Haftada Bir Terapi Ile Değişim Olur Mu
Psikolojik Değişimin Sırrı: Programlı ve Düzenli Tekrarların Gücü
İnsan değişir mi? İnsan nasıl değişir?
Bu sorulara cevap ararken, çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir gerçek var: Psikolojik değişim, haftada bir saatlik terapi seanslarıyla veya geçmişi didikleyip yaraları kurcalamakla gerçekleşmiyor. Tıpkı bir diyet programının, bir spor antrenmanının, düzenli ilaç kullanımının bedeni değiştirmesi gibi, ruh da ancak programlı ve düzenli tekrarlarla değişiyor.
Düzenli Tekrarın Biyolojik ve Psikolojik Temeli
Beynimiz, tekrar eden uyaranlara göre şekillenir. Nöroplastisite dediğimiz bu özellik, beynin yeni deneyimler karşısında yapısını değiştirebilme kapasitesidir. Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir davranışı ne kadar sık tekrarlarsak, beynimizdeki ilgili sinir yolları o kadar güçlenir. Bu, tıpkı bir patikada sürekli yürüyerek yol oluşturmaya benzer.
İşte bu noktada, geleneksel terapi yöntemlerinin sınırlılığı ortaya çıkıyor. Haftada bir kez 40-50 dakikalık bilişsel davranışçı terapi seansları, ne kadar etkili olursa olsun, beynin yeniden yapılanması için gereken sıklıkta ve yoğunlukta tekrarı sağlayamıyor. Haftada bir ilaç içmekle şifa olur mu? Haftada bir antrenman yapmakla başarı gelir mi? Haftada bir diyet yapmakla kilo verilebilir mi? Şifa, başarı ve diyet de bir değişim meselesi değil mi?
Cemaat ve Tarikatların Başarısının Arkasındaki Psikolojik Gerçek
Bir tarikata intisap eden insanın kısa sürede şalvar giymeye, sarık sarmaya, oturup kalkmasını değiştirmeye başlamasını izleyin. Bir cemaate devam eden insanın hayatının bambaşka bir yöne evrildiğini görün. Bir Risale-i Nur talebesinin düzenli derslerle nasıl dönüştüğüne şahit olun.
Bunları "imanın gücü" veya "okunan metinlerin manevi etkisi" olarak açıklamak kolaycılıktır. Asıl mesele, bu yapıların sağladığı düzenli, programlı ve tekrara dayalı sistemdir.
Bir cemaate giden insan:
Her gün aynı vakitte namaz kılar
Haftanın belirli günlerinde sohbetlere katılır
Düzenli olarak belirli metinleri okur
Benzer düşünce kalıplarını sürekli duyar ve tekrarlar
Aynı amaç etrafında toplanmış insanlarla sürekli etkileşim halindedir
Bu, bir psikolojik programdır. Üstelik haftada bir saat değil, neredeyse günün her saatine yayılan bir program.
Programlı Değişimin Anatomisi
Düzenli tekrarlarla gerçekleşen değişimin mekanizmasını şöyle özetleyebiliriz:
1. Maruz kalma ve alışma: Sürekli aynı düşünce ve davranış kalıplarına maruz kalan insan, önce onlara alışır, sonra onları içselleştirir.
2. Kimlik inşası: Tekrarlar, kişinin kendini tanımlama biçimini değiştirir. "Ben artık şu cemaatin mensubuyum" düşüncesi, diğer tüm davranışları etkiler.
3. Sosyal pekiştireçler: Aynı programı uygulayan insanlarla bir arada olmak, değişimi hızlandırır ve kalıcılaştırır.
4. Ritüellerin gücü: Günlük, haftalık, aylık ritüeller, insanın zaman algısını ve hayat akışını yeniden düzenler.
Modern Terapinin Çıkmazı
Modern terapi anlayışı, bireyi haftada bir saatlik seanslarla değiştirmeye çalışırken, geri kalan 167 saatte bireyin eski alışkanlıklarına, eski düşünce kalıplarına, eski çevresine dönmesine izin veriyor. Oysa değişim, tıpkı bir antrenman programı gibi, düzenli ve sürekli uygulama gerektirir.
Bir sporcu haftada bir saat antrenman yaparak vücut geliştirebilir mi? Bir hasta ilacını düzensiz kullanarak iyileşebilir mi? Bir öğrenci haftada bir saat ders çalışarak sınavı kazanabilir mi?
Elbette hayır.
Sonuç: Programlı Değişim Zamanı
Psikolojik değişim, mucizevi anlarda veya haftalık seanslarda gerçekleşmez. Değişim, her gün yaptıklarımızın toplamıdır. Her sabah aynı vakitte uyanmak, her gün belirli bir metni okumak, her hafta aynı sohbete katılmak, her akşam aynı duaları etmek...
İşte bu yüzden cemaatler ve tarikatlar insanları değiştirebiliyor. Onların sırrı, metinlerin içeriğinden çok, sağladıkları düzenli ve programlı tekrar sistemidir.
Psikoloji bilimi olarak, bu gerçeği görmeli ve terapi yöntemlerimizi buna göre yeniden tasarlamalıyız. Bireylere sadece içgörü kazandırmak yetmez; onlara, hayatlarının her anına yayılmış, düzenli, programlı ve tekrara dayalı bir değişim sistemi sunmalıyız.
Tıpkı bir diyet programı, bir antrenman programı, bir ilaç kullanım programı gibi... Ruhun da kendi programına ihtiyacı var.
Psikolog İzzet Güllü
İnsan değişir mi? İnsan nasıl değişir?
