2007'den Bugüne 87,973 Tavsiye, 27,247 Uzman ve 19,427 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Aşk ve Beslenme : Sağlıklı Beslenin Aşksız Kalmayın!
MAKALE #8520 © Yazan Dyt.Selma Önelge GÜR | Yayın Mart 2012 | 3,376 Okuyucu
Yaşamımızı sağlıklı olarak sürdürebilmek için enerjiye ve onlarca besin öğesine gereksinimimiz var. Yaşamsal bir zorunluluktur yemek ve içmek… Ama biz insanlar sadece yemek içmekle kalmadık ve yaşamın ilk çağlarından beri en temel gereksinimimiz olan beslenmenin ritüellerini yeme-içme kültürüne adeta bir şölene dönüştürdük. Bayramlarımızın, acılarımızın, özel günlerimizin simgesi hep yiyecekler oldu ve bunların çoğunu günümüz koşullarına uyarlasak ta hala sürdürüyoruz. Bu gün 14 Şubat Sevgililer Günü ve yine sevgililer bir akşam yemeğinde birlikte olacaklar ve çikolata en çok bugün istenecek.

Mutluluk için başarı ve doyum


Kaliteli, sağlıklı ve mutlu bir yaşam için sevmek ve sevilmek gerek… Fizyolojik olarak nasıl yiyeceklere gereksinimimiz varsa fiziksel ve ruhsal sağlığımızı korumak ve geliştirmek için en temel gıda, sevmek ve sevilmektir.

Aşk duygusal doyumumuz için en etkili besin… Herhalde bu sözlere pek bir itiraz olmaz! İnsanlık elma ikramıyla başlayan serüveninde bir şekilde bu iki doyumu zihinlerde birleştirmiş. Yeme, içmenin hazını, keyif yanını göz ardı edemeyiz. Aşk tanrısı Eros’un okunun saplandığı en yangın aşklar baş başa yenilen bir yemeğin, içilen içkilerin ardından gelişir. Çünkü yerken ve içerken beş duyumuzun beşini de kullanırız.
Aslında aşkın fizyolojimizde yol açtığı değişikliklerin büyük bir kısmı iyileştiricidir. Aşk kalp hızımızı arttırır, kan dolaşımını hızlandırır, kendimizi daha enerjik hissederiz. Önceden aşılmaz gibi gördüğümüz sorunların üstesinden gelebilme gücünü kendimizde buluruz.

Aşk bedene yansıyor ve beslenme alışkanlıklarımızı değiştiriyor
Biz diyetisyenler, beslenme uzmanları ve psikologlar, aşk devam ettiği sürece insanların kendilerine daha özen gösterdiklerini ve fazla kilo almamak için çaba sarf ettiklerini gözlüyoruz.
Aşkta mutluluğu yakalayanlar ise vücutlarını formda tutmak için kendilerine bakıyor, sağlıklı seçimler yapmaya dikkat ediyor.

74 uzmanın yaptığı araştırmada özellikle âşık kadınlar, 24 ila 32 yaşları arasında kilolarına çok dikkat ediyorlar. Bunlardan yüzde 32'si doktor veya diyetisyen gözetiminde besleniyor.

Âşık olanların yüzde 71'i güzel görünmek için beslenmesine çok dikkat ediyor ve kilo almamaya çalışıyor.
Yüzde 65'i fiziksel aktivitesini arttırarak dinç kalmayı tercih ediyor.
Yüzde 54'ü ise cildi canlı tutmak için çaba sarf ediyor.
Acı çekenler ise az yiyor. Üzüntüden yemeden içmekten elini ayağını çekince kas ve su kaybederek kilo veriyor. Bu da vücuda pek yararlı değil.

Koşulsuz sevmenin sağlığa etkileri


Koşulsuz sevmek, sağlıklı beslenme ile birlikte kalp sağlığımızı korumak, depresyonla mücadele edebilmek, bağışıklık ve sindirim sistemini güçlendirmek için gereklidir.

Aşık olduğumuzda hormonlarımız yükselişe geçer.


Noradrenalin iyimserlik ve mutluluk hormonudur. Bu yapıcı stres hormonu bizi yaratıcılığımızı arttırır. Sevgiliyi beklerken, göz göze, el ele birlikte iken fenilalanin ve tirozin aminoasitlerinden zihinde şimşekler çaktıran ileticilerinden olan noradrenalin hormonu üretiriz. Stres hormonu adrenalinin etkisini ortadan kaldırırız. Noradrenalin kalbimizin daha hızlı atmasını sağlar ve zihnimizi açar. Tirozin ve fenilalaninin en zengin kaynakları, et, balık, tavuk, soya, süt ve ürünleridir. Ayrıca çiğ sebze, yumurta, tam tahıl ürünlerinde de bulunur.

