2007'den Bugüne 93,737 Tavsiye, 28,460 Uzman ve 20,317 Bilimsel Makale
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Evlat Sorumluluğu
MAKALE #23610 © Yazan Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ | Yayın YENİ Mart 2026 | 122 Okuyucu
Sosyal hayat, beklenti ağlarının oluşturduğu etkileşim kanallarıdır. Toplumsal sistem içinde bireyler, farklı konularda uzmanlık alanlarına veya yeteneklerine bağlı olarak birbirlerinden belli beklentiler içinde olurlar. İktisadi, dini, kültürel ve davranışsal olan bu beklentiler söz gelimi aile içinde gerçekleştiğinde duygusal boyutlara ulaşır. Evlat, yetişkinlik çağına kadar aile tarafından kendisine bakılması beklentisi içindeyken, yaş alan ve artık güçsüzleşen ebeveynler de bir yerden sonra çocuklarından destek beklentisi içinde olurlar.

Evlat sorumluluğu kavramının kökeni M.Ö. 551 yılına dek uzanmaktadır. Konfüçyüs öğretilerinde evladın ebeveynini sevmesi, ebeveynine saygı göstermesi ve ebeveynine hizmet etmesi vurgulanmaktadır. Bu saygı Asya toplumunda evlatlık saygısı (filial piety) olarak geçmektedir. Ebeveyne gösterilmesi gereken saygının içerisinde olağanüstü ilgi, cömertlik ve samimiyet bulunmaktadır. Güney Kore gençleriyle yapılan çalışmada öğretilerde vurgulanan bu saygının evlat sorumluluğunun önemli bir yordayıcısı olduğu ortaya çıkmıştır. (Sung, 1990).

Evlat sorumluluğu, en genel ifade ile bireyin ebeveynlerine karşı sorumluluk, görev ve yükümlülükleri olarak tanımlanmaktadır. (Gans & Silverstein, 2006). Bir diğer ifade ile yetişkinlik çağına kadar ebeveynler tarafından bakılan ve desteklenen çocuktan aynı şekilde bir beklenti içinde olunmasıdır. Bu beklenti yalnızca duygusal anlamda değil, sağlık ve maddi açıdan destekleme şeklinde de algılanmalıdır. (Birditt ve diğ., 2008). Bu beklenti evlat sorumluluğu beklentisi kavramını açıklamaktadır. Evlat sorumluluğu kavramı psikoloji ve gerontoloji bölümleri tarafından sıklıkla işlenen konuların başında gelmektedir.

Er ve Özen’e göre (2018) yetişkin çocukların yaşlanan ve ilgi, yakınlık, kişisel bakım ve finansal vb. konularda desteğe ihtiyaç duyan ebeveynlerine destek sağlamaya yönelik sorumlulukları olduğuna dair evlat ve ebeveyn inançlarını ifade etmektedir.

Chorr (1960) tarafından yapılan tanımlamada evlat sorumluluğu kavramı evladın ebeveyninin ihtiyaçlarını karşılama görevi olarak belirtilmektedir. Blenkner (1965) evlat sorumluluğu kavramını evladın ebeveyninin iyi oluşunu sürdürmeye yönelik kişisel sorumluluk tutumu olarak tanımlamıştır (Akt., Seelbach, 1977). Finch ve Mason (1993) ise evlat sorumluluğu kavramını evladın ebeveyni için yapması gereken görevler olarak anlamlandırmıştır. Ayrıca aileye özgü bir sorumluluk biçimi olduğunu belirtmiştir. Hanson, Sauer ve Seelbach (1983) evlat sorumluluğunun ebeveyne karşı görev, koruma ve finansal desteği içerdiğini ifade etmiştir.

