2007'den Bugüne 88,437 Tavsiye, 27,374 Uzman ve 19,492 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Yaşamın Sonu Hissedilirken Benlik Bütünlüğü ve Umutsuzluk
MAKALE #22422 © Yazan Psk.Emre ŞENGÜR | Yayın Haziran 2021 | 581 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Erik Erikson, insanın doğumundan ölümüne kadar geçen sürede geçtiği evreleri aşamalandırmıştır. Psikososyal Gelişim Evreleri ismi verilen modele göre altmış yaş sonrasına Benlik Bütünlüğü Karşısında Umutsuzluk evresi denmiştir. Bu evrede kişiler, geçmişlerine dönüp bir değerlendirme sürecine girerler. Erikson modelinde, her evre için bir çatışma ve çatışma sonucuna göre olumlu ve olumsuz bir sonuç tanımlamaktadır. Mevcut evrede; kişi geçmiş değerlendirmesine göre olumlu uçta benlik bütünlüğü hissini yaşayacakken, olumsuz uçta ise umutsuzluk duygusuyla karşı karşıya kalacaktır. Benlik bütünlüğü hissini yaşayan bireyler; bilgeliklerini hissedecekler, kendilerini kabul edecekler ve tecrübelerini aktarmaya yöneleceklerdir. Umutsuzluk kısmında kalanlar ise, geçmişlerine baktıklarında olumsuz bir değerlendirme ile çıkıp güncelde çaresiz ve zayıf olarak kendilerini değerlendireceklerdir. Benlik bütünlüğünü hissedenler huzurluyken; umutsuzluk kısmında yer alanlar pişmanlık duygusu içinde kalacaklar, keşkeli cümleler kuracaklardır. Erikson'un modelini oluşturmasının üzerinden çok zaman geçti ki Erikson da sonrasında modelinde son evreyi çeşitli aşamalara bölmüştü. Şimdi Erikson'un modeli ışığında mevcut evreyi anlamaya çalışalım.
Benlik Bütünlüğü Karşısında Umutsuzluk evresi üç süreçle birlikte gündeme gelir: Kişinin fiziksel becerilerinin azalmaya başlaması, Kişinin fiziksel rahatsızlıklarla daha fazla karşılaşmaya başlaması ve sosyal rollerinin azalmaya başlaması. Gözümüzün önüne emekli olmuş, fiziksel becerilerinde geriye gidiş yaşayan sözgelimi yürümekte zorlanmaya başlayan ve belli rahatsızlıklar açısından takipli bir kişi gelebilir. Mevcut kişi yukarda bahsettiğimiz üç açıdan bir geriye gidiş içerisindedir. Bu durum, mevcut evrenin başlangıcında kritiktir. Kişi, geçmişe yönelik bir değerlendirme süreci içerisine girer. Değerlendirme süreci iki aşamada düşünülebilir. 1)Geçmişi Değerlendirme, 2)Şimdide Yenileme ve Telafi Süreci. Kişinin geçmişi değerlendirmesi, geçmişe dönüp baktığında mutlu olabilmesidir. Bunun için de Erikson'un önceki basamaklarda kişinin kazanmasını öngördüğü becerileri kazanmış olması gereklidir. Kişi, kendine ve ötekine güven içerisinde özerk adımlar atabilmiş, gerekli ilişkisel bağları kurup, adımlarını üretkenliğe dönüştürerek kendi kimliğini kurabildiyse geçmiş değerlendirmesinde olumlu bir tarafta yer alacaktır. Ama eğer kimlik oluşturmada, ilişki kurmada, güven hissinde, özerklik algısına sahip olup adım atmada ve adımlarını üretkenliğe çevirmede sorunlar yaşadıysa geçmişe yönelik değerlendirmede olumsuz bir sonuca varması olasıdır. Ama benlik bütünlüğüne giden yolda tek değerlendirme geçmişin değerlendirilmesi değildir. Kişi bir yandan da şimdide becerileri yenileme ve telafi süreci değerlendirmesine girer. Kişi, bu evrede geçmişe yönelik olumlu bir değerlendirmeye sahip olmak istediği kadar; şu anda da bu becerileri ya yenilemek ya da telafi etmek ister. Üçüncü bir durum ise yas noktasıdır. Geçmişin değerlendirmesi olumlu bir şekilde sonuçlanıyorsa kişi, şu anda bunu yenilemek isteyecektir. Ama eğer, sonuç olumsuzsa kişi ya telafi etmek isteyecek ya da geçen giden günlerin yasını tutacaktır. Sağlıklı bir yas yararlıyken, geçmişin sağlıksız yası şimdinin de elden kayıvermesine neden olacaktır. Hem olumlu sonuç ve şimdide yenileme hali, hem de telafi etme hali bu