2007'den Bugüne 88,181 Tavsiye, 27,321 Uzman ve 19,457 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Biten İlişkinin Ardından: Ayrılık Acısını Atlatamıyorum, Unutamıyorum
MAKALE #21943 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN | Yayın Kasım 2020 | 2,424 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Aşk acısı…
Birini unutamamak onu bir türlü aklından çıkaramamakla oluyor değil mi? İlişkinin başında varlığı ile aklından çıkaramadığın kişi şimdi de yokluğu ile aklından gitmiyor. Ve sen ne yapacağını bilemiyorsun. Gideni bir türlü unutamamak, aşk acısı, ayrılık acısı….
Neden bitmiyor? Çok acı çekiyorum…

Neden bitmiyor? Çok acı çekiyorum. Devamlı mesajlar atmak, bahaneler uydurup aramak, kapısına dayanmak istiyorum. Bitti gitti ama ben hala neden bunları yapmayı çok istiyorum diye soruyorsun belki kendine. İlişki boyunca senin için kalbinin merkeziydi o insan. İdealindeki kişi o olmasa onunla işin ne değil mi? İlişki boyunca onu sevmek senin için bir hediye gibiydi. Şimdi onsuz kaldın, giden daha da idealleşti gözünde ve sen eskisinden de çok istiyorsun o hediyeyi artık. Bitmiyor içindeki ilişkiye geri dönme isteği ve çıkamıyorsun işin içinden. Neden unutamıyorum sorusunun beyinle alakalı kısmı bu.

Beyinin ödül, ceza kısmını uyaran aşk, kaybı ile birlikte ceza almış çocuk gibi ödülünü geri istiyor. Hatta çocuklaşan o beyin var ya, işte o sonradan kızmana sebep davranışları sana mantıklı gösteren. “Seni rüyamda gördüm iyi misin, kabotaj bayramın kutlu olsun, Netflix şifresi neydi, Aa… ben seni mi aradım”. Bunlar hep beynin o hallerinden gelen mesajlar. Ceza gibi gördüğü ayrılığı ödüle çevirmek için kıvrımlarından taşan kimyasal sıvıları sonradan küçük küçük ben bunu nasıl yaptımlar’ a çevirecek…
Geri dönecekmiş gibi düşünmek istiyorsun…

İlişkin neden bitti ya da giden neden gitti? Ama şu an bunu düşünmek istemiyorsun. Sadece bitmemiş gibi, geri dönecekmiş gibi düşünmek iyi gelebiliyor sana. Üzgünüm acı ilacı vereceğim bittiğini kabul etmekle başlayacaksın. İlişkinin cenazesini kaldırıp selasını okuman gerek. Çünkü yaşamamakta ısrar ettiğin yas beyninde ilişkinin devam ettiğini ispat eden kimyasalları salmana olanak tanıyor. Yani yası yaşamama tercihinle ilişki devam ediyor yanılgısı yan yana gidiyor.

Hayata devam için beyin rotayı yeniden hesaplamak istiyor.

Kabul ettim de ne oldu canım yanıyor diyorsun belki ama o can acısının sana bir mesajı var. Beyin sana yeniden hayatına devam edebilmen için yeni bir rota oluşturuyor. Ayrılan insanların beyinleri incelendiğinde, seçim yapma, karar verme, yeni planlar yapma gibi görevleri üstlenen prefrontal korteksin hareketli olduğunu görülmüş. Yara açan süreç merhemini beraberinde getiriyor yani. Beynin duygu, düşünce ve davranışlarını dengeye alıp hayatına tekrar çeki düzen verebilmen için bu yas ve acı süreci dediğimiz krizi fırsata çeviriyor.

O kadar dert yandığın ayrılık acısı sana bir sonraki ilişki için senin daha iyi versiyonunu vermekte yardımcı olur.

Yasın diğer bir işlevi de sana başlangıç düzeyinde girdiğin ilişki analizinde daha üst bir unvan sağlaması. Çünkü yas aynı zamanda içsel bir sorgulama süreci. Biten ilişkini çözümlemeye çalışırsın. Neler yaptım ya da yapamadım? Problemimiz neydi? Nasıl yaklaştım? Nasıl çözmeye çalıştım? Neyi farklı yapsam mutlu olurdum, neyi düzeltmem gerekir? Yas sana bir sonraki ilişki için senin daha iyi versiyonunu vermekte yardımcı olur. Böylece bu ilişkide üzülüp, biten ilişkisini izleyen sen bir sonraki ilişkinde aynı hataları yapıp benzer bir üzüntü yaşamazsın.

