2007'den Bugüne 87,588 Tavsiye, 27,120 Uzman ve 19,364 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ergen-Ebeveyn Çatışması
MAKALE #22442 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın YENİ Temmuz 2021
Ergenlik vücutta ve ruhta çok hızlı ve anlamlandırılması kolay olmayan değişimlerin yaşandığı zorlu bir süreçtir.Bu nedenle ergen olarak yaşayanlar için de onların anne ve babaları için de bu dönemi yönetmek pek kolay değildir.Ergenler yaşadıkları değişimi anlama ve anlamlandırma zaman aldığından sıkıntılı,anne babalar ise bir sonraki kuşağın eğilimlerine anlayış göstermede yetersiz kalabildiğinden bu süreçte sıkıntılıdır.Ama aslında çocukları büyüdükçe çocuğunun ergenlik dönemini doğru bilgi ve yaklaşımlarla yönetmeye ebeveynlerin hazırlanması gerekir.Ama ülkemizde bu tür dönemlere önceden hazırlanma hassasiyeti maalesef yoktur.Hep iş başa düşünce baş edilmeye çalışılır ve bazen de çok büyük hatalar yapılır.
Ergenlik dönemi ergen açısından çocukluğun bittiği,vücudun cinsellik ve üremeye hazır hale gelmeye başladığı,bu değişimin anlamlandırılmasında bazen sıkıntılı süreçlerin yaşandığı zorlu bir süreçtir.Ergende görselliğine fazla yönelme,vücuttaki simetrik değişimi anlamlandırma ve oturtma,agresiflik ve karşı çıkma ve itirazcılığın belirginleşmesi,özgürlüğü abartma ve yanlış anlama eğiliminde yükseklik bu dönemde hat safhadadır.Çocuğunda ergenlik döneminde bu yönde değişiklikler olabileceğine hazırlıklı olmayan anne-babalar ise bu değişiklikleri anlama,tolere etme ve doğru yönlendirmede genellikle önemli zorluklar yaşamaktadır.Bu nedenle Ergen-Ebeveyn Çatışması çok sık rastlanan,yaygın yaşanan ve genelde sıkıntılı geçirilen bir süreçtir.
Ergenlik döneminde çocukluktan çıkış ve ortak paydalar nedeniyle çocukluğa nispetle aileden uzaklaşma,arkadaş ilişkilerine daha bir yoğunlaşma,aileyle öncesi kadar fazla beraber olmak istememe gibi birçok anne-babayı panikleten,"acaba çocuğumuz bizden uzaklaşıyor mu" vesvesesi oluşturan bir uzaklaşma yaşanır.Bu aslında ergenin hem özgürlük eğiliminin belirginleşmesi,hem kendini ispata yönelmesi,hem de akranlarıyla dönemin hassasiyeti nedeniyle daha fazla ortak paydasının olması nedeniyledir.Öte yandan yeni ergenler biraz da kültürümüzde çok belirgin olan ayıp algısı nedeniyle bu dönemde yaşadıkları ve hissettiklerini çoğunlukla da anlaşılmayacağı kaygısıyla aileleriyle,ebeveynleriyle paylaşamaz.Aynı dönemin ortak duyarlılıklarını yaşadıkları için de arkadaşlar bu dönemde en yakın sığınakları olur.
Ergenlik döneminde hızlı bir fiziksel ve ruhsal değişim gerçekleşmektedir.Değişim çok hızlı olduğu hatta bir sıçrama dönemi olarak da betimlenebildiği için ergenin bu dönemdeki çok hızlı fiziksel ve psikolojik değişimi anlaması,anlamlandırması ve bu hızlı değişime ayak uydurabilmesi çok kolay değildir.O nedenle bu süreç tam anlamlandırılamayan hormonel değişimin de etkisiyle hayli bıçkın dönemdir.Bu nedenle ergen önceye oranla daha agresif,daha inatçı ve daha muhaliftir.Aileler de ergenlik dönemiyle ilgili bilgili değilse ve evlatlarında ergenliğin getirdiği olağan değişimi doğru okuyamıyor,doğru anlamlandıramıyorsa bu dönemin aileler açısından da ergenler açısından da çatışmalı geçmesi kaçınılmazdır.Bu nedenle bizim alanımızda ERGEN-EBEVEYN ÇATIŞMASI çok yönlü ve yaşam akışını çok fazla etkileyen sorunlar içinde barındıran bir sorunlar silsilesini kapsayan bir ana sorun başlığıdır.Çocuğunun ergenlik sürecini doğru yönetme noktasında ise çok anne-baba kendi döneminin doğrularına takıldıklarından hazırlıksızdır.O nedenle de "biz sizin gibiyken" lafı ülkemizde çok fazla kullanılır.Sanki onların döneminde olan biten her şey çok doğruydu...Bu da aynı zamanda ne kadar yüzleşme özürlü bir toplum olduğumuzun apayrı bir göstergesidir.
