2007'den Bugüne 87,414 Tavsiye, 27,082 Uzman ve 19,338 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Korkulara Esir Olma
MAKALE #22080 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın Ocak 2021 | 644 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Korku tehdit olarak algılanan bir şey karşısında tedbir almayı tetikleyen yaşamsal bir duygudur.Bu hali insan açısından hem gerekli,hem de koruyucudur.Çünkü bu ölçüdeki korku tehdit algılandığı zaman insanı önlem almaya yöneltir ve koruyucudur.Ancak "çiseden nem kapar" misali korku algısı fazla gelişmiş,abartılı korku algısına dönüşmüş ve bu korkular nedeniyle normal yaşam akışı bozulmuşsa durum farklıdır.Hiç bir şey tam yanlış veya tam doğru değildir.Önemli olan o şeyin ölçüsüdür.Normal ölçüde olursa da dengeler kurmaya yarayacak,normal ölçülerin ötesinde olursa yaşamsal dengeleri bozacaktır.Korkuda da doğru ölçü budur.Doğru olan korkuların hiç olmaması değil insanların o bir tehdit algısıyla önlem almasını sağlamakla son bulmasıdır.Burada kalmıyor ve insanı,algılarını,yaşam akışını yönlendirir noktaya gelmişse korku normal ölçülerin dışına taşmış,dominant bir korkuya yol açarak yaşamı yönlendirmeye başlamıştır.Bu duruma gelmiş insanlarda "fobik sendrom" başlamıştır.Ve bu yaşam akışında bir çok gelişmeyi örseleyecek,bir çok tıkanmaya sebep olacak ve yaşayan insanın yaşamla ilişkilerini bozacaktır.
Korku çoğunlukla küçük yaşlarda bir takım yaşanmışlıklar veya aile,özellikle de anne yaklaşımından kaynaklı olabilmektedir.Korku aslında öğrenilen bir duygudur.Bir insanda doğru ölçülerde olması tehdit algıları karşısında önlem almayı tetiklediği için ölçüsünde kaldıkça yararlı ve gereklidir de.Ama ölçüyü aşıp yoğunlaşınca çok yönlü yönlendirici hale gelir.Böyle bir durumda insan normal değil ve korkuların yönlendirmesiyle bir yaşam yaşamaya başlamıştır.O nedenle net olarak söyleyelim;"korku doğru ölçülerle her insanda olması gereken yaşamsal bir duygudur,sorun olan korkunun varlığı değil normal ölçüleri aşarak insanı baskılar noktaya varmış olmasıdır".
İnsan ilk öğrenmelerini kendi çekirdek ailesinde yaşar.Korkuların kaynağında da çoğunlukla ilk çocukluk dönemindeki aile içi yaşanmışlıklar ve anne-baba tutumları yatmaktadır.Sözlü ve fiziksel şiddet,korkutma yaklaşımları bunun en öne çıkanlarıdır.Örneğin çocuğa söz geçirme için bir anne "bak haa,şöyle yaparsan Allah seni çarpar", "hortlak yer", "cin çarpar","karanlıkta öcüler ortaya çıkar" derse o yaşlarda tehdit algısına önlem geliştirme yetkinliğinde olmayan çocuk pasif etkilenmeyle korkaklıkla tanışmış olur ve bu yön gelişirse de fobik sendromun yolu açılmış olur.Baba yaklaşımlarında da aşırı otorite ve şiddet çocukta baba korkusu doğurur ve psikolojik direnci zayıf bir kişilik ortaya çıkarmaya başlar.Bu nedenle anne-baba tutumları çok önemlidir.Onların çocuklarına neyi hangi ölçüde vereceği yani ölçü mutlaka kazandırılmalıdır.
İnsanlarda yalnızlık korkusu,karanlık korkusu,insan korkusu,yükseklik korkusu,iletişim korkusu,cinsel korkular gibi birçok korku duyarlılığı bulunabilmektedir.Bunlar çoğunlukla öğrenilmiş ve yerleşmiş korkular olup insan yaşamında yönlendiricidir.Temeli çoğunlukla çocukluk yıllarındaki yanlış öğrenmelerdir.Bir aile çocuğuna "bak haa şöyle yaparsan böyle olur,böyle yaparsan şöyle olur" şeklinde tehdit baskısı yaratan yaklaşımlar sergilerse o çocuk tabii ki korku eğilimli veya korku sahibi olacaktır.O nedenle aile yaklaşımlarında tehdit,caydırıcılık yerine sorun-çözüm izahı yaklaşımı tercih edilmelidir.Böylece yetişen çocuk hem korku baskılarının esiri olmayacak hem de çözüm odaklı olmayı ve çözüm becerileri geliştirmeyi başaracaktır.
