Ruh Sağlığı Uzmanlarının Özyeterlik Algıları
Bandura’nın öz yeterlik hakkındaki görüşleri psikolojik danışma öz yeterliğine adapte edilebilir (Yiyit, 2001). Psikolojik danışma öz yeterliliği; psikolojik danışmanın kendisinin danışmanlık becerilerini ortaya koyabilmesine dair inançlarıdır (Lent ve diğerleri, 2006). Bu yalnız bilgi ve yetenek olarak değil ayrıca psikolojik danışmanın danışana faydalı olabilmesiyle ilgili inancıdır (Melchert ve diğerleri, 1996).
Psikolojik danışma öz yeterliği psikolojik danışmanın yalnızca süreçteki inancıyla değil, yakın zamanda olacak olan psikolojik danışma pratiğindeki performansıyla ilgili algı ve yapıyı da ifade etmektedir. (Larson ve diğerleri, 1992). Başka bir anlatımla, psikolojik danışmanın olumlu performansıyla olgunlaşan pozitif öz yeterlik algısı, gelecekteki hizmet ve uygulamalarını da etkiler.
Öz yeterlik büyüklük, güç ve genellik olmak üzere üç boyuttan oluşur. (Bandura, 1977). Büyüklük, kişinin baş edebileceğine inandığı görevin zorluk derecesi ile ilgilidir. Bir başka deyiş ile öz-yeterlik inancına göre zor ya da kolay göreve yönelir. Güç, bir kişinin var olan bir durum karşısında belirli bir görevi yerine getirme konusunda kendine dair inancını, azmini temsil eder. Genellik ise kişinin belirli bir alana dair var olan öz yeterlik inancını farklı alanlarda da göstermesi anlamına gelir.
Larson (1998) ise dört ana değişkenin psikolojik danışma öz yeterliğine etkide bulunduğunu belirtmiştir. Birincisi uzmanlıktır. Uzmanlık alandaki kıdeme, tecrübelere, yaşantılara karşılık gelmektedir. Bireyin pozitif deneyimleri yaşama sıklığı ne kadar fazla olursa kendisini yetkin ve etkin hissetmesi de o paralelde artar.
Uzmanlık: Psikolojik danışmanların danışma öz yeterliğini etkileyen uzmanlık, danışmanın alanındaki deneyimleri olarak ifade edilmektedir. Danışma öz yeterliğinin oluşmasında uzmanlık kavramının önemli rolü olduğu görülmektedir (Leach vd., 1997). Buna göre kişinin deneyimlerinden elde ettiği sonucun başarılı ya da başarısız olması öz yeterlik inançlarını etkiler. Birey deneyimlerden başarılı bir sonuç elde etmişse kendi yeterliğine dair güçlü bir inanç oluştururken başarısız olduysa öz yeterlik inancı düşük olur (Bandura, 1995) Dolaylı deneyimler, kişisel deneyimler kadar öz yeterlik inancını etkilemese de bireyin karşılaştığı durumla ilgili geçmiş yaşantısı çok az olduğunda ya da kendi yeteneklerinden emin olmadığın durumlarda öz yeterlik inancını etkiler. Kişi kendisine benzettiği bireyin başarılı sonucuna tanık olduktan sonra benzer durumlarda kendi başa çıkabilirliğine dair olumlu inanca sahip olur (Schunk, 1987). Ancak başarısız bir sonuca tanık olursa öz yeterlik inancı olumsuz yönde etkilenir.
Lent ve diğerleri (2006) psikolojik danışman adaylarının ve psikolojik danışmanların geçmişte yürüttükleri başarılı psikolojik danışma deneyimlerini değerlendirerek belli bir danışanlar veya belirli sorunlara yönelme eğilimi olduklarını ve daha iyi başarı performansı gösterdiklerine inandıkları danışanlar karşısında öz yeterlik algılarının daha yüksek olduğunu vurgulamıştır. Dolaylı yaşantılar, farklı psikolojik danışmanların başarılı yaşantılarına şahit olan, videodan izleyen psikolojik danışmanın psikolojik danışma hizmetini vermede başarılı olacağına dair inançlar geliştirmesidir. Başarılı danışma oturumlarını izleyen psikolojik danışmanın öz yeterliği yükselirken model alınan psikolojik danışmanın yaş ve cinsiyet gibi benzer özelliklerin var olması da yüksek öz yeterlik üzerinde rol oynar. (Larson, 1998)
İkincisi model almadır. İnsanlar pek çok davranışı çevresindeki kişileri gözlemleyerek öğrenirler. Psikolojik danışmada model alma ise bireyin, alanda uzman başka psikolojik danışmanları gözlemlemesi ile gerçekleşir. Bireyin algılamış olduğu psikolojik danışma öz yeterlik düzeyi ile model arasındaki benzerlik paralellik göstermektedir (Sali-Bilgiç, 2011). Model alma, bireyin etrafındaki diğer psikolojik danışmanları gözlemleyerek sahip olduğu duygu ve düşünceleridir. Başarılı olan bir danışmanı modelleyen psikolojik danışman rol model aldığı kişi gibi başarılı olacağına dair inanışlar geliştirir.
Üçüncüsü ise sosyal iknadır. Sosyal İkna: Psikolojik danışman eğitiminin önemli unsurlarından biri de süpervizördür. Sosyal ikna, süpervizörün danışma sürecinde psikolojik danışmana vermiş olduğu dönütlerle, oturumların başarısının artmasını desteklemesi olarak tanımlanmaktadır (Larson, 1998). Süpervizörün vermiş olduğu dönütler gerçeği yansıtmadığında hayal kırıklığına uğrayabilir. Bu durumdan dolayı danışmanın, danışma öz yeterlik algısı negatif yönde etkilenebilir (Sali Bilgiç, 2011).
Yapılan araştırmaya göre süpervizörün önce olumlu geri bildirimleri ardından psikolojik danışmanın yapmış olduğu eksiklikleri yapıcı bir dille söylemesinin danışma öz yeterliğini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. (Satıcı, 2013).Bu kavram psikolojik danışmanın süpervizyon süreciyle ilgili bir kavramdır. Süpervizör tarafından pozitif geribildirim alan psikolojik danışmanların danışmaya dair öz yetkinlik algıları güçlenmektedir. Sözel ikna, bireyin çevresinden yetenekleri hakkında aldığı yorumlar, desteklerdir (Kansu ve Sayar, 2018). Çevresinden yapabileceğine dair ikna edici sözler duyan bireyler kendilerinden daha az şüphe duyarlar ve görev karşısında başarılı olma motivasyonları artar. Benzer şekilde olumsuz geri bildirimler ise bireyin öz yeterlik inancının zayıflamasına neden olur (Bandura, 1995; Pajares, 2002). Sözel ikna, danışmanın süpervizörü tarafından aldığı geri bildirimlerdir ve süpervizörden alınan olumlu ve olumsuz tüm geri bildirimler danışma öz yeterliğini etkilemektedir (Larson, 1998). Olumlu geri bildirimler alan psikolojik danışmanların öz-yeterlik düzeylerini artarken kaygı düzeylerini azalır. Ancak olumsuz geri bildirim öz-yeterlik düzeyinin azalmasına kaygı düzeyinin de artmasına sebep olur (Daniels & Larson, 2001). Özellikle henüz öğrenci olan psikolojik danışman adaylarına verilen yapıcı ve olumlu geri bildirimler psikolojik danışman adaylarının motivasyonu üzerinde olumlu bir rol oynayarak danışma öz yeterliğini de artırır (Koçyiğit, 2020).
