2007'den Bugüne 88,128 Tavsiye, 27,303 Uzman ve 19,447 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Tereddüt Sendromu
MAKALE #22398 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın Haziran 2021 | 356 Okuyucu
İnsan yaşamı aslında karar alma,tercih yapma ve bunlarla yaşamını yönlendirme ile süren bir süreçtir.Bu sürecin doğru ve sağlıklı yönetilmesi için ise en çok ihtiyaç olan yeteri ölçüde yaşam bilgisi,bunlardan doğan farkındalık ve bu farkındalıklarla da yaşamın nete oturmuş olarak yönetilmesidir.Eğer bunlar olmazsa insanlarda tereddüt başlar,bu tereddütler "ya şöyle olursa","ya böyle olursa" şeklinde yaşamadan yaşanacağı ve onun yaratacağı sonuçları sorgulamalara ön açar ve insan ya o sorgulamaların içinde yorulur ve kaybolur ya da bir karara,bir netliğe varamaz.İşte bu duruma bir psikolog olarak ben "tereddüt sendromu" diyorum.Bu çok danışanımda gördüğüm ve bizzat benim ürettiğim bir tabirdir.Ama yaşamımızda bir çok insanda çokça görülür ve yaşam akışını zorlaştırır.İnsanların çok yalpalayarak yol almasına sebep olur.
Her insan açısından yaşamını doğru yönetebilme önemlidir.Bunun için doğru ve sağlıklı bir kişilik gelişimi,yeterli yaşanmışlık ve farkındalık,dengelenme,yöntem bilinci,iletişim becerisi,yeterli sosyalleşme ve özgürlük gereklidir.Gelişim süreçleri sağlıklı tamamlanmazsa,koruyucu aile yapısında yetişilirse,fazla kontrollü ebeveyn yaklaşımı devrede olursa gelişim süreçlerinin örseleneceği,kişiliğin biraz narin ve zayıf kalacağı,buralardan çeşitli tedirginliklerin,tereddütlerin ve korkuların doğacağı açıktır.O nedenle tereddüt sendromunu oluşturan baş etkenin ilk öğrenmelerin yaşandığı aile ortamı ve anne-baba tutumları olduğu bilinmelidir.
Peki tereddüt sendromu nasıl açığa çıkar..?En çok belirgin ortaya çıkış biçimi önemsenen konularda daha bir şey yaşanmadan "ya şöyle olursa",ya böyle olursa,"şöyle der mi ki","böyle düşünür mü ki" gibi bir şeylerin ortaya çıkma olasılıkları insan zihninde bir düşünce fırtınası koparır, "boşa koysan dolmaz,doluya koysan almaz" bir ruh hali yaratarak bireyde hiç bir şey yapamamaya sebep olur.Yani vesveseler o insanı yarattığı tereddütler yüzünden yapacağından vazgeçirerek bir şeyin yaşanmadan bitmesine yol açar.Yani tereddüt sendromu ortaya çıkınca yaşanacağı yaşanmadan bitirtir ve yaşanmamasına sebep olur.Başlamadan bitme,iç uyaranlarla vazgeçme,aşırı garanticilik,karar ve tercihte zorlanma derken bir çok şeyin yaşanmadan veya yaşama aktarılmadan iç mekanizmalarda engellenmesi sonucu yaşanmaması tereddüt sendromunun yaşama yüklediği önemli bir zorluktur.En çok da iç engelleme suretiyle yaşanılacaktan vazgeçme sorunu doğurur ki bunun çok örneğine rastlarız.Bu yaşamın yavanlaşması,tekdüze hale gelmesi ve oldukça vesveseli olarak bir çok şeyin iç yaşanmışlık olarak yaşanıp yaşama aktarılamaması demektir.