İnsanlarda yalnızlık korkusu yalnız kalamamayı ve yalnızlıktan korkmayı,karanlık korkusu karanlıkta kalamamayı ve karanlıktan korkmayı,insan korkusu ortama girememe ve iletişim kuramamayı,iletişim korkusu ilişki kısırlığı ve sağlıklı insan ilişkisi kuramamayı,cinsel korkular cinsellikten korkma ve ilişkiye girememeyi doğurabilmektedir.Tüm bunlar dikkatle bakılırsa bir insanın normal yaşam akışından uzaklaşması,kopuklaşması,yalnızlaşması ve dar alanda kısır döngüler içinde yaşamasını beraberinde getirecektir.Yani yaşamın normalliğini bozacaktır.Korkular yönlendirici seviyeye gelirse insanlarda özgüven eksikliği,fobik sendrom,bağımlı kişilik sendromu,anksiyete (kaygı) bozukluğu,iletişim bozukluğu,cinsel bozukluklar (vajinismus,ereksiyon) gibi yaşam akışını normalin dışına çıkaran birçok psikolojik soruna yol açtığı ve açacağı aşikardır.O nedenle korkunun varlığı değil ama yönlendirici baskınlığa ulaşmasını kesinlikle normal karşılamayalım ve çözümü için harekete geçelim.
Fobik sendrom; normal ölçülerin üstüne çıkmış bir korku baskısının çok yönlü olarak insanda yaşamı yönlendirci dominantlığa ulaşması ve insanın yaşam algısını,hareket kabiliyetini,iletişim alemini bozmasıdır.Kökünde yanlış yetiştirilme ve yanlış öğretiler ve korkunç yaşanmışlıklar olan bu problem çocukluk evresinde kuluçka dönemindedir ve fark edilirse çözümü daha kolay olduğu gibi yaşama yansımasının da önüne geçilmiş olacaktır.Daha ileriki yaşlar doğal olarak sorunun kuluçka dönemini geçmesi ve yerleşik hal almasını beraberinde getirecektir.Fobik sendrom çözümü olmayan bir sorun değildir.Ama akşamdan sabaha çözülebilecek bir sorun da değildir.Bu sorunun çözümü için deneyimli bir psikologdan yardım alınması,orta vadeli bir terapi görülmesi ve uzmanın yönlendirmesi doğrultusunda adımlar atılması önemlidir.Fobik sendrom insanı baskılayıcı bir psikolojik problem olduğundan kişilik gelişimini,iletişim gelişimini,sosyal ilişkiler ve ilişki başarısını,özgüven gelişimini ve psikolojik direnci olumsuz etkilemekte,uzun süre devam ettiğine insanı depresyona sürüklemektedir.28 yıllık bir psikolog olarak bu sorunun sosyalleşmeden tutun insan ilişkisine,yaşam algısına,iletişim becerisine,evliliğe,cinselliğe,yaşam performansına kadar varan çok yönlü yaşamsal hasarlar yarattığını bir çok danışanımda gördüm.Ayrıca çözüm isteği olan,yardım alan ve kararlılıkla süreci devam ettirip uzman tavsiyelerini hayata geçiren danışanlarımın tümünde de fobik sendromu birlikte mücadele ederek aştık.Bu nedenle gereksiz bir kabullenişe girilmemesine de önemle dikkat çekmek isterim.
Korku sorunlarının tümünde kuluçka döneminde en önemli çözüm yöntemi üzerine gitme yöntemidir.Korku duyulan şeylerin kararlılıkla üzerine gidilirse süreç içinde bir korkuların yenildiğini çok insanda gördük.Üzerine gitme önemli bir yöntem ama bu kuluçka döneminde etkili olabilecek bir yöntemdir.Korkular birey üzerinde yerleşik hal almış,baskılayıcı güce ulaşmış,yönlendirici noktaya gelmişse artık o bir psikolojik sorundur ve bu noktada birçok bileşenle etkileşim yarattığından kişisel yaklaşımlarla çözülemez hale gelmiştir.Bu noktadan sonra yapılacak en doğru şey bir psikologdan yardım almak olacaktır.İlk etapta bişr zorlanma yaşansa da bu sorun esasında çözülebilen bir sorundur ama geç kalınmamalıdır.
Yılları insan psikolojisine vermiş deneyimli bir psikolog olarak şunu iletmeliyim ki hiç bir sorun kader değildir.Şartlar oluşturmuştur ama çözmek üzere istek,çaba ve destek söz konusu olursa çözülebilmektedir.Fobik sendrom da aslında çözülebilir bir problemdir ve çözülürse yaşam konforu çok fazla yükselmektedir.Bu nedenle sorunla doğru yüzleşme,çözme isteği ve yardım alma hepinizin dikkatini çekmek istediğim yaklaşımdır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Korkulara Esir Olma" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Namık ACAR Fotoğraf
Psk.Namık ACAR
Kocaeli (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
Psikolog-Psikoterapist-Evlilik Terapisti-Cinsel Terapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi7 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► Kendin Olma Cesareti ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
► Mutlu Olma Takıntısı Psk.Dnş.Mehmet SUNAOĞLU
► Var Olma Yolunda Hiçlik! Psk.Damla ALKOÇ
► Aşık Olma Korkusu Psk.Aylin GÜNDOĞDU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,338 uzman makalesi arasında 'Korkulara Esir Olma' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİTereddüt Sendromu Haziran 2021
► Yaşamsal Netlik Mayıs 2021
► Yaşam Yorgunluğu Mart 2021
► Duygusal Boğulma Kasım 2020
► Yaşama Tutunmak Eylül 2020
► Pandemi ve Psikolojimiz Temmuz 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:45
Top