2007'den Bugüne 87,386 Tavsiye, 27,079 Uzman ve 19,329 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Ülkemizdeki Koruyucu ve Tedavi Edici Ruh Sağlığı Hizmetlerine Psikolojik Bakış
MAKALE #7954 © Yazan Psk.İlkten ÇETİN | Yayın Aralık 2011 | 6,448 Okuyucu
ÜLKEMİZDEKİ KORUYUCU VE TEDAVİ EDİCİ RUH SAĞLIĞI HİZMETLERİNE PSİKOLOJİK BAKIŞ


Güçlü bir ruh sağlığı politikası, etkin bir sağlık sisteminin en önemli öğelerinden biridir. Bir ruh sağlığı politikası ve buna bağlı olarak ruh sağlığı programının olmadığı ülkelerde ruh sağlığı politikası ulusal sağlık politikalarının bir parçası olarak geliştirilmelidir. Ulusal Ruh Sağlığı Politikasının ayrıntıları ülkenin özgül durumu, amaçları ve felsefesine bağlı olarak ilgili diğer sektörlerin katılımı ile saptanır.

Bireylerin ruhsal yönden sağlıklı bir davranışa sahip olmaları, kendilerinden sonra gelen nesli de etkilemekte ve bu etkilenme de nesilden nesile devam etmektedir. O halde toplumun ruh sağlığının korunması, geliştirilmesi ve devamının sağlanması sağlıklı bir gelecek yaratmak için şarttır. Bu da ancak ruh sağlığı politikalarının oluşturulması ve uygulamaya geçirilmesiyle mümkündür.

Koruyucu ruh sağlığı, ruhsal hastalığın başlamasını önlemeyi ya da geciktirmeyi, hastalığın süresini kısaltmayı ve ruhsal hastalığa bağlı yeti yitimini azaltmayı amaçlar. Birincil, ikincil ve üçüncül koruma olarak adlandırdığımız bu önlemler, bir bütün olarak ele alınmalıdır.

Ruh sağlığı hizmetlerinin geliştirilmesinde önerilen “en iyi klinik uygulama yöntemi,” planlanacak olan sistemin birinci basamaksağlık kuruluşları ile entegre olması gerekliliğidir. Hastaların ilk temas noktaları birinci basamak sağlık kuruluşları olacaktır.
Hastalarıntanı ve tedavileri öncelikle birinci basamak sağlık kuruluşları tarafından yapılacaktır. Ülkemizde Aile Hekimliği modelinin hayatageçirilmesiyle, aile hekimi birinci basamak hizmeti verecektir ve sunulan hizmetler ruh sağlığını da kapsayacaktır. Öteyandan ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşları işbirliği ile yapılacak olan tedavilerin izlenmesi ve kontrolünde birinci basamaksağlık kuruluşlarının rolü olacaktır. Bu açıdan özellikle birinci basamak sağlık kuruluşlarındaki sağlık personelinin, sık görülenruh sağlığı sorunlarının tanı ve tedavisine yönelik olarak eğitilmeleri büyük önem taşımaktadır.

Bunun yanı sıra toplumda sık görülen ruh sağlığı sorunlarına yönelik olarak kapsamlı toplum taramaları yapılmalıdır. Bu taramalar,belirlenenolgu’lara erken müdahale edilmesini mümkün kılacaktır. Ülkemizde toplum ruh sağlığı politikalarının geliştirilmesi ve tüm bu faaliyetlerde öncelikle koruyucu ruh sağlığı hizmetlerine ağırlık verilmesi gerekmektedir.

Ülkede ruh sağlığı, psikolojik ve sosyal hizmetleri sunmakla sorumlu kuruluşlar ve disiplinler arasında daha fazla işbirliğinin, danışmanlığın ve iletişimin güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu işbirliği eksikliği, önemli bir engel teşkil etmeye devam etmektedir. Her bir kuruluş ve disiplin gerek kendi içinde gerekse kuruluş ve disiplinlerler arasındaki işbirliği, ruh sağlığı alanındaki uygulamalarda giderek daha fazla önem kazanmaktadır.
Savaş, göç, doğal afetler, ekonomik zorluklar ve insan sağlığını tehdit eden hastalıklarla girdiğimiz 21. yy’da bireylerin ruh sağlığının korunmasının ne kadar önemli olduğu inkar edilemez. Bu koruma, gelecekte sağlıklı bir nesil yetiştirmek için çok önemlidir. Bu kadar büyük bir görev üstlenen ruh sağlığı alanında çalışan bireylerin, bu işleri tek bir disiplin halinde yapmasının zor olacağı açıkça görülmektedir. Bu işlevi yerine getirmek, bir ekip çalışmasını ve bu çalışmanın organize bir biçimde yürütülmesini gerektirir. Bu ekibin üyelerinden biri olan psikologlar, bütüncül yaklaşımı temel alan eğitimleri sayesinde diğer ekip üyeleri ile işbirliği içinde hizmet veren meslek üyelerinden biri olabilecektir. Psikologlar, bu hizmetlerde ekibin bir üyesi olarak görev alıp, halka iyi bir ruh sağlığı hizmeti götürülmesine katkıda bulunabileceklerdir.

