2007'den Bugüne 89,675 Tavsiye, 27,648 Uzman ve 19,669 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Yaşam İçin Destek: Probiyotikler ve Yeşil Çay
MAKALE #8672 © Yazan Prof.Dr.Dyt.Murat BAŞ | Yayın Mart 2012 | 9,175 Okuyucu
Probiyotik “hayat için” anlamına gelen bir kelimedir ve yaklaşık son 10 yıldır duymaya başladığımız ve yararlı bakterileri içeren diyetsel destekçilerdir. Aslına bakılırsa bakteri kelimesi hepimizde negatif bir yaklaşım uyandırmakla beraber, birçok bakteri türünün insan yaşamında yararlı etkileri günümüzde kanıtlanmış durumdadır. Yeni doğan her bebek, yaşama merhaba dediğinde sağlık barsak yapısına sahiptir. Ancak yıllar itibariyle; geçirilen enfeksiyon hastalıkları, kullanılan antibiyotikler, kötü beslenme alışkanlıkları, alkol kullanımı ve stres gibi durumlar, vücudumuzdaki yararlı bakterilere zarar vererek kabızlık, ishal ve hatta kanser gibi ölümcül hastalıklara neden olurlar. Barsaklarda yer alan yararlı bakteriler bağışıklı sisteminin olgunlaşması ve hastalıklara karşı direnç sağlaması açısından önemlidir. Yani barsaklardaki yararlı bakteriler, vücuda giren ve hastalık yapıcı özelliğe sahip mikroplara ve alerjik maddelere karşı engelleyici bir görev üstlenir.

Barsaklarda yer alan kötü ve iyi yada başka bir değişle, hastalık yapıcı (patojen) ve yararlı bakteriler sürekli bir yarış halindedirler. Daha açık söylemek gerekirse bu bakterilerin tümü, barsakların yüzeyinde yer kapabilmek için sürekli rekabet halindedirler. Hayat süresince yaşanan birçok faktör (kötü beslenme, stres, antibiyotikler gibi) yararlı olan bakterilerin sayısında azalmaya neden olurken, hastalık yapıcı etkisi olan bakterilerin sayısında artışa neden olur. Başlangıçta sadece gaz şikayeti, şişkinlik, kabızlık ya da ishal gibi şikayetler görülebilirken, ileri aşamalarda ölümcül hastalıklara neden olabilecek barsak sorunları ortaya çıkabilir.

Probiyotik olarak görev alan birçok bakteri türü bulunmaktadır. Bunlardan en çok bilinenleri kolon ve karaciğerin temizlenmesinde ve bu organların sağlığının devamında yardımcı görev alan Bifidobacterium longum, iltihaplanmaların azaltılmasında yardımcı olan Lactobacillus planetarium, kalın barsak ve genital bölgede çoğalabilecek mayaları engelleyen ve ishal oluşumunu kontrol altına alan Bifidobacterium bifidum, ölümcül bir bakteriye karşı savunma sağlayan (Listeria bakterisi) ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı bağışıklık sistemini harekete geçiren Lactobacillus casei ve sindirime yardımcı görev yapan Lactobacillus acidophilus bakterileridir.

Probiyotik ürünler yararlı mı ?

Probiyotikler: bağışıklık sisteminin uyarılması, barsakların enfeksiyonlara karşı korunması, savunma sisteminde görevli olan bazı maddelerin (immünoglobulinler) yapımının artırılmasına, iltihaplı hastalıkların önlenmesinde etkilidir. Probiyotikler:
  • Barsak duvarında bulunan boşluklara yerleşerek, boş bölgelere hastalık yapıcı bakterilerin yerleşmesini engellerler.
  • Asit ortam yaratarak bazı mayaların çoğalmalarını engellerler.
  • Bazı araştırmalar salgıladıkları bazı enzimler aracılığı ile probiyotiklerin östrojen seviyesini düzenlediklerini göstermektedir.
  • Hastalık yapan bazı bakterilerin miktarını kontrol altına alarak bu bakterilerin ürettikleri toksinlerin düzeyini azaltırlar.
  • Karser yapıcı etkiye sahip maddelerin zararlarını önlemede yardımcı olurlar.
  • Barsaklarda B grubu vitaminlerin bir miktarını üreterek destekleyici görev yaparlar.
  • Bazı mineraller (özellikle kalsiyum) ve vitaminlerin barsaklardan emilimini ve vücutta kullanım düzeylerini arttırırlar.
  • Depresyon ve stres üzerine etkili olan serotonin adlı maddenin salınımına yardımcı olan tiptofan adlı maddenin üretilmesine destek verirler.
  • Kolesterol seviyesinin dengede tutulmasına yardımcı olurlar.
Probiyotikler bir ilaç mı ?

Kesinlikle hayır. Probiyotik hiçbir ürün ilaç değildir ve ilaç niyetine kullanılabilecek özelliklere sahip değildir. Özellikle reklamlar ile probiyotik ürünlerin bir ilaç gibi gösterilmesi yanlıştır. Probiyotik ürünler sadece günlük alınan besinlere ek olarak alınabilecek destekleyici diyetsel ürünlerdir.