Noradrenalin zihni açan ve canlandıran ACTH hormonunu serbest bırakır. Bu hormon beyin hücreleri arasındaki yağları yakarak hücreler arası düşünce akışını yeniden mümkün kılar. Nabzımızı ve kan basıncımızı düşürerek zihnimizi berraklaştırır. Erosun oku hedefe ulaşır. ACTH ve noradrenalin endorfin hormonunu uyarır ve ağrılarımızı unutur, kendimizi tepeden tırnağa mutlu hissederiz. Bu hormon dengesi ve karışımı bizi, canlı, güvenli, pozitif yapar, güçlü kılar.

Magnezyum ve C vitamini ateşleyicidir.

Proteinler aracılığı ile hormonlardan oluşan enerjinin üretilebilmesi için magnezyum ve C vitaminine gereksinim vardır. Bol taze sebze ve meyve, ceviz, fındık bu gereksinimi sağlar.

Mutluluk hormonu serotonin neşeli yapar.

Serotonini bir aminoasit olan triptofandan üretiriz. Mutluluk dağıtan serotonin hormonunu yeterince salgılanmasını sağlamak için zengin kırmızı et, tavuk, balık, kuru baklagiller, süt, kuru meyveler tüketmeliyiz.

Alkol alımına dikkat!

1 kadeh şarap ya da 1 bardak bira ya da 1-2 yudum şampanya ile yetininiz. Maden suyu ile çeşitlendirilmiş şarabı deneyebilirsiniz böylece alacağınız alkol oranını azaltmış olursunuz. Alkol kan şekerinizi aniden yükseltebilir ve aniden düşürebilir. Bu nedenle aç karnına kesinlikle tüketmeyin. Alkol vücudunuzdan su atımını artırdığı için su içmeyi unutmayın. Ayrıca besinlerin sindirimini kolaylaştırmak için yemek arasında mutlaka su için.

İç dinamizmin sağlanmasında testesteron, çinko ve B vitaminleri gereklidir.

Aşkta testesteron hormonunun etkilerinden bahsetmemek mümkün değil. Sadece erkekler için değil kadınların da bu hormona gereksinimi vardır. Zindelik, yorgunluk, iç dinamizmin sağlanmasında önemli rol oynuyor. Bu hormonun düzeyinin artması için düzenli spor yapılmasının yanı sıra çinko, protein ve B12 vitaminine gereksinim var. Çinko, buğday kepeği, kuru baklagiller, süt, et ve türevleri ile kabak çekirdeği gibi yağlı tohumlarda bulunur. Bu yiyecekler aynı zamanda proteinden de zengindir.

Edebiyatta, insanlığın ortak bilincinde adı geçen birçok afrodizyak gıdanın benzeşen bileşimi, yukarıda sayılan besin öğelerini içermesidir.


Aşk hormonları harekete geçirerek mutlu ve sağlıklı olmamızı sağlıyor. Aşk bittiğinde ise kendimizi mutsuz, sağlıksız, güçsüz, bitkin ve hasta hissetmemizin nedeni de zaten bütün bu hormonların aniden geri çekilmesi... Aşkın sağlıksız etkileri, özellikle tek taraflı veya dengesiz olunca, olumsuz duyguların ve yol açtıkları bedensel işlevlerdeki bozukluklar bu nedenle ortaya çıkıyor.

Aşkta sevgi, paylaşım ve güveni arttırarak sonsuz mutluluğu yakalamak için bedensel, zihinsel ve fiziksel bütünlüğümüzü içselleştirmemiz gerekiyor.

Bedenimiz tek notalı bir enstrüman değil, karmaşık ve birbiriyle yakın ilişki içindeki armonilerden oluşan bir senfonidir. Orkestra şefi ise bizleriz!
Yaşamak bir sanat olduğuna göre gıdalarla uzlaşarak sağlıklı beslenmeyi bir ömür sürdürebilmek bu sanatın çok önemli bir boyutudur.

Diyetisyen Selma Önelge Gür
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Aşk ve Beslenme : Sağlıklı Beslenin Aşksız Kalmayın!" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dyt.Selma Önelge GÜR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dyt.Selma Önelge GÜR'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dyt.Selma Önelge GÜR'ün Makaleleri
► Sağlıklı Beslenin, Hasta Olmayın Dyt.Nil ŞAHİN GÜRHAN
► Sağlıklı Beslenme Dyt.Özge KARABAĞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,427 uzman makalesi arasında 'Aşk ve Beslenme : Sağlıklı Beslenin Aşksız Kalmayın!' başlığıyla benzeşen toplam 19 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Fonksiyonel Gıdalar Nisan 2012
► Menopozda Beslenme Mart 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


03:11
Top