2007'den Bugüne 80,852 Tavsiye, 25,745 Uzman ve 18,019 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Yetişkin Çocuklar
MAKALE #20634 © Yazan Psk.Dnş.Fatih FİDAN | Yayın Temmuz 2019 | 139 Okuyucu
Örneğin; bazı ebeveynler kendi yetiştirilme biçimleri ve daha sonraki yaşam deneyimlerinden kaynaklanan çeşitli nedenlerle, yakınlık, sevgi ifadeleri ve diğer güçlü duygular konusunda rahat değillerdir. Çocukları ağladığında, huzursuz veya iletişim kurmak istediklerinde ebeveynler istemsiz olarak kendilerini geri çekerler. Bir elektronik aletin fişi çekilmesiyle elektrik gelmez ve elektrik verilene kadar boşlukta beklediği gibi çocukta duygusal olarak geri çekilen ebeveyninden duygu akışı sağlanmadığında alet gibi boşlukta kalır ve aldığı olumsuz duygu ile baş etmeye çalışır. Çocuk ya duygusunu içine atarak duygusunu belli etmeyen bir karakter olur bu da yetişkinlik yıllarında depresyona sebep olur ya da mızmızlanan, öfke patlaması yaşayan bir karakter olur ki bu da yetişkin olduğunda agresif bir kimlik haline dönüşür. Çocukken annesine sarılmak ve öpmek isteyen X annesinin “sana bu çocuksu davranışlar yakışmıyor artık” demesi ile anne istemsiz olarak çocuğu ile arasındaki güvenli bağın oluşmasına bu gibi sebepler bularak izin vermemiştir. Ama çocuk anneden alacağı duygu konusunda alıcıları açık olduğundan ne zamanki evde annesine temizlikte yardım etse, annesinin tebessüm ettiğini, takdir ettiğini görür ve artık evin bir numaralı temizlikçisi haline dönüşür. Çevrede bu durumu destekler ve annesine yardım eden akıllı bir çocuk etiketi üzerine yapışır. Çocuk olan X büyürken, ona aynı şekilde davranan annesinden ve babasından rahatlatılmayı istememeyi ve onlarda teselli aramamayı öğrendi. Sevilmemeyi hissederek ve duygularını kendine saklayarak büyüdü. Kendi duygu ve düşüncelerinin önemli olmadığını, karşısındaki kişinin(anne-baba vd.) duygularının ve düşüncelerinin önemli olduğunu karakterine yerleştirdi.


Yıllar sonra bu çocuk yetişkin olur fakat bağlanmanın gerçekleşmesi için karşısındaki kişiye hizmet etmesi, yardımda bulunması gerektiğinde karşısında kim olursa olsun kendisinden tavizler vererek delicesine temizlik, hizmet davranışları gerçekleştirmektedir artık. Bayan X ikili ilişkiye girdiğinde içindeki çocuk canlanmakta ve farkında olmadan otomatik olarak çocukluğundaki bu davranışların bir benzerini gerçekleştirmektedir. Ayrıca anne babasının kayıtsız bağlanma biçimi sergilemesinden dolayı da büyük bir ihtimalle Bayan X de kendi çocuklarına aynı şekilde kayıtsız kalacaktır. Nesilden nesile aktarım da bu şekilde olmaktadır. Bayan X’in anne babası istedikleri gibi Bayan X’İ yetiştirdiler. Duygusal ihtiyaçları yerine fiziksel ihtiyaçları ile ilgilendiler. Ancak burada kötü bir niyet yoktur. Hatta mutlaka sevgisizlikte yoktur. Bayan X’in anne babasının davranışları onlarında anne babasının davranışları ile aynı idi, onlara bu doğal gelmekteydi, olması gerektiği gibiydi.