Dördüncüsü ve son değişken ise psikolojik danışmanın yaşadığı heyecan ve kaygı seviyesidir. (Larson, 1998). Danışmanların en önemli becerisi olan aktif dinleme hem danışmanların performansını arttırmasını hem de danışanların sıkıntılarının daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Bu durum da danışmanların kendilerini daha etkili olarak algılamalarını sağlayarak öz yeterliği etkilemektedir. (Levitt, 2002). Öz yeterliği etkileyen son faktör ise psikolojik ve duygusal durumlardır. Bireyler yeteneklerini değerlendirirken somatik ve duygusal belirtilerine de dikkat eder. Stresli durum altında fizyolojik olarak gergin hisseden bireyler, öz yeterliklerine dair olumsuz inanç geliştirir. Ancak gergin hissetmedikleri durumlar karşısında başarılı olma beklentileri daha yüksektir. Stres verici durum karşısında uyarılmışlık düzeyi artarken bireyler bu durumu kendilerine ve öz-yeterliklerine dair bir tehdit olarak algılarlar ve performans beklentileri düşerek yetersiz hissetmelerine sebep olur. Aynı zamanda duygulanım durumları da bireyin yeterlik algısı üzerinde rol oynamaktadır.
PSİKOLOJİK DANIŞMA YARDIM BECERİLERİ ÖZ-YETERLİĞİ
Psikolojik danışmanlar aynı veya benzer eğitimleri almış olsalar da etkililik düzeyleri farklı seviyelerde olmakta ve bu da psikolojik danışmanın kuramsal bilgisine, danışma becerilerine odaklanmanın tek başına yeterli olmadığını göstermektedir (Pamukçu ve Demir, 2013). Bu teknik bilgilerin yanı sıra ruh sağlığı uzmanları kendilerini psikolojik yardım vermede yeterli gördüklerinde etkililik düzeyleri ve danışanlardan aldıkları olumlu dönüt sayıları da buna paralel olarak artış göstermektedir (McCarthy, 2014). Psikolojik danışma öz-yeterliği ruh sağlığı uzmanının ne yapacağını bilmesiyle birlikte bu teorik bilgisini pratiğe dökebilmesidir ve bu beceri psikolojik danışma sürecinin etkililiğini doğrudan belirleyen faktörlerden biridir (Larson, 1998).
Yardım becerileri olarak tanımlanan psikolojik danışma becerileri, danışanlarla yardım ilişkisi kurabilme ve bu ilişkiyi sürdürebilmeye yarayan sözel ve sözsüz iletişim becerileri olarak ifade edilmektedir. (Hill & O’Brien, 1999).
Psikolojik danışma sürecinde ilerleme kaydedebilmek ve sürecin başarıyla ulaşmasını sağlayabilmek için psikolojik danışman yapılama, yüzleştirme, kendini açma, asgari düzeyde teşvik, özetleme, yansıtma, konuşmaya açık davet ve cesaretlendirme gibi psikolojik danışma becerilerine sahip olmalı ve bunları pratikte uygulayabilmelidir .(Egan, 2011).
Yapılama: Psikolojik danışmanın ilk oturumda kullanmasının uygun olduğu, danışanı süreç hakkında bilgilendirme ve süreçteki rolünü anlamasını sağlama becerisidir. Yüzleştirme: Psikolojik danışmanın danışana düşüncelerindeki zıtlıkları gösterebilme becerisidir. .
Kendini açma: Psikolojik danışmanın kendi yaşantılarından danışanın durumuyla ilgili ve ona yönelik olarak örnekler paylaşma becerisidir.
Asgari düzeyde teşvik: Psikolojik danışmanın çok fazla sözlü ifadede bulunmadan danışanı dinlediğini belirtip konuşmaya teşvik etmesidir.
Özetleme: Psikolojik danışmanın bir konudan başka bir konuya geçmek, bir önceki haftayı hatırlatmak veya o anki oturumu sonlandırmak için danışanın anlattıklarını kısaca ve ana hatlarıyla tekrarlama becerisidir.
Yansıtma: Psikolojik danışmanın danışanın duygularını veya anlattıklarını açık ifadelerle anladığını belirtir şekilde danışana geri aktarmasıdır.
Konuşmaya açık davet: Danışanın kendisini, duygusunu veya düşüncesini daha doğru ve detaylı anlatabilmesi için kullanılan açık uçlu sorma becerisidir
.
Cesaretlendirme: Danışana herhangi bir konuda kendisini serbestçe, açık ve yargılanmaktan çekinmeden ifade etmesi için yapılan sözlü veya sözsüz müdahalelerdir.
Soru sorma: Danışandan belli bir konuda veya kendisi hakkında bilgi isteme yoludur.
Psikolojik danışmanın bu beceriyle tam anlamıyla uyguluyor olması için kişisel meraklarını gidermek adına değil, psikolojik danışma sürecine fayda sağlayacağını düşündüğü doğru soruları sorması gerekmektedir.
(Bandura, 1997). Durum karşısında başa çıkabileceğine dair inancı düşük olan bireyler endişeye kapılır ve yoğun kaygı hissederler. Kendilerine dair olumsuz düşünceleri ile kendilerini sıkıntı içerisinde hissederler. Buna göre bireyin öz yeterlik duygusunu değiştirmenin bir diğer yolu fizyolojik belirtilerini doğru yorumlamasını sağlamak ve olumsuz duygulanım durumlarını azaltmaktır. (Bandura, 1997; Cioffi, 1991) Duyuşsal uyarılma, psikolojik danışmanın danışma hizmeti esnasında duyduğu kaygı, korku veya heyecandır. Bu kaygı özellikle mesleğine yeni başlayan psikolojik danışmanların öz yeterlik düzeyini etkilemektedir (Larson, 1998). Bandura (1995) duyguların kişinin motivasyon sürecini etkilerken öz yeterlik algısını da aynı şekilde etkilediğini vurgulamıştır. Bir başka deyiş ile kaygılı ve stresli durumlar ile daha kolay bir biçimde başa çıkan kişi daha yüksek öz yeterlik duygusuna sahiptir. Benzer şekilde Bernard & Goodyear (2019) yaptıkları araştırmada kaygı düzeyi düşük olan psikolojik danışmanların öz yeterlik inancının daha olumlu olduğu sonucunu bulmuştur.
