2007'den Bugüne 88,440 Tavsiye, 27,376 Uzman ve 19,492 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Psikoloğun Bir Günü
YAZI #3813 © Yazan Psk.Ezgi SÖNMEZ | Yayın Ağustos 2017
Biz psikologlar, bu mesleği neden seçtiğimizi soranlara genelde insanları iyi hissettirmeyi sevdiğimizi söyleriz. Yalan değilse de eksiktir, yüzeyseldir bu açıklama. Kendi yaralarımızı iyileştirmenin yolunu yaralanmış diğer insanlara dokunmakta buluruz aslında. Çocukluk düşmanlarımızla yüzleşmenin, hayatta kaybolmamanın savaşındayken biz, bizden yardım bekleyenlerin gözünde yönlendiren, kontrol eden, güçlü karakterler oluruz. Sonra kendimizi unutur, her insanı bir kitapmışçasına okuruz.

Mesleki doyuma olan ihtiyacımız bu yüzdendir. Bazen danışanımıza ulaşamadığımızı hissederiz. Enerjimiz düşebilir, danışanın hazır olmadığını düşünebilir veya neyin eksik olduğunu, neyi daha iyi yapabileceğimizi anlamaya çalışırız. Danışana ulaşabildiğimizde ise, o gözlerden yaşlar aktığında; ya da gevşemiş, rahatlamış bir yüz ifadesiyle bir teşekkür duyduğumuzda, bir çocuğun bekleme odasında “annem artık beni dövmüyor” dediğini öğrendiğimizde yaşadığımız duygu var ya. İşte kendi yaralarımızı iyileştiren, bizi güçlendiren, motive eden, geleceğe umutla bağlayan, doyuran şey tam da bu duygudur.

Denetimli serbestlikte sıradan bir gün. Sabah 09.30. Çetin geldi.

“Hoşgeldin Çetin. Görüşmeyeli nasılsın? İki kez esrar kullandın, kaçamak yaptın. Ama eskiden her gün içerdin. Arkadaşlarınla esrar içtin ama normalde üç dört esrar çevirirken bu kez bir tane çevirdiniz. Sigara içiyorsun ama sabah aç karna içmiyorsun. Bira içiyorsun ama günde iki tanenin üstüne çıkmıyorsun. Hep ama diyorsun, bu şekilde kendini bağımlı hissetmiyorsun. Şimdi karar verme zamanı. Kendini daha az bağımlı hissetmek için gerekçeler aramak mı istersin, yoksa hayatında bir değişiklik yapmak mı?”

Saat 11.00. Musa haklı olduğundan emin.

“Yani eşin seni annenin yanında küçük düşürdü, sen de eve döndüğünüzde ona bir ders vermek istedin ve onu bıçakla yaraladın. Aranızdaki problemi çözmenin başka yolları var mıydı? Zamanı geri çevirebilseydik neyi farklı yapardın? Öfkeliyken seni sakinleştiren neler var?”

Saat 13.45. Reyhan hanım yorgun, tükenmiş.

“Oğlun ortadan kayboldu, günlerdir eve gelmiyor. Arkadaşlarıyla bonzai içtiğini, vücudunda yaralar açıldığını, tanımadığı insanların önünü kesip para dilendiğini duydun arkadaşlarından. Onun bağımlılığının kendi suçun olduğunu düşünüyorsun. 17 yıldır onun için mücadele ediyorsun. Ne yaparsan yap oğlunu düzeltemeyeceğine inanıyorsun. Oğlunun bunu tercih etmesi senin suçun değil. Onun hatalarını telafi etmeye çalışmayı bırakman gerek.”

Saat 14.30. Bir yükümlünün kardeşi görüşmek için rica ediyor.

“Firar ettin. 15 gündür bonzai içmiyorsun. Bu senin için önemli bir adım. Kendi başına maddeyi bırakabileceğini düşünüyor musun? Tedaviye ihtiyacın var mı sence? Eğer askerliğin uzamasın istiyorsan zaman kaybetmeden geri dönmen gerek ve eğer iyileşmek istiyorsan seni tekrar tedaviye yönlendirmeleri için yardım istemelisin. Askerdeyken seni tedaviye yönlendiren kimdi?”

Saat 16.00. Yağmur geldi, gözünü karartmış, mücadeleye kararlı.

“Boşanacağın için sana zarar vermek isteyebileceğinden çekiniyorsun. Zaten zarar vermek istiyor, bu yeni bir şey değil ki. Birlikteyken de yapıyor bunu, sana hakaret ediyor, alnına silah dayıyor, kemiklerini kırıyor. Bunların hiçbiri senin hak ettiğin şeyler değil. Baro Kadın hakları komisyonunundan yardım alabilirsin. Çocuğunu elinden alamaz, seni bu şekilde korkutmak istiyor sadece. Demek uyumuyorsun aylardır. Şimdi biraz gevşe. Derin bir nefes al. 1, 2, 3, 4... Şimdi bırak. 1, 2, 3, 4...”

Ve saat 17.15. Hatırladım. Ben bir memurum. Evim için yaptığım pazar alışverişinin poşetlerini dolabımdan çıkarıyorum. Çantamı ceketimi alıyorum. Kapıdan çıkarken karşılaştığım iş arkadaşlarıma iyi akşamlar diliyorum. Kulaklığımı takıp otobüs durağına ilerliyorum. “Bugün insanlara ne kattım? Bugün kendime ne kattım? Akşama ne yemeği pişirsem?”
     21 Beğeni    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Ezgi SÖNMEZ'in Makaleleri
► Karne Günü Psk.M. Emin BAYRAKTAR
► İlk Doğum Günü Psk.Serap DUYGULU
► Anneler Günü Psk.Serap DUYGULU
► Pazar Günü Babaları Psk.Dnş.İsmail SÖNMEZ
► Oks Stresi ve Günü Yaşamak Psk.Ceyda ŞENEL
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,492 uzman makalesi arasında 'Psikoloğun Bir Günü' başlığıyla benzeşen toplam 16 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Atılgan İletişim Ekim 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


00:09
Top