2007'den Bugüne 88,770 Tavsiye, 27,435 Uzman ve 19,542 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Uyku Bozuklukları Epidemiyolojisi
MAKALE #297 © Yazan Prof.Dr.Hikmet YILMAZ | Yayın Ekim 2007 | 9,343 Okuyucu
Uyku Bozuklukları Epidemiyolojisi


Doç. Dr. Hikmet YILMAZ


Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı


Epilepsi ve Uyku Bozuklukları Birimi


Epidemiyoloji, sağlık olaylarının görülüş sıklığı, dağılımı ve nedenlerini inceleyen bir bilim dalıdır. Epidemiyolojik çalışmalar; sağlık hizmetlerinin planlanmasını ve değerlendirilmesini; hastalık nedenlerinin ortaya çıkartılmasını; hastalıklarla mücahadele yöntemlerinin değerlendirilmesini; hastalığın doğal seyrinin tanımlanmasını ve hastalıkların sınıflandırılmasını sağlamak amacı ile yapılırlar. Uyku ise ömrümüzün üçte birini yaşadığımız gizemleri henüz çözülmemiş bir süreçtir. Bu konuda yapılan epidemiyolojik çalışmalar uyku konusundaki bilgilerimize katkıda bulunmaktadır. Bu çalışmalar cinsiyetin, yaşın, kültürel özelliklerin, mesleklerin, diğer hastalıkların ve bunun gibi yaşamın içinde olan pek çok faktörün uyku yapısına etkilerinin ortaya konmasını sağlarlar. Epidemiyolojik çalışmalar; kronik bir psikiyatrik hastalığı veya medikal hastalığı olanlarda, tıp personeli arasında, şiftli çalışanlar arasında uyku bozuklukları sıklığının daha yüksek olduğunu göstermektedir. ABD’de yapılan bir epidemiyolojik çalışma yedi kişiden birinin kronik bir uyku problemi yaşadığını ortaya koymaktadır. Bir diğer çalışmada Kadınların %4’ünün erkeklerin ise %9’unun bir uyku hastalığından yakındığı bildirilmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ekonomik yapının güçlü olmaması uyku probleminin daha sık olarak ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Avrupa’da ise populasyonun yaşlı oluşu uykusuzluk ve OSAS gibi uyku bozukluklarının sık gözlenmesine neden olmaktadır.
Uyku bozukluklarında sınıflandırma çalışmaları, uyku bozukluklarını anlamamızı ve bu konuda ortak bir dil oluşturmamızı sağlarlar. Bu ortak dil bize uyku bozukluklarının tanı kriterlerini, tetkik ve tedavi algoritmalarını geliştirme ve standardize etme olanağı sağlar. Uyku bozuklukları, dissomniler ve parasomniler şeklinde iki temel ve büyük kategoride ele alınabilir. Dissomniler uykunun kalitesini, kantitesini ve süresini etkileyen anormalliklerle giden klinik tablolardır (uykuya dalma güçlüğü, uykuyu sürdürme güçlüğü yada gündüz uyuma isteği gibi). Parasomniler ise uykuya eşlik eden anormal hareket veya davranışların olduğu klinik tablolardır.
Epidemiyolojik çalışmaların bir çoğunda uykusuzluk prevalansı %30 olarak bildirilmektedir. Bixler ve ark.’larının Los Angeles’ta 18 yaş üzeri 1006 olguluk çalışmalarında uykusuzluk semptomlarının prevalansı %32.2 olarak bildirilmektedir (uykuya başlama güçlüğü %14.4; uykuyu sürdürme güçlüğü %22.9; erken uyanma yada dinlendirici olmayan uyku %13.8). Bu konuda benzer protokollü pek çok çalışmada da benzer sonuçlar bildirilmektedir.
Cinsiyet, yaş, gelir düzeyi ve eğitim düzeylerinin de uykusuzluk prevalansı üzerine etkileri vardır. Kadınlar erkeklerden daha sık olarak uykusuzluktan yakınmaktadırlar. Uykusuzluk yakınması açısından orta yaş döneminde 1.4 olan kadın/erkek oranı yaş ile artış göstermekte ve 45 yaşından sonra 1.7’ye çıkmaktadır. Kadınlar nerdeyse erkeklerin 2 katı sıklığında uykusuzluk tanısı almaktadırlar. Kadınlar arasında yapılan bir başka çalışmada menopoz ile birlikte doğurganlık çağına göre uykusuzluk yakınmasında belirgin artış gözlendiği bildirilmektedir. Epidemiyolojik çalışmalar uykusuzluk prevalansının yaş ile arttığını, 65 yaş üzeri populasyonda uykusuzluk yakınması prevalansının %50’lere ulaştığını göstermektedir. Uykusuzluk prevalansı gelir düzeyi ve eğitim düzeyi düşük populasyonlarda daha yüksek olarak gözlenmektedir.
Uykusuzluktan yakınan populasyonda sağlık problemleri genel populasyona göre daha yüksek bulunmuştur. Uykusuzluk yakınması olan bireylerin yarısından fazlasında kalıcı veya ısrar eden uzun süredir var olan bir veya birkaç başka hastalığın birlikte olduğu gözlenmektedir. Bu çalışmalarda uykusuzluk yakınmasına sıklıkla üst solunum yolu hastalıklarının, romatizmal hastalıkların, kronik ağrı tablolarının ve kardiyovasküler hastalıkların eşlik ettikleri gözlenmektedir. Mental bozukluklarla giden hastalıklarda %30-40 sıklığında uykusuzluğun klinik tabloya eklendiğini göstermektedir. Major depressif duygudurum yaşayan olgularda uykusuzluk semptomlarının %80 civarında bildirilmektedir. Koinsidens çalışması yapan Ford ve kamerow uykusuzluk yakınması ile mental bozuklukların %40 oranlarında birlikte bulunduklarını bildirmişlerdir.