Bir başka bağlanma şeklinde ise ebeveynin kendi travma ve istismar anılarının, yüz buruşturmalar, öfkeli patlamalar, hoyratça dokunmalar ve dayak gibi korkutucu davranışlar ya da kaçınma veya korku dolu yüz ifadeleri gibi endişeli davranışlar yoluyla travmayı kendi çocuklarına geçirmelerine neden olan “düzensiz bağlanmadır”. Bu ebeveynlerin çocukları kendilerini iki arada bir derede hissederler. Rahatlamak için kollarına koştukları kişi aynı zamanda kaygılarının da kaynağıdır. İlkokul yıllarında bu çocukların düzeni bozuldukları için bağırıp çağırarak emirler verirler, istedikleri yapılmadığında da öfke krizine girerek anne babalarını denetleyici ve cezalandırıcı hale gelirler. Benzer ebeveyn tutumlarını yaşayan bazı çocuklarda soğuk ve moralsiz görünebilirler. Kaygılarını içinde yaşarlar ve herkesi memnun etme çabasıyla “mükemmel davranışlar sergileyebilirler”. Temelde diğer güvensiz bağlanma biçimlerinde olduğu gibi, ana babadan miras olarak alınan veya atılan sağlıksız davranışlar sonraki nesle aktarılır. Bir daha ifade edecek olursak ebeveynler kendilerindeki mirası çocuklarının yaptıkları davranışlar sonucunda tetiklenerek otomatik olarak yapmaktadırlar. Sevgisizlik değil ebeveynler geçmişlerindeki ebeveynleri ile olan ilişkinin bir benzerini yaşamaktadırlar. Bay Y’nin babası otoriter bir ortamda itaatın esas olduğu yaşam tarzı ile büyümüş ve Bay Y de kendi çocuklarını yetiştirirken itaat eden ve sorumluluk alan çocuklar olarak yetiştirmeye çalışmıştır. İtaat edenleri takdir etmiş etmeyenlere ise cezalar uygulamıştır. Dolayısı ile de Bay Y de kendi çocuklarının kötü davranışlarına bağırmalar, dayaklar ve kemerle tepki vermiştir. Bay Y’nin diğer kardeşi bu şiddet ortamında kaçarak saklanmış ve görünmez olarak kendisine şiddetin uygulanmayacağını içselleştirmiştir. Büyüdüğünde ise kronik depresif bir hal almıştır. Gördüğümüz gibi aynı ortamda yetişin iki kardeş ama karakterleri farklıdır. Çocukluk yıllarında cezadan kaçma stratejisi (görünmez olma) şimdi de ise aynı şekilde cereyan etmektedir. Bazı kişiler sunum yapmakta zorlanırlar sebep ise kötü bir sunum yapacağından değil onun içindeki babanın olumsuz bakışından kaynaklanır . Sunum esnasında ya herkes memnun olmaz ve baba gibi onu değersiz ve önemsiz hissettirecek şekilde bakarlarsa. Bu onun için büyük bir sorun ve çocuklukta işe yarayan görünmez olma stratejisi otomatik olarak devreye girer ve görünmez olur.


Neyse ki, öğretmenler, koçlar, yaşıtlar, olumlu deneyimler ve ihtiyaç olduğunda terapi sayesinde güvensiz bağlanma tarzları tersine çevrilebilir. Ben bu zamana kadar çocuklarıma şiddet uygulamadım diyebilirsiniz fakat bazen çocuklara söylenen sözlerde etkili olmaktadır. Hiç şiddet uygulamayan fakat yetişkinliğinde kronik depresyon yaşayan kişi çocukluk yıllarında babasının verdiği işi yaptıktan sonra babasının yüzünü buruşturarak “senin yapacağın iş bu kadar işte, bir işide tam yapabilsen” bakışı olarak hissedilmesiydi. Bir işi tam olarak yapamayacağını içselleştirdi. Kendine göre tam yapsa da beğenmeyen ve bir eksik bulan bakışın olacağı içinde canavarlaştı. Bu kişide büyüdüğünde kendisine verilen işleri bir türlü bitiremez sebep mi çünkü içindeki baba hep bir eksik bir şey bulmuştur da ondan.


Birçok insan kendisini bunalımda hisseder ya da onları mutsuz eden özelliklere ve tepkilere bakıp şöyle düşünür: “annem babam böyleydi, bende kendimi bildim bileli böyleyim. Bu genetik olmalı”. Sadece bu açıklama ile değişimden kaçamayız. Unutulmamalı ki anne ve babamızın etkisi baştan beri vardı; onları da kendi anne babaları etkiledi. Genetik faktör yanında deneyimlerinde şu anki ruh halinize ve davranışlarınıza önemli katkısı olduğu araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Şu anki durumunuza ne sebep olursa olsun, amaç suç atmak değildir, özgürleşmektir. Çocuklukta olanlar bugünkü kimliğinizi oluşturmada katkı sağladı.O zamanlar bir çocuk olarak kontrolünüz ve tercihiniz yoktu. Ama şimdi bir yetişkinsiniz. İlk başta sorunlu noktalarınızı belirlemek, bunları tetikleyen ve besleyen neler var araştırmak ve üzerine gitmeye çalışmaktır. Besleyen travmatik anılar var ise tekniklerle yeniden çerçevelemek ve anıdaki eski bakış açısı yerine yeni bir bakış açısı getirmeliyiz.

KAYNAKLAR: Acı Anıları Silmek; Dr. Francıne SHAPIRO, Kuraldışı yayınları 9. baskı

Hazırlayan:

Uzman Klinik Psikolog
Fatih FİDAN
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yetişkin Çocuklar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Dnş.Fatih FİDAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Dnş.Fatih FİDAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Fatih FİDAN Fotoğraf
Psk.Dnş.Fatih FİDAN
Antalya
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi24 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Dnş.Fatih FİDAN'ın Makaleleri
► Yetişkin Depresyonu Psk.Dnş.Hande KUTLU
► Çocuk Yetişkin Psk.Zeynep BALKIZ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,019 uzman makalesi arasında 'Yetişkin Çocuklar' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Duyguların Geçmişi Temmuz 2019
► Evde Şehvet Bitti Ekim 2018
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


12:48
Top