Sonuç olarak; probiyotik özellikte olan bakterilerin birçok yararlı özellikleri olduğu yapılan birçok çalışmada ortaya konuşmuştur. Probiyotikler, özellikle barsak sağlığının korunması ve barsak hastalıklarının önlenmesi, ayrıca bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi açısından yarar sağlamaktadır. Probiyotik özellik gösteren birçok ticari ürün olmakla birlikte, yoğurdun da benzer yararları olduğunu unutmamak gerekir.

Yaklaşık 500.000 yıl öncesine dayanan arkeolojik çalışmalar, bitkilerin kaynayan suda demlenerek içecek olarak tüketildiğini kanıtlamaktadır. Günümüzde milyonlarca insan, her sabah güne 1 bardak çayla başlamanın telaşını yaşamaya devam ediyor. Yeşil çay daha çok Çin, Japonya, Hindistan ve Tayland gibi ülkelerde tercih edilen bir çay türü iken, bugün dünyadaki birçok ülke bu çayın sağlığa olan olumlu etkileri nedeniyle yeşil çayın tüketimi tüm dünyada hızla artıyor. Genel olarak bakıldığında çayın; yeşil çay, siyah çay ve oolong olarak adlandırılan kokulu siyah çay olmak üzere üç farklı temel türü bulunmaktadır. Çaylar arasındaki bu farklılık sadece çayın işlenmesi sırasındaki farklı süreçlerden kaynaklanır. Yeşil çay, çay yaprağının fermente edilmeden işlenmesiyle elde edilir ve içerisinde güçlü antioksidan özellik taşıyan polifenoller olarak adlandırılan kimyasal bileşikler bulunur. Polifenoller, kateşinler olarak sınıflandırılırlar ve yeşil çayda temel olarak altı farklı kateşin bileşiği bulunur (kateşin, gallokateşin, epikateşin, epigallokateşin, epikateşin gallat ve apigallokateşin gallat). Bu bileşikler yeşil çaydaki acımsı tadı oluştururlar. Yeşil çayda bulunan polifenoller gibi diğer birçok antioksadan bileşik serbest radikallerin zararlı etkilerini durdurmaya yardımcı olur veya azaltır. Antioksidanlar, vücudumuzda oluşan ve toksik özellik gösteren serbest radikallere karşı savaşan bileşiklerdir. Serbest radikaller, vücudumuzdaki hücreleri değiştirerek zararlı hücrelerin oluşmasına ya da hücrelerin ölmesine neden olurlar. Serbest radikaller vücudumuzda doğal olarak oluştuğu gibi, güneşden gelen ultraviyole ışınlar, radyasyon, sigara dumanı ve hava kirliliği gibi çevresel etkenler nedeniyle de oluşurlar. Yapılan çalışmaların sonuçlarına göre serbest radikaller kanser türleri ve kalp-damar hastalıkları gibi birçok kronik hastalığın oluşmasında etki gösteriyor.


Yeşil çay hangi hastalıkları önleyebilir?


Yeşil çay ve hastalıklarla olan ilişkileri hakkında yapılmış çalışmalar halen devam etmekle birlikte, bugüne kadar yapılmış çalışmaların sonuçlarına göre olası yararlı etkileri aşağıda listelenmiştir. Ancak çalışmaların birçoğu kısa süreli ve hayvan çalışmalarının sonuçlarıdır. Bu nedenle daha fazla çalışma yapılması gerekmektedir.
  • Yapılan araştırmalar yeşil çay tüketiminin damar sertliği ve inflmasyonu (iltihaplanma) önleyici etki göstererek kalp ve damar sağlığını koruduğuna desteklemektedir.
  • Yeşil çay tüketimi kandaki iyi kolesterol (HDL) seviyesi arttırırken, toplam kolesterol, kötü kolesterol (LDL) ve trigliserit seviyesini düşürmektedir.
  • Yeşil çay tüketiminin yüksek olduğu Japonya’da kanser görülme oranı son derece düşüktür. Araştırmacılar, kanser oranındaki bu düşüklükte yeşil çaydaki polifenollerin katkısının olduğunu rapor etmektedirler. Çalışmalar yeşil çayın; mesane, meme, over, kolon, özefagus, akciğer, pankreas, deri, mide ve prostat kanserlerinin oluşmasını önleyici etki gösterdiğini desteklemektedir.
  • İltihaplı barsak hastalıklarının barsaklardaki olumsuz etkilerini önleyerek, kolon kanseri riskini azaltmaktadır.
  • Şeker hastalığında yeşilk çay kan şeker seviyesini düzenlenmesinde geleneksel olarak Uzak Doğu Ülkelerinde kullanılmaktadır. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, yeşil çayın insüline bağımlı şeker hastalığının önlenmesinde yardımcı olduğunu desteklemektedir. Yeşil çay kan glikoz seviyesinin düzenlenmesine yardımcı olabilmektedir.
  • Günde 10 fincan yeşil çay tüketiminin karaciğer hastalıklarının gelişimini azalttığı, özellikle alkol tüketiminin yarattığı karaciğer hasarını önlediği bildirilmektedir.
  • Yeşil çay özütü metabolizma hızını arttırarak, yağ yakımına yardımcı olabilmektedir. Bununla birlikte bu konuda yapılan çalışmalar yeşil çayın zayıflatıcı etkisinin olmadığını desteklemektedir.
  • Yapılan sınırlı sayıda çalışmada yeşil çayın menapoz dönemindeki sıkıntıları azalttığını, içerdiği kafein nedeniyle bronş açıcı özellik göstererek astıma iyi geldiğini desteklemektedir.
Yan etkileri nelerdir?

