2007'den Bugüne 88,128 Tavsiye, 27,303 Uzman ve 19,447 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Duygulara Esir Olmak
MAKALE #22469 © Yazan Psk.Namık ACAR | Yayın Ağustos 2021 | 354 Okuyucu
İnsanı bilim biyo,psiko,sosyal bir varlık olarak tanımlar.Bu demektir ki insan bir bir biyolojik,bir duygusal,bir de sosyal yönü olan ve bu yönlerin arasında da devamlı etkileşim yaşayan bir varlıktır.Her kültürün bir insan yetiştirme tarzı vardır.Bizim kültürmüz akıl,bilgi ve yönteme nispetle duygu ve alışkanlıkları daha çabuk öne çıkan bir insan profili ortaya çıkarıyor.Bu nedenle yaşamımızda duyguların yeri ve belirleyiciliği diğer toplumlara oranla çok daha yüksek.Bu özellik insanlarımızda çoğunlukla yaşamın duygular ile yönetilmesi,algıların merkezinde duyguların olması gibi yaşamı da zorlaştıran bir sonuç ortaya çıkarıyor.Bu nedenle ülkemizde duygusal zorlanma,duygusal yorgunluk ve bunların yarattığı tükenmişlik maalesef çok sık görülüyor.
İnsanları elbette duygusuz düşünemeyiz.Çünkü duygusuz insan adeta insanın robotlaşmış halidir.Duygular tabii ki olacak,hissedilecek ve doğru ölçülerle davranışlarımıza ve yaşamımıza yansıyacak.Bu arada duygu deyince sadece aklımıza sevgi de gelmesin.Hissedişsel dünyamızda var olan sevginin yanı sıra korku,öfke,nefret,düşmanlık,kin,kaygı,özgüven,endişe,kıskançlık,güven gibi hissedişler de birer duygu türüdür.Duygular diye kastettiğimiz ise bunların tümüdür.Burada duyguların ne zaman ve nasıl ortaya çıktığı ve hangi yoğunlukta yaşandığı,bir ölçü konulup konulamadığı psikolojimiz açısından önemlidir.Zaten psikolojik yönden zorlanmalar da duyguların çabuk öne çıkması,ölçüsüz ve olması gerekenden yoğun yaşanarak bir duygusal baskılanma ve savrulma yaratmasıdır.
İnsanımız dünyaya gözünü açtığında kendisini maalesef duyguların çok çabuk öne çıktığı,çok yoğun yaşandığı ve ilişkilere çok fazla yansıtıldığı bir ortamla karşılaşır.Böyle bir alemin içinde büyümek ve şekillenmek duygusal duyarlılık yönünden yoğun,duyguları kullanmada ölçüsüz ve duygularını yönetmede zorlanan bir insan profili ortaya çıkarır.Bu arada insanlarımızda duygusal doyum eşiğini yükselten bir dizi duygusal doymamışlık da duygusal açlığın artması,doyum eşiğinin yükselmesi gibi travmatik sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir.Örneğin sevgisizlik,ilgisizlik,takdir edilmeme,duyguların açık yansıtılmaması gibi duygusal doyum ve dengelenmişliği bertaraf eden bir çok yanlış özellik de insanlarımızda değişik psikolojik çıkmazlar oluşturmuyor değil.Bizde bu duygu aleminin en önemli sorunu ölçüsülüğüdür.Ya çoktur,ya da yoktur.Bir türlü kararı yarar noktası bulunamadığı için de bir çok insanımızda duygusal dünya zorlu ve sıkıntılıdır.
İnsan doyum odaklı yaşayan bir varlıktır.Bu doyum alemi fiziksel ve duygusal doyumlardan oluşur.Fiziksel doyumlar daha çok temel yaşamsal ihtiyaçların karşılanmasıyla ilgilidir.Duygusal doyumlar ise daha çok psikolojik ihtiyaçların karşılanması ve psikolojik dengelenmenin sağlanması odaklıdır.Tam anlamıyla dengelenmiş insan ise yeterli oranda fiziksel ve duygusal doyumla buluşabilmiş insandır.Zorunlu ihtiyaçlaqrla ilgili olduğu için fiziksel doyum ana hatlarıyla bir şekilde sağlanıyor.Ama duygusal doyum bireyin kendisiyle,diğer insanlarla ve yaşamla ilişkisinin sağlıklı kurulması ve yürütlümesiyle ilişkili olduğundan bizim ülkemizde biraz netameli bir alandır.Öncelik kendisiyle ilişkiyi içeren öz barışıklıktadır.yani insan öncelikle kendisiyle barışık olmalıdır.Sonra yaşamla kurulan ilişkinin sağlıklılığı ve doyuruculuğu gelmektedir.En son da insanın kendisinin dışına,diğer insanlara aktığı ilişkiler alemi gelmektedir.Duygusal olarak dengelenmiş olmanın açık tanımı ise;"insanın kendisiyle,yaşamla ve diğer insanlarla sağlıklı ilişkiler kurması ve yürütmesiyle sağlanan doygunluğun bileşkesinin yarattığı hoşnutluk halidir".