Alanyazında evlat sorumluluğu konusunda yapılan çalışmalarda “anne-babaya saygı” kavramı da (filial piety) ön plana çıkmaktadır. Bu kavram; ebeveyne karşı saygılı olma, sevgi ve şefkate dayalı ilişkiler, ebeveyni destekleme, ebeveynin onuru için yaşama ve bireysel ihtiyaçları göz ardı etme gibi özellikleri barındırmaktadır. Evlat sorumluluğu beklentisi kavramını da içine alan bir kavram olduğu görülmektedir (Jin, 2009). Ebeveyne karşı saygının türlerinden “karşılıklı ebeveyn saygısı”, kişinin ihtiyaçlarının kısıtlanmadan ve bağımsızlığına tehdit oluşturmadan ebeveynine karşı duyduğu minnettarlık ve karşılıklı sevgiye dayalı olarak ona bakım ve destek sunmasıdır. Otoriter ebeveyn saygısı ise; evladın bağımsızlığını göz ardı edip, yalnızca ebeveyn ihtiyaçlarını ön plana almakta ve ebeveyne itaat etmeyi vurgulamaktadır. ( Yeh ve Bedford, 2003).

Cicirelli’ye göre (1988) ise her evlat ebeveyne karşı görevlerini yeterli derecede karşılayacak olgunluğa ulaşamayabilir. Evlatlık olgunluğu her evlatta aynı biçimde ortaya çıkmaz. Blustein’e göre (1977) ise ebeveyne karşı sorumlulukların farkındalığı ve bu sorumlulukları yerine getirme açısından evlatların gelişim süreçleri basit olarak üçe ayrılmaktadır. Birinci gelişim aşaması, bireyin seçimlerinde bağımsız olmadığı ergenlik öncesi dönemdir. İkinci gelişim aşaması, bilişsel ve ahlaki gelişimin özerkleştiği ancak hala aileden tamamen bağımsızlaşılmayan dönemdir. 3. gelişim aşaması ise, kendi evlatlarına karşı sorumluluklarla birlikte yaşlanan ebeveynlerine karşı sorumlulukların da ortaya çıktığı bir dönemdir.

Evlatlık kaygısı, yaşlanan ebeveynin yardım ve destek ihtiyacının artması sonucunda evladın ebeveynine sağladığı bakım ve destek sırasında ya da bu destek ihtiyacı ortaya çıkmadan önce, ebeveyne bakım sağlama yeterliliği konusunda endişe duymaktır. Gelecekte bakım ve destek ihtiyacı ortaya çıkan ebeveyne destek sağlama konusunda evladın baş etme kaynaklarına güvenmemesi ve endişe duymasıdır. Ebeveynine fazla destek sunmak zorunda olmayan, ya da hiç destek sunmayan evlatlarda bile stres ve endişe gibi duygulara rastlanabilmektedir. (Cicirelli, 1988)

Ebeveyne yönelik beklenenden yüksek sorumluluk duyguları, yaşlanan ebeveynin bağımsızlığına tehdit oluşturabilmektedir. Evladın ebeveynine karşı güçlü sorumluluk duyguları, ebeveynin bağımsızlığına tehdit oluşturacak düzeyde olduğunda ebeveyn çocuk ilişkisi olumsuz etkilenmektedir. Ebeveynlerine karşı sorumlulukları konusunda dengeli tutuma sahip olmayan ve ebeveyninin bağımsızlığını kısıtlayan çocukların, gelecekle ilgili tahmin edilebilirliğinin düşük olduğu ve geleceğe yönelik kaygılı tutum içerisinde olduğu ve değişen ebeveyn ihtiyaçlarını sağlıklı bir şekilde yönetmede sıkıntı yaşayabileceği ifade edilmektedir. Ebeveynden duygusal olarak ayrılamayan evlatlar, ebeveynlerine bakım verme zamanı geldiğinde onların bağımsızlığını engelleyici şekilde davranabilmektedir.

Ebeveyn ve çocuklar arasındaki iletişimin sınırlı olduğu ve ihtiyaçların açıkça ifade edilmediği bir aile ortamında, ebeveynin farklılaşan ihtiyaçlarına cevap verebilmek bir krize dönüşebilmektedir. (Donorfio ve Sheehan, 2001). Ebeveyn ve evladın karşılıklı olarak birbirlerini desteklediği ailelerde bireylerin yaşam memnuniyeti daha fazladır. (Lowenstein, Katz ve Gur-Yaish, 2007). Bakım sağlama konusunda evladın ya da ebeveynin tek taraflı olarak diğerinden beklenti içerisinde olması yaşam memnuniyetini azaltmaktadır.
Evlat sorumluluğuna ilişkin aşağıda açıklanan kuramlar, bu alandaki en öne çıkan yaklaşımlardır.