Tereddüt sendromu insan yaşamında nelere yol açar..?Bu sendromun en sıkıntılı tarafı düşüncenin yaşanmıa değil de yaşanılacağa kilitlenmesidir.Yaşanmış bir şeyin eğrisi ve doğrusuyla değerlendirilmesi,kritize edilmesi aslında gayet sağlıklı bir davranıştır.Hatta doğru sonuç çıkarmalar,doğru yüzleşmeler bu şekilde sağlanır ve bunlar insan yaşamında önemlidir.Ama takdir edersiniz ki yaşanmamışın yaşanmadığı sürece bir sonucu olmaz.Ne kadar üzerinde düşünürseniz düşünün o daha henüz yaşanmamıştır.Düşünce ne yönde ve nasıl yaşanılacağının düşünülmesine yönelmiş olsa ve oradan bir tercih veya karar çıksa ,sonra o tercih veya karar yaşama aktarılsa oıldukça doğru bir seyir izlenmiş olur.Ama düşünce tereddütü körükleyen şüpheci olasılıklar üzerinde gezip hem bir tercih veya karara varılmasına engel oluyor,hem acabalar yaratıyor ve hem de davranıştan vazgeçip içe çekilmeyle sonuçlanıyorsa bunun adı İÇ ENGELLEME'dir.Bunun uzun soluklu acı sonucu ise tereddütler yüzünden bir çok yaşanmak istenenden yaşanmadan vazgeçme,derken bir çok şeyi yaşayamamaktır.Bu durumun insanlarda birçok psikolojik soruna yol açtığını,psikolojik yorgunluk yarattığını ve yaşamı pratikten uzaklaştırıp zihin içindeki düşünsel aleme kilitlediğini üzülerek gözlüyoruz.
İnsanların yaşamı yönetirken bir adım atmadan önce ekisleri ve artıları üzerinde o adımı,o adımın sonuçlarını düşünmesi ve o adımı nasıl atarsa daha doğru atmış olacağına karar vermesi aslında çok nefis,çok faydalı bir yaklaşımdır.Zaten yaşam kalitesi ve mutluluk alınan kararlar ve yapılan tercihlerin isabetlilik düzeyinin bileşkesidir.Ama bir düşünülerek netleştirilmesi,olgunlaştırılması başka şey tereddüt ve vesveselerle çıkmaza sürüklenmesi başka şeydir.Meslek hayatımda korkulara,iç engellemelere,tereddütlere,vazgeçmelere ve yarım bırakmalara harcanmış ömürler gördüm.Bir insan yaşamında TERDDÜT SENDROMU nedeniyle birçok şeyin yaşanmadan bittiğini düşünün...Böylesi bir yaşam ne kadar mutlu,ne kadar üretken,ne kadar verimli olabilir..?
Burada şuna da açıklık getirmeliyiz.İnsanlar elbette bir şeyi yaşamadan üzerinde düşünmeli ve kendine uygun bir duruş seçerek o şeyi yaşamalıdır.Ancak düşünülerek seçilen duruş yaşama geçirilmelidir ki o düşünme bir anlam kazanmış olsun.Burada sorun olan şey tereddüt sendromunda düşüncenin bir duruş belirleme ve onu hayata geçirme değil de yaşamaktan vazgeçmeye yönelik bir iç engelleyici olarak yaşama aktarılmasıdır.bunun sonucu ise iç engellemeler yüzünden bir çoğun şeyin yaşanmaması,yaşayarak öğrenmenin oluşmaması,deneyim oranının düşmesi ve aç kalınan noktaların derinleşmesidir.
Ben yaşamı dengeler kurma ve dengeleri yönetme sanatı olarak tanmımlayan,fazlaların yarattığı bezginlikle,eksiklerin yarattığı yoksunlukla dengeleri bozduğunu düşünen bir uzmanım.İnsanların yaşamlarında dengeler kurması hem yaşanmışlıkla,daha doğrusu yaşanmışlık tecrübesi ve öğretisiyle hem de yaşanmışlıklardan çıkardığı doğru sonuçlarla mümkündür.Tereddüt sendromu insanlarda iç engellemeler yüzünden yaşanmışlıkları asgariye çekiyor,yaşayarak öğrenmeyi azaltıyor,yaşamsal doyumluluğu örseliyor ve bu şekilde insanların benliklerinde yaşamsal dengeler kurmalarını önlüyor.Bu silsile bir yaşamın doğru ve sağlıklı bir yaşam olmaktan çıkması hatta uzaklaşması anlamına gelir ki buradan mutlu,sağlıklı,verimli bir hayatın çıkmayacağı gün ışığı kadar açıktır.
