Leiter, 1997; Akt. Çolakoğlu, 2014). Ergin (1992) duygusal tükenmenin temelinde mesleki ortam ile ilgili konuların boş zamanlarda sürekli kişinin aklını meşgul etmesi olabileceğini belirtmiştir. Yapılan araştırmalarda duygusal tükenmişlik yaşayan kişilerin, aile hayatının olumsuz yönde etkilendiği tespit edilmiştir (Burke ve Greenglass, 2001; Akt. Ardıç ve Polatcı, 2008).

Duyarsızlaşma: Sönmez (2006)’e göre, duyarsızlaşma yaşanmasında 4 temel unsur bulunmaktadır, bunlar; Bireyleri kendinden uzaklaştırma eğilimi, Diğer bireylere düşmanca davranma ve olumsuz tepkiler gösterme, Diğer bireylere karşı ilgisizlik, Diğer bireyleri reddetmedir.

Duyarsızlaşma, bireyin işi gereği hizmet ettiği kişilerin duygularına karşı katı, ilgisiz, kayıtsız kalan tutum ve davranışlar sergilemesidir. Duyarsızlaşma, var olan gücün kaybolduğunun hissedilmeye başlandığı anda kendisini gösterir. Duyarsızlaşma ile birlikte üzerinde hissettiği duygusal yükü hafifletmeye çalışan bireyler, insanlarla olan ilişkisini en aza indirir ve katı kurallarla hareket eden kuralcı bir kişiye dönüşür. Duyarsızlaşma yaşayan kişiler son derece kaba ve hakaret edici davrandığı gibi karşısındaki kişinin duygusal isteklerini göz ardı eder. Duyarsızlaşma, tükenmişliğe sebep olan en önemli boyutlardan birisidir (Garden, 1987; Akt. Çatır, 2014).

Kişisel Başarı: Kişisel başarı duygusunun azalması, tükenmişliğin bir diğer boyutudur. Başarı duygusunun azalması, olumsuz düşüncelerin gelişmesine yol açar. Bu olumsuz düşünceler, sadece kendisi hakkında değil; başkaları hakkındaki düşünceleri de içermektedir. Başkaları hakkındaki olumsuz düşünceler sebebiyle kişi kendini suçlu hissetmeye başlar ve başkaları tarafından sevilmediğini düşünür. Bütün bunların sonucunda ise benlik saygısı düzeyinde azalma olur ve tükenmişliğe kapı aralanmış olur (Dinler, 2010). Bireyler, başkalarına dair hissettikleri olumsuz düşüncelerden kendisini sorumlu tutup, suçluluk duygusuna kapılır. Çalıştıkları işlerinde yükselemediğini ve işe yaramadığını düşünerek, kendilerine olan saygılarını yitirmeye başlar (Basım ve Şeşen, 2005).

Tükenmişlik, kişi ve iş yaşamı açısından son derece önemli bir sorundur. Tükenmişlik, bireylere fiziksel, psikolojik ve sosyal ilişki yönünden zarar vermekle kalmaz, meslek örgütlerine de zarar verir. Mesleğinin gereklerini yerine getiremeyen kişiler, hizmet edilen insanlara da zarar verebilmektedir.

Bu nedenle bireysel ve örgütsel olmak üzere tükenmişliğe etki eden faktörler ikiye ayrılmıştır.

1. Bireysel Faktörler
Yapılan araştırmalarda cinsiyet ile tükenmişlik arasında çeşitli ilişkiler tespit edilmiştir. Yapılan araştırmaların bazılarında kadınların daha fazla tükenmişlik yaşadığı; bazılarında ise erkeklerin daha fazla tükenmişlik yaşadıkları tespit edilmiştir. Kadınların daha duygusal olmaları, olaylar üzerinde daha hassas düşünebilmeleri ve sorunlarla baş etme noktasında duygularını kullanmaları ve aile ortamında iş-aile çatışmalarına maruz kalmaları, kadınların daha fazla tükenmişlik yaşamasının sebepleri olarak açıklanmıştır (Çutuk, 2011).

Tükenmişliğe etki eden faktörlerden birisi yaştır. Yapılan araştırmada yaş ile tükenmişlik arasında negatif yönde korelasyon belirlenmiştir. Gençlerin, yaşlılara göre daha fazla tükenmişlik yaşadıkları tespit edilmiştir. Ayrıca medeni durum da tükenmişliğe doğrudan etki etmektedir. Evli kişilerin, bekarlara oranla daha az tükenmişlik yaşadıkları tespit edilmiştir. Eğitim seviyesindeki farklılıklar da tükenmişliğe etki etmektedir (Maslach ve Jackson, 1981). Yaş ile duygusal tükenme ve duyarsızlaşma arasında negatif yönde anlamlı bir korelasyon tespit edilmiştir. Genç bireylerin, 30-40 yaşındaki çalışanlara göre tükenme düzeylerinin daha fazla olduğu bildirilmiştir (Demirkol, 2006). Bireyin kendisiyle ilgili olumsuz algılarının (başarısız olduğu düşüncesi, gereksiz olduğu gibi) tükenmişliğe neden olduğu görülmektedir (Solmuş, 2010). Eğitim düzeyinin yükselmesiyle birlikte bireyin kendisinin ve çevresinin beklentileri de artacaktır. Bu beklentilerin artması strese ve tükenmişliğe sebep olabilmektedir (Sağlam Arı ve Bal, 2008).

2. Örgütsel Faktörler
Çalıştığı iş yerindeki aşırı iş yükünün oluşu, yöneticileri tarafından adaletli yaklaşım sergilenmemesi ve verilen ödüllerde adaletsiz yaklaşım sergilenmesi tükenmişliği etkilemektedir (Maslach ve Leiter, 1997; Akt. Çolakoğlu, 2001). Meslek örgütünün değerleri ile çalışanların değerlerinin farklı olması tükenmişliğe sebep olmaktadır. Ayrıca çalışanların mesleğine yönelik aitlik duyguları, aldığı ödüller, kontrol mekanizmalarının işlevsiz olması ve adaletsiz yaklaşımın olması da tükenmişliği artırmaktadır (Koç ve Topaloğlu, 2010). Hemşireler üzerinde yürütülen bir araştırmada, ödül almış bir hastanede görev alan personelin, ödül almamış bir hastanede görev yapanlara göre daha düşük düzeyde mesleki tükenmişlik yaşadıkları bildirilmiştir (Ünal, 2007).
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tükenmişlikte Kavramsal Çerçeve" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Elif ÇELEBİ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Elif ÇELEBİ'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Elif ÇELEBİ Fotoğraf
Uzm.Psk.Elif ÇELEBİ
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi13 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Elif ÇELEBİ'nin Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,365 uzman makalesi arasında 'Tükenmişlikte Kavramsal Çerçeve' başlığıyla benzeşen toplam 2 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Narsisistik Olmak Ocak 2018
► Psikoterapiyi Anlamak Ocak 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:09
Top