Kabul ettikten sonra suçlama döngüsünden çıkmış olacaksın. Çünkü o süreç bu acıyı yaşarken ilişkide herkesin kendi üzerine düşeni yaptığı mesajını da verir, sana. Eğer ilişkiyi bitiren neden aldatma gibi yıkıcı bir neden değilse ve anlaşamadığınız için bittiyse kabullenme sonrası geldiğiniz durum: ben de o da mutluluğu hak eden ama birlikte mutlu olmayı beceremeyen iki insanız noktasına gelirsin.

Olumsuz yoğun duygular da yoğun olumlu duygular kadar ilişkide tutar. Tutulma yaşama…

Belki ayrı ayrı muhteşem ilişki insanısınız ama aynı ilişkinin değil. Özür dilese, diz çökse, gelse aşırı pişmanım dese ayaklarıma kapansa, başına kötü bir şey gelse de bir bana muhtaç kalsa gibi hayaller zarar verici ve fanteziktir. Yani sen geçmişe dönüp bir şeyi değiştirsen ya da o bir şeyi daha farklı yapsa değişir miydi gibi suçlama ya da fantezik ihtimaller seni bir yere taşımayacağından böylesi daha sağlıklı. Ölmüş ilişkiye otopsi yapma. Olumsuz yoğun duygular da yoğun olumlu duygular kadar ilişkide tutar. Tutulma yaşama…

“Arkadaş kalalım mı?”: tehlikeli sularda…

Bir de bitmiş pili ısırarak çalıştırmaya çalışan, şampuana su döken, tüpü sallayıp dibini sıyıran insanoğlunun bitmiş bir ilişkide “Arkadaş kalalım mı?” sorusu var. Beyninde birlikte olduğun kişi ile bir anı dosyan var. Belki de hala içinde sevgi, öfke, kıskançlık, geri dönme umudu gibi duygular var. Bunları aşmadan onunla hala görüşmen sana çok zarar veren bir durum haline gelebilir. Eğer duyguların tam anlamı ile tükenmedi ise arkadaş kalma seçeneğini ele. Hele dönmesine dair hayallerin varsa kesinlikle ele, çünkü seninle ilişkisini bitiren ama senden aldığı ilgiden de vazgeçemediği bir konuma gelirse köşede bekleyen “acil durumda kırınız penceresi” haline gelebilirsin. Kırılırsın da…

Bir de senden ayrılmışken her türlü mecradan birbirinizi takipte kaldığınızda artık o anı dosyasındaki şeyleri seninle yapmadığını göreceksin. Senle yaptığı ya da henüz seninleyken bile yapmadığı herhangi bir şeyi başkası ile yaptığını görmek seni burkabilir, kızdırabilir, kıskandırabilir. Arkadaş kalmak süreci daha derinden acıtarak uzatan bir şey haline gelir bu durumda.

Kendi hayatına devam etmelisin, hayatını yok sayıp onunkine değil.

Sosyal mecralar ve insanlar üzerinden takip edeceğin o merak duygusuna yenik düşme. Kendi hayatına devam etmelisin, hayatını yok sayıp onunkine değil. Haberi bile olmadan onun hayatının bir parçası olma. Sonuçta onunla başlamadı hikayen, onsuz da sen kendine ait akışı olan biriydin. Kendini tekrar hatırla ve hazır olduğunda tekrar sevdiğin işlere yönelip kendi hayatına yönelik üretime geç.

Acını azaltmanın bir yolu da bunu paylaşmak.

O yüzden kendini dünyadan soyutlamaktan da vazgeç. Canın bir şey yapmak istemiyor, nefes alamadığını, ağzının tadının gittiğini hissediyorsun belki. Ama acını azaltmanın bir yolu da bunu paylaşmak. Etrafındakiler üzüldüğün için üzülüyor olabilir ama seni gerçekten seviyorlarsa üzüntünü paylaşmana izin verip seni dinleyeceklerdir. Sana adil bir alış veriş önerisi: gerçekten çok kötü hissettiğinde onlara içini dökeceksin, sevdiklerin dinleyecek. Sen de buna karşılık sürekli ondan bahsedip ve bu yolla onu hayatında tutmayacak, onların sana yardım amaçlı kafa dağıtma çalışmalarını kabul edeceksin. Ancak bu yolla soyutlanmaktan ve kendini kapatmaktan kurtulabilirsin. Bence kazan – kazan oldu ne dersin? Ha bu anlaşma benim acım için çok küçük dersen o zaman bir terapistle aşmayı mutlaka denemelisin.