Türkiye’de ruhsal bozukluğu olan hastalara yönelik toplum içinde tedavi edici hizmetler değerlendirildiğinde ise, bunun henüz tüm hastaları kapsayacak şekilde yaygınlaştırılamadığı, genellikle projeler düzeyinde ya da bazı kamu veya üniversite hastanelerinde yürütülmeye çalışıldığı bilinmektedir. Hastalar çoğunlukla hastanelerde tedavi edilmeye çalışılmakta ve toplum içinde tedavi ve rehabilitasyona yönelik sistemli çalışmalar bulunmamaktadır. Durum böyle olunca ikinci basamak tedavi kurumlarına yönelik politikaların oluşturulması gerekmektedir.

Ruhsal bozukluğu olan kişilerin ilk tedavileri genellikle hastanelerde yapılmaktadır. Bu hastanelerde yeterli sayıda psikiyatrist, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve psikiyatri hemşiresi bulunmamaktadır. Bu hastanelerde acil psikiyatrik uygulamalar için iyi düzenlenmiş yoğun bakım birimleri ve uygun rekreasyon alanları mutlaka bulunmalıdır. Ayaktan tedavi birimi, ilaç ve psikoterapi uygulamaları için uygun özelliklere sahip olmalıdır. Bu klinikler genel hastanenin konsültasyon liyezon hizmetlerini yürütecek donanım ve personele sahip olmalıdır.

Bu hastanelere kabul edilecek hastaların birinci basamak kurumları ve genel hastanelerden sevkle gelmesi tercih edilmelidir. Sevk koşulları ve yöntemleri, iyi tanımlanmış yönergelerle belirlenmelidir. Tedavileri tamamlanan hastalardan toplum içinde izlenmesi gerekli olanlar için yeterli uzmanlaşmış personelin bulunması gerekir. Ayrıca bu hastaların bulundukları yerde izleme ve tedavi ile sorumlu olan birim ve personelle sıkı bir işbirliği kurulması sağlanmalıdır.

Uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi, bağımlı hale gelen kişilerin tedavisi ve topluma kazandırılması, başkalarını madde kullanmaya sevk etmelerinin önlenmesi ve ülkemizdeki uyuşturucu madde talebinin bu yolla azaltılması amacıyla, Bakanlıkça bu alanda hizmet veren kurumların nitelik ve nicelik yönünden yeterliliğinin arttırılması hedeflenmiştir. Bu kapsamda; istanbul Bakırköy Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi bünyesinde faaliyet gösteren Alkol ve Madde Bağımlıları Araştırma ve Tedavi Merkezi’ne (AMATEM) ilave olarak 1997 yılında Elazığ, Samsun, Manisa Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastaneleri bünyelerinde 30’ar yataklı AMATEM Merkezi hizmete açılmış, Adana ve Denizli AMATEM Merkezleri de 2000 yılı başlarında hizmete başlamış ancak bazı aksaklıklardan dolayı Adana Akıl ve Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki AMATEM Merkezi tam olarak faaliyete geçememiştir. Ankara’da da 2004 yılında Numune Hastanesine bağlı olarak kurulan fakat ayrı bir bölgede hizmete açılan AMATEM bulunmaktadır. İstanbul AMATEM bünyesinde, uçucu madde kullanan çocuklara yönelik olarak hizmet vermek üzere kurulan "Uçucu Madde Bağımlıları Araştırma ve Tedavi Merkezi" UMATEM bu konudaki faaliyetlerini başarıyla sürdürmektedir. Bağımlıların ilaçla tedavisinin ülkemizde de yerleştirilmesi amacıyla Sağlık Bakanlığınca başlatılan çalışmalar da devam etmektedir. Ayrıca bölge hastanelerinde adli vakaların gözlem, tedavi ve muhafazaları için ayrılmış klinikler de bulunmaktadır. Ancak bu klinikler yatak sayısı ve güvenlik açısından standartlara uygun değillerdir. Bunların dışında risk altındaki çocuk ve ergen gruplarının ayrıca ele alınması uygun olacaktır. Özellikle sokak çocukları, çalışan çocuklar, korunmaya muhtaç çocuklar, alkol ve uyuşturucu madde kullananlar, özürlüler, suça yönelmiş ergenler, istismara uğramış, şiddete maruz kalmış olan çocuk ve ergenler, deprem gibi felaketlerde travmaya uğramış olan bireyler ve kronik bedensel hastalığı olan çocuk ve ergenler için özel hizmet programlarının geliştirilmesi de ruh sağlığı politikası kapsamında yer almalıdır.

Bu yazı Psikolog İlkten Çetin ve yard doc Şeyda dülgerler tarafından hazırlanmıştır
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ülkemizdeki Koruyucu ve Tedavi Edici Ruh Sağlığı Hizmetlerine Psikolojik Bakış" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.İlkten ÇETİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.İlkten ÇETİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
İlkten ÇETİN Fotoğraf
Psk.İlkten ÇETİN
İstanbul (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi252 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.İlkten ÇETİN'in Makaleleri
► Kadına Yönelik Şiddete Psikolojik Bir Bakış Psk.Dnş.İsa Özgür ÖZER
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,329 uzman makalesi arasında 'Ülkemizdeki Koruyucu ve Tedavi Edici Ruh Sağlığı Hizmetlerine Psikolojik Bakış' başlığıyla benzeşen toplam 53 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Aşkın Psikolojisi Aralık 2011
► Kendini Açma Haziran 2013
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


19:43
Top