2007'den Bugüne 92,310 Tavsiye, 28,219 Uzman ve 19,977 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Karşıt Olma-Karşıt Gelme Bozukluğu-Kgb
MAKALE #2870 © Yazan Gökhan KARATEPE | Yayın Nisan 2009 | 10,246 Okuyucu
Çocuğum neden bu kadar uyumsuz?
Karşıt Olma-Karşı Gelme Bozukluğu-KGB
(Oppositional Defiant Disorder - ODD)
KGB nedir?

KGB çocuk ve ergenlerde görülen bir davranış bozukluğu rahatsızlığıdır. Çocuğun veya ergenin yaşına göre normal sayılamayacak derecede itaatsiz olma durumu, tartışmacı tavrı ve aileye karşı koyması gibi davranışlarla kendini gösterir.

Birçok çocuk ve ergen gelişim sürecinde bu tip karşı koyma davranışları sergiler ki bu, belirli bir ölçüye kadar normal sayılabilir. Fakat KGB tanısı konulan çocuk ve ergenlerde bu tip davranışlar daha uzun sürer ve normalden daha ciddi boyutlara ulaşıp çocuk ya da ergenin yaşantısını ve çevresiyle ilişkisini etkileyici boyutlara ulaşır.

Peki ya sizin çocuğunuzun davranış bozuklukları KGB tanısı alacak derecede ileri mi?
Bunu anlamak için rahatsızlığı biraz daha tanıyalım. Bu tanıya sahip çocuk ve ergenler erişkinlerin koyduğu kurallara uymayı reddederler ve inatçılık sergilerler. İtaatsiz olmanın yanı sıra, çabuk sinirlenirler, kolay ağlarlar, ve çoğu zaman öfkeli ve çekememez bir tavır içerisindedirler. Sık sık tartışma çıkarma olasılıkları yüksektir ve tartışma sırasında öfkelerini kontrol altında tutmakta zorlanırlar. Genel olarak kendilerinde bir problemin farkına varmaz, kendi hataları için başkalarını, özellikle de anne, baba ya da öğretmenleri gibi otorite figürlerini suçlarlar. Bu çocuk ve ergenler, ailelerine karşı da sabırsız ve hoşgörüsüz olabilirler.

KGB tanısı konulan ergenler, çocuklardan farklı olarak, karşılarındakileri bilinçli olarak öfkelendirip kışkırtmaya meyilli olabilirler. Kusur bulucu, sinir bozucu, eleştirel tavırlar içerisinde karşı tarafı hedef alan bir tutum sergileyebilirler. Yine bu tutum, genel olarak anne babayı ya da öğretmenleri hedef alır ve sabırları zorlayabilir.
DSM-IV'e göre KGB 'nin tanı kriterleri şöyledir:

• Sık sık hiddetlenme
• Erişkinlerle sık sık tartışmaya girme
• Erişkinlerin isteklerine uymayarak karşı gelme ve bunları reddetme
• Başkalarını kızdırma ve kışkırtma isteği
• Kendi yaptığı olumsuz davranışlar için başkalarını suçlama
• Kolay sinirlenme
• Kolay gücenme ve içerleme
• Kin ve intikam isteği

Yukarıdaki davranışların en az dördünü altı aydır göstermekte olan çocuk ve ergenlerin bu bozukluğa sahip olduğu kabul edilmektedir.

Nedenleri:

Nedenleri tam olarak anlaşılamasa da, KGB'nin insan ilişkilerinde yaşanan olumsuz etkileşimin içselleştirilmesiyle ortaya çıktığı düşünülmektedir. Ebeveynlerin ve diğer otorite figürlerinin kullandığı yöntemlerin çocuk ve ergenlerin davranışlarını etkilediği üzerine teoriler mevcuttur.

KGB'nin belli etmenlerin bulunduğu aile ortamlarında daha sık ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu etmenlerden biri, aile tarafından konulan kuralların çok sert, çok gevşek ya da dengesiz olmasıdır. Diğer bir etmen ise, bu kuralların ve disiplinin aile tarafından tutarsız uygulanmasıdır. Ayrıca, yapılan araştırmalar KGB tanısı koyulan çocukların ailelerinde en azından bir ebeveynin kendi ilişkilerinde muhalif tavırlar sergileyerek çocuk ya da ergene negatif örnek olduğunu gösterir. Yine aynı şekilde, bu ailelerde en azından bir ebeveyn, kendi problemleri nedeniyle, duygusal ya da fiziksel olarak çocukla yakın ilişkiler içinde değildir.

Bazı teoriler, KGB'de genetik bir etmen olabileceğini savunur. Fakat yapılan araştırmaların çoğu ailelerde görülen bu rahatsızlığın genlerden çok, nesilden nesile geçen ortak yetiştirme şekillerinden kaynaklanabileceğini gösterir.

Tedavi Süreci:

KGB'nin tedavi sürecinde hem söz konusu çocuk ya da ergen, hem de aile önemli rol oynar. KGB'nin çocuk ve ergenlerde görülen bir davranış bozukluğu olduğu düşünülürse, tedavinin hedefi çocuğun olumsuz ve zarar verici davranışlarını ortadan kaldırarak, doğru davranışları öğrenip sosyal ilişkilerinde kullanmaya başlamasını sağlamaktır. Böylece de, çocuğun çevresi ve özellikle de ailesiyle ilişkilerini düzeltip devamını sağlamaktır.
Tedavi sürecinde aileye de önemli görevler düşer. Ailenin koyduğu kurallar ve bu kurallardaki tutarlılığı, ve çocukların davranışlarına verdikleri tepkiler konusunda bilinçlendirilmesi bu rahatsızlığın tedavisinde önemli yer tutar. Bu bağlamda ideal tedavi hem bilişsel davranışçı yöntemler, hem de aile terapisini içeren bir süreç olmalıdır. Akılda bulundurulması gereken bir başka nokta ise, bu tip davranış bozuklukları gösteren çocuk ve ergenleri erken teşhis edebilmek, ve ilk başta gözle görülür sonuçlar alınamasa bile, uzun vadeli ve verimli sonuçlar görebilmek için tedaviye devam etmektir.

Pdg.Gökhan KARATEPE
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Karşıt Olma-Karşıt Gelme Bozukluğu-Kgb" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Gökhan KARATEPE'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Gökhan KARATEPE'nin izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Gökhan KARATEPE Fotoğraf
Gökhan KARATEPE
İzmir
Özel Eğitim Uzmanı
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi64 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Gökhan KARATEPE'nin Makaleleri
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,977 uzman makalesi arasında 'Karşıt Olma-Karşıt Gelme Bozukluğu-Kgb' başlığıyla benzeşen toplam 21 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Okuma Yazma Zorlukları Aralık 2011
► Kardeş Kıskançlığı Haziran 2009
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


15:03
Top