Sana anıları hatırlatan bir ortamı yeniden ve sana göre düzenle…
Bir tek zihinde mi ortak dosyanız var? Kim bilir ilişki sürecinde neler paylaştınız. Evde ufak bir alan temizliğine gir. Belki sende çok fazla eşyası vardı, belki birlikte yaşıyordunuz, belki de evliydiniz. Mekan değiştirmek her zaman mümkün olmayabilir ama mekanı değiştirmek her zaman mümkün. Yineleyici şekilde sana anıları hatırlatan bir ortamı yeniden ve sana göre düzenle. Eşyalarından, sana hatırlatıcı acı verici detaylardan uzak durman gerek. Kaldırıp atamıyorsan da gözüne sokacağın şekilde yörende, yakınında tutma.

Çivi çiviyi sökmez unutma ve yapma…

Bir diğeri günümüzde “rebound ilişki” denilen bir kavram var. Kendi acını atlatıp yoluna devam edebilmek için günübirlik ya da kısa süreli ilişkileri tercih etme. Sonunda ilişkinin öteki tarafını senin baştaki haline getirip acılar bırakma ihtimalin olduğu gibi seçtiğin kişi seni daha kötü bir duruma da getirebilir. Zaman ihtiyacın var işte belli, ver o zamanı kendine. Çivi çiviyi sökmediği gibi ilişki tahtana yanlış yerde çakacağın her çivi ardında çirkin bir delik bırakır ve seni rahatsız eder.

Hayatına başka “fazla” ekeleme…

Drama yaratan film ve şarkılardan uzak dur. Drama acıyı uzatan bir durum haline gelebilir bazen. Çok yemek, uyumak ya da ikisinden de uzak durmak ve yahut alkole boğulmak işi çözmeyecek. Ayrılık acın fazla geldiği için bunu yaşıyorsun zaten hayatına bir “fazla” daha almak fazla olmuyor mu?

Seni aşağı çekecek insanlardan uzak dur…

Seni aşağı çekecek insanlardan uzak dur. Sürekli sana ilişkini hatırlatanlardan, duygularını yaşarken seni güçsüz ilan edip sana kızan, bu yolla sözde destek özde köstekçilerden, sana ortada hiçbir işaret olmadığı halde umut tacirliği yapanlardan, hayatına devam etmeni engelleyenlerden, kısacası seni stres edip aşağı çeken herkesten uzak dur. Bazen bir ilişkinin bitmesi ve kötü zamanlar hayatındaki diğer insanları da tanımana vesile olur. Hazır bitmiş ilişkinin enkazını temizlerken uzundur etrafında göremediğin fazlalıklardan da kurtulmuş olursun fena mı?

Aslında…

Aslında özet basit: Acını çek, gerekirse sevdiklerinle paylaş; kendini izole etme ve hayatını yenilemeye uğraş; eşyalarından, sosyal medya takiplerinden, acılı film ve şarkılardan uzak dur, kendini yara bandı ilişkilerden uzak tut ve zaman verip deva bul.

Sonra yavaştan…
Behzat Ç.’yi izledin mi bilmiyorum. Amirim der ki: unutmak kelimesi, undan çıkmış. Un ufak etmen gerekirmiş birini unutabilmen için. Yavaş yavaş unuturmuşsun o yüzden. Gözleri, kaşı, burnu, kulağı, sesi… Hepsi yavaş yavaş gidermiş. Böylece giderken zihninden unuttuğun kişi, son tahlilde aynı kişi olmazmış zaten. O yüzden istesen de hatırlamazmışsın. Sonra mı? Sonra unuttuğunu da unuturmuşsun…
Unuttuğunu bile fark etmediğin günlerin bir an evvel gelmesi dileği ile…
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Biten İlişkinin Ardından: Ayrılık Acısını Atlatamıyorum, Unutamıyorum" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     8 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ümran ÖRKÜN Fotoğraf
Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
Adana (Online hizmet de veriyor)
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi42 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN'ün Yazıları
► Geçmişi Unutamıyorum: Geçmişin Gölgesinde ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,457 uzman makalesi arasında 'Biten İlişkinin Ardından: Ayrılık Acısını Atlatamıyorum, Unutamıyorum' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Hayır De! Nisan 2021
► Ama Ben Seni Arkadaşım Olarak Görüyorum ÇOK OKUNUYOR Mart 2021
► Sevildiğimi Hissedemiyorum: Beni Sevmiyorsun... ÇOK OKUNUYOR Aralık 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


23:32
Top