2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Çocuk ve Ergenlerde Davranış Problemleri
MAKALE #2229 © Yazan Psk.Eda GÖKDUMAN | Yayın Ocak 2009 | 5,696 Okuyucu
ÇOCUK VE ERGENLERDE DAVRANIŞ PROBLEMLERİ

Ailelerin ve öğretmenlerin çocukların büyüme dönemlerinde sıklıkla karşılaştıkları , baş etmekte yetersiz kaldıkları ve çözülemediğinde bir uzman desteğini gerektiren problemli davranışların bütünüdür. Çocuğun içinde bulunduğu yaş grubunun toplumsal değerlerinin veya kurallarının benimsenmediği , tekrarlayan ve sürekli olarak görülen, çevre ile uyumsuzluk yaratabilen davranışlardır.

Davranım problemleri yaşayan çocuklar yoğun öfke nöbetleri, saldırganlık, arkadaş ilişkilerinde problemler gösterebilirler. Bu dönemde yaşanan problemleri çocuğun içinde bunduğu yaş dönemine, davranışın sıklığına , sürekliliğine ve yoğunluğuna göre değerlendirmek gerekir. 2 yaş döneminde yaşanan öfke, inatlaşma ve vurma davranışları bu yaşa özgü davranışlar olduğundan bir davranım problemi olarak değerlendirilmemelidir . Bu , diğer yaş döneminde kendiliğinden ortadan kalkabilecek bir davranış biçimidir.Eğer bu davranış diğer yaş dönemlerinde de yoğun bir şekilde gözlenmeye devam ederse ve zamanla şiddet içerikli bir şekle bürünürse o zaman normalden sapan bir davranış olarak değerlendirilebilir. Kısa süren ve sıklıkla tekrar etmeyen çocukluktaki davranışlar bir davranım bozukluğunu göstermez. Sürekli ve tekrarlayan bir şekilde devam eden yalan söyleme, öfke kontrol edememe, evden kaçma, çalma, cinsel taciz, fiziksel ya da sözel bir saldırganlık davranışları davranış bozukluğunu gösterebilir. Çocukluk döneminde başlayan yalan söyleme , arkadaşına vurma ya da arkadaşının oyuncağını çalma davranışı ilerleyen yaşlarda takip edilmelidir. Bu davranış süreklilik gösterdiğinde ve davranışın şiddeti arttığında bir davranış bozukluğu olarak değerlendirilebilir . Dürtü kontrolü azalabilir. Kendisini güçlü hissetme ve toplumsal kurallara sürekli karşı gelme davranışları artabilir. Başkalarının duygularını önemsememe, güvenliklerini tehlikeye atma, isteklerine cevap vermeme görülebilir. Bu tip davranışlar erkeklerde kızlara oranla daha fazla görülür. Okulda , arkadaşları ile ilişkilerinde ve aile içerisindeki ilişkilerde problem yaşarlar. Akademik başarıları düşebilir. Sıklıkla kavga çıkarabilirler bu nedenle disiplin sorunu yaşarlar. İntihar eğilimi, madde kullanımı ve erken cinsel davranışlar gösterebilirler. Sorunların temelinde kendilerini değil başkalarının olduğunu ifade ederek sürekli başkalarını suçlama davranışı içerisindedirler. Kendi davranışları için hep mantıklı bir açıklama yapma çabası gözlemlenir.

Bu tip davranışlar gösteren gençlerle kurulan iletişimin sağlıklı olması çok önemlidir. Kızmak, bağırmak, şiddet göstermek bu sorunları asla azaltmayacak ve çözmeyecektir. Aksine bu sorunların şiddetini daha da arttırarak çocuğun sizden daha fazla uzaklaşmasına, kendisi ve çevresi için daha tehlikeli sonuçlar yaratmasına neden olacaktır. Olumlu davranışları üzerinde daha fazla durularak güven ve sevgi çerçevesi içine bir ilişki kurulması sağlanmalıdır. Eğer bu ilişki tüm çabalara rağmen okul- aile- çocuk arasında kurulamıyorsa bir uzman desteği almak çok daha sağlıklı olacaktır.


ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞU

Toplum içinde kendisini gösterememe, düşük benlik saygısı ve sosyal ilişkilerde yetersizlik ile kendini gösterir. Başkalarının kendisini kabul etmeyeceği, beğenmeyeceği, eleştireceği düşünceleri yoğundur. Sürekli olarak kendi kendisini eleştirir, kendini beğenmez ve sürekli olarak kendisi ile ilgilenir. Sosyal ilişkilerden kaçınma, grup toplantılarında yer almama, sözel iletişime girmeme tipik davranış biçimleridir. Başkalarının fikirleri onun için çok önemlidir ve sürekli kabul görme, onay alma ihtiyacı duyarlar. Başka kişilerle iletişim kurmak , gruplarda yer almak isteseler de bunu yapabilecek iletişim becerilerine sahip olmadıklarından bir türlü buna cesaret edemezler.