Duygulara esir olma çoğunlukla duygusal doyum yoksunluklarının ortaya çıkardığı,insanın hep en aç olduğu noktadan vurulması şeklinde tetiklenen ve yaşam akışında bilgi,yöntem,tecrübe kullanımını büyük ölçüde örseleyen sıkıntılı bir sonuçtur.Temelinde duygusal olarak beslenememe veya eksik beslenmenin yarattığı duygusal açlık bulunmaktadır.Duygusal doyumu sağlayan anne-baba-kardeş odaklı aile kaynağı,dost-arkadaş-akraba odaklı sosyal kaynak, sevgili-eş odaklı karşı cins kaynağı ihtiyaç olan kadar insanı besleyebilmelidir ki duygusal açlık oluşmasın,duygusal doyum ve dengelenme sağlanabilsin...
Duygulara esir olmanın bir de duygusal doyumda rötarlı kalma sonucu oluşmuş duygusal doyum eşiğinin fazla yükselmesi ve yaşayanın buna koşullanması boyutu vardır.Örneğin bu açlık bazılarını bir insanı sevme zannıyla aslında sevmeyi sevmek gibi bir yerlere sürükler.Baksanız o insanın belki de çok sevilecek bir tarafı da yoktur.Meslek pratiğinde bu şekilde çok insan da tanıdım.O nedenle duyguların birer ruhsal gıda gibi görülmesi,ruhun bunlarla beslenmesi ve bu sayede bir duygusal hassasiyet kuşatmasının ortadan kaldırılması bir çok insan için çok önemli bir ihtiyaçtır.Ayrıca duygular hissedişsel alemimiz olduğu için orada yaşanan bu nevi sorunların yaşamsal keyiflilik ve konforu ortadan kaldırdığı ve yaşamı sıkıntılı ve keyifsiz hale sürüklediği de bir gerçektir.
İnsan yaşamı çok yönlü olarak iletişim silsilesiyle yaşanır.İletişim; yazılı,sözlü,görsel ve duygusal mesaj alış verişidir.Bunun karşılıklılığı ile bir iletişim döngüsü oluşur ve bu döngü aslında yaşamın özeti gibidir.Yani kendimizle kurduğumuz iletişimde,yaşamla kurduğumuz iletişimde ve diğer insanlarla kurduğumuz iletişimde bir barışıklık ve karşılıklılık döngüsü oluşturabilmeliyiz.Karşılıklılık döngüsü o ilişkiden beslenebilmek için bir koşuldur ve bu döngü yoksa o ilişki tek boyutludur.Tek boyutlu ilişkiler ise önce insanı yorar,sonra da tükenmesine yol açar.Bu nedenle ilişkilerin doğru kurulması,açık ve sağlıklı iletişimle yürütülmesi ve karşılık alarak beslenmesi insan doğasında yaşamsal bir ihtiyaçtır.Zaten duygusal açlıklar da daha çok ilişkilerdeki karşılıklılık döngüsünün kurulamaması sonucu ortaya çıkan duygusal beslenememe kökenlidir.
Duygulara esir olmama veya duygusal doygunluğa ulaşma yolunda bir önemli kavşak da yaşamdan doğru beslenebilmektir.Biz bunu çok iyi yapabilen bir toplum değiliz.çünkü bizde maalesef dertlenme kültürü nefistir ama eğlenme kültürü zayıftır.Hep sabır,idare etme,katlanma,fedakarlık etme öne çıkarılır ama talep etme çok öğretilmez.Bu bizim kültürümüzün en zayıf noktalarından birisidir.Oysa insan bir kez yaşayan bir varlıktır,ikinci bir ömrü olmayacaktır.Hiç bir ömür de "duygusallık çıkmazında bedava kiraya verilmiş hayatlar" olarak yaşanmamalıdır.Yani fedakarlık,katlanma,sabır,kendinden verme ile geçirilmemelidir.Kaldı ki insan doğasında istismar gibi bir özellik de vardır.Yumuşak yüzü muhakkak istismar edecek birileri çıkar.Bu nedenle aldığınca veren,verdiğince alan bir dengenin kurulması önemlidir.Zira bu denge kurulmazsa tükenmişlik sendromunun ortaya çıkması kaçınılmazdır.
Mutlaka kendimizle,yaşamla ve etrafımızdaki diğer insanlarla ilişkimizi iyi kurmalı ve yürütmeliyiz.Duygusallık çıkmazında örselenmek istemiyorsak kendimizle,yaşamla ve ilişkilerimizle barışıklıktan beslenmeyi mutlaka başarmalıyız.Normalleşme ve psikolojik anlamda sağlıklı yaşam için bu olmazsa olmaz bir koşuldur.Bu yönde olan sorunlar aslında çözülebilir sorunlardır.Ancak derinlikli bir arka planı varsa bir psikologdan yardım alınması daha doğru olacaktır.Hoş kalın,sevgiyle kalın efendim...
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Duygulara Esir Olmak" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Namık ACAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Namık ACAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Namık ACAR Fotoğraf
Psk.Namık ACAR
Kocaeli (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi11 kez tavsiye edildi
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Namık ACAR'ın Makaleleri
► Korkulara Esir Olma ÇOK OKUNUYOR Psk.Namık ACAR
► Olmak, Sahip Olmak ve Anlam Sistemi Psk.Emir Emre DOĞAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,447 uzman makalesi arasında 'Duygulara Esir Olmak' başlığıyla benzeşen toplam 20 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Boşanma Sendromu Ağustos 2021
► Benlik Bağımlılığı Haziran 2021
► Tereddüt Sendromu Haziran 2021
► Yaşamsal Netlik Mayıs 2021
► Bağımlı Kişilik Sendromu ÇOK OKUNUYOR Mayıs 2021
► Yaşam Yorgunluğu Mart 2021
► Korkulara Esir Olma ÇOK OKUNUYOR Ocak 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:02
Top