2007'den Bugüne 90,337 Tavsiye, 27,806 Uzman ve 19,737 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Elden Gelmeyen Zihinden Gelir mi?
MAKALE #22814 © Yazan Psk.Emre ŞENGÜR | Yayın Ağustos 2022 | 306 Okuyucu
Özet: Zaman zaman hepimiz, kendimizi bir düşünceye dalmış olarak buluruz. Peki, peşinden Alice gibi koştuğumuz düşünceler bizi “Harikalar Diyarı”na çıkarır mı? Ya da sadece “Şu an”ı mı kaçırmış oluruz? Günlük hayat içerisinde karşılaştığımız olumsuz durumlar bizi düşünsel bir uğraş içerisine sokar? Yazı boyunca ise böylesi durumlarda “Neler yapılabilir?” üzerine odaklanılmıştır.

Çevrenizde bir yerlere dalıp gitmiş, bakışları donuklaşmış birini gördünüz mü ya da sizin, kendinizi hiç öyle bulduğunuz oldu mu? Böylesi anlarda işte zihnimizin çıkmaz sokaklarında Ferhat’ın Şirin’e su getirmek için gösterdiği çaba gibi bir çözüm yolu bulma uğraşındayızdır. Bazen bir iş sorunu bazen bir arkadaş sözü bazen de ekonomik durum dalıp gitmemize sebep olur. Peki, dalıp gittiğimiz o düşünce uğraşlarından “evreka” yani buldum diyerek çıkan bir Arşimet oldunuz mu? Aslında bunun olması o kadar da kolay değil. Günlük hayat içerisinde iki farklı zeminde yaşamaktayız. Birincisi, somut olrak duyu organlarımızla algıladığımız “Somut Gerçeklik” tir. Konuşmamız ve davranışlarımız yani her türlü duyulan, gözlenen eyleme geçişimizi bu düzlem kapsar. İkinci düzlem ise “Zihinsel Gerçeklik”tir. Zihinsel Gerçeklik ise; keşkelerin, ya olursaların evrenidir. Zaman çizelgesini geçmiş, şu an ve gelecek diye üçe ayırırsak; somut gerçeklik şu anda yer alır. Zihinsel gerçeklik ise sağlıksız bir şekilde geçmişte ve gelecektedir. Düşünme yararlı ve gerekli bir eylemdir. Sözgelimi geçmişten ders çıkarıp, geçmişi bir tecrübe adımı olarak kullanıp devam ediyorsak bu düşünce sağlıklı geçmiş düşüncesidir. Geleceği de nasıl karşılamak istediğimize göre, adımlarımızı şekillendiriyorsak aynı şekilde sağlıklı gelecek düşüncesidir. Ama bunları yaparken bile şu anı kaçırmamamız gerekmektedir. Şu an ise şu anki somut gerçekliktedir. Zihinsel gerçekliklere kaçmamızın birçok sebebi olabilir. Ama en temelde zihinsel gerçekliklere kaçma sebebimiz şu andan memnun olmama halidir. Önce zihinsel gerçekliğe kaçarız sonra geçmiş ve gelecek düşünceleri içinde buluruz kendimizi. Çamura saplanan bir araba tekerleğini düşünelim. Gaza bastıkça da daha da derine saplanmasını... Zihinsel olarak bizi yoran herhangi bir konuda gerekli düşünmeyi ve adımları attıktan sonra devam eden uğraş yeni çözüm sunmayan ve olduğumuz yerde daha fazla derine dalmamıza neden olan bizi yorucu hareketler yığını olacaktır.

Gerekli adımlar konusunda değinmemiz gereken bir nokta ise şöyledir: Kontrolümüzde olan ve olmayan konular. Hayatta karşılaştığımız bazı durumlar kontrolümüzdeyken, bazıları değildir. Sözgelimi ders çalışmam, meslek seçmem, arkadaşımla buluşmam gibi birçok seçim kontrolümdedir. Ama nerede, kimin çocuğu olarak doğacağımız gibi faktörler kontrolümüz dışındadır. Aynı şekilde değişmesi ve bizi mutlu eder hale gelmesi için tek başına konrolümüzün yetmediği noktalar da vardır. Sözgelimi çalışmak istediğim yeri seçmiş olmam kontrolümdeyken, orada uygun bir pozisyonun varlığı kontrolüm dışında kalan bir konudur. Günlük hayat içerisinde yaptığımız hatalardan birisi kontrolümüz dışında olan konularda, olmayan değişimler sonrası olumsuz bir düşünce ve duygu içerisine girip kontrolümüz altında olan alanlarda da adımlarımızı azaltmak ve zihinsel gerçekliğe kaçmak şeklinde olabiliyor. Geçmişimizde “keşke”lerimiz olabilir, gelecek ile ilgili olumsuz düşüncelerimiz olabilir. Ama yine de “şu an” dayız ve atacağımız adımlar ancak ve ancak “şu an”da. Atmadığımız adımlar ve faydası olmayan düşünce dalışları istediğimiz değişimi bize getirmeyecektir. “Ne istiyorum ve ne yapabilirim” şeklinde bir düşünce aracı bırakmak istiyorum sizlere. “Ne istiyorum?” sorusu kendimizi görmek için gerekli bir sorudur. Ama tek başına yeterli değildir. “Ne yapabilirim?” sorusuyla desteklenip, uygulamaya geçilmesi gerekir. Dikkat etmek gereken ise “Ne isterdim?” sorusunda kalıp, şu andan uzaklaşmamak olmalıdır. Ki unutmayalım değişim küçük adımların toplamından gelmektedir. Dışarıdan hayran hayran baktığımız, güçlü ve heybetli duruşuyla bir ağacı düşünelim. Toprağın altındaki ince kökler aracılığıla beslenir ve güçlü olur. Bazen “bir günaydın fazla söylemek, gülümseyişi arttırmak, daha fazla dinlemek, daha fazla olabilir demek” bizi ve hayatımızı besleyen birer duygu kökü olabilecektir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Elden Gelmeyen Zihinden Gelir mi?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Emre ŞENGÜR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Emre ŞENGÜR'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     6 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Emre ŞENGÜR'ün Yazıları
► Sana Ne İyi Gelir? Psk.Dnş.Esmanur BOLAT
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,737 uzman makalesi arasında 'Elden Gelmeyen Zihinden Gelir mi?' başlığıyla benzeşen toplam 4 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Kanserin 5 Aşaması Haziran 2022
► Kanser ve Psikoloji Haziran 2022
► Dijitalleşen Yas Eylül 2021
◊ Psikoterapi ve Sohbet Eylül 2021
◊ İstisna Davranış Mayıs 2021
◊ Dönüşüm ÇOK OKUNUYOR Nisan 2021
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:28
Top