2007'den Bugüne 87,639 Tavsiye, 27,138 Uzman ve 19,376 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Aile Bağımlılığının Evliliklere Yansımaları
MAKALE #22290 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın Nisan 2021 | 518 Okuyucu
Önce aile nedir,bunu tanımlayarak başlamakta fayda var.Aile; "anne,baba ve çocuklardan oluşan en küçük sosyolojik birimdir".Bir aile bir erkeğin bir kadınla evlenmesiyle kurulur.Evlilikle kurulan bu yapı zamanla çocukların da katılımıyla genişler ve çocuklu aileye dönüşür.Ailenin anne,baba ve çocuklardan oluşan bu yalın haline çekirdek aile deriz.Evlenene kadar insanların içinde yaşadıkları anne,baba ve kardeşlerden oluşan çekirdek ailesi evlendiğinde eşiyle kurduğu aile çekirdek ailesi olacağından köken aileye dönüşür ve öncelikte ikinci sıraya düşer,düşmelidir.Yani evlilik aynı zamanda bir çekirdek aileden çıkıp kendi çekirdek ailesini kurma ve bununla beraber yaşamsal öncelikleri de değiştirme kurumudur.
Profesyonel mesleki yaşamımda bir çok insanımızda yeterli evlilik bilinci oluşmadan evlenilmiş olunması nedeniyle bakış ve duruş eksikliklerine rastlamışımdır.Bunda bir etken eğitim sistemimiz içerisinde çok gerekli olmasına rağmen cinsel eğitim ve evlilik eğitiminin ıskalanması,bir diğer etken de maalesef ailelerin değişik maksatlarla evlatlarını etki altında ve etrafında tutmak istemeleridir.Bu nedenle bizden uzaklaşmasınlar diye çok özgüvenli evlat yetiştirmeyen ailelere de rastladım.Bilinçli ve sistemli bir toplum değiliz.Bu yaşamımızın her alanı gibi evlilik hatta çocuk yetiştirme paradigmamıza da olduğu gibi maalesef yansıyor.
Aile bağımlılıkları iki uçludur.Birinicisi evladın ailesine bağımlılığı,ikincisi ise evladın aileye bağımlılığı...Bu bağımlılığın her iki ucu da maalesef yaşama çok net yansımaktadır.Aile bağımlılığı yaşayan evlat yeterince özgüvenli olamamakta,aileden bağımsız karar alamakta,ailesi olmaksızın bir hayat düşünememekte ve evlenince de eşine ve kendi çekirdek ailesine net bir öncelik tanıyamamaktadır.Evlada bağımlılık şeklinde cereyan eden aile bağımlılıklarında ise aşırı korumacılık,evladını gözü önünden ayıramama,hayata yeterince güçlü hazırlayamama,korku ve vesveseler ve evladı evlenince onu eşine kaptırma korkuları ve gereksiz müdahele ve yönetme çabaları olarak karşımıza çıkmaktadır.Bunları dikkete alırsak bu aile bağımlılığının ne aileye veya ebeveyne,ne evlada, ne de evladın evliliğine olumlu yansımadığı ve yansımayacağı aşikardır.
İnsanlar ailesinin peşinden koşmak,eşini de peşine takarak ailesinin peşinde koşturmak amacıyla evlilik yapmamalıdır.Günümüzde eskinin birleşik aile sistemi terk edilmiştir.Zaten doğru bir yaşam biçimi de değildi.Çekirdek veya müstakil aile demek ise kadın ve erkeğin köken ailelerini dikkate almadan,kendileri olarak yaşamları ve evliliklerini yönetebilmesi demektir.Nasıl gölgede kalan fidan ağaç olmuyorsa aile gölgesinde kalan evlat da aile olamıyor.Evlense bile türlü çeşit evlilik sorunları yaşıyor ve ne kendisi ne de eşi mutlu olamıyor.Bu nedenle çekirdek veya müstakil ailenin birinci sağlıklılık koşulu ailelerden bağımsızlığı ve köken aile ilişkilerinin vefa duygusuyla sınırlı tutulabilmesidir.Eğer çiftlerden birisi eşini ailesinden gelen taleplerin peşinde koşmaya zorlarsa o evlilikte sorun çıkma olasılığı neredeyse kesindir.
