2007'den Bugüne 88,437 Tavsiye, 27,374 Uzman ve 19,492 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!



Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Hastanelerimizde Yapılan Çocuk Değerlendirme Tanılamaları Ne Kadar Sağlıklı (Vaka Paylaşımı)
YAZI #6274 © Yazan Psk.Musa BALLI | Yayın Şubat 2020
Bu yazımızda, daha önce, özel öğrenme tanısını almış, bir örnek vaka üzerinden, özel öğrenme güçlüğü ve diğer tanılamalar ile ilgili karşılaştığımız ve/veya karşılaşabileceğimiz, vaka hakkında yeterli anamnez çalışması yapılmadan, yapılan bir hatalı tanılama hakkında sizleri bilgi vermeye çalışacağız.
Örnek vaka: T. D. 9 yaşında 4. Sınıfa devam eden, kız öğrenci, anne tarafından ilimizdeki bir devlet hastanesindeki çocuk psikiyatri polikliniği tarafından, zeka testi için ileri bir tarih verilmesi üzerine tarafımıza başvuruda bulundu. Kurumumuz tarafından yapılan “özel öğrenme güçlüğü testinde” öğrencinin test sonuçlarının, özel öğrenme güçlüğü tanılaması ile örtüşmediği görüldü. Bunun üzerine, öğrenci ve annesi ile ayrıntılı bir anamnez (vaka hakkında ayrıntılı bilgi toplama) görüşmesi gerçekleştirildi.

Öncelikle, sorunun ilk çalışmalar ve tanımından kısaca bahsedecek olursak, özel öğrenme güçlüğü ile ilgili ilk çalışmalar, ABD’de 1960 lı yıllarda başlamıştır. Konu ile ilgili değişik bilim adamları farklı tanımlamalar yapsa da, “özel öğrenme güçlüğü” hakkında ilk ortak tanımlama Samuel KİRK başkanlığındaki bilimsel komite tarafından aşağıdaki gibi yapılmıştır.
“Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklar, konuşma ve yazma dilinin kullanımında veya anlaşılmasını içeren temel psikolojik süreçlerde bir ya da daha fazla rahatsızlık sergilemektedirler. Bu rahatsızlık kendisini belki dinleme, düşünme, konuşma, okuma, yazma, heceleme veya aritmetikde gösterebilir. Algısal engelleri, beyin hasarını, minimal olarak beyindeki hatalı işleyişi, disleksi, gelişimsel afazi ve benzeri anılan koşullar içermektedir. Bu çocukların öğrenme problemlerini, görsel işitsel ve motor engelleri, zeka geriliğini, duygulanım bozukluklarını veya çevresel dezavantajları içermemektedir”(Kirk, 1988)
Özel öğrenme güçlüğünün çeşitli tipleri vardır. Bunlar;
En çok görülen özel öğrenme güçlüğü çeşidi disleksidir. Dil ve okumada karşılaşılan güçlükler olarak karşımıza çıkarlar. Disleksisi olanlar, kelimeleri, cümleleri veya paragrafları okumakta ve anlamakta güçlük çekerler.
Diğer bir özel öğrenme güçlüğü ise matematik alanında kendini gösteren, diskalkulidir Diskalküli olan çocuk ve ergenler aritmetik problemlerini çözmekte ve matematik kavramlarını kavramakta güçlük çekerler.
Bir başka özel öğrenme güçlüğü ise, yazma alanında kendini gösterir. Disgrafi olan çocuk ve ergenler harf yazmakta ve yazılarını belli alanlara sığdırmakta, yazmakta zorluk çekerler.
İşitsel ve görsel işleme güçlükleri. Bilgiyi işleme güçlüğüdür. Görsel ya da işitsel işleme güçlüğü olan çocuk ve ergenler normal bir şekilde işittikleri ve gördükleri halde dili anlamakta güçlük çekerler.
Bizim burada asıl üzerine değinmek istediğimiz, önem verdiğimiz konu ise, özel öğrenme güçlüğü tanılamaları hakkında yapılan ve/veya yapılabilecek hatalar ve karşılaşılan zorluklardır. Bu konuyu kimlik bilgileri tarafımızdan gizlenmiş örnek bir vaka üzerinden anlatmak istiyoruz.