Anlamlandıracak olursak ergenlik vücudun görsel olarak erişkinlik normuna geçmeye başladığı,cinsel heyecanlarla tanışılan,hormonel bir değişimin de vücutta netçe kendini hissettirdiği, başlangıcında hızlı değişim nedeniyle bir dalgalanmanın olduğu ama sonra suların durulmasıyla düze çıkıldığı bir yaşam evresidir.Bu dönemi zorlaştıran ülkemizdeki ayıp kültürü ve bilgi yetersizliği nedeniyle ebeveynlerin ergeni ergenliğe yeterince hazırlayamaması,ergenin de hem hazırlıksız yakalanması hem de yeterince doğru anlaşılıp yönlendirilememesidir.Arkadaşa fazla yönelmede de ortak paydalar kadar bunun da yönlendirici bir etkisi olduğu muhakkaktır.Aileler kendi ergenlik dönemlerinin geçmişte kaldığının bilinciyle ve zamanın ruhunu doğru okuyarak ergen evlatlarına yaklaşmalı,çok yasaklayıcı ve kısıtlayıcı olmak yerine bilinçlendirme ve ölçülendirmeyi tercih etmeli,tepki yerine saygı duyulan ebeveyn olmayı tercih etmelidir.Ergenler ise ebeveynlerinin bazı yaklaşımlarını doğru bulmasalar bile insanların evlatlarına art niyetli olamayacağını,koruma içgüdüsüyle öyle davrandıklarını görmelidir.
Ergenlik dönemi genelde önce savrulma,sonra toparlanma dönemi olarak yaşanır.Bu dönemde doğru aile yaklaşımı çok önemli ve belirleyicidir.Zira ergenlik dönemi bazı şeylerin henüz oturmamış olması nedeniyle yanlış alışkanlıklarla genelde de arkadaş vasıtasıyla ilk buluşulan dönemdir.Sigara,alkol,uyuşturucu kullanımı genelde bu dönemde ve arkadaş vasıtasıyla başlar.Dönemin bir diğer zorluğu karşı cinsle iletişim ve ilişkinin yeni bir boyut kazanmış olmasıdır.Bunu doğru anlamlandırma ve doğru yürütme hem yeterli ergen bilinci hem de doğru ebeveyn yaklaşımı gerektirir.Çok yönlü arayışlar ve oturmamışlıklar nedeniyle ergenlik dönemi insan yaşamında en fazla hata yapma potansiyeli taşıyan ve en fazla yanlış alışkanlık edinilen dönemdir.Bu nedenle aile yaklaşımı ve arkadaş seçimi bu dönemde çok ama çok önemlidir.
Çocuğu ergenlik çağına yaklaşan anne-babalar öncelikle kendi dönemlerinin ergenlik algısını bir tarafa bırakmalı ve bu günün ergenlik algısını kavramaya çalışmalıdır.Buna zamanın ruhunu anlamak da diyebiliriz.Çünkü evlatları onların ergenlik yaşadığı dönemi ne görmüştür,ne yaşamıştır,ne de yaşayacaktır.Arada bir kuşak farkı da olduğu için doğrular pek olmasa da algılar çok değişmiştir.Bu nedenle hiç bir anne-baba ergen çocuğuna; "biz sizin gibiyken" diyerek doğru yaklaşım ortaya koyamaz.Onlar hem kendi ergenlik dönemlerini yaşamışlar hem de ergenlik çağındaki evlatlarının ergenlik dönemini yaşıyorlar.Ama evlatları sadece kendilerinin ergenlik dönemini o dönemin algısıyla yaşıyorlar.Bu nedenle anlamak,esneklik göstermek ve doğru yönetmek sorumluluğu tamamen anne-babaların omzundadır.
