2007'den Bugüne 87,044 Tavsiye, 26,997 Uzman ve 19,257 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Bebeklerde Emzik ve Kucak Alışkanlığı
MAKALE #2740 © Yazan Psk.Sinem OLCAY | Yayın Nisan 2009 | 29,452 Okuyucu
Bebeklere emzik verilmeli mi?

3 yaşına gelmiş hala emzik emen çocuklar gördüğümüzde hepimiz yadırgarız ve belki de bebeklere en baştan hiç emik verilmemeli diye düşünürüz. Çoğu yeni anne emziği gereksiz ve kötü bir alışkanlık olarak değerlendirir ama emziği denemeye başladıklarında bu fikirleri değişebilir. Bazı bebekleri emzirirken ilk 20 dk boyunca iyi beslendiğini ama devam eden zamanda pek süt çekmiyor olsa da memeye yapışık bir şekilde kalıp emme hareketleri yapmaya devam ettiğini görebilirsiniz. Bu durumda bebeğinize bir emzik verirseniz ilk denemede kabul etmese bile zamanla emme ihtiyacını emzikle karşılamaya başlayacağını görebilirsiniz. Bu durum sizin için de rahatlatıcı olacaktır.

Emme refleksi insan yavrusunun beynine güçlü bir şekilde yerleşmiştir. Ayrıca, bebeklerin sakinleşmesini en çok sağlayan aktivitelerden biridir ve bebeklerin üzerindeki gerginliği atma ve sütünü bitirdikten sonra kendi kendine gevşeme yoludur. Bazı bebeklerin emmeye diğerlerinden daha çok ihtiyacı olur. Bu bebekler annenin memesinin daha uzun bir süre boyunca emerler sonra yumruklarını, battaniyelerini ya da ebeveynin parmak eklemlerini emmeye devam ederler. Bir emzik emmek aynı derecede rahatlatıcı, sakinleştirici ve hatta bebeğiniz için gerekli bir aktivite olabilir. Bu davranışın içgüdüsel temelleri vardır.

Ancak ilerleyen aşamada emziğin bebeğin dil gelişimini engellediğinden endişe edilir. Eğer emzik, aşırı kullanılıyorsa yani bir ebeveynin bebeğin çıkardığı sesler karşısındaki ilk tepkisi emzik vermek ise evet önünde sonunda bebeğin cıvıldama ve sesleri keşfetme ihtiyacını zedeleyecektir. Bebeklerin çoğunun emziğe duyduğu ihtiyaç kelimeleri kullanmaya başlamadan çok önce 4 ya da 5 aylıkken azalır. Bu aşamadan itibaren emzik kullanımını kısıtlamaya başlamak gerekir. Örneğin, bebeğiniz büyüdükçe gündüz uyanık olduğu zamanlarda bebeğinize emziğini vermeyip bu vakitleri sizinle ya da çevreyle etkileşim halinde geçirmesini teşvik edebilirsiniz. 4-5 aylık bir bebekte emzik sadece uykuya geçiş zamanlarında kullanılan bir nesne olabilir.

Özetle, yaşamın ilk aylarında bebeğinizle emziği çok rahat kullanabilirsiniz ama sürenin uzadığını ve emziği bırakma zamanı geldiğini düşünüyorsanız emzik bıraktırma sürecini önceden düşünmeli, bunu yumuşak geçişlerle yapmalısınız. Emzik bırakma aşamasında bebeğiniz kısa süreli gerileyebilir, size daha çok ihtiyaç duymaya başlayabilir. Bu dönemde onu biraz şımartmanız gerekebilir. 2-3 yaşındaki ve daha büyük çocuklara emzik bıraktırırken çocuğunuzun hayatından önemli bir şeyi çektiğinizi unutmamalı ve bu dönemde mutlaka bir uzmandan yardım almalısınız.

Kucağa almak bebeği şımartır mı?

Yeni anneler bebeklerini şımartıyor olduklarına dair pek çok uyarı alırlar. Başkaları bunu söylemese bile bir anne kendisi, bebeğini her ağlayışında kucağına aldığı için ya da bebeğini uyutmak için salladığı için acaba bebeğimi şımartıyor muyum diye endişe edebilir.

