2007'den Bugüne 85,285 Tavsiye, 26,662 Uzman ve 18,981 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Kardeş Kıskançlığı: Kardeşle Tanışma Zamanı ve İlk Çocuğu Anlamak
MAKALE #5634 © Yazan Psk.Nesteren GAZİOĞLU | Yayın Ekim 2010 | 6,931 Okuyucu
Kardeş ile Tanışma Zamanı Geldi

İkinci bir bebek, aileye yeni bir heyecan, yeni bir renk, yeni bir koku, yeni bir enerji…
Çoğu zaman biz anne babalar ilk çocuğumuzun kardeşi olsun, yalnız kalmasın gibi iyimser hayallerle bir kardeşi olsun isterken; işler gerçekleşmeye başladıkça gerçekliğin bu kadar da kolay olmadığını görürüz.

Aile içi dinamikler hızla değişmektedir…
Hamilelik süreci boyunca aileye yeni bir bebek katılacağı düşüncesine alıştırılan çocuk için ilk tanışma anı çok önemlidir. Eğer ilk çocuğun çevresini ve olayları sorgulama yaşı geldiyse; kafasında bir çok soru vardır.

Kardeşim nasıl biri? Kime benziyor? Nasıl sesler çıkartacak? Benim hayatımda ne gibi değişiklikler yaratacak? Annem benimle daha az mı ilgilenecek? Annemle babam onu benden daha fazla mı sevecek…..

Hastane bavulu hazır mı, gecelik? Şekerler tamam. Kapı süsümüz de olsa mı acaba. Kimlere haber verilecek, hastaneye nasıl gidilecek, bebek sağlıklı mı, en son doktor randevumuz ne zaman, hastane parasını ayarladık mı, sigortada aksilik çıkmasın, sütüm olacak mı, geçen seferki doğum gibi mi olacak, kasılmalar mı başladı,….aaaa bebek geliyor….

Bunlar da ebeveynlerin süreç yaklaştıkça üzerinde durduğu sorulardan bazılarıdır. Esasında tüm bu sorulardan daha öncelikli bir konu vardır. Kardeşlerin ilk tanışması. Bu önemli anın etkileri iki kardeş arasındaki ilişkilerin şekillenmesini sağlayacaktır.

İlk çocuğun hastaneye gelmesi önemlidir.
Annem, babam gitti , yeni bebek için gittiler, ben evde yalnız kaldım! Düşüncesine kapılmamalıdır. İsterseniz evde bütün arkadaşlarını toplayın, büyük bir parti verin… ama bir işe yaramaz, yine de merakını gidermez… onlar gittiler, orada (hastanede) bir şeyler yapıyorlar ve ben buradayım, uzakta. Terk edildim! Bana kardeş getirmeye gitmişler, istemem! Şimdi onunla baş başalar, beni unuttunuz bile!.... Her çocuk kendini bu şekilde ifade etmese bile, çok ciddi bir durum olmadıkça onu arkada bırakmak, kardeş kıskançlığı ligine 1-0 mağlup başlamanıza sebebiyet verebilir.

Bırakın odayı keşfetsin.Doğumdan sonra ilk çocuk odaya girdiğinde odada bebeğin olmaması için hemşire ile önceden konuşabilirsiniz. Beş dakikalığına bebeğiniz odadan çıktığında; ilk göz ağrınız odaya girsin ve odayı keşfestsin. Sorular sorsun, ebeveynler ya da odadaki diğer akrabalar yanıtlasın. Önemli olan annesini yalnız görsün. Düşünün… odaya girdi, zaten merak ediyor, bir de bakıyor annesi yatakta, kucağında da bebek! Ama ben anneme sarılmak istiyordum!

Bu kısa şoku yaratmak yerine adım adım ilerlemek daha rahatlatıcıdır. Odayı keşfettikten sonra, tercihen baba ile birlikte beraber kardeş almaya gidebilirler.

İlk bakış, ilk dokunuş

Hamileyken bebeğin nasıl besleneceğine dair verdiğiniz bilgilerin ışığında,
“Kardeşim doğdu. Onun da karnı acıkmıştır, hadi gel onu annenle tanıştıralım mı?” benzeri bir hazırlık ile bebek odasından kardeşini annesine götürmeye yardımcı olan küçük abla/abi; eğer hazır değilse yok tanışmayalım gibi bir tepki ile sizin planlarınızı alt –üst edebilir. J

Esasında anlatmak istediği oldukça net: “BEN hazır değilim” . Konuşun, anlatın ve onu rahatlatın… İhtiyacı olan sizsiniz, sizin ilginiz, sevginiz, paylaşımınız.
İlk gördüğü anda, biraz sessizce bu anın keyfini çıkarttıktan sonra duygularını paylaşması için ona çeşitli sorular sorabilir, isterse nazikçe eline dokunabileceğini anlatabilirsiniz.