Bu sorulara cevap ararken, çoğu zaman gözden kaçırdığımız bir gerçek var: Psikolojik değişim, haftada bir saatlik terapi seanslarıyla veya geçmişi didikleyip yaraları kurcalamakla gerçekleşmiyor. Tıpkı bir diyet programının, bir spor antrenmanının, düzenli ilaç kullanımının bedeni değiştirmesi gibi, ruh da ancak programlı ve düzenli tekrarlarla değişiyor.
Düzenli Tekrarın Biyolojik ve Psikolojik Temeli
Beynimiz, tekrar eden uyaranlara göre şekillenir. Nöroplastisite dediğimiz bu özellik, beynin yeni deneyimler karşısında yapısını değiştirebilme kapasitesidir. Bir düşünceyi, bir duyguyu, bir davranışı ne kadar sık tekrarlarsak, beynimizdeki ilgili sinir yolları o kadar güçlenir. Bu, tıpkı bir patikada sürekli yürüyerek yol oluşturmaya benzer.
İşte bu noktada, geleneksel terapi yöntemlerinin sınırlılığı ortaya çıkıyor. Haftada bir kez 40-50 dakikalık bilişsel davranışçı terapi seansları, ne kadar etkili olursa olsun, beynin yeniden yapılanması için gereken sıklıkta ve yoğunlukta tekrarı sağlayamıyor. Haftada bir ilaç içmekle şifa olur mu? Haftada bir antrenman yapmakla başarı gelir mi? Haftada bir diyet yapmakla kilo verilebilir mi? Şifa, başarı ve diyet de bir değişim meselesi değil mi?
Cemaat ve Tarikatların Başarısının Arkasındaki Psikolojik Gerçek
Bir tarikata intisap eden insanın kısa sürede şalvar giymeye, sarık sarmaya, oturup kalkmasını değiştirmeye başlamasını izleyin. Bir cemaate devam eden insanın hayatının bambaşka bir yöne evrildiğini görün. Bir Risale-i Nur talebesinin düzenli derslerle nasıl dönüştüğüne şahit olun.
Bunları "imanın gücü" veya "okunan metinlerin manevi etkisi" olarak açıklamak kolaycılıktır. Asıl mesele, bu yapıların sağladığı düzenli, programlı ve tekrara dayalı sistemdir.
Bir cemaate giden insan:
Her gün aynı vakitte namaz kılar
Haftanın belirli günlerinde sohbetlere katılır
Düzenli olarak belirli metinleri okur
Benzer düşünce kalıplarını sürekli duyar ve tekrarlar
Aynı amaç etrafında toplanmış insanlarla sürekli etkileşim halindedir
Bu, bir psikolojik programdır. Üstelik haftada bir saat değil, neredeyse günün her saatine yayılan bir program.
Programlı Değişimin Anatomisi
Düzenli tekrarlarla gerçekleşen değişimin mekanizmasını şöyle özetleyebiliriz:
1. Maruz kalma ve alışma: Sürekli aynı düşünce ve davranış kalıplarına maruz kalan insan, önce onlara alışır, sonra onları içselleştirir.
2. Kimlik inşası: Tekrarlar, kişinin kendini tanımlama biçimini değiştirir. "Ben artık şu cemaatin mensubuyum" düşüncesi, diğer tüm davranışları etkiler.
3. Sosyal pekiştireçler: Aynı programı uygulayan insanlarla bir arada olmak, değişimi hızlandırır ve kalıcılaştırır.
4. Ritüellerin gücü: Günlük, haftalık, aylık ritüeller, insanın zaman algısını ve hayat akışını yeniden düzenler.
Modern Terapinin Çıkmazı
Modern terapi anlayışı, bireyi haftada bir saatlik seanslarla değiştirmeye çalışırken, geri kalan 167 saatte bireyin eski alışkanlıklarına, eski düşünce kalıplarına, eski çevresine dönmesine izin veriyor. Oysa değişim, tıpkı bir antrenman programı gibi, düzenli ve sürekli uygulama gerektirir.
Bir sporcu haftada bir saat antrenman yaparak vücut geliştirebilir mi? Bir hasta ilacını düzensiz kullanarak iyileşebilir mi? Bir öğrenci haftada bir saat ders çalışarak sınavı kazanabilir mi?
Elbette hayır.
Sonuç: Programlı Değişim Zamanı
Psikolojik değişim, mucizevi anlarda veya haftalık seanslarda gerçekleşmez. Değişim, her gün yaptıklarımızın toplamıdır. Her sabah aynı vakitte uyanmak, her gün belirli bir metni okumak, her hafta aynı sohbete katılmak, her akşam aynı duaları etmek...
İşte bu yüzden cemaatler ve tarikatlar insanları değiştirebiliyor. Onların sırrı, metinlerin içeriğinden çok, sağladıkları düzenli ve programlı tekrar sistemidir.
Psikoloji bilimi olarak, bu gerçeği görmeli ve terapi yöntemlerimizi buna göre yeniden tasarlamalıyız. Bireylere sadece içgörü kazandırmak yetmez; onlara, hayatlarının her anına yayılmış, düzenli, programlı ve tekrara dayalı bir değişim sistemi sunmalıyız.
Tıpkı bir diyet programı, bir antrenman programı, bir ilaç kullanım programı gibi... Ruhun da kendi programına ihtiyacı var.
Psikolog İzzet Güllü
|
Yazan
|
Bu makaleden alıntı yapmak
için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir: "Haftada Bir Terapi Ile Değişim Olur Mu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İzzet GÜLLÜ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır. Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İzzet GÜLLÜ'nün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz. |
Yazan Uzman
|
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak
hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir
yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.