Çekingen kişilik bozukluğunun nedenleri arasında anne- babanın yanlış yetiştirme biçimi, büyüme ve gelişme döneminde sürekli olarak eleştirme ve reddetme tutumu sergilemesi, koruyucu ve kollayıcı bir tutum sergileme gibi nedenler gösterilmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalarda kesin bir neden tespit edilememiştir. Cinsiyet ve ailesel bilgiler bu konuda net değildir.

Kendilerini yalnız, mutsuz, çaresiz hissederler. Sürekli çevresindekilerin kendisinden daha iyi , güzel , yakışıklı, başarılı, girişken olarak görür. Olumlu yönlerini asla görmezler ve başkalarının hep en ufak bir hatasını göreceğini ve onunla dalga geçeceği endişesini taşırlar. Genelde yalnız kalmayı ya da bir tek kişi ile arkadaş edinmeyi tercih ederler. Kendine güven yoktur.

İnsanlarla ilişkiye girdiklerinde büyük bir heyecan duyarlar , elleri titreyebilir ve yüzleri kızarabilir. Sosyal fobi ve depresyon ile birlikte görülebilir.

Tedavi: Çok fazla yardıma ihtiyaç duysalar da bir psikiyatrist ya da psikoloğa başvurmada güçlük çekerler. Endişelerinin yüksek olması terapi sürecini olumsuz etkileyebilir. Terapi sürecinde en ufak bir olumsuzlukla karşılaştıklarında geri çekilme gösterebilirler. Terapist ve danışan kişi arasında iyi , pozitif , güvene dayalı bir ilişki kurulabilirse terapi süreci devam edebilir. Sosyal becerilerin geliştirilmesi , bilişsel davranışçı yöntemlerle tedavi süreci ilerler. Sosyal fobi düzeyine gelmiş olan kişiler ilaç tedavisinden de yarar görebilirler.

DSM-IV Tanı kriterlerine göre;

Genç erişkinlik döneminde başlayan ve değişik koşullar altında ortaya çıkan , toplumsal ketlenmenin , yetersizlik duygularının ve olumsuz değerlendirilmeye aşırı duyarlılığın olduğu sürekli bir davranış biçiminin varlığıdır.

Aşağıdaki belirtilerin dört (ya da daha fazlasının ) olması ile belirlidir.

> Kişide eleştirilecek , beğenilmeyecek ya da dışlanacak olma korkusu ile çok fazla kişiler arası ilişki gerektiren mesleki etkinliklerden kaçınma davranışı gösterme söz konusudur.

> Sevildiğinden emin olmadıkça insanlarla ilişkiye girmek istemezler.

> Mahcup düşeceği ya da alay konusu olacağı korkusu ile yakın ilişkilerde tutukluk gösterirler.

> Toplumsal durumlarda eleştirileceği ya da dışlanacağı üzerine kafa yorarlar.

> Yetersizlik duyguları yüzünden yeni kişilerle aynı ortamda bulunduğu durumlarda gerginlik hissederler.

> Kendisini toplumsal yönden beceriksiz, kişisel olarak albenisi olmayan bir kişi olarak ya da başkalarından aşağı görürler.

> Mahcup düşeceğinden dolayı kişisel girişimlerde bulunmak ya da yeni etkinliklere katılmak istemezler.

PSİKOLOG EDA GÖKDUMAN

Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Çocuk ve Ergenlerde Davranış Problemleri" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Eda GÖKDUMAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Eda GÖKDUMAN'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Eda GÖKDUMAN'ın Yazıları
► Çocuk ve Ergenlerde Davranış Bozuklukları Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
► Çocuklarda Davranış Problemleri Psk.Bilge Kağan BÜYÜKKELEŞ
► Uyum ve Davranış Problemleri Psk.Ayşegül COŞKUN
► Ergenlerde Davranış Değiştirmek Nasıl Olur? Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'Çocuk ve Ergenlerde Davranış Problemleri' başlığıyla benzeşen toplam 32 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Mutlu Bir Hamilelik Süreci Aralık 2009
► Sonbahar Depresyonu Eylül 2009
► Evlilikte Doyum Ağustos 2009
◊ Teşekkürler Anne Mayıs 2009
◊ Depresyonda mıyım? Nisan 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


04:41
Top