2007'den Bugüne 87,438 Tavsiye, 27,085 Uzman ve 19,340 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Geniz Akıntısı Tedavi Edilebilir mi?
MAKALE #9668 © Yazan Op.Dr.Atilla ŞENGÖR | Yayın Ekim 2012 | 47,065 Okuyucu
Boğazda gıcıklanma, sürekli yutkunma hissi ve balgam gibi belirtilerle rahatsızlık veren geniz akıntısı, kişiyi bazen toplum içerisinde oldukça güç durumda bırakabilir. Boğaz temizleme zorunluluğu ve gıcık öksürüğü bazen, örneğin bir konuşma sırasında sıkıntı yaratabilir. Ya da geniz akıntısı geceleri öksürük krizleri ile uykudan uyanmaya neden olabilir.

Geniz Akıntısı Normalde de vardır


Aslında burun organımız, solunum yolu ile alınan yabancı maddeleri veya mikropları temizlemek için normalde de akıntı üretir. Diğer bir deyişle 1 litreyi aşkın miktarda geniz akıntısı her gün her insanda genizden boğaza doğru akar. Ancak bu durum burun-sinüs sağlığı iyi olan kişilerce hissedilmez. Geniz akıntısının rahatsızlık vermesi, bu salgıların kıvamının yoğunlaştığı veya miktarının arttığı durumlarda olur. Geniz akıntısına neden olan hastalıklara değinmeden önce solunum yollarımız ve burunun normal işleyişi hakkında biraz bilgilenmek faydalı olabilir.

Burun Nasıl Çalışır?


Ağız veya burun ile başlayan solunum yollarımız farklı mekanizmalarla hava ve ortam değişimlerine uyum sağlamaya çalışırlar. Bir filtre veya klima gibi çalışan burnumuz adeta üst ve alt solunum yollarını korumak için tasarlanmış bir organımızdır. Burun, dışarıdaki soğuk, sıcak, kuru, nemli veya kirli havayı akciğerlerimiz için uygun hale getirmeye çalışır. Bunun tersine ağız solunumu yapanlarda ise, soluk havası koşulları düzeltilmeden doğrudan boğaz ve akciğerlere ulaşmış olur.

Halk arasında “burun etleri” diye bilinen, bizlerin “konka “adını verdiğimiz, burun boşluklarının yan taraflarında bulunan oluşumların bu konuda çeşitli görevleri vardır. Buruna giren hava konkaların arasından geçer. Bu geçiş bir zaman aldığından bu süre içinde burundan alınan hava, ağızdan alınan havaya göre daha etkili olarak ısıtılır. Ayrıca yine bu yapıları oluşturan hücrelerin üzerinde bulunan mikroskopik boyuttaki “hareketli tüyler” sayesinde havada bulunan tozlar, alerjenler ve mikroplar filtre edilirler (temizleme mekanizması). Burada yapışkan özelliği bulunan salgılar da (mukus örtüsü) bu alerjen ve mikropların büyük çoğunluğunu tutar ve akciğere gitmelerini önler. Bu şekilde buruna giren zararlı bir madde 15 dakika kadar bir sürede burundan temizlenmiş olur. Burada tekrarlamak gerekirse, günlük üretilen mukus salgısı yani geniz akıntısı yaklaşık 1 litredir. Miktar bu kadar fazla olmasına karşın sağlıklı bir birey bu salgı akışının farkında olmaz.

Isı Değişimleri Geniz Akıntısını Tetikleyebilir


Hava ısısının kısa süreler içerisinde değişmesi, özellikle burunda başka sorunların da olduğu durumlarda, koşullara uyum sağlamayı güçleştirebilir. Örneğin bazı kişilerin soğuk havalarda sık sık hastalanma eğilimi olması bu nedenledir. Eğer normalde de burun solunumu rahat yapılamıyorsa veya bir şekilde burnun işlevlerinde de zaten bir aksama varsa, hava değişimleri ile birlikte burun tıkanıklığında artma ve/veya “geniz akıntısı” ortaya çıkar. Burunda üretilen salgının artması veya kıvamının yoğunlaşması olunca da “geniz akıntısı” fark edilir hale gelir.