Voltan-Acar (1988)'a göre psikolojik danışma zemini, danışanın yaşamış olduğu dünyanın minimize olmuş modelidir. Kişi toplumda ne şekilde yaşıyorsa psikolojik danışma seanslarında da o şekilde davranır. Kişinin çevresi makrokozmos diye tanımlanırken, psikolojik danışma seanslarındaki dünyası mikrokozmos olarak adlandırılır. Votan-Acar (1988) mikrokozmosda yeni davranışlar geliştiren kişilerin, mikrokozmosunda da farklılaştığını ve öğrenilen davranışları toplumsal yaşamına aktararak makrokozmosunun değiştiğini iddia etmektedirler. Buradan yola çıkarak, toplumsal hayat gibi, psikolojik danışma da bireyler arası ilişkileri kapsamakta ve burada da toplumsal hayatta bulunan sorunlarla karşı karşıya kalınabilmektedir. Dolayısıyla, psikolojik danışma içerisinde, psikolojik danışmanın öz yetkinlik seviyesi değiştiğinde, çevresinde oluşan yetkinlik inancı da farklılaşabilir. Yeterli hizmet verebildiğini düşünen psikolojik danışmanın mikrokozmosunda kuvvetli bir öz yetkinlik inancı oluşur ve bu inancı toplumsal hayatına aktararak makrokozmosunu da değiştirme ve toplumsal hayatta da yetkin bir psikolojik danışman olduğuna inanma fırsatı olur (Akt., Erkan, 2011)
Psikolojik Danışma Öz Yeterlik Ölçeği
Psikolojik Danışma Öz Yeterlik Ölçeği Lent, Hill ve Hoffman (2003) tarafından psikolojik danışma öz yeterlik seviyelerini ölçmek amacıyla geliştirilmiştir. Ölçeğin Türkçeye uyarlaması Pamukçu ve Demir (2013) tarafından yapılmıştır. 41 maddeden meydana gelen ölçek 3 faktörden oluşmaktadır. Birinci faktör Yardım Becerileri Öz Yeterliği olarak adlandırılmakta ve 15 maddeden oluşmaktadır. Bu faktör İç Görü, Keşif ve Eylem Becerileri olarak üç alt boyuttan meydana gelmektedir
. İkinci faktör olan Oturum Yönetmeye İlişkin Öz Yeterlik 10 maddeden meydana gelmektedir.
Üçüncü faktör olan Psikolojik Danışma Sürecindeki Zorluklara İlişkin Öz Yeterlik ise 16 maddeden meydana gelmektedir ve bu faktörün İlişkide Çatışmalar ve Danışan Problemleri şeklinde iki alt boyutu mevcuttur.
Ölçek 10’lu likert tipinde hazırlanmış olup 0 hiç güvenmiyorum, 9 tamamen güveniyorum şeklinde derecelendirilmiştir. Ölçekten toplam alınabilecek en düşük puan 0, en yüksek puan ise 369’dur.
Ölçekten alınan yüksek puanlar yüksek seviyede psikolojik danışma öz yeterliğini, yani psikolojik danışma sürecinde karşılaşılan sorunlarla başa çıkabilme inancının yüksek olduğunu göstermektedir. Her bir alt boyuttan alınan yüksek puanlar da o boyuta dair öz yeterlik inancının yüksek yüksek olduğunu göstermektedir (Pamukçu ve Demir, 2013)
Psikolojik Danışma Öz Yeterlik Ölçeği
Genel Yönerge: Bu ölçek üç bölümden oluşmaktadır. Her bölüm çeşitli psikolojik danışman davranışlarını sergilemekteki veya psikolojik danışma sürecine özgü sorunlarla baş edebilmedeki becerilerinizle ilgili inançlarınız hakkında ifadeler içermektedir. Sizden nasıl görünmek istediğiniz veya gelecekte nasıl görünebileceğinizden çok şu andaki yeteneklerinize dair inancınızı yansıtan içten cevaplar beklenmektedir. Aşağıdaki ifadelerin doğru ya da yanlış cevapları yoktur. Lütfen her madde için cevabınızı en iyi yansıtan rakamı işaretleyiniz.
Bölüm I. Yönerge: Gelecek hafta boyunca yürüteceğiniz psikolojik danışma oturumlarında danışanlarınızın çoğu ile, aşağıda verilen genel yardım becerilerini ne derece etkili bir şekilde kullanacağınıza olan güveninizi belirtiniz. Hiç Güvenmiyorum Biraz Güveniyorum Tam Olarak Güveniyorum
1 Dikkati verme (fiziksel olarak danışana yönelme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
2 Dinleme (danışanların ilettiği mesajları kavrama ve anlama) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
3 Yeniden ifadelendirme (danışanın söylediğini kısa-öz, somut ve açık bir biçimde tekrar etme veya başka bir şekilde ifade etme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
4 Açık uçlu sorular (danışanlara duygularını veya düşüncelerini netleştirmelerine veya keşfetmelerine yardımcı olacak sorular sorma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
5 Duygu yansıtma (danışanın ifadelerini duygularına vurgu yaparak tekrar etme veya başka bir şekilde ifade etme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
6 Keşif için kendini açma (geçmişiniz, yetkinliğiniz veya duygularınız ile ilgili kişisel bilgilerinizi açma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
7 Amaçlı sessizlik (danışanların duygu ve düşünceleriyle baş başa kalmalarını sağlamak için sessizlikten yararlanma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
8 Meydan okuma (danışanın farkında olmadığı, değiştirmeye isteksiz olduğu veya değiştiremediği tutarsızlıklarına, çelişkilerine, savunmalarına veya akılcı olmayan inançlarına dikkat çekme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
9 Yorumlama (danışanın açıkça ifade ettiklerinin ötesine geçen ve danışana duygu, düşünce ve davranışlarını, görmede yeni bir bakış açısı sunan açıklamalar yapma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
10 İçgörü için kendini açma ( kişisel içgörü kazandığınız geçmiş yaşantılarınızı açma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 112
11 Anındalık (danışan ve terapötik ilişki hakkındaki veya sizin danışanla ilgili sahip olduğunuz o an ki duyguları açma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
12 Bilgi verme ( danışana bilgi verme; görüşler, gerçekler, kaynaklar sunma veya danışanın sorularına cevap verme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
13 Yönlendirme (Danışana eyleme geçmesini ima eden öneri, öğüt ve yönerge sunma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
14 Rol oynama ve davranışın prova edilmesi (danışanın oturumda rol oynamasına veya davranışları prova etmesine yardım etme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
15 Ev ödevi (danışana bir sonraki oturuma kadar denemesi için terapötik ev ödevleri geliştirmek ve vermek) 0 1 2 3 4 5 6 7 8
Bölüm II. Yönerge: Gelecek hafta boyunca yürüteceğiniz psikolojik danışma oturumlarında danışanlarınızın çoğu ile, aşağıda verilen belirli görevleri ne derece etkili bir şekilde yapabileceğinize ilişkin güveninizi belirtiniz. Hiç Güvenmiyorum Biraz Güveniyorum Tam Olarak Güveniyorum
