2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Obsesif Aşklar (Takıntılı Aşk)
MAKALE #3920 © Yazan Dr.Psk.Başak DEMİRİZ | Yayın Kasım 2009 | 106,675 Okuyucu ÇOK OKUNUYOR
Obsesif Aşklar

Telefonunun açık olup olmadığını bir kez daha kontrol etti. Sonra daha iyi duyabileceğini düşündüğü bir yere koydu. Gözlerini telefondan ayıramazken kalkıp bilgisayar masasına oturdu, ondan bir mesaj gelip gelmediğini kontrol etti. Mesaj yoktu, telefonunu eline alıp numarayı çevirdi ama fikir değiştirip yerine koydu. Biraz beklemeye karar verdi ama dakikalar geçmek bilmiyordu. Televizyonu açtı ama seyretmek, beklemek mümkün değildi. Tekrar telefonu eline alıp mesaj geldi mi diye kontrol ettiğinde daha 5 dakika bile geçmemişti. Evin içinde kapana kısılmış gibi dolaşmaya başladı. Kaygı ve mutsuzluğu gittikçe artıyor, bir haber gelmezse nefes alamayacağını hissediyordu. Dayanamadı ve kalkıp giyindi. Arabasına atlayıp evinin penceresinde ışık olup olmadığına bakmanın tek çozüm olduğuna karar verdi. Onun evine vardığında gece yarısını geçmişti ve evinde ışık yoktu. Belki de eve gelmiş uyuyor diye düşündü. Sıkıntısı ve kaygısı artarak öfkeyle birleşti. Tekrar telefonuna baktı mesaj var mı diye. Yeni bir mesaj yoktu ama ondan gelen tüm mesajları telefonunda sakladığından böyle zamanlarda eski mesajları tekrar tekrar okumak ona iyi geliyordu. Sonra kendi yolladığı son mesajı okudu, cevap gelmeyeli 3 saat olmuştu, yanlış bir şey mi yazdım diye kendini sorguladı. Arabanın içinde beklerken uykusunun geldiğine fark etti. Eve gidersem hiç olmazsa uyurum ve zaman geçer diyerek eve dönmeye karar verdi. Eve geldiğinde tekrar bilgisayarını kontrol etti. Koltukta otururken elinde telefonu uyuya kaldı…

Yukarıdaki senaryo aşik olan çogu kişiye tanıdık gelir. Aşik olmanın coşkusunu ve diğer tüm pozitif duyguları yaşarken bir sorun yok ama aşkınız bir obsesyona (takıntı) dönüşmek üzereyse ilişkiniz size mutluluktan çok mutsuzluk getirecek, hayatınızı zorlaştıracaktır.

Obsesyon, halk arasındaki ifadesiyle saplantı veya takıntı anlamına gelir. Şiddeti ve sıklığı arttığında, hayatı olumsuz etkilemeye başlar. Bu durumda, psikolojik bir bozukluk olarak kabul edilen obsesyon, bilimsel literatürde, kişi tarafından saçma ve mantık dışı olarak görüldüğü halde kontrol edilemeyen ve kişinin isteği dışında, ısrarlı, zorlayıcı ve yineleyici bir şekilde akla gelen, anksiyete ortaya çikartici düşünce, dürtü ya da imgeler olarak tanımlanmıştır. Obsesif düşünceler büyük stres ve anksiyeteye sebep olsa da, bu düşüncelerden kurtulmak kolay değildir.

Aşık olunca biraz da obsesif mi oluyoruz?

Obsesif bozukluğa yol açan psikolojik veya biyolojik birçok etken vardır. Bu etkenlerden birinin de beyindeki sinir iletimine katkıda bulunan Serotonin maddesinin salınımının dengesizliği olduğu düşünülmektedir.

Italya’nın Pisa Üniversitesi’ndeki psikiyatri profesörlerinden Donatella Marazziti, çogu aşik olan kişinin de takıntılı davranışlar sergilediğinden yola çikarak obsesif kişilerle aşik kişilerin beyin fonksiyonlarında benzerikler olup olmadığını araştırdı. Marazziti, aşik olan kişilerin beyinlerini incelediğinde Serotonin fonksiyonlarında bir azalma gözledi. Özellikle aşkın ilk evrelerinde, beyin fonksiyonlarında önemli farklılıklar buldu.

Amerika’da buna benzer yapılan araştırmalar da aynı sonucu verdi: Aşik olanların kanlarında daha düşük Serotonin vardı, tıpkı obsesif kişilerde de gözlendiği gibi. Her iki ülkede yapılan araştırmalar, aşik olan kişilerin, Serotonin seviyelerinin düşmesi sebebiyle obsesif davranışlar sergilediğini ortaya çikarak, obsesif ilişkilere yeni bir ışık tuttular. Bu bilgiler, aşık olunca neden takıntılı davrandığımıza bir cevap olabilir mi?

Aşk bir hastalık mı?


Romanlar, şiirler, şarkılar, filimler aşkın bazen bir hastalık gibi yaşandığını, aşkı uğruna insanların eriyip bittiğini, yataklara düştüğünü sık sık konu etmiştir. Her ne kadar bu tarz aşklardan şiirsel bir edayla bahsedilse de aşkın dozu kaçtığında, yaşanan yoğun duygular kaygıya, obsesyona, özgüven eksikliğine, kendini değersiz hissetmeye, intiharlara ve cinayetlere kadar gidebilir.

