2007'den Bugüne 88,148 Tavsiye, 27,306 Uzman ve 19,454 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Öfkenin Fizyolojik Zararları
MAKALE #19554 © Yazan Psk.Zeynep ÖZGÜVEN | Yayın Nisan 2018 | 2,173 Okuyucu
İnsan vücudu stresli durumlara karşı otomatik olarak fizyolojik tepkiler verebilir ve öfkelendiğimizde de deneyimlediğimiz tepkiler hemen hemen benzer tepkilerdir. Antik çağlarda, insanlar yırtıcı hayvanlarla karşı karşıya kaldıklarında: ‘savaş ya da kaç’ tepkisi sonucu, savaşmak için gerekli hormon ve kimyasalların pompalanmasını sağlayan vücut insana enerji ve kuvvet vererek hayatının kurtulmasında etkili olmuştur. ‘Savaş ya da kaç’ tepkisi hepimizde doğuştan var olan, vücudun bir tehdit algılaması üzerine, tehdide karşı verdiği tepkidir. Bu reaksiyon sırasında, adrenalin ve kortizol gibi bazı hormonlar salgılanır. Bunun sonucunda, kalp normalden daha hızlı atmaya başlar, sindirim yavaşlar, büyük kas gruplarına kan akışı durur ve çeşitli otonomik sinir fonksiyonları gibi vücut sistemleri etkilenir. Fiziksel olarak tehlikeyle karşı karşıya kaldığımızda, mücadele etmemize ya da kaçmamıza yardımcı olan bu tepki, artık trafikte sıkıştığımızda ya da işyerinde stresli bir gün geçirdiğimizde de devreye giriyor.

Modern dünyanın insanları için, stresli bir durumu düşünmek bile tam bir “savaş ya da kaç” tepkisi yaratabilir. Bu durumda, kişiler öngörülemeyen ve güçlü bir duygunun merhametine kalmış gibi hissedebilirler. Öfkenin sağlığımıza etkisini öğrenerek, aslında yaşamımızı tehdit etmeyen olaylara ve korkulara aşırı tepki vermemeyi başarabiliriz. Bunu yaparken, enerjimizi kendimize zarar verecek şekilde değil, “yardımcı” olacak şekilde “kullanabilir, ‘savaş ya da kaç” tepkimizle “duygusal judo” oynayabiliriz. Önemli olan, yaşadığımız dünya, çevresel stres faktörleri ve hislerimiz ile ilgili farkındalık kazanmaktadır. Öfkemizi nasıl ifade edeceğimizi öğrenmek, öfkenin psikolojik ve fiziksel sonuçlarını en aza indirecek sağlıklı yollarla stresi yönetmek önemlidir.

Bununla birlikte, öfke duygusunun uzun sure bastırılması da kişilerde yüksek tansiyona veya depresyona neden olabilir. İfade edilmemiş öfke kişinin hayatında başka problemler yaratabilir. Öfke duygusu sağlıklı şekilde ifade edilmediği takdirde pasif-agresif davranışlara ya da sürekli olarak alaycı ve düşmanca görünen bir kişiliğe yol açabilir. Başkalarını yerden yere vuran, her şeyi eleştiren ve alaycı yorumlar yapan insanlar öfkelerini yapıcı bir şekilde nasıl ifade edeceklerini henüz öğrenmiş değillerdir.

Hayatımızı bu denli etkileyen öfke üç şekilde ifade edilebilir:

1. Agresif öfke: Kişi öfkesini başkasına duygusal, fiziksel ya da psikolojik olarak zarar vererek ifade eder. Bağırmak, vurmak ve öldürmek, vs. agresif öfkenin örnekleridir.

2. Pasif öfke: Kişi öfke duygusuna katkıda bulunan durumlar ile başa çıkmaktan kaçındığı veya başa çıkamayacağını düşündüğü zaman öfkesini ifade etmez ve içselleştirir. Kişi uzun vadede kin tutarak, kabalaşarak veya öcünü alarak öfkesini ifade edebilmenin hesabını yapar. Kötü söylentilerin yayılması, kişiyle konuşmama veya kişiyi görmezden gelme pasif öfkenin örnekleri olabilir.

3. Açık Öfke: Öfkeyi ifade etmenin en iyi yolu kişinin öfkelendiği insana duygusunu direkt ifade etmesidir. ‘Ben sana kızgınım’ gibi bir bildiri bunun bir örneğidir.

Öfkenin bir problem olduğunu anlamak için ilk koşul olarak önce öfkenin farkında olmamız gerekir. Öfkenin düşünce, duygu ve fiziksel tepki alışkanlıklarımız ile olan ilişkisi yadsınamaz. Öfke gözlerimizi kor edebilir ve gerçeği görmemize engel olabilir, mantıklı ve doğru olanı kabul etmemizi zorlaştırır. Öfkeli hissettiğimizde, mantıklı düşünme ve davranma yetimiz zayıflar ve bazı durumlarda, duygularımız bile aşırı öfke nedeniyle düzgün çalışmaz. Hayat, hayal kırıklığı, acı, kayıp ve başkalarının öngörülemeyen eylemleri ve davranışları ile doludur. Bunu hiçbirimiz değiştiremeyiz; ancak böyle olayların üzerimizdeki etkisini değiştirebiliriz. Öfkeli tepkilerimizi kontrol etmek, uzun vadede kendimizi daha mutlu hissetmemizi sağlar. Terapi öfke duygunuzu ve kızgınlıklarınızı tanımanıza, farkındalık kazanıp, öfkenizi kontrol elde etmenize, yeni ve sağlıklı düşünme ve davranış biçimleri geliştirmenize yardımcı olabilir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Öfkenin Fizyolojik Zararları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Zeynep ÖZGÜVEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Zeynep ÖZGÜVEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Zeynep ÖZGÜVEN'in Makaleleri
► Öfkenin İfade Edilişi Psk.Zehra BİNİCİ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,454 uzman makalesi arasında 'Öfkenin Fizyolojik Zararları' başlığıyla benzeşen toplam 37 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Değersizlik Çıkmazı Nisan 2018
► Depresyondayım Nisan 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:34
Top