Ülkemizdeki koruyucu yaklaşım ve muhafazakar eğilimin yüksekliği nedeniyle özellikle kız çocuklarının ergenlik dönemi ebeveynlerince bazen yanlış yönetilebilmekte.Önce şunu bir ortaya koyalım; "karşı cinsle sağlıklı ilişki kurma ve yürütme" özelliği ruhsal açıdan sağlıklı insanda olması gereken olmazsa olmaz özelliklerden birisidir.Ayrıca çocuklukta anne-baba,kardeş,arkadaş odaklı duygusal doyuma ergenlikle birlikte bir de karşı cinse sevgi duyma ve karşı cins tarafından sevilme ihtiyacı eklenir.İnsanın doğası budur.Tabiatıyla ebeveynlerin bu dönemde bu duygusal değişimi bilmesi ve örselemeden yönetmesi fevkalade önemlidir.Ayrıca ebeveynlerin kendi ergenlik dönemlerine gidip,o dönem hissettiklerini bir hatırlaması ve böylece evlatlarıyla doğru empati kurması son derece faydalı olacaktır.
ERGEN-EBEVEYN ÇATIŞMASI çoğunlukla karşılıklı esnekliklerle bir orta noktada buluşulamaması sonucu bir zıtlaşmanın ortaya çıkmasıyla başlar.Daha çok bir hakim olma,kabul ettirme hırsı üzerinden yaşanır.Aslında ne ergene ne de ailesine hiç bir faydası da yoktur.Bu dönemde hem aykırılık eğilimi,hem yasaklara mehillilik,hem de özgürlüğe köpüklü düşkünlük nedeniyle ergenin psikolojisi zıtlaşmaya çok çabuk kayabilmektedir.Bu nedenle ailelerin yönlendirici değil bilgilendirici,yasaklayıcı değil ölçülendirici olmayı tercih etmesi önemli bir tavsiyemizdir.
Ergenlik dönemi her sağlıklı insanın yaşadığı bir yaşamsal evredir.Çocukluktan erişkinliğe geçişin başlangıcı,vücudun cinsellik ve üreme olgunluğuna ulaşması dönemidir.İlk fark ediş dönemi bir dalgalanma yaratabilir ama anlamlandırıldıkça sonu durulmadır.Bu dönemde arkadaş seçimi ve sigara,alkol,uyuşturucu gibi çoğunlukla arkadaş vasıtasıyla tanışılan kötü alışkanlıklara karşı dikkatli olunmalıdır.Ergenlik dönemi fazlaca agresif,itirazcı ve savrulmalarla yaşanıyorsa Ergenlik Hezeyanı yaşanıyordur.Bu durumda da psikolojik destek almak faydalı olacaktır efendim.Sevgiyle...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ergen-Ebeveyn Çatışması" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Namık ACAR Fotoğraf
Psk.Namık ACAR
Kocaeli (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
Psikolog-Psikoterapist-Evlilik Terapisti-Cinsel Terapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi10 kez tavsiye edildiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► Ergen ve Aile Çatışması Psk.Dnş.Melis AKDEMİR
► Ergen-Ebeveyn Çatışmaları Psk.Melek SARIÇİÇEK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,364 uzman makalesi arasında 'Ergen-Ebeveyn Çatışması' başlığıyla benzeşen toplam 15 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİBenlik Bağımlılığı Haziran 2021
► Tereddüt Sendromu Haziran 2021
► Yaşamsal Netlik Mayıs 2021
► Yaşam Yorgunluğu ÇOK OKUNUYOR Mart 2021
► Korkulara Esir Olma Ocak 2021
► Duygusal Boğulma Kasım 2020
► Yaşama Tutunmak Eylül 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:56
Top