Oysaki ilgi ve sevgi görmesi bir bebeği kesinlikle şımartmaz. Ayrıca oluşmuş olan her davranış biçimi ya da alışkanlık bebek büyüdükçe gerekirse değiştirilebilir. Bebeklerin bağ kurmaya ihtiyacı vardır. Özellikle ilk aylarda ağlamalarına tutarlı ve sevgi dolu bir şekilde cevap almaları gerekir. Konu bebeğinize sevgi göstermek ise asla kendinizi durdurmayın. Bebeğinize her dokunuşunuz, her yatıştırma girişiminiz, her besleyişiniz, her sallamanız, her öpücüğünüz, her ilgi ve dikkat gösterişiniz ona yeni tanıştığı dünyanın sevgi dolu, besleyici, iyi bir yer olduğunu öğretir. Böyle yaparak bebeğinizin insanlarla temas kurmanın rahatlatıcı ve iyilik getiren bir durum olduğunu içselleştirmesine yardımcı olursunuz.

Bu söylenenler size mantıklı geliyor olmasına rağmen yine de ‘bebeğin her küçük öksürüğüne ya da ağlamasına cevap vermek bebeği kendimize bağımlı hale getirmek olmuyor mu’ diye düşünebilirsiniz. İşte bu noktada önemli bir soru çıkıyor ortaya. Duyarlı ebeveyn ne demektir? Duyarlı ebeveyn bebeğin her ağlayışına cevap veren ebeveyn midir?

Evet, duyarlı bir ebeveyn bebeğin her ağlayışına cevap vermelidir. Ama bebeğin ağlayışı karşısında yapılacak en doğru hareket pek çok farklı şey olabilir: bebeği kucağa almak ya da beslemek, ağlaması artacak mı yoksa azalacak mı diye birkaç dakika beklemek, ya da her hangi başka bir müdahale…. Duyalı ebeveynlik yapılacak en doğru hareketin ne olduğu konusunda karar vermektir. Bu bebeğin yanına gitmek ya da gitmemek olabilir. Eğer duyarlılığı bu şekilde değerlendirir ve uygularsanız bebeğinizin kapasitesi ve ihtiyaçlarına daha çok uyumlanırsınız.

Bebeğin bize bağımlı hale gelmesi ise tamamen farklı bir konudur: bebekler tanım gereği zaten yardıma muhtaç ve bağımlıdır. Ayrıca, bağımlı olmak kötü bir şey değildir. Aslında, bebeğinizin sizinle kurduğu güvenli bağ yaşam boyu tatmin edici ilişkiler kurabilme becerisinin temelini oluşturur. Bağımsızlaşma (otonomi) zaman içinde gelecektir.

Bazı bebekler daha çok ten temasına ihtiyaç duyabilir. Bu bebekler, sıkça onu kucağınıza alıp yürümenizi ya da onu sallamanızı isterler. Eğer bebeğiniz bu tip bir bebekse ilk aylarda mümkün olduğunca çok onu kucağınıza alın. Bebeğinizle yakın teması korumanıza yararken ellerinizin serbest kalmasını da sağladığı için bebeğinizi kapalı ortamlarda bile bir askı içinde önünüzde taşımak size yardımcı olabilir. Bebeklerin emme ihtiyacı gibi, tensel temasta kalma ihtiyacı da zamanla azalacak ve bebeğiniz kısa bir zamanda daha bağımsız olmayı başaracaktır. Bu süre içerisinde, daha fazla hareket özgürlüğü istiyorsanız, bebeğinizi bir bebek koltuğuna ya da salıncağına koyabilirsiniz. En başta bebeğinizin bu durumu çok büyük bir değişiklik olarak algılamaması açısından yakınında kalın. Zaman içinde bu tip bir bağımsızlığa toleransı artacaktır.

Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay



Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Bebeklerde Emzik ve Kucak Alışkanlığı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Sinem OLCAY'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Sinem OLCAY'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     5 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Psk.Sinem OLCAY
İstanbul
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Sinem OLCAY'ın Makaleleri
► Üzüntü Alışkanlığı Psk.Mehmet ARAS
► Bebeklerde Yüz Düeti Psk.Alpaslan KESKİN
► Bebeklerde 2 Yaş Sendromu Psk.Özlem TOKGÖZ
► Çocukta Okuma Alışkanlığı Psk.Barış ÜLKÜMEN
► Ders Çalışma Alışkanlığı Psk.Dnş.Kıvanç TIĞLI
► 0-36 Ay Bebeklerde Uyku Düzeni Psk.Dnş.Seval Ulviye AKYOL
► Bebeklerde Zeka Gelişimi Psk.Serap DUYGULU
► Bebeklerde Güvenli Bağlanmanın Önemi Psk.Dnş.Gizem AKTÜRK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,257 uzman makalesi arasında 'Bebeklerde Emzik ve Kucak Alışkanlığı' başlığıyla benzeşen toplam 38 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:48
Top