Yeşil çay dahil bitkisel içecekler ve kapsül halindeki özütleri ile ilgili yapılmış güvenilir tüketim düzeyi çalışmaları yoktur. Yeşil çayda bulunan kafein veya tanin adı verilen bileşiklere karşı alerjisi olan kişilerde, yeşil çay tüketiminin deride ürtiker ve döküntülere neden olabileceği unutulmamalıdır. Yeşil çay tüketimi ile ilgili yapılmış yan etki çalışmaları oldukça azdır. Yeşil çayda bulunan kafein merkezi sinir sistemini uyarıcı olduğu için çocuklarda ve yetişkinlerde uykusuzluğa neden olabilmektedir. Kafein idrar söktürücü olduğu için kan sodyum ve potasyum düzeylerini etkileyebilmektedir. Yüksek düzeyde kafein alımı, kan basıncını ve kalp atımını arttırmaktadır. Ayrıca kafein içeren içecekler mide asidi üretimini arttırarak ülser belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olabilir. Yeşil çayda bulunan tanin bileşiği kabızlık oluşturabilir.


Hamile kadınların yüksek miktarda yeşil çay tüketimi tehlikelidir. Anne karnındaki bebeğe geçen kafein düşüklere ve düşük doğum ağırlıklı bebek doğumuna neden olabilir. Ayrıca kafein anne sütünden bebeğe geçerek, bebeğin uyku düzenini olumsuz yönde etkiler. Çayın miktarı ve demlenme sürecine bağlı olmakla birlikte, normal demdeki bir fincan yeşil çay içerisinde yaklaşık 50 mg kafein ve 80-100 mg civarında polifenol bileşikler bulunur. Kapsül formdaki yeşil çay özütlerindeki miktarlar değişiklik göstermektedir. Bununla birlikte yüksek doz kafein alımının öldürücü özellik taşıdığı unutulmamalıdır. Ayrıca aşırı kafein alımı, bulantı, kusma ve başağrısına neden olabilmekte ve yaklaşık 1000 mg kafein alımı hayati tehlike yaratabilektedir.


Ne kadar içilmelidir?


Yeşil çayın günlük tüketim miktarı ile ilgili genel bir öneri bulunmamaktadır. Çayın miktarı ve demine göre farklılık göstermekle birlikte günde 2-3 fincan yeşil çay tüketimi önerilebilecek günlük tüketim düzeyidir. Bu miktardaki yeşil çay vücuda yaklaşık 240-320 mg arasında polifenol bileşikler sağlar. Özellikle bebek ve çocuklarda çayda bulunan tanin bileşikleri demir yetersizliğine neden olmaktadır. Bebeklerin ve çocukların yeşil çay tüketimiyle ilgili bir öneri bulunmamaktadır. Bu nedenler erken yaşlarda sürekli kullanımı önerilmemelidir. Hamile ve emzikli kadınların da yeşil çay tüketmemesi yerinde olur.


Sonuç olarak, yeşil çayın sağlık üzerine olan etkileriyle ilgili daha çok fazla çalışmaya gereksinim bulunmaktadır. Doğanın insanlara sunduğu ve tüketilebilir özelliği olan tüm bitkisel kaynaklı üründe yararlı birçok farklı bileşik bulunmaktadır. Bu nedenle mucize bir besin olmadığını unutmayarak, doğanın bizlere sunduğu tüm güzelliklerden birer tutam tüketmenin önemli olduğunu hatırlayalım.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Yaşam İçin Destek: Probiyotikler ve Yeşil Çay" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Prof.Dr.Dyt.Murat BAŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Prof.Dr.Dyt.Murat BAŞ'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     2 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Prof.Dr.Dyt.Murat BAŞ'ın Makaleleri
► Sağlıklı Bir Yaşam İçin .. Dyt.Ebru YILDIRIM
► Yaşam Kalitesi İçin Beslenme Prof.Dr.Dyt.Murat BAŞ
► Probiyotikler Dyt.İnci Beyza YÜREKLİ
► Probiyotikler ve Prebiyotikler Dyt.Meltem ERDAĞI
► Dost Probiyotikler Dyt.Selma AĞALAR
► Probiyotikler ve Sağlıklı Beslenme Dyt.Fatma Merve KALELİOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,669 uzman makalesi arasında 'Yaşam İçin Destek: Probiyotikler ve Yeşil Çay' başlığıyla benzeşen toplam 72 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Besinlerden Gelen Sağlık Ağustos 2012
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


08:05
Top