1 Oturumları “olması gereken şekilde” ve odağı kaybetmeden sürdürme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
2 Danışanınızın o an neye ihtiyacı olduğuna bağlı olarak en uygun yardım becerisini kullanarak tepki verme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
3 Danışanınızın duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını keşfetmesine yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
4 Danışanınızın sorunları hakkında derinlemesine konuşmasına yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
5 Danışanınızın anlattıklarından sonra ne yapılması veya ne söylenmesi gerektiğini bilme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
6 Danışanınıza gerçekçi psikolojik danışma amaçları oluşturmasında yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
7 Danışanınızın, duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını anlamasına yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
8 Danışanınız ve psikolojik danışmaya getirdiği konularla ilgili net bir kavramlaştırma yapma. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
9 Oturumlar sırasında amaçlarınızın (örneğin müdahalelerinizin amaçları) farkında olma. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
10 Danışanınıza sorularına ilişkin ne tür adımlar atması gerektiğine karar vermesi için yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Bölüm III. Yönerge: Gelecek hafta boyunca yürüteceğiniz psikolojik danışma oturumlarında aşağıdaki özelliklere sahip bir danışanla, ne derece etkili bir şekilde çalışabileceğinize olan güveninizi belirtiniz. ( “Etkili bir şekilde çalışma” ile başarılı tedavi planları geliştirme, etkili tepkiler ortaya koyma, zor etkileşimler süresince tutumunuzu sürdürme ve sonuç olarak danışanın sorunlarını çözmesine yardımcı olma yeteneğiniz kastedilmektedir.) Hiç Güvenmiyorum Biraz Güveniyorum Tam Olarak Güveniyorum
1 Klinik olarak depresyonda olan 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
2 Cinsel tacize uğramış 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
3 İntihar etmeyi düşünen 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
4 Yakın zamanda travmatik bir yaşantı geçirmiş olan (örn., fiziksel ya da psikolojik incinme veya istismar) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
5 Aşırı derecede kaygılı 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
6 Ciddi ölçüde düşünce bozukluğu belirtileri gösteren 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
7 Cinsel olarak çekici bulduğunuz 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
8 Kişisel olarak baş etmekte zorlandığınız sorunlarla mücadele eden 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
9 Sizinkilerle çatışan temel değerler veya inançlara sahip olan (örn. din, cinsiyet rolleri ile ilgili) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
10 Sizden önemli şekillerde farklılık gösteren (örn. ırk, etnik köken, cinsiyet, yaş, sosyal sınıf) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
11 Kendi duygu ve düşüncelerini incelemeye veya kendi hakkında düşünmeye eğilimli olmayan 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
12 Cinsel olarak sizi çekici bulan 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
13 Olumsuz tepkilerinizin olduğu (örn. sıkılma, kızgınlık) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
14 İyileşme kaydedemeyen 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
15 Vermeye istekli olduğunuzdan daha fazlasını sizden isteyen (örn. görüşmelerin sıklığı veya problem çözme reçeteleri istemesi yönünden) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
16 Oturumlarda manipülatif (yönlendirici) davranışlar gösteren 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Kaynakça
EGAN, G. (2011). Psikolojik danışma becerileri. ( Ö. Yüksel, Çev.). Kaknüs Yayınları.
Erkan, Z. (2011). Okul Psikolojik Danışmanı Öz-Yeterliğini Yordamada Eğitim Yaşantılarına İlişkin Memnuniyetin Rolü. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Bursa: Uludağ Üniversites
HILL, C. E., & O’BRIEN, K. M. (1999). Helping skills: Faciliating exploration, insight and action. Washington, DC: American Psychological Association
Larson, J. (1998). Managing Student Aggression in High Schools: Implications for Practice. Psychology in the Schoos. 35.3, 283- 295. Larson, L. M. ve Daniels, J. A. (1998). Review of the Counseling Self-Efficacy Literature. The Counseling Psychologist. 26.2, 179–218.
Kansu, A.F. ve Hızlı-Sayar, G. (2018). Öz-yeterlik, yaşam anlamı ve yaşam bağlılığı kavramları üzerine bir inceleme. Üsküdar Üniversitesi Etkileşim Fakültesi Degisi 1(1), 78-89. https://doi.org/10.32739/etkilesim.2018.1.11
Koçyiğit-Özyiğit, M., ve Erkan-Atik, Z. (2021). Covid-19 sürecinde psikolojik danışma ve süpervizyon: #evdekal deneyimi. Başkent Universty Journal of Education, 8(1), 253– 274.
Levitt, D. H. (2002). Active Listening and Counselor Self Efficacy: Emphasis on One Microskill in Beginnig Counselor Training. The Clinical Supervisor. 20.2, 101- 115.
Pamukçu, B. ve Demir, A. (2013). Psikolojik Danışma Öz-Yeterlik Ölçeği Türkçe Formunun Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. 5.40, 212-221.
Sali-Bilgiç, H. (2011). Rehber öğretmenlerin (psikolojik danışmanların) öz yeterlikleri [Yüksek Lisans Tezi]. Selçuk Üniversitesi.
Satıcı, B. (2014). Psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterlik algılarının mizah tarzları ve süpervizyon yaşantıları açısından incelenmesi [Yüksek Lisans Tezi]. Eskişehir Anadolu Üniversitesi. Satıcı, S. A. (2013). Üniversite öğrencilerinin akademik öz-yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi [Yüksek Lisans Tezi]. Eskişehir Anadolu Üniversitesi.
Schunk, D.H. (1991). Self-efficacy and academic motivation. Educational Psychologist, 26, 207-231. Schunk, D. H. ve Pajares, F. (2002). The development of academic self-efficacy. A. Wigfield ve J. Eccles (Ed.), Development of achievement motivation içinde (s. 16-31). San Diego: Academic Press.
Yiyit, F. (2001). Okul Psikolojik Danışmanlarının Yetkinlik Beklentilerini Ölçmeye Yönelik Bir Ölçek Geliştirme Çalışması. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Adana: Çukurova Üniversitesi.