1. Karşılıklılık kuramı :Ebeveynler, evlatlarını büyüterek onları belli bir yere getirerek onları bir nevi borçlu konuma getirmişlerdir. Daha özelde, ebeveynleri tarafından dünyaya getirilen çocuğa eğitim, giyecek, yiyecek, koruma gibi ihtiyaçları karşılanmıştır. (Devitt, 1991). Evlat da bu durum karşısında ebeveynlerine güçsüz oldukları durumda destek olarak karşılığını göstermek zorundadır. Sosyal ilişkilerin işleyişi ve aile içi ilişkilerin düzeni bu karşılıklı ilişki çerçevesinde gelişmekte ve varlığını korumaktadır. (Stuifbergen & Van delden, 2010; ASkt. Yörük,2019).

2. Minnettarlık kuramı :Evlat sorumluluğu da minnettarlık kavramı etrafında ele alınmaktadır. Ebeveynlerin evladına karşı yaptığı her şeyi evlat, bir minnettarlık olarak ele almalı, ancak karşılıklı iyilik durumunda veya zorunda bırakmamalıdır. Bir nevi karşılılıklılık teorisinden uzaklaşan bu kuram, evladın her zaman ebeveynin iyiliklerine ve kendisi için yaptıklarının farkında olmasını, ancak yapılanlara karşılık olarak bir çaba içinde olması gerektiği hissine kapılmamalıdır. Ebeveynler de bu istek içinde olmamalıdır. Nitekim bu sorumluluğu yerine getiremeyen birey suçluluk ve yetersizlik psikolojisi içine girebilmektedir. (Er & Özen, 2018).

3. Arkadaşlık kuramı: Arkadaşlık kuramı, ne karşılıklılık ne de minnettarlık teorisi gibi tarafların birbirlerine karşı sağladıkları faydanın karşılığının olduğu veya olması gerektiği durumuna katılmaz. Bu kurama göre, ebeveynler evlatlarına gönüllü ve istekli biçimde baktığı, onu yetiştirdiği, beslediği ve koruduğu için, evlatlarından aynı şeyi bir zorunluluk olarak bekliyor değildir. (Schinkel, 2012). Nitekim aile içinde ilişkiler borçluluk temelinde değil, sevgi ve saygı düzleminde ilerlemektedir. Buna göre evlat sorumluluğu da olması gereken bir zorunluluk olarak değil, evladın kendi isteği doğrultusunda ortaya çıkan ve işleyen yükümlülükler bütünüdür. Evlat, bu yükün altında ezilmez, aksine bu görevi yerine getirdiği için mutluluk duyar. (Er & Özen, 2018).

4. Özel varlıklar kuramı: Keller, özel varlıklar kuramını bir sistematik üzerine kurmuştur. Ona göre ebeveyn ve evlat tarafından birbirlerine sağlanan varlıklar iki kategoride ele alınmalıdır. Bunlar özel ve genel varlıklardır. Genel varlıklar, yalnızca ebeveynler tarafından değil, herhangi biri tarafından sağlanabilecek faydalardır. Örneğin bireyi besleme, bakımını sağlama, sağlık sorunlarıyla ilgilenme, ulaşımını üstlenme, maddi olarak yardımcı olma gibi. Bunlar kendi aile bireyi tarafından sağlanabiliyorken alanında uzmanlaşmış kişiler veya bakıcılar tarafından da verilebilmektedir. Ancak özel varlıklar taraflar arasındaki duygusal etkileşimle ortaya çıkmaktır. Özel varlıklar olarak, sevmek, şefkatle yaklaşmak, saygı göstermek, kötü söz söylememek, sorumluluk sahibi olmak gibi maddi ölçütleri olmayan durumlar örnek olarak gösterilebilir. (Welch, 2012). Ona göre özel varlıklar her ne kadar duygusal yönü ağır bassa da, beraberinde bir görev bilincini de getirir. Ancak bu görev özel varlıklarda olduğu gibi yine bir zorunluluk gibi değil, istek karşısında ortaya çıkmaktadır. Örneğin evlat sorumluluğu kapsamında evladın ailesini sorması, onları gözetmesi, sürekli yanlarında olabilecek imkanı hissettirmesi, özel günlerde yanında olması gibi görevlerdir. Bu görevler ebeveyn için evladı dışında herhangi bir yerden alınamaz.(Yörük;2019)