Aile bağımlılığı olan,onlarsız adeta nefes alamayacağını düşünen insanlar zaten evlilik tipi insan değildir,olamamıştır.Böylesi insanların evlenmesi,evlendirilmesi aslında bir başka insana sebep olmak,zarar vermektir.Zaten bu tür evlilikler ya mutsuz yaşamakta ya da bitmektedir.Ailenin evlada bağımlı olduğu durumlarda ise evladın evlilikle birlikte ailesine mesafe koymayı becerebilmesi,bu konuda duygusal davranmaması ve öncelikli olduğunu eşine hissettirebilmesi gerekmektedir.Evladın aile bağımlılığı evlilik açısından zor ve evliliği sarsıcı bir problemdir.Ancak ailenin evlat bağımlılığı eğer evlat bilinçli,mantıklı ve irade sahibi davranırsa kolaylıkla çözülebilecek türdendir.
Evladın aile bağımlılığında evlilikle birlikte eşe sık sık aileye gitme baskısı,yemekleri ailesinde yeme baskısı,aileden uzaklaşmak istememe isteği,çifti ilgilendiren konularda karar verirken köken ailenin etkin olması,eşin ve çekirdek ailenin öncelendiğinin eşe hissettirilememesi gibi bir dizi birbiriyle de eklemli sorun yaşanır.Bu aynı zamanda çekirdek aile önceliklerini ıskalamak,bir aile kurduğunun farkına varamamak,eşi sürekli küstürmek ve karar bağımsızlığını evliliğe yerleştirememektir.Bizde maalesef çok ailede büyüklerin sadece yaşı büyük.Aklı,bilgisi,görgüsü ve anlayışı aynı oranda büyük olmadığı için ben çoğunlukla gençlerin aileleri idare ettiğini,davranışsal olarak onlarında dah büyük olduğunu görmüşümdür.Bu nedenle aile büyüklerine teslimiyetçi bağlılığı her zaman yanlış ve başa iş açacak bulanıklıkta görürüm.Evlilik eşle baş başa vererek yaşamı birlikte yaşama ve yürütme kurumudur.Ne kadının,ne erkeğin köken ailesinin çocuklarının evliliğinin içine normalde girmemesi gerekir.Ama biz henüz o olgunluğu yakalayabilmiş bir toplum maalesef değiliz.
Anne-babaların evlada bağımlı olduğu aile bağımlılıklarında ise evlilikle birlikte evladı elde tutma,eşine kaptırmak istememe,sanki bekarlığı sürüyormuş gibi sürekli gelsinler isteme,özellerine saygı duymama,kendi duygusal beklentilerini öne çıkarma,evlatlarını verdikleri emekle tehdit etme,hakkını helal etmeyeceğini söyleme gibi türlü çeşit çirkefler ortaya çıkabilmektedir.Ne hikmetse kadın yada erkek fark etmez her iki köken aile cihetinde de babalar pek değil de annneler kaynaklı sorunlar çok daha yoğundur.Profesyonel çalışmalarımızda rastladığımız örneklerde de annelerin verdiği sınav maalesef hiç iyi değil.Çok garip bir etraflarında tutma ve evladının ailesini,eşini yönetmek isteme tutkusu görüyoruz.Buna ön veren eş ise diğer eşinin tepkisiyle karşılaşmakta ve gereksiz bir çok sorun ve huzursuzluk yaşanmaktadır.Daha acısı ağız tadıyla yaşanması gereken günler hatta mutluluk kaybedilmektedir.Bunlar çok üzücü şeyler gerçekten.