Sigara İçenlerde Geniz Akıntısı Çok Yaygın


Geniz akıntısının en yaygın nedenleri arasında az sıvı alınması ve sigara kullanımı sayılabilir. Normal şartlarda bir insanın günlük sıvı gereksinimi 1,5 litredir. Bunun altında alındığında tüm salgılar gibi mukus salgısında da yoğunlaşma olur. Sigara da içiliyorsa, hem kurumaya hem de burunun filtreleme mekanizmasında bozukluğa yol açar ve bu yüzden geniz akıntısının hissedilir hale gelmesi kaçınılmaz olabilir. Aynı şekilde sigara içilen ortamlarda pasif içici konumunda bulunanlarda da bu durum görülür. Bu nedenle hem sigara içip hem geniz akıntısından kurtulmak istemek maalesef birbirleriyle bağdaşmaz.

Sinüzit Hastalığı Olanlarda Geniz Akıntısı Sıklıkla Görülür


Hastalık durumlarından en sık karşılaşılan nezle ve grip gibi üst solunum yolu infeksiyonlarında, burun içi dokularında (mukozada) mikropların yaptıkları hasara bağlı sızıntılar nedeniyle salgı miktarında artış olur. Burada geniz ve burun akıntıları başlangıçta şeffaf ve akışkan olurken, üzerine bakteriyel bir infeksiyon eklenmesi sonrasında yeşil-sarı renkli ve yoğun kıvamlı olabilir. Bu gibi durumlara burun-sinüslerin iltahaplanmış olması yani akut rinosinüzit ya da sinüzit hastalığı düiyoruz. Sinüzitli hastalar, sinüslerinden kaynaklanan akıntılar nedeniyle geniz akıntısı hissederler. Bazen bu durum kronikleşebilir ve sık geçirilen infeksiyon atakları ile beraber kronik baş ağrısı, yüz ve göz çevresinde ağrı ve dolgunluk ile burun tıkanıklığı bulunabilir. Sinüzit hastalığı olanlarda da sıklıkla geniz akıntısı olur. Kronik sinüzit hastalığında, yani uzun süren ve sık tekrarlayan sinüzit atakları geçiren hastalarda geniz akıntıları her zaman iltihaplı olmaz. Burun ve sinüsleri kaplayan dokunun (mukozanın) reaksiyonu, işlevsel sorunları nedeniyle sinsi, sürekli yoğun kıvamlı geniz akıntıları olabilir. Bu hastalarda da zaman zaman baş-yüz ağrıları ve burun tıkanıklığı sıklıkla görülür. Kronik sinüzite yol açan durumlar anatomik bozuklukların yanında, polipli sinüzitler veya alerjik mantar sinüzitleri de olabilir.

Bazı ilaçların kullanımı da geniz akıntısına neden olabilir. Nezle ve gripte kullanılan akıntı kesici (dekonjestan) ilaçlar salgıyı azaltarak hastalık belirtilerini azaltırken, kıvamda yoğunlaşmaya neden olurlar. Bunun dışında, örneğin tansiyon hastaları için kullanılan bazı ilaçlar ile nörolojik ve psikiyatrik hastalıklarda kullanılanlardan bazıları, benzer mekanizmalarla geniz akıntısının fark edilebilir duruma gelmesine yol açabilirler.

Alerjik Nezle ve Burun Eti Şişmesi Geniz Akıtısına Yol Açıyor


Alerjik nezle ve alerjik astım gibi durumlarda da geniz akıntısı görülebilir. Burada bazı alerjen maddeler burun içi dokuya temas ettiklerinde, “alerjik yanıt” dediğimiz durum gelişir. Burunda salgı artışı ve gelişen doku şişmesini (ödem), burun akıntısı ve tıkanıklığı olarak algılarız. Bu durum geçici olabileceği gibi, uzun süren alerjilerde burun dokularında kronik değişimlere ve şişmelere yol açar. Burun eti şişmesi ile beraber temizlenme mekanizması da bozulur; buna bağlı olarak gelen yeni bir alerjen maddelerin burun içerisinde kalış süresi uzar. Burun içi dokularla temas süresi uzadığında alerjik yanıtın süresi ve şiddeti de artar ve kısır döngü oluşarak burun sorunlarının devamlılık kazanmasına yol açar. Geniz-burun akıntısı ve tıkanıklığı da kronikleşir.