Aşik olunca kişiler, her şey “yolunda” giderken, kendilerini göklerde uçar gibi hisseder, özgüven artar, sevgililerine pahalı hediyeler alır, normal zamanlarda yapmayacakları, “çılgınlıkları” yaparlar. Sadece ve sadece onunla birlikte olmak ister, onsuz eğlenemez, onun istediği gibi giyinmeye, onun sevdiği filmleri seyretmeye, onun gibi yemek yemeye başlar, onun başkalarıyla vakit geçirmesini istemezler. En ufak bir “aksaklıkta” ise ne olduğunu anlamadan depresif hissedip, kızgınlaşır, yemeden içmeden kesilir ve hatta nefes alamaz hale gelirler.

“Onsuz yaşayamam” sözü aslında kişinin aşkının bir ifadesi olmaktan çok o kişi için yaşadığı obsesyonun (takıntının) bir ifadesidir. Aşkı takıntılı bir şekilde yaşayan kişiler dikkatlerini sadece karşisındakine yoğunlaştırmıştır ve onları mutlu etmek tek amaçlarıdır. Bu arada kendi mutlulukları ve ihtiyaçlarının önemini unuturlar. Dolayısıyla başkalarının hayatlarını, hayallerini yaşamaya başlarlar. Bunun ne kadar sağlıksız olduğunu farkına varmadan daha fazla bağlanır ve ilişkinin mutsuzluğa giden bir gidişatı olsa da , ellerinden geldiğince uzun uzun yaşamaya çalışırlar.

Aşk bitince ne oluyor?

Aşk bittiğinde neler oluyor ögrenmek isteyen bilim adamları aşkları yeni bitmiş kişiler üzerinde araştırmalar yaptılar. Yine beyin hareketlerini inceleyerek terkedilmiş veya aşklarından ayrılmış kişilerin beyinlerinin hangi bölgelerinde ne tür aktiviteler olduğunu anlamaya çalistilar. Aşkları yeni bitmiş kişilerle diğer kişilerin beyin fotograflarını karşilaştırdılarında birçok farklılıklar buldular.

Araştırmacılar, beynin değişik görevleri olan bölgelerini incelediler. Aşk acısı yaşayanların beyinlerinde, fiziksel acının ortaya çıkışında, obsesif düşüncelerin oluşumunda ve başkasının ne düşündüğü hakkında fikir yürütmekte görev alan bölgelerde daha fazla aktivite gözlediler. Bununla beraber, terkedilmenin arkasından, terkeden kişiye karşi daha fazla sevgi, aşk ve takıntı dolu duygular beslendiği bulundu. Diğer bir deyişle, aşikken yaşanılan yoğun obsesif duygular, aşk bitince de başka duygularla birleşerek yine obsesif bir şekilde devam edebiliyor.

Takıntılı aşktan kurtulmak için ne yapmalı?

Aşkın içinde, en azından fiziksel nedenlerden dolayı, biraz takıntı olmasının kaçınılmaz olduğunu bilim adamları sayesinde ögrenmis bulunuyoruz. Bununla beraber, derin bir aşkın ürünü sandığınız bu duyguların, sağlıksız bir yöne doğru gittiğini farkına vardıysanız bu konuda hemen birşeyler yapmalısınız.

Arkadaşlarınız ve ailenizle daha fazla vakit geçirerek, daha önce yaptığınız ve zevk aldığınız aktiviteleri tek başinıza yapmaya başlayarak ve en önemlisi kendinizi onsuzken de sevmeyi ögrenerek aşkınızın ciddi bir obsesyona dönüşmesini engelleyebilirsiniz. "Onsuz yaşayamam" ifadesinin ne kadar gerçekçi olduğunu sorgulamalısınız. Bir arkadaşınız aynı şekilde duygularını ifade etseydi, ona ne söylerdiniz, nasıl öğütler verirdinz? "Doğru, onsuz yaşayamazsın" mı derdiniz, yoksa "şu anda öyle hissediyorsun ama tabii ki yaşayabilirsin, zamanla bunu anlayacaksın" mı derdiniz. Verdiğiniz cevaplar, kendinize söyleyemediğiniz ama rasyonel olan cevaplardır.

Yoğun bir aşk duygusu içindeyken rasyonel düşünmenin çok da kolay olmadığını kabul etmek gerek. Yukarıda sözü geçen araştırmalar da bunun çok kolay olamayabileceğini vurguluyor. Diğer taraftan yaşadığınız yoğun aşkın, enerjinizi, motivasyonunuzu, kendinize bakış açınızı her gün biraz daha negatif etkilediğini, takıntılarınızın arttığını, ilişkilerinizin, işinizin, okulunuzun, sağlığınızın etkilendiğini farkediyor ve bunun üstesinden kendi başinıza gelemeyeceğinizi hissediyorsanız profosyonel bir yardım almalısınız.

Psikolog Dr. Başak Demiriz
BU MAKALE TEMMUZ 2008 TARİHİNDE TEMPO DERGİSİNDE DE YAYINLANMIŞTIR
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Obsesif Aşklar (Takıntılı Aşk)" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Başak DEMİRİZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Başak DEMİRİZ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     24 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Başak DEMİRİZ Fotoğraf
Dr.Psk.Başak DEMİRİZ
İstanbul
Doktor Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi6 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Başak DEMİRİZ'in Yazıları
► Platonik Aşklar Psk.Serap DUYGULU
► Aşk Acısı - Takıntılı Aşk- Biten İlişkiyi Unutamama ÇOK OKUNUYOR Psk.Dnş.Filiz OKUŞ TEZEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'Obsesif Aşklar (Takıntılı Aşk)' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Tatil Psikolojisi Temmuz 2009
► Kişisel Sınırlar Ekim 2008
► Kırkından Sonra Aşk Eylül 2008
◊ Panik Atak İyileşir Eylül 2014
◊ Psikolojik Saglık Şubat 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


02:19
Top