Konu il ilgili bir ölçek

Evlat Sorumluluğu Beklentisi Ölçeği: Yetişkinlerin evlat sorumluluğu beklentisini belirlemek amacıyla hazırlanan ölçek Hamon (1988) tarafından geliştirilmiş olup Türkçe’ye uyarlaması Er ve Özen (2018) tarafından yapılmıştır. Evlat Sorumluluğu Beklentisi Ölçeği 16 olumlu madde ve tek bir boyuttan meydana gelmektedir. Ölçek, hem evladın ebeveynine karşı evlat sorumluluğu beklentisini ölçerken hem de ebeveynin evlat sorumluluğu beklentisini ölçmektedir. Ölçekte dörtlü likert kullanılmış olup puanlaması; “1-Kesinlikle katılmıyorum”, “2-Katılmıyorum”, “3-Katılıyorum”, “4-Tamamen katılıyorum” şeklinde yapılmaktadır. Ölçekten alınabilecek en düşük puan 16, en yüksek puan 64’tür. Ölçme aracından alınan puan arttıkça yüksek evlat sorumluluğunu, puan azaldıkça düşük evlat sorumluluğunu belirtmektedir. Ölçeğin ölçmek istenilen özelliği ölçüp ölçmediğine ilişkin bilgi veren Cronbach Alfa güvenirlik katsayısı ölçeğin geliştirildiği çalışmada .94 olarak bulunmuş, bu araştırmada ise bu değer .93 olarak ortaya çıkmıştır.

Evlat Sorumluluğu Beklentisi Ölçeği

Aşağıdaki cümleleri dikkatlice okuyunuz ve bu cümlelere ne derecede katıldığınızı ya da katılmadığınızı belirten 1(kesinlikle katılmıyorum)-4 (kesinlikle katılıyorum) arasında değişen numaralardan birini daire içine alınız. Mümkün olduğunca boş madde bırakmamaya gayret ediniz. Doğru ya da yanlış cevap yoktur. Tek önemli olan kendi fikirlerinize dayalı olarak ölçeği cevaplandırmanızdır.

Kesinlikle katılmıyorum:1
Katılmıyorum :2
Katılıyorum :3
Kesinlikle katılıyorum :4

1. Evli olan evlat, anne ve babasına yakın bir yerde yaşamalıdır. 1 2 3 4

2. Yetişkin evlat, anne ve babası hasta olduğunda ne gerekirse gereksin onlarla ilgilenmelidir. 1 2 3 4

3. Yetişkin evlat anne ve babasına ekonomik destek vermelidir. 1 2 3 4

4. Eğer evlat büyüdüğünde anne ve babasına yakın yerde yaşarsa anne ve babasını haftada en az bir kez ziyaret etmelidir. 1 2 3 4

5. Anne ve babasına en az 30 km( yarım saat) uzaklıkta yaşayan evlat, anne ve babasına haftada en az bir kez telefon etmelidir. 1 2 3 4

6. Yetişkin evlat yaşlı anne ve babası için sorumluluk duymalıdır. 1 2 3 4

7. Yaşlı anne ve baba ile yetişkin çocuk doğum günü, tatil, yıl dönümleri gibi özel günlerde beraber olmalıdır. 1 2 3 4

8. Yaşlı anne ve babalar, yaşamlarını derin bir şekilde etkileyen önemli kişisel sorunları hakkında yetişkin evlatlarıyla konuşabilmelidir. 1 2 3 4