Psikolojik danışma öz yeterliği psikolojik danışmanın yalnızca süreçteki inancıyla değil, yakın zamanda olacak olan psikolojik danışma pratiğindeki performansıyla ilgili algı ve yapıyı da ifade etmektedir. (Larson ve diğerleri, 1992). Başka bir anlatımla, psikolojik danışmanın olumlu performansıyla olgunlaşan pozitif öz yeterlik algısı, gelecekteki hizmet ve uygulamalarını da etkiler.
Öz yeterlik büyüklük, güç ve genellik olmak üzere üç boyuttan oluşur. (Bandura, 1977). Büyüklük, kişinin baş edebileceğine inandığı görevin zorluk derecesi ile ilgilidir. Bir başka deyiş ile öz-yeterlik inancına göre zor ya da kolay göreve yönelir. Güç, bir kişinin var olan bir durum karşısında belirli bir görevi yerine getirme konusunda kendine dair inancını, azmini temsil eder. Genellik ise kişinin belirli bir alana dair var olan öz yeterlik inancını farklı alanlarda da göstermesi anlamına gelir.
Larson (1998) ise dört ana değişkenin psikolojik danışma öz yeterliğine etkide bulunduğunu belirtmiştir. Birincisi uzmanlıktır. Uzmanlık alandaki kıdeme, tecrübelere, yaşantılara karşılık gelmektedir. Bireyin pozitif deneyimleri yaşama sıklığı ne kadar fazla olursa kendisini yetkin ve etkin hissetmesi de o paralelde artar.
Uzmanlık: Psikolojik danışmanların danışma öz yeterliğini etkileyen uzmanlık, danışmanın alanındaki deneyimleri olarak ifade edilmektedir. Danışma öz yeterliğinin oluşmasında uzmanlık kavramının önemli rolü olduğu görülmektedir (Leach vd., 1997). Buna göre kişinin deneyimlerinden elde ettiği sonucun başarılı ya da başarısız olması öz yeterlik inançlarını etkiler. Birey deneyimlerden başarılı bir sonuç elde etmişse kendi yeterliğine dair güçlü bir inanç oluştururken başarısız olduysa öz yeterlik inancı düşük olur (Bandura, 1995) Dolaylı deneyimler, kişisel deneyimler kadar öz yeterlik inancını etkilemese de bireyin karşılaştığı durumla ilgili geçmiş yaşantısı çok az olduğunda ya da kendi yeteneklerinden emin olmadığın durumlarda öz yeterlik inancını etkiler. Kişi kendisine benzettiği bireyin başarılı sonucuna tanık olduktan sonra benzer durumlarda kendi başa çıkabilirliğine dair olumlu inanca sahip olur (Schunk, 1987). Ancak başarısız bir sonuca tanık olursa öz yeterlik inancı olumsuz yönde etkilenir.
Lent ve diğerleri (2006) psikolojik danışman adaylarının ve psikolojik danışmanların geçmişte yürüttükleri başarılı psikolojik danışma deneyimlerini değerlendirerek belli bir danışanlar veya belirli sorunlara yönelme eğilimi olduklarını ve daha iyi başarı performansı gösterdiklerine inandıkları danışanlar karşısında öz yeterlik algılarının daha yüksek olduğunu vurgulamıştır. Dolaylı yaşantılar, farklı psikolojik danışmanların başarılı yaşantılarına şahit olan, videodan izleyen psikolojik danışmanın psikolojik danışma hizmetini vermede başarılı olacağına dair inançlar geliştirmesidir. Başarılı danışma oturumlarını izleyen psikolojik danışmanın öz yeterliği yükselirken model alınan psikolojik danışmanın yaş ve cinsiyet gibi benzer özelliklerin var olması da yüksek öz yeterlik üzerinde rol oynar. (Larson, 1998)
İkincisi model almadır. İnsanlar pek çok davranışı çevresindeki kişileri gözlemleyerek öğrenirler. Psikolojik danışmada model alma ise bireyin, alanda uzman başka psikolojik danışmanları gözlemlemesi ile gerçekleşir. Bireyin algılamış olduğu psikolojik danışma öz yeterlik düzeyi ile model arasındaki benzerlik paralellik göstermektedir (Sali-Bilgiç, 2011). Model alma, bireyin etrafındaki diğer psikolojik danışmanları gözlemleyerek sahip olduğu duygu ve düşünceleridir. Başarılı olan bir danışmanı modelleyen psikolojik danışman rol model aldığı kişi gibi başarılı olacağına dair inanışlar geliştirir.
Üçüncüsü ise sosyal iknadır. Sosyal İkna: Psikolojik danışman eğitiminin önemli unsurlarından biri de süpervizördür. Sosyal ikna, süpervizörün danışma sürecinde psikolojik danışmana vermiş olduğu dönütlerle, oturumların başarısının artmasını desteklemesi olarak tanımlanmaktadır (Larson, 1998). Süpervizörün vermiş olduğu dönütler gerçeği yansıtmadığında hayal kırıklığına uğrayabilir. Bu durumdan dolayı danışmanın, danışma öz yeterlik algısı negatif yönde etkilenebilir (Sali Bilgiç, 2011).
Yapılan araştırmaya göre süpervizörün önce olumlu geri bildirimleri ardından psikolojik danışmanın yapmış olduğu eksiklikleri yapıcı bir dille söylemesinin danışma öz yeterliğini olumlu yönde etkilediği görülmüştür. (Satıcı, 2013).Bu kavram psikolojik danışmanın süpervizyon süreciyle ilgili bir kavramdır. Süpervizör tarafından pozitif geribildirim alan psikolojik danışmanların danışmaya dair öz yetkinlik algıları güçlenmektedir. Sözel ikna, bireyin çevresinden yetenekleri hakkında aldığı yorumlar, desteklerdir (Kansu ve Sayar, 2018). Çevresinden yapabileceğine dair ikna edici sözler duyan bireyler kendilerinden daha az şüphe duyarlar ve görev karşısında başarılı olma motivasyonları artar. Benzer şekilde olumsuz geri bildirimler ise bireyin öz yeterlik inancının zayıflamasına neden olur (Bandura, 1995; Pajares, 2002). Sözel ikna, danışmanın süpervizörü tarafından aldığı geri bildirimlerdir ve süpervizörden alınan olumlu ve olumsuz tüm geri bildirimler danışma öz yeterliğini etkilemektedir (Larson, 1998). Olumlu geri bildirimler alan psikolojik danışmanların öz-yeterlik düzeylerini artarken kaygı düzeylerini azalır. Ancak olumsuz geri bildirim öz-yeterlik düzeyinin azalmasına kaygı düzeyinin de artmasına sebep olur (Daniels & Larson, 2001). Özellikle henüz öğrenci olan psikolojik danışman adaylarına verilen yapıcı ve olumlu geri bildirimler psikolojik danışman adaylarının motivasyonu üzerinde olumlu bir rol oynayarak danışma öz yeterliğini de artırır (Koçyiğit, 2020).