evrede her zaman mümkün değildir. Çünkü kişi; fiziksel becerilerinde geriye gidiş, fiziksel rahatsızlıklar ve sosyal rollerinin azalması gerçekliği ile karşı karşıyadır. Kişinin ikinci değerlendirmede yapması gereken mevcut gerçekliği kabullenme yoluna gitmesidir. Benlik bütünlüğü hissinin sağlanması için kişinin kazanması gereken üç beceri ve üç ihtiyacı vardır. Üç beceri: Kendini Kabul, Diğerleriyle Olumlu İlişki ve Yaşama Amaç-Anlam atfıdır. Kendini kabul, kişinin geçmişindeki olumlu ve olumsuzluklar ile şu anki kayıplarını kabul halidir. Diğerleriyle Olumlu İlişki, kişilerin kurduğu ilişkilerin duygusal olarak besleyici olmasıdır. Yaşama Amaç-Anlam atfı ise hayata dair bir yön çizmeye çalışma, tasarım oluşturma ve geçmiş ile gelecek arasında anlamsal bir bağ inşa etmedir. Kişilerin mevcut evredeki üç temel ihtiyacı ise: Ait olma-sevgi ihtiyacı, değer ihtiyacı ve kendini gerçekleştirme ihtiyacıdır. Kişiler kurdukları bağlar ile mevcut bağlarda kendini ait hissetmeli, sevgi duymalı ve değerli hissetmelidir. Bunları yaparken de kendi olabilmeli, kendine bir rol biçebilmelidir. Eğer kişiler, geçmiş ve şu an değerlendirmesini yaptıktan sonra üç ihtiyacını karşılar ve üç beceriye sahip olurlarsa Benlik Bütünlüğüne ulaşmış olacaklardır. Benlik bütünlüğüne ulaşmak, sadece geçmişin olumlu geçişi ile değil şu anda geçmiş üzerine nasıl bir yapı kurulduğuna göre de şekillenir. Kişi, geçmişi olumsuz olarak değerlendirse de şu anda beceri ve ihtiyaç kısımlarında doğru adımları attığı takdirde benlik bütünlüğüne ulaşacaktır. Diğer yandan kişi, geçmişi olumlu değerlendirdiği takdirde şu anda mevcut evrenin getirdiklerini kabul etmiyor ve beceri-ihtiyaçlarını yeniden kabullenememe sonucu kuramıyorsa sağlıksız yas ve umutsuzluk duygusuyla karşı karşıya kalacaktır. Benlik bütünlüğüne ulaşan ve kendini şu anda tekrardan inşa edebilen kimselere örnek olarak şunlar verilebilir: Kendi çocuklarıyla duygusal olarak besleyici bir ilişki kuramadığı halde torunlarıyla sağlıklı ve doyurucu bir ilişki kuran dede veya nene, geçmişte ötekilerle anlaşmazlıklar yaşadığı halde şu anda o kişilerle helalleşen bir kimse, geçmişteki kimlik sürecinin olumsuz taraflarını fark edip hoşgörü düzeyini arttıran kimse, çocuklarına sarılmak konusunda mesafeli bir ebeveynin daha fazla temasa izin verir hale gelmesi gibi. Bu örneklerin hepsi geçmişin değerlendirmesi ve şu anda yapılan değerlendirme sonucunda benlik bütünlüğü hissine doğru atılan adımlardır. Atılan bu ve benzeri adımlar ile kişiler mevcut evrenin çatışmasını olumlu bir şekilde çözümleyebilirler ve huzur duygusu içinde kendilerini tecrübelerini aktaran bir bilge olarak konumlandırabilirler.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yaşamın Sonu Hissedilirken Benlik Bütünlüğü ve Umutsuzluk" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Emre ŞENGÜR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Emre ŞENGÜR'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     22 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Emre ŞENGÜR'ün Yazıları
► Umut, Umutsuzluk ve Psikopatoloji Psk.Dnş.Özgür TÖNBÜL
► Ruh ve Beden Bütünlüğü Psk.Melek ARSLANBENZER
► Tek Eşliliğin Sonu mu Geliyor? Psk.Dnş.Ümran ÖRKÜN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,492 uzman makalesi arasında 'Yaşamın Sonu Hissedilirken Benlik Bütünlüğü ve Umutsuzluk' başlığıyla benzeşen toplam 28 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Dijitalleşen Yas Eylül 2021
► Daha Fazlası Olmak Temmuz 2020
◊ Psikoterapi ve Sohbet Eylül 2021
◊ İstisna Davranış Mayıs 2021
◊ Dönüşüm ÇOK OKUNUYOR Nisan 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:28
Top