Uykusuzluk yakınması stresli kişilik yapısı olanlarda, işiz olanlarda, şiftli çalışanlarda yada oda ısılarının uygunsuz olduğu yatak odalarında yatanlarda daha sık olarak gözlenmektedir.
Epidemiyolojik çalışmalar tütün kullanma alışkanlığı olanlarda, tansiyon ilacı kullananlarda, düzenli ve devamlı alkol kullananlarda uykusuzluk riskinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bazı çalışmalar uykusuzluk yakınması olan 10 olgudan 4’ünün alkol alışkanlığı olduğunu ileri sürmektedir.
Epidemiyolojik çalışmalar ABD’de hipersomni sıklığınının %0.3-16.3 arasında değiştiğini göstermektedir. Avrupada yapılan değişik bir çok çalışmada ise hipersomni sıklığının %5-16 arasında değiştiği gözlenmektedir. Gündüz aşırı uyuma isteğinin, uyku hijeninin bozuk olması, çalışma koşulları ve psikotrop ilaç kullanımı gibi pek çok nedeni olabilir. Uykuda solunum bozukluğu olanlarda, depresyon başta olmak üzere psikiyatrik hastalığı olanlarda ve fiziksel bir rahatsızlığı olanlarda gündüz aşırı uyuma isteği olabilir.
Amerika ve Avrupa’da toplumu temsil eden örneklem gruplarında yapılan çalışmalarda Narkolepsi prevalansı 20-67/100.000 olarak bildirilmektedir. Narkolepsi için dünyanın değişik coğrafyalarında farklı prevalans değerleri bildirilmektedir. Örneğin Hong Kong’ta 1-40/100.000; Suudi Arabistan’da 40/100.000 olarak bildirilen narkolepsi prevalansı Japonya’da ise 160-590/100.000 olarak bildirilmektedir.
Çeşitli ülkelerde yapılmış olan prevalans çalışmalarında OSAS sıklığı %5 olarak bildirilmektedir. Cinsiyet, yaş, kilo, eşlik eden hastalık olması ve alkol-tütn alışkanlıkları gibi pek çok faktörün dışında AHİ’nin şiddeti de OSAS prevalansını etkilemektedir. Erkek cinsiyette, ileri yaşta, obesite durumlarında ve AHİ’nin düşük eşik alındığı çalışmalarda OSAS prevalansı daha yüksek olarak bulunmaktadır.
Avrupa’da yapılan epidemiyolojik çalışmalarda genel populasyonda huzursuz bacak sendromu (HBS) prevalansı %5.8-9.8 arasında bildirilmektedir. Dünyanın çeşitli yerlerinde yapılan çalışmalarda HBS prevalansı %3-24 arasında bildirilmektedir. İleri yaş ve kadın populasyonda HBS sıklığı artmakta ve erişkin populasyonda ortalama %10 sıklığında gözlenmektedir.
Parasomniler uykunun değişik evreleri veya uyku-uyanıklık geçiş dönemlerinde anormal davranışlar yada fizyolojik olaylar ile karakterize uyku bozukluklarıdır. Bu bozuklukların erişkin populasyondaki sıklığı ile ilgili çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir. Yetişkin populasyonunda uykuda yürüme prevalansı %1.9-3.2 arasında bildirilmektedir. Gece terörü prevalansı %2.2; konfüzyonel uyanma prevalansı ise %2.9 olarak bildirilmektedir. Erişkin populasyonda yapılmış bir epidemiyolojik çalışmada haftada en az bir gece kabus görme prevalansı %5 olarak bildirilmektedir. Uyku paralizisi sıklığını araştıran çalışmalarda; yaşamı boyunca en az bir defa uyku paralizisi yaşamış olma %6.2; haftada en az bir defa uyku paralizisi yaşamış olma sıklığı %0.8; ayda bir defa uyku paralizisi yaşamış olma sıklığı ise %1.4 olarak bildirilmektedir. Genel populasyonda REM uykusu davranış bozukluğu sıklığı ise %0.5 olarak bildirilmektedir.
Tanı kriterlerinin dikkate alındığı, toplumu temsil eden yeterli örneklem gruplarında yapılacak epidemiyolojik çalışmalar; uyku bozukluklarının sağaltım planlamasına ve uyku yakınması olan bireylerin yaşam kalitelerinin gelişmesine katkıda bulunacaktır.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Uyku Bozuklukları Epidemiyolojisi" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Hikmet YILMAZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Hikmet YILMAZ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     1 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Hikmet YILMAZ Fotoğraf
Prof.Dr.Hikmet YILMAZ
Manisa
Doktor "Nöroloji"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Hikmet YILMAZ'ın Makaleleri
► Uyku Bozuklukları Prof.Dr.Aylin ERTEKİN YAZICI
► Sirkadiyen Ritim Uyku Bozuklukları Prof.Dr.Hikmet YILMAZ
► Uyku ve Uyku Sorunları Doç.Dr.Murat Eren ÖZEN
► Epilepsi ve Uyku Prof.Dr.Safiye BİLGİN
► Bebeklerde Uyku Düzeni Dr.Tuna HAN
► Horlama ve Uyku Apnesi Op.Dr.Mehmet Ali TUNÇBİLEK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,542 uzman makalesi arasında 'Uyku Bozuklukları Epidemiyolojisi' başlığıyla benzeşen toplam 79 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Nöroinfeksiyonlar Ekim 2012
► Epilepside Özürlülük ve Sosyal Haklar ÇOK OKUNUYOR Ağustos 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


05:40
Top