Dördüncüsü ve son değişken ise psikolojik danışmanın yaşadığı heyecan ve kaygı seviyesidir. (Larson, 1998). Danışmanların en önemli becerisi olan aktif dinleme hem danışmanların performansını arttırmasını hem de danışanların sıkıntılarının daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. Bu durum da danışmanların kendilerini daha etkili olarak algılamalarını sağlayarak öz yeterliği etkilemektedir. (Levitt, 2002). Öz yeterliği etkileyen son faktör ise psikolojik ve duygusal durumlardır. Bireyler yeteneklerini değerlendirirken somatik ve duygusal belirtilerine de dikkat eder. Stresli durum altında fizyolojik olarak gergin hisseden bireyler, öz yeterliklerine dair olumsuz inanç geliştirir. Ancak gergin hissetmedikleri durumlar karşısında başarılı olma beklentileri daha yüksektir. Stres verici durum karşısında uyarılmışlık düzeyi artarken bireyler bu durumu kendilerine ve öz-yeterliklerine dair bir tehdit olarak algılarlar ve performans beklentileri düşerek yetersiz hissetmelerine sebep olur. Aynı zamanda duygulanım durumları da bireyin yeterlik algısı üzerinde rol oynamaktadır.
PSİKOLOJİK DANIŞMA YARDIM BECERİLERİ ÖZ-YETERLİĞİ
Psikolojik danışmanlar aynı veya benzer eğitimleri almış olsalar da etkililik düzeyleri farklı seviyelerde olmakta ve bu da psikolojik danışmanın kuramsal bilgisine, danışma becerilerine odaklanmanın tek başına yeterli olmadığını göstermektedir (Pamukçu ve Demir, 2013). Bu teknik bilgilerin yanı sıra ruh sağlığı uzmanları kendilerini psikolojik yardım vermede yeterli gördüklerinde etkililik düzeyleri ve danışanlardan aldıkları olumlu dönüt sayıları da buna paralel olarak artış göstermektedir (McCarthy, 2014). Psikolojik danışma öz-yeterliği ruh sağlığı uzmanının ne yapacağını bilmesiyle birlikte bu teorik bilgisini pratiğe dökebilmesidir ve bu beceri psikolojik danışma sürecinin etkililiğini doğrudan belirleyen faktörlerden biridir (Larson, 1998).
Yardım becerileri olarak tanımlanan psikolojik danışma becerileri, danışanlarla yardım ilişkisi kurabilme ve bu ilişkiyi sürdürebilmeye yarayan sözel ve sözsüz iletişim becerileri olarak ifade edilmektedir. (Hill & O’Brien, 1999).
Psikolojik danışma sürecinde ilerleme kaydedebilmek ve sürecin başarıyla ulaşmasını sağlayabilmek için psikolojik danışman yapılama, yüzleştirme, kendini açma, asgari düzeyde teşvik, özetleme, yansıtma, konuşmaya açık davet ve cesaretlendirme gibi psikolojik danışma becerilerine sahip olmalı ve bunları pratikte uygulayabilmelidir .(Egan, 2011).
Yapılama: Psikolojik danışmanın ilk oturumda kullanmasının uygun olduğu, danışanı süreç hakkında bilgilendirme ve süreçteki rolünü anlamasını sağlama becerisidir. Yüzleştirme: Psikolojik danışmanın danışana düşüncelerindeki zıtlıkları gösterebilme becerisidir. .
Kendini açma: Psikolojik danışmanın kendi yaşantılarından danışanın durumuyla ilgili ve ona yönelik olarak örnekler paylaşma becerisidir.
Asgari düzeyde teşvik: Psikolojik danışmanın çok fazla sözlü ifadede bulunmadan danışanı dinlediğini belirtip konuşmaya teşvik etmesidir.
Özetleme: Psikolojik danışmanın bir konudan başka bir konuya geçmek, bir önceki haftayı hatırlatmak veya o anki oturumu sonlandırmak için danışanın anlattıklarını kısaca ve ana hatlarıyla tekrarlama becerisidir.
Yansıtma: Psikolojik danışmanın danışanın duygularını veya anlattıklarını açık ifadelerle anladığını belirtir şekilde danışana geri aktarmasıdır.
Konuşmaya açık davet: Danışanın kendisini, duygusunu veya düşüncesini daha doğru ve detaylı anlatabilmesi için kullanılan açık uçlu sorma becerisidir
.
Cesaretlendirme: Danışana herhangi bir konuda kendisini serbestçe, açık ve yargılanmaktan çekinmeden ifade etmesi için yapılan sözlü veya sözsüz müdahalelerdir.
Soru sorma: Danışandan belli bir konuda veya kendisi hakkında bilgi isteme yoludur.
Psikolojik danışmanın bu beceriyle tam anlamıyla uyguluyor olması için kişisel meraklarını gidermek adına değil, psikolojik danışma sürecine fayda sağlayacağını düşündüğü doğru soruları sorması gerekmektedir.
(Bandura, 1997). Durum karşısında başa çıkabileceğine dair inancı düşük olan bireyler endişeye kapılır ve yoğun kaygı hissederler. Kendilerine dair olumsuz düşünceleri ile kendilerini sıkıntı içerisinde hissederler. Buna göre bireyin öz yeterlik duygusunu değiştirmenin bir diğer yolu fizyolojik belirtilerini doğru yorumlamasını sağlamak ve olumsuz duygulanım durumlarını azaltmaktır. (Bandura, 1997; Cioffi, 1991) Duyuşsal uyarılma, psikolojik danışmanın danışma hizmeti esnasında duyduğu kaygı, korku veya heyecandır. Bu kaygı özellikle mesleğine yeni başlayan psikolojik danışmanların öz yeterlik düzeyini etkilemektedir (Larson, 1998). Bandura (1995) duyguların kişinin motivasyon sürecini etkilerken öz yeterlik algısını da aynı şekilde etkilediğini vurgulamıştır. Bir başka deyiş ile kaygılı ve stresli durumlar ile daha kolay bir biçimde başa çıkan kişi daha yüksek öz yeterlik duygusuna sahiptir. Benzer şekilde Bernard & Goodyear (2019) yaptıkları araştırmada kaygı düzeyi düşük olan psikolojik danışmanların öz yeterlik inancının daha olumlu olduğu sonucunu bulmuştur.