Konka şişmesi (burun eti şişmesi) alerjiden bağımsız olarak da bulunabilir. Özellikle burun tıkanıklığı şikayeti ile belirti veren bu durumda da geniz akıntısı sıklıkla görülür.
Bazen eskiden yapılmış bazı burun-sinüs ameliyatları sonrası da geniz akıntısı ortaya çıkan veya devam eden hastalar vardır. Son yıllarda sinüslerin ve burnumuzun işleyişi ile ilgili çok önemli bilgiler elde edilmiştir. Sinüslerin “doğal ostium” adı verilen bölgeleri, sinüslerin içerisinin temizlenmesinde anahtar noktalardır. Sinüs içerisindeki salgıların boşalabilmesi bu bölgelerden olur ve burun içerisine akan salgı da belirli akım yollarını izleyerek temizlenir. Bir şekilde kendiliğinden veya sinüs işleyişinin aydınlatılmadığı dönemde yapılmış bir sinüzit ameliyatında sinüsün herhangi bir yerinde açılmış ek bir boşalma deliği, akıntıların boşalması yerine, tam tersine akıntıların buradan tekrar sinüs içerisine girmesine ve yine bir kısır döngü oluşumuna yol açar. Durum bazen içinden çıkılmaz hale gelir. Sinüzit ameliyatlarında, bu akım yolları özenli yapılmış endoskopik sinüs cerrahisi ile korunduğunda, belirtilerde önemli ölçüde rahatlama sağlanır.

Bol Sıvı Alınması ve Sigara İçilmemesi Çok Önemli


Geniz akıntısının daha az hissedilmesi için bol sıvı alımı, sigaradan ve içilen ortamlardan uzak durmak ve burun solunumu yapmak çok önemlidir. Nezle, grip gibi genel üst solunum yolu infeksiyonlarında ve alerji durumlarında bunlara ek olarak tıbbi tedaviler verilir. Alerjide eğer etken belirlenmişse, bundan da kaçınılması faydalı olur. Kronikleşen alerji durumları veya anatomik sorunlara bağlı gelişmiş sinüzit durumlarında tıbbi tedaviye ek olarak, kısırdöngüyü ortadan kaldıracak özenli cerrahi müdahaleler ile geniz akıntısında çözüm sağlanabilir. Aynı şekilde önceki ameliyatlarla değişmiş akım yolları, tekrarlanan düzeltme (revizyon) ameliyatı ile bazen yeniden oluşturulabilir.

Günümüzde geniz akıntısına yol açan durumları rutin endoskopik muayenemizde doğrudan görerek belirleyebiliyoruz. İlaçla tedavinin ve önlemlerin yeterli olmadığı olguların pek çoğunda nedene yönelik seçilmiş cerrahi tekniklerle geniz akıntısını ve ilişkili sorunları tedavi edebiliyoruz. Örneğin kronikleşmiş sinüziti olan hastalarda endoskopik sinüs ameliyatı ile, burun eti şişmesi olanlarda hafif olgularda radyofrekans yöntemi ile burun eti küçültülerek veya ileri konka şişmesi olanlarda ise lazerle burun eti küçültmesi ameliyatı ile anatomik ve işlevsel bozuklukları tedavi edebiliyoruz. Diğer bir deyişle, geniz akıntısı gibi kişiyi olumsuz yönde etkileyen ve yaşam konforunu bozan bir durumun veya durumların sebebi doğru tespit edilirse ve uygun yöntemle tedavisi yapılırsa, geniz akıntısı çoğu kez ortadan kaldırılabiliyor.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Geniz Akıntısı Tedavi Edilebilir mi?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Op.Dr.Atilla ŞENGÖR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Op.Dr.Atilla ŞENGÖR'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     8 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Atilla ŞENGÖR Fotoğraf
Op.Dr.Atilla ŞENGÖR
İstanbul
Doktor "Kulak, Burun, Boğaz - KBB"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi25 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Op.Dr.Atilla ŞENGÖR'ün Makaleleri
► Yanık İzleri Tedavi Edilebilir mi? Prof.Op.Dr. Ege ÖZGENTAŞ
► Geniz Eti Tekrarlar mı? Op.Dr.Atilla ŞENGÖR
► Soru ve Cevaplarla Geniz Eti (Adenoid) Prof.Dr.Enis Alpin GÜNERİ
► Geniz Eti ve Bademcik İltihabı ve Tedavisi Op.Dr.Mehmet Ali TUNÇBİLEK
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,340 uzman makalesi arasında 'Geniz Akıntısı Tedavi Edilebilir mi?' başlığıyla benzeşen toplam 17 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Geniz Eti Tekrarlar mı? Kasım 2010
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


16:39
Top