Çok çiftte taraflardan birisinin ailesini önceleyerek,eşini de bunu kabullenmeye zorlayarak tadı,tuzu kaçırdığını gördük.İyi de evlilik aile memnun etmek için değil,aile olma ve mutlu yaşama için kurulur.Abartılı bağlılık eşittir bağımlılık yaratır,fazla vefa ise ayak bağı olur.Ama bu sorunların büyük çoğunluğu yetiştirme tarzından ve evlilik bilinci eksikliğinden kaynaklanmaktadır.Toplumsal yapımızda ise evlenen evlat ve köken aile ilişkileri netçe ve doğru ölçülerle disiplinize edilip tanımlanmamıştır.Bu nedenle herkes kafasına göre davranmakta, bu konuda oturmuş bir standart bulunmamaktadır.Tabiatıyla evlenen gençlerin ortak bir kararla köken aileleriyle ilişkilerini olması gereken normaller üzerinden tanımlaması,erkek ailesine erkeğin kadın ailesine kadının olması gereken mesafeyi koyarak bu tür çakar almaz problemlere zemin bırakılmamasının önemli olduğunu düşünüyorum.
Ülkemiz şartlarında aile bağımlılıkları,köken aile sorunları evlilik sorunları içerisinde maalesef ilk üç sırada çıkıyor hep.Yani ülkemizde üç boşanmadan birisi köken ailelerin yanlış tutum ve yönlendirmeleri,evlatlarının ise buna dur diyememeleri yüzünden yaşanıyor.Bu nedenle ailelerin değil evlatlarına aile olma bilinci aşılamasını kimi zaman elin vermeyeceği zararı verdiğini de görmek lazım.Zaten aile bağımlısı olan bir eşe sahip olanların en önemli yakınması eşinini kendisine öncelikli olduğunu hissettirememesi,ailesinin sözünden çıkmaması ve sürekli ailesinin peşinden koşması ve eşinin de koşmasını istemesidir.Bu gerçekten de aile olabilmeyi ortadan kaldırır.Biz dünyadaki çok millete göre daha aile toplumu bir ülkeyiz.Bunun yaşam pratiğine yansıyan birçok olumlu yönü de var.Ama evlilikle birlikte yeni evli çiftin yaşamlarını kendilerinin yönetmesi,istedikleri gibi yaşaması,gerek duyup sorduklarında köken ailelerinin yaşam tecrübeleriyle onlara yol göstermesi şeklinde bir çizginin tutturulabilmesi kanaatimce son derece önemlidir.

Gençler sunu unutmasın;evlilikle birlikte kendileri bir çekirdek aile kurmuştur.Artık içinden çıktıkları eski çekirdek ailelerini aileleri olarak görmesinler,o ailenin artık köken aile durumuna gerilediğini bilsinler ve eşleriyle oluşturdukları yeni ailenin onların artık ailesi olduğunun bilincine varsınlar.Her şeyi eşleriyle paylaşsınlar ve birlikte karar verme alışkanlığı edinsinler.Köken ailelerini ise yaşamları ve kararlarına karıştırmasınlar,kendilerinin farklı bir kuşak olduklarını ve ebeveynleri gibi hayata bakamayacaklarını bilsinler.Öte yandan köken ailelerini sakın ha melekleştirmesinler.Zira insanlara en büyük kötülüklerin birinci derece yakınlarından geldiğini o kadar çok örnekte gördük ki.Ayrıca evlilikte bir sorun varsa çok üzerine yatmasınlar zamanında bir evlilik desteğini iş işten geçmeden alsınlar efendim.Sevgiyle...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aile Bağımlılığının Evliliklere Yansımaları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Namık ACAR Fotoğraf
Psk.Namık ACAR
Kocaeli (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► Emme Refleksi, Anne Sütü ve Ruhsal Yansımaları Psk.Dnş.İbrahim GÜLYAŞAR
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,376 uzman makalesi arasında 'Aile Bağımlılığının Evliliklere Yansımaları' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİErgen-Ebeveyn Çatışması Temmuz 2021
► Benlik Bağımlılığı Haziran 2021
► Tereddüt Sendromu Haziran 2021
► Yaşamsal Netlik Mayıs 2021
► Yaşam Yorgunluğu ÇOK OKUNUYOR Mart 2021
► Korkulara Esir Olma Ocak 2021
► Duygusal Boğulma Kasım 2020
► Yaşama Tutunmak Eylül 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:55
Top