Voltan-Acar (1988)'a göre psikolojik danışma zemini, danışanın yaşamış olduğu dünyanın minimize olmuş modelidir. Kişi toplumda ne şekilde yaşıyorsa psikolojik danışma seanslarında da o şekilde davranır. Kişinin çevresi makrokozmos diye tanımlanırken, psikolojik danışma seanslarındaki dünyası mikrokozmos olarak adlandırılır. Votan-Acar (1988) mikrokozmosda yeni davranışlar geliştiren kişilerin, mikrokozmosunda da farklılaştığını ve öğrenilen davranışları toplumsal yaşamına aktararak makrokozmosunun değiştiğini iddia etmektedirler. Buradan yola çıkarak, toplumsal hayat gibi, psikolojik danışma da bireyler arası ilişkileri kapsamakta ve burada da toplumsal hayatta bulunan sorunlarla karşı karşıya kalınabilmektedir. Dolayısıyla, psikolojik danışma içerisinde, psikolojik danışmanın öz yetkinlik seviyesi değiştiğinde, çevresinde oluşan yetkinlik inancı da farklılaşabilir. Yeterli hizmet verebildiğini düşünen psikolojik danışmanın mikrokozmosunda kuvvetli bir öz yetkinlik inancı oluşur ve bu inancı toplumsal hayatına aktararak makrokozmosunu da değiştirme ve toplumsal hayatta da yetkin bir psikolojik danışman olduğuna inanma fırsatı olur (Akt., Erkan, 2011)
Psikolojik Danışma Öz Yeterlik Ölçeği
Psikolojik Danışma Öz Yeterlik Ölçeği Lent, Hill ve Hoffman (2003) tarafından psikolojik danışma öz yeterlik seviyelerini ölçmek amacıyla geliştirilmiştir. Ölçeğin Türkçeye uyarlaması Pamukçu ve Demir (2013) tarafından yapılmıştır. 41 maddeden meydana gelen ölçek 3 faktörden oluşmaktadır. Birinci faktör Yardım Becerileri Öz Yeterliği olarak adlandırılmakta ve 15 maddeden oluşmaktadır. Bu faktör İç Görü, Keşif ve Eylem Becerileri olarak üç alt boyuttan meydana gelmektedir
. İkinci faktör olan Oturum Yönetmeye İlişkin Öz Yeterlik 10 maddeden meydana gelmektedir.
Üçüncü faktör olan Psikolojik Danışma Sürecindeki Zorluklara İlişkin Öz Yeterlik ise 16 maddeden meydana gelmektedir ve bu faktörün İlişkide Çatışmalar ve Danışan Problemleri şeklinde iki alt boyutu mevcuttur.
Ölçek 10’lu likert tipinde hazırlanmış olup 0 hiç güvenmiyorum, 9 tamamen güveniyorum şeklinde derecelendirilmiştir. Ölçekten toplam alınabilecek en düşük puan 0, en yüksek puan ise 369’dur.
Ölçekten alınan yüksek puanlar yüksek seviyede psikolojik danışma öz yeterliğini, yani psikolojik danışma sürecinde karşılaşılan sorunlarla başa çıkabilme inancının yüksek olduğunu göstermektedir. Her bir alt boyuttan alınan yüksek puanlar da o boyuta dair öz yeterlik inancının yüksek yüksek olduğunu göstermektedir (Pamukçu ve Demir, 2013)
Psikolojik Danışma Öz Yeterlik Ölçeği
Genel Yönerge: Bu ölçek üç bölümden oluşmaktadır. Her bölüm çeşitli psikolojik danışman davranışlarını sergilemekteki veya psikolojik danışma sürecine özgü sorunlarla baş edebilmedeki becerilerinizle ilgili inançlarınız hakkında ifadeler içermektedir. Sizden nasıl görünmek istediğiniz veya gelecekte nasıl görünebileceğinizden çok şu andaki yeteneklerinize dair inancınızı yansıtan içten cevaplar beklenmektedir. Aşağıdaki ifadelerin doğru ya da yanlış cevapları yoktur. Lütfen her madde için cevabınızı en iyi yansıtan rakamı işaretleyiniz.
Bölüm I. Yönerge: Gelecek hafta boyunca yürüteceğiniz psikolojik danışma oturumlarında danışanlarınızın çoğu ile, aşağıda verilen genel yardım becerilerini ne derece etkili bir şekilde kullanacağınıza olan güveninizi belirtiniz. Hiç Güvenmiyorum Biraz Güveniyorum Tam Olarak Güveniyorum
1 Dikkati verme (fiziksel olarak danışana yönelme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
2 Dinleme (danışanların ilettiği mesajları kavrama ve anlama) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
3 Yeniden ifadelendirme (danışanın söylediğini kısa-öz, somut ve açık bir biçimde tekrar etme veya başka bir şekilde ifade etme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
4 Açık uçlu sorular (danışanlara duygularını veya düşüncelerini netleştirmelerine veya keşfetmelerine yardımcı olacak sorular sorma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
5 Duygu yansıtma (danışanın ifadelerini duygularına vurgu yaparak tekrar etme veya başka bir şekilde ifade etme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
6 Keşif için kendini açma (geçmişiniz, yetkinliğiniz veya duygularınız ile ilgili kişisel bilgilerinizi açma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
7 Amaçlı sessizlik (danışanların duygu ve düşünceleriyle baş başa kalmalarını sağlamak için sessizlikten yararlanma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
8 Meydan okuma (danışanın farkında olmadığı, değiştirmeye isteksiz olduğu veya değiştiremediği tutarsızlıklarına, çelişkilerine, savunmalarına veya akılcı olmayan inançlarına dikkat çekme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
9 Yorumlama (danışanın açıkça ifade ettiklerinin ötesine geçen ve danışana duygu, düşünce ve davranışlarını, görmede yeni bir bakış açısı sunan açıklamalar yapma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
10 İçgörü için kendini açma ( kişisel içgörü kazandığınız geçmiş yaşantılarınızı açma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 112
11 Anındalık (danışan ve terapötik ilişki hakkındaki veya sizin danışanla ilgili sahip olduğunuz o an ki duyguları açma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
12 Bilgi verme ( danışana bilgi verme; görüşler, gerçekler, kaynaklar sunma veya danışanın sorularına cevap verme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
13 Yönlendirme (Danışana eyleme geçmesini ima eden öneri, öğüt ve yönerge sunma) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
14 Rol oynama ve davranışın prova edilmesi (danışanın oturumda rol oynamasına veya davranışları prova etmesine yardım etme) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
15 Ev ödevi (danışana bir sonraki oturuma kadar denemesi için terapötik ev ödevleri geliştirmek ve vermek) 0 1 2 3 4 5 6 7 8
Bölüm II. Yönerge: Gelecek hafta boyunca yürüteceğiniz psikolojik danışma oturumlarında danışanlarınızın çoğu ile, aşağıda verilen belirli görevleri ne derece etkili bir şekilde yapabileceğinize ilişkin güveninizi belirtiniz. Hiç Güvenmiyorum Biraz Güveniyorum Tam Olarak Güveniyorum
1 Oturumları “olması gereken şekilde” ve odağı kaybetmeden sürdürme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
2 Danışanınızın o an neye ihtiyacı olduğuna bağlı olarak en uygun yardım becerisini kullanarak tepki verme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