TEREDDÜT SENDROMU insanların kişilik gelişimini örseleyen,sosyalleşme,akamdemik başarı,ilişkiler kurma ve yürütme yönlerini zayıflatan,yaşamın renkliliğini ve sürükleyiciliğini ortadan kaldıran bir psikolojik sorundur.Maaalesef yarattığı vesveseler nedeniyle obsesyonlara,depresyona,kararsızlığa,belirsizliğe yol açar ve insanın kendine güvenini de etrafına güven vermesini de zayıflatır.Bunlar söylemesi kolay ama yaşaması ağır olan sorun ve sonuçlardır.Bu sendromu yaşayanlarda karar verme zorluğu nedeniyle meslek seçimi,iş istikrarı,evlilik gibi konularda sıkıntı ve zorluklar sıkça görülür.Bunlar bile bir yaşamın çıkmaza girmesi için yeterli sorunlardır zaten.
Peki bu sorun aşılabilir mi..?Çok açık ve net olarak ifade etmeliyim ki bu sorun aşılabilir ama orta vadeli bir psikolojik destek şarttır.Kimse bu sorunu kendi çabasıyla aşamaz.Çünkü sorunun kaynağı zaten o sorunu yaşayan kişinin eğilimleridir.İnsan bu eğilimleri kendi kendine aşabilseydi o kadar tereddütle yaşamasına,o kadar iç engellemeye takılmasına, o kadar yerinde saymasına gerek kalmazdı.Sorunun kaynağında yetişme tarzı,anne-baba tutumları,karoyucu aile yapısı ve bunların totalinden ortaya çıkan kişilik gelişimi sorunu vardır.Psikolojik destek adeta yazılımın güncellenmesi gibi gelişmemiş bazı noktaları hep aynı tereddütler,savrulmalar yaşanmasın diye olması gerektiği noktraya oturtarak bir duruş üretme altyapısının oluşmasına destek olacaktır.Uzman tavsiyesi dinleyen ve yarım bırakmayan tüm danışanlarım da tereddüt sendromunu iş birliğimişşz sayesinde makul bir zamanda aştılar.Aşamayanlar ya tavsiyeleri hayata geçirmeyen ya da süreci yarım bırakanlardı.Zaten zaman zaman makalelerimde de "on yarım bir tam etmez" diye dururken uyarıda bulunmuyorum.
Efendim TEREDDÜT SENDRPOMU daha çok aile içi tutumlar ve yetiştirme tarzıyla ortaya çıkan obsesif kişilik ortaya çıkaran,tereddütler nedeniyle bir çok yaşanacağın iç engellemeye takılmasına yol açarak insanları mutsuzlaştıran bir çok psikolojik sorun ve hastalığa yol açan bir psikolojik sorun türüdür.yaşanmışlıklar ve yaşam akışı anlamında çok şeyi,çok şeyin doğallığını önler ve örselenmiş yaşamlar ortaya çıkarır.Bu nedenle çok üzerine yatılacak bir sorun değildir.İnsanlara çok fazla zaman ve yaşanmışlık kaybettirir.yaşam pratiğine de kendi kendini engelleme olarak yansır..Düşünelim,tereddütlerde boğulmayalım,karara alabilelim,tercih yapabilelim ve kendimizi engellemeden onları yaşama aktarabilelim.Sorun varsa doğru yaklaşımla destek alındıktan sonra çözüm de vardır efendim.Segiyle kalınız...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tereddüt Sendromu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Namık ACAR Fotoğraf
Psk.Namık ACAR
Kocaeli (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi11 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► 2 Yaş Sendromu Psk.Burcu BAŞOĞLU
► 2 Yaş Sendromu Psk.Burçak ERİTMEN YEŞİLTAŞ
► 2 Yaş Sendromu Var Mı, Yok mu? Psk.Ramazan ŞİMŞEK
► Down Sendromu Psk.Esra AYVALI ÇETİN
► 2 Yaş Sendromu Psk.Tülin AKYÜREK ÇİZER
► 2 Yaş Sendromu Psk.Gülçin DÖNMEZ FİDAN
► Down Sendromu Hanife TETİK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,447 uzman makalesi arasında 'Tereddüt Sendromu' başlığıyla benzeşen toplam 41 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Boşanma Sendromu Ağustos 2021
► Duygulara Esir Olmak Ağustos 2021
► Benlik Bağımlılığı Haziran 2021
► Yaşamsal Netlik Mayıs 2021
► Bağımlı Kişilik Sendromu ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2021
► Yaşam Yorgunluğu Mart 2021
► Korkulara Esir Olma ÇOK OKUNUYOR Ocak 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:51
Top