9. Yetişkin çocuklar yaşlı anne ve babalarına duygusal destek vermelidir. 1 2 3 4
10. Yetişkin çocuklar gerekli olduğu zaman yaşlı anne ve babalarıyla ilgilenmek için bazı kişisel özgürlüklerinden fedakarlık etmeye istekli olmalıdır. 1 2 3 4

11. Yetişkin çocuklar acil durum zamanlarında yaşlı anne ve babaları için evlerinde oda hazırlamalıdır. 1 2 3 4

12. Yetişkin evlat gerektiğinde yaşlı anne ve babasına öğüt vermelidir. 1 2 3 4

13. Yetişkin evlat gerekli olduğu zamanda yaşlı anne ve babasına yardım etmek için iş programını düzenleyebilmelidir. 1 2 3 4

14. Yaşlı anne ve babalar kendileriyle ilgilenme konusunda zorluk yaşadığında yetişkin evlatlarından birinin yanında yaşayabilmelidir. 1 2 3 4

15. Yetişkin evlat gerekli olduğu zaman yaşlı anne ve babasına yardım etmek için aileleriyle birlikte yaptığı programları düzenleyebilmelidir. 1 2 3 4

16. Yetişkin evlat gerektiğinde anne ve babasının sağlık hizmetlerini (evde bakım, fizyoterapi vb.) anlaması ve kullanması konusunda yardım etmelidir. 1 2 3 4


Kaynakça

Cicirelli, V. G. (1988). A measure of filial anxiety regarding anticipated care of elderly parents. The Gerontologist, 28(4), 478–482. https://doi.org/10.1093/geront/28.4.478
Donorfio, L. M. ve Sheehan, N.W. (2001). Relationship dynamics between aging mothers and caregiving daughters: filial expectations and responsibilities. Journal of Adult Development, 8(1), 39–49. doi:10.1023/a:1026497721126
Er, Emine ve Özen, Yener; Evlat Sorumluluğu Beklentisi Ölçeği Türkçe Uyarlaması, Geçerlik Ve Güvenirlik Çalışması, Social Sciences Studies Journal, 4 (18), 2018, 1865-1875.
Keller, S. (2006). Four Theories of Filial Duty. The Philosophical Quarterly, 56, 254-274.
Özer ,Y(2025) Lise Öğrencilerinin Evlat Sorumluluğu Beklentisi Aile bütünlük Duygusu ve Kişilik Özellikleri Değişkenlerinin İncelenmesi. T.c. Kırıkkale Üniversitesi. Sosyal bilimler enstitüsü
Sellbach, Wayne; Gender Differences in Expectations for Filial Responsibility, The Gerontologist, 17 (5), 1977, 421-425.
Schinkel, A. (2012). Filial Obligations: A Contextual, Pluralist Model. J Ethics, 16, 395-420.
Sung, Kyu-Taik; A New Look at Filial Piety: Ideals and Practices of FamilyCentered Parent Care in Korea, The Gerontological Society of America, 30 (5), 1990, 610-617.
Welch, B. F. (2012). A Theory of Filial Obligations. Social Theory and Practice, 38(4), 717- 737.
Yörük ,D.B. (2019) Ebeveynler ile Yetişkin Çocukların Evlat Sorumluluğu Beklentisinin Karşılaştırılması Yüksek lisans Tezi .Psikoloji ana bilim dalı .İstanbul Aydın Üniversitesi
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Evlat Sorumluluğu" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ
İstanbul
Uzman Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com ÜyesiTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Uzm.Psk.Dnş.Banu BEYAZ'ın Yazıları
► Toplumda ve İlişkide Eş Olma Sorumluluğu Psk.Merve DÖKÜMCÜ ÇAKAN
► Evlat Edinildiği Çocuğa Ne Zaman Söylenmeli ? Psk.Dnş.Begüm KODALAK BİLİK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 20,317 uzman makalesi arasında 'Evlat Sorumluluğu' başlığıyla benzeşen toplam 10 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİSosyal Beğenirlik Nedir? Nisan 2026
► YENİÖnemsenme - Önemsenmeme Nisan 2026
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


11:47
Top