2007'den Bugüne 87,359 Tavsiye, 27,074 Uzman ve 19,320 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Dikkat Eksikliği ve Ödevi Sevmeyen Çocuklar
MAKALE #7452 © Yazan Dr.İbrahim BİLGEN | Yayın Eylül 2011 | 22,659 Okuyucu
Son zamanlarda gerek görsel medyada gerekse de bazı paylaşım sitelerinde “Dikkat Eksikliği Bozukluğu” diye bir rahatsızlık olmadığı, hatta bu rahatsızlığın uydurma olduğu, bu rahatsızlığın anne ve babaların çocuklarını yanlış yetiştirmesi neticesinde ortaya çıktığı belirtilmektedir. Bunu şimdilik isterseniz bir kenara bırakalım ve isterseniz ne gibi bulgular neticesinde bu rahatsızlık oluşuyormuş yada yanlış yetiştirme ile neler oluyormuş ona bakalım. Sonrada adını sizler koyarsanız.

Çocukta dikkat kusuru özellikle eğitim hayatının başlamasıyla belirgin hale gelir. Okul öncesi dönemde de her şeyden çabuk sıkılan ve bıkan bu çocuklar, oyuncaklardan dahi sıkılıp kısa bir süre sonra onları parçalamayı tercih ederler. Okulun başlamasıyla birlikte öğrenmeye karşı ilgisizdirler. Ödev yapmayı sevmez, anne/baba ve öğretmenin zoruyla ödev yaparlar. Ödevleri yapmakta hayli zorlanırlar. Masanın başına oturamaz, otursalar dahi çeşitli bahaneler uydurarak (tuvalete gitme, su içme gibi) sık sık masa başından kalkarlar. Anne /babayı ders çalışırken sürekli yanlarında isterler. Üzerine aldıkları bir işi sürekli bitirmekte zorlanır, bir işi bitirmeden hemen diğerine geçerler. Bir komutu birkaç defa söyledikten sonra yerine getirirler.
Sınıfta dersi takip etmedikleri gözlenir. Dışarıdan gelen uyarılarla hemen dikkatleri dağılır. Ders dışı işlerle fazlaca ilgilenir, elindeki kalem, defter ve oyuncak gibi malzemeyle uğraşır, dersi takip edemezler. Derste sıkılmaları nedeniyle sınıfın dikkatini ve huzurunu bozacak davranışlar sergileyebilirler. (derste konuşma, arkadaşlarına laf atma ve garip sesler çıkarma gibi).

Okuma ve yazma kaliteleri yaşıtlarından kötü, defter düzeni ve yazıları bozuk olabilir. Okurken sık hata yapabilir ve cümlenin sonunda kelime uydurmalarına rastlanabilir. Unutkandırlar. Sınıfta sık eşya kaybetme yanında, iyi öğrendiklerini düşündüğünüz bir bilgiyi de çabuk unutabilirler. Okuma ve yazmayı genellikle sevmezler. Ders kitabı okumanın yanında hikaye ve roman türü kitapları okumaya karşı da isteksizdirler.
Yaşanan tüm bu öğrenme zorluklarına sınavlarda dikkatsizce yapılan hatalar eklenir. Sabırsızlıkları nedeniyle soruları hızlıca okuma, tam okumama ve yanlış okumalara sık rastlanır. Bu nedenle çok iyi bildikleri bir soruyu dahi yanlış cevaplayabilirler. Test sınavlarında çeldiricilere kolaylıkla kanarlar. Özellikle ilkokula başladığı yıllarda sınav kağıdını öncelikle vermeyi marifet sayarlar. Sonunda bilgileri ve bildiklerinden daha azı oranında not alırlar.

Dikkat eksikliği okul öncesi dönemde pek fark edilmeyebilir. Ancak bu çocukların bir kısmı ders dışı işlerde de çabuk sıkılma belirtileri gösterirler. Zeka düzeyi iyi olan ve ek olarak özel öğrenme güçlüğü olmayan çocuklar ilkokulun 3.ve 4.sınıflarına kadar derslerde sorun yaşamayabilirler. Çalışmadıkları ve dersi iyi takip etmedikleri halde notları kötü olmayabilir. Derslerin ağırlaşmasıyla birlikte başarıda ciddi düşüşler yaşanmaya başlanır.