Bebeği getirirken, size ya da hemşireye hastanedeki bebek yatağını itmenize yardımcı bile olabilir. Bir ucundan siz, bir ucundan o itiyor…
Ve işte odaya geldik. Artık bebeğin anneye teslim edilmesi ve bu sırada anne ile bebeğin arasındaki sevginin gözlemlenmesi kısmı….
“Sen de öteki yanımda oturmak ister misin?” --- Seni unutmadım, hadi sen de katıl, sen dışlanmadın, hala benim için çok önemlisin mesajını ileten sihirli bir cümledir…
İletişim işte böyle güçlü bir kaynaktır…

Kardeşler arası bağ ilk bakışla, ilk dokunuşla, ilk etkileşimle, ilk iletişimle başlar… ve güçlenerek devam eder... ama hangi yönde güçleneceği sizin tutumunuza bağlıdır…

Birinci çocuk açısından olaya bakarsak;
Düşünün…
Hayalini kurduğunuz eş ile evlendiniz. Çok mutlusunuz, sadece ikiniz. İnanılmaz eğleniyorsunuz, paylaşımlarınız çok güzel. Eşiniz de sizi çok seviyor. İçi titriyor size bakarken…
Günlerden bir gün eşiniz geliyor ve size diyor ki; “Hayatım ben seni o kadar çok seviyorum, o kadar çok beğeniyorum ki senden bir tane daha olsun istiyorum.”
Şimdi ne demek istedi? İltifat mı etti yoksa…
Aradan zaman geçiyor ve eşiniz yanında sizin bir hemcinsinize sarılmış vaziyette yanınıza geliyor. Ve diyor ki: “Bak seni çok seviyorum, hani senden bir tane daha istiyordum ya; işte bu da yeni eşim. Onunla çok iyi anlaşacağına eminim.”
Bu eş nasıl biri. Bir kere sizden genç. Bakıyorsunuz eee oldukça da alımlı ve çekici. Ama biraz genç ve bir sürü ihtiyacı var. Araba kullanamıyor, kredi kartı yok, kendi başına alış veriş bile yapamıyor. Bu ihtiyaçlarda eşinize yardım etmeniz lazım.
Her talepte eşiniz size sesleniyor “Hayatıııııım gel bana yardımcı ol”
- “İyi de hayatım! Ben onun bakıcısı değilim, sen getirdin onu benim başıma!” diyeceğiniz geliyor... tutuyorsunuz kendinizi…
Aradan zaman geçiyor… alışmaya çalışıyorsunuz… ama aile büyükleri, misafirler hep onunla daha çok ilgileniyor… nedense…
Bu arada genç eş çok hızlı büyüyor ve eşiniz bir gün sizin odanıza geliyor. “Aaa bak bunlar sana küçülmüş. Hadi onları yeni eşime giydirelim” demez mi!
İşler git gide karmaşık bir hal aldı. Hadi neyse seni paylaşmak zorundayım onunla; sevgini, ilgini eskisi gibi sadece bana yöneltemiyorsun ama ben o eşyalar sadece benim sanırdım, bana özel…

Hadi bunu da hazmedelim…
Günler geçip giderken sizin doğum gününüz yaklaşıyor. Eşiniz bu özel günü hiç unutmaz. Sabah yataktan sevinçle kalkınca bir de ne görüyorsunuz. Size yepyeni bir cep telefonu almış. Son model, en son özelliklere sahip. Hem de öteki eşte bundan yok. Ohh… İçinize serin sular serpiliyor, tekrar kendinizi özel hissediyorsunuz.
Eşinize bir güzel sarılıp ona hayatında yediği en güzel kahvaltıyı hazırlıyorsunuz. Her şey güzel gidiyor. Eşiniz sizi seviyor, siz de onu… bu arada öteki eş nerede.
Evin içinde ararken birden odanızda olduğunu fark ediyorsunuz. Odanın kapısını aralar aralamaz bir çığlık.
-“Sen benim yeni telefonumu nasıl kurcalarsın? Bak gördün mü tuşlarını lekelemişsin!” diye haykırıyorsunuz.
Bu haylaz ve meraklı eş ağlaya ağlaya odadan çıkıyor. Biraz sessiz ol bari komşular duyacak kadar ne bağırıyorsun. Ve.. birkaç saniye sonra kapıda eşiniz, arkasında da ağlamaklı ama içten içe pis pis sırıtan o eş!
Eşiniz “Şimdi hemen özür dilemen gerekiyor, bu yaptığın hiç hoş değil, ne olur ki eşyalarını paylaşsan.” Dediğinde saçlarınızın her bir teli diken diken oluyor.
Ama… ben sadece… o bana aitti… seni kaybettim… şimdi de telefonumu… neyse…
İçinizde kabaran duyguları bastırmaya çalışırken bazen de bu yeni eşle eğlendiğinizi fark ediyorsunuz. Beraber ortak hobiler buluyorsunuz, hatta bazen eşinizin bile anlamadığı şu özel bakışmalarınız ve kelimeleriniz bile oluyor… ama nedense yine bir yerlerde bir şeyler var… bu eş hem en iyi arkadaşınız oluyor, hem de en has düşmanınız…
Bu örneği uzattıkça uzatabiliriz. Önem verilmesi gereken temel nokta ebeveynlerin verdiği gizli ve açık mesajlardır. Kıyaslamak, çocukları bireyolarak görememek, birbirleri ile kıyaslamak, yeri geldiği zaman yarıştırmak... bütün bu davranışlar kardeşlerin ilişkilerini olumsuz yönde etkileyecektir.

Psk. Nesteren Gazioğlu


Yazan
Psk.Nesteren GAZİOĞLU
 
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Kardeş Kıskançlığı: Kardeşle Tanışma Zamanı ve İlk Çocuğu Anlamak" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Nesteren GAZİOĞLU'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Nesteren GAZİOĞLU'nun izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Psk.Nesteren GAZİOĞLU
Psikolog
 
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Nesteren GAZİOĞLU'nun Yazıları
► Üstün Özel Yetenekli Çocuğu Anlamak Psk.Dnş.Oktay TOPALOĞLU
► Çocuklarda Kardeş Kıskançlığını Anlamak Psk.Gözde ÖZÇİÇEK KALA
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,981 uzman makalesi arasında 'Kardeş Kıskançlığı: Kardeşle Tanışma Zamanı ve İlk Çocuğu Anlamak' başlığıyla benzeşen toplam 23 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Ergenlik:Beni Anla Ekim 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:37
Top