3 Danışanınızın duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını keşfetmesine yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
4 Danışanınızın sorunları hakkında derinlemesine konuşmasına yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
5 Danışanınızın anlattıklarından sonra ne yapılması veya ne söylenmesi gerektiğini bilme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
6 Danışanınıza gerçekçi psikolojik danışma amaçları oluşturmasında yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
7 Danışanınızın, duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını anlamasına yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
8 Danışanınız ve psikolojik danışmaya getirdiği konularla ilgili net bir kavramlaştırma yapma. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
9 Oturumlar sırasında amaçlarınızın (örneğin müdahalelerinizin amaçları) farkında olma. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
10 Danışanınıza sorularına ilişkin ne tür adımlar atması gerektiğine karar vermesi için yardım etme. 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Bölüm III. Yönerge: Gelecek hafta boyunca yürüteceğiniz psikolojik danışma oturumlarında aşağıdaki özelliklere sahip bir danışanla, ne derece etkili bir şekilde çalışabileceğinize olan güveninizi belirtiniz. ( “Etkili bir şekilde çalışma” ile başarılı tedavi planları geliştirme, etkili tepkiler ortaya koyma, zor etkileşimler süresince tutumunuzu sürdürme ve sonuç olarak danışanın sorunlarını çözmesine yardımcı olma yeteneğiniz kastedilmektedir.) Hiç Güvenmiyorum Biraz Güveniyorum Tam Olarak Güveniyorum
1 Klinik olarak depresyonda olan 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
2 Cinsel tacize uğramış 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
3 İntihar etmeyi düşünen 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
4 Yakın zamanda travmatik bir yaşantı geçirmiş olan (örn., fiziksel ya da psikolojik incinme veya istismar) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
5 Aşırı derecede kaygılı 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
6 Ciddi ölçüde düşünce bozukluğu belirtileri gösteren 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
7 Cinsel olarak çekici bulduğunuz 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
8 Kişisel olarak baş etmekte zorlandığınız sorunlarla mücadele eden 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
9 Sizinkilerle çatışan temel değerler veya inançlara sahip olan (örn. din, cinsiyet rolleri ile ilgili) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
10 Sizden önemli şekillerde farklılık gösteren (örn. ırk, etnik köken, cinsiyet, yaş, sosyal sınıf) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
11 Kendi duygu ve düşüncelerini incelemeye veya kendi hakkında düşünmeye eğilimli olmayan 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
12 Cinsel olarak sizi çekici bulan 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
13 Olumsuz tepkilerinizin olduğu (örn. sıkılma, kızgınlık) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
14 İyileşme kaydedemeyen 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
15 Vermeye istekli olduğunuzdan daha fazlasını sizden isteyen (örn. görüşmelerin sıklığı veya problem çözme reçeteleri istemesi yönünden) 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
16 Oturumlarda manipülatif (yönlendirici) davranışlar gösteren 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9
Kaynakça
EGAN, G. (2011). Psikolojik danışma becerileri. ( Ö. Yüksel, Çev.). Kaknüs Yayınları.
Erkan, Z. (2011). Okul Psikolojik Danışmanı Öz-Yeterliğini Yordamada Eğitim Yaşantılarına İlişkin Memnuniyetin Rolü. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Bursa: Uludağ Üniversites
HILL, C. E., & O’BRIEN, K. M. (1999). Helping skills: Faciliating exploration, insight and action. Washington, DC: American Psychological Association
Larson, J. (1998). Managing Student Aggression in High Schools: Implications for Practice. Psychology in the Schoos. 35.3, 283- 295. Larson, L. M. ve Daniels, J. A. (1998). Review of the Counseling Self-Efficacy Literature. The Counseling Psychologist. 26.2, 179–218.
Kansu, A.F. ve Hızlı-Sayar, G. (2018). Öz-yeterlik, yaşam anlamı ve yaşam bağlılığı kavramları üzerine bir inceleme. Üsküdar Üniversitesi Etkileşim Fakültesi Degisi 1(1), 78-89. https://doi.org/10.32739/etkilesim.2018.1.11
Koçyiğit-Özyiğit, M., ve Erkan-Atik, Z. (2021). Covid-19 sürecinde psikolojik danışma ve süpervizyon: #evdekal deneyimi. Başkent Universty Journal of Education, 8(1), 253– 274.
Levitt, D. H. (2002). Active Listening and Counselor Self Efficacy: Emphasis on One Microskill in Beginnig Counselor Training. The Clinical Supervisor. 20.2, 101- 115.
Pamukçu, B. ve Demir, A. (2013). Psikolojik Danışma Öz-Yeterlik Ölçeği Türkçe Formunun Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması. Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisi. 5.40, 212-221.
Sali-Bilgiç, H. (2011). Rehber öğretmenlerin (psikolojik danışmanların) öz yeterlikleri [Yüksek Lisans Tezi]. Selçuk Üniversitesi.
Satıcı, B. (2014). Psikolojik danışman adaylarının psikolojik danışma öz-yeterlik algılarının mizah tarzları ve süpervizyon yaşantıları açısından incelenmesi [Yüksek Lisans Tezi]. Eskişehir Anadolu Üniversitesi. Satıcı, S. A. (2013). Üniversite öğrencilerinin akademik öz-yeterliklerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi [Yüksek Lisans Tezi]. Eskişehir Anadolu Üniversitesi.
Schunk, D.H. (1991). Self-efficacy and academic motivation. Educational Psychologist, 26, 207-231. Schunk, D. H. ve Pajares, F. (2002). The development of academic self-efficacy. A. Wigfield ve J. Eccles (Ed.), Development of achievement motivation içinde (s. 16-31). San Diego: Academic Press.
Yiyit, F. (2001). Okul Psikolojik Danışmanlarının Yetkinlik Beklentilerini Ölçmeye Yönelik Bir Ölçek Geliştirme Çalışması. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi. Adana: Çukurova Üniversitesi.
|
Yazan
|
Bu makaleden alıntı yapmak
için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir: "Ruh Sağlığı Uzmanlarının Özyeterlik Algıları" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz. |
Yazan Uzman
|
| Makale Kütüphanemizden | ||||
|
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak
hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir
yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.