Ev içinde günlük yapmaları gereken işler konusunda sorumluluk almak istemezler. Genellikle dağınıktırlar ve kurallardan hoşlanmazlar.
Sağlıcakla Kalın…

PLANLAMA VE ORGANİZASYON YETENEĞİNDEKİ KISITLILIK:

Bugün planlama yeteneği olmayan kişiler, ciddi düzeyde zaman kaybederler. Bu problem yüznden çoğu yere geç kalır ya da işlerini düzenleyemezler.Düzenleseler bile birşeylerin eksik kaldığını ya da unuttuklarını daha sonra fark ederler. Bu yetenekte beynimizin sağ ön frontal korteksinde yer almaktadır. Dikkat eksikliği bozukluğu olan kişiler, ilgi alanlarına girmeyen işlere başlayamadıklarından ya da çok çabuk sıkıldıklarından yakınırlar. Yapacakları işleri son ana kadar ertelerler. Yalnızca son ana gelince ve durum aciliyet kazanınca kendilerini motive etmeyi başarırlar. Belki sonunda iyi işler çıkarabilirler ama bir daha ki sefere bu beyin tarafından kendisine eziyet verici bir etkinlik olarak algılandığı için, erteleme davranışı daha güçlü olarak karşılarına çıkacaktır. Bu kişilerin kendi kendilerine en sık söyledikleri söz” elimde yapmam gereken işler var ama yapmam gereken zaman yaklaştıkça o iş içimde bir eziyete dönüşüyor ya da işe başlasam bile kısa bir süre sonra kendimi başka bir iş ile uğraşırken buluyorum” şeklinde olmaktadır. Her zaman kendi televizyon programlarımda da verdiğim bir örnek vardır. Dikkat eksikliği olan bir çocuk için üç işi olsa ; bunlardan birisi yarınki matematik sınavı, bir diğeri üç gün sonra kaplanması gereken bir kitabı ve en sonuncusu ise bir ay sonra teslim edilmesi gereken projesi; çocuk önce projesini sonrasında da kitabını kaplamakla uğraşır. Uykusu geldiğinde ise matematik sınavına çalışmaya başlar ama yetiştiremez.Bu problem sadece çocukluk döneminde de olmamaktadır.

Aynı durum yetişkinler içinde geçerlidir. Kişinin aklına çok sayıda düşünce gelir. İnsanlar normalde bu düşüncelerin hangiisnin kendisne gereği olduğu hangisinin şu anda yeri olmadığını ayırt ederler.Bu nedenle düşünce akla gelse bile anında bertaraf edilir. Dikkat eksikliği olan kişi aklına gelen düşüncelere dikkat etmemek bir yana dursun aşırı dikkat eder ve de hepsini önemser. Hepsini yapmak ister dolayısıylada bir yapabilme sırasına koyamaz. Aklına gelen doğrultuda davranır. Çoğu kişi bu durumu anlatırken “ çok sayıda işim var hepsini yapmak istiyorum ama şu birinci sırada, şu ikinci sırada diye ayırt edemiyorum. Yapmam gereken işler için zamanımı ve enerjimi nasıl kullanacağıma doğru karar veremiyorum.” diye yorumlar. Kimilerimizin zaman konusunda kimilerimizin ise bütçe konusunda kusurlarımız vardır.DEB olan kişiler, bu konularda ne kadar çok “çaba” harcarlarsa harcasınlar, kendilerini anlık ve günlük olarak organize etmek konusunda sürekli sorunlar yaşamaktadırlar. Genellikle işlerini zamanında bitirmekte, randevularına yetişmekte veya banka hesaplarını artıda tutmakta sıkıntıları vardır. DEB olan kişiler, bir yere yetişecekse randevulaştığı saatin evden çıkma saati olduğunu zannetmek gibi bir yanılgı içerisindedirler.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Dikkat Eksikliği ve Ödevi Sevmeyen Çocuklar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.İbrahim BİLGEN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.İbrahim BİLGEN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     4 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İbrahim BİLGEN Fotoğraf
Dr.İbrahim BİLGEN
İstanbul
Doktor "Ruh sağlığı ve hastalıkları - Psikiyatri"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi12 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.İbrahim BİLGEN'in Makaleleri
► Çocuklarda Dikkat Eksikliği Doç.Dr.Murat Eren ÖZEN
► Dikkat Eksikliği Nedir, Ne Değildir? Dr.Zengibar ÖZARSLAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,320 uzman makalesi arasında 'Dikkat Eksikliği ve Ödevi Sevmeyen Çocuklar' başlığıyla benzeşen toplam 99 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşk ve Sadakatsizlik Mayıs 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:49
Top