Yapılan inceleme ve görüşmelerde;
- Öğrencimizin okuldaki ders başarılarında matematik gibi sayısal dersler ile Türkçe gibi sözel dersleri arasında anlamlı sayılabilecek başarı farklılıkları olduğu,
- Öğrencinin okuma yaparken, özellikle uzun ye yabancı kökenli kelimelerde, bazı harfleri fark edemediği, bazı heceleri atladığı,
-Öğrencinin, evde yeterli okuma çalışması yapmadığı, ders çalışmaya karşı isteksiz olduğu,
- Öğrencinin okul birincisi olan bir ağabeyi olduğu ve bu ağabey ile bir çok ortamda bir çok kişi tarafından (öğretmenler, aile, diğer öğrenciler) kıyaslamaya maruz bırakıldığı,
-Bunlara ek olarak, birinci sınıfta okumaya geçme aşamasında, öğretmeni tarafından sık ve etkin bir şekilde sınıftaki diğer çocuklar ile kıyaslandığı,
-Birinci ve ikinci sınıfa denk gelen zaman diliminde, aile durumlarından dolayı annenin aşırı kaygılı ve gergin olmasına bağlı olarak öğrenciye sert tepkiler gösterdiği,
- Bu zaman diliminde, babanın cezaevine girdiği, halen burada bulunduğu,
-Öğrencimizin birinci sınıftaki akademik sorunlardan dolayı, bir sağlık kuruluşu tarafından “özel öğrenme güçlüğü-disleksi alt tipi” tanısı yapılmış olduğu,
- Annenin evin tek kızı olması, baskı altında yetiştirilmesi, ailesi tarafından kız olduğundan dolayı eğitim imkanlarının kısıtlanması,
-Öğrenciye birinci sınıftaki okumaya geçme aşamasında ebeveynleri tarafından sözlü şiddet uygulandığı, (öğrenciye uygulanan resim testleri ile ortaya çıkarılmıştır)
- Öğrencinin 2. sınıfta okul değiştirmesi ve gittiği yeni okulunda, sınıf içinde, okuma yaptığı esnada, sınıf öğretmeninin diğer öğrencilerin yanında öğrenciyi etkin bir şekilde eleştirip azarladığı ve bu olaydan sonra okul fobisinin başladığı, gibi önemli bilgilere ulaşılmıştır.
Görüşmelerimizden elde edilen bilgilerde görüldüğü gibi öğrencimizde, özel öğrenme güçlüğüne işaret edebilecek nedenlere rastlanmaktadır. Ancak yukarıdaki tanımlamada açık şekilde bahsedilen, ….duygulanım bozukluklarını veya çevresel dezavantajları içermemektedir” cümlesi ile anlatılan çevresel ve duygulanım faktörlerinin bu vakanın özel öğrenme güçlüğü” tanısı almasındaki etkisi oldukça aşikardır. Çünkü öğrencimiz, okul yaşantısı esnasında, duygu ve düşünce yapısına ciddi şekilde etki edebilecek, etiketleme, kıyaslama, eleştiri, sözlü şiddet gibi travmatik olaylara sık bir şekilde maruz kaldığı görülmektedir. Bunun sonucunda da belli ders ve ders konularına karşı, olumsuz duygusal yaklaşımlar, öğrenilmiş çaresizlik ve sosyal kaygı gibi, öğrenciyi okuma ve ders çalışma isteğinden uzaklaştıracak duygusal durumların geliştiği değerlendirilmektedir.
Yine benzer şekilde çocuk ve ergenlerdeki kaygı problemlerinin, “dikkat eksikliği” tanılamalarında, karıştırıcı etki edebildiği aşikardır.
Şu anda, özellikle ilkokulun ilk zamanlarında, görülen öğrenme problemlerine, hastane ortamında yeterli zaman ayrılmadan, gerekli anamnez çalışması yapılmadan, hızlı şekilde yapılan tanılamalarda benzeri hatalar yapılabilmektedir. Bu tür hataların önüne geçebilmek için, Çocuk psikiyatristi ile eş güdümlü çalışan, vakanın çocukluk, aile ve okul yaşantısının ayrıntılı şekilde incelemesini yapabilecek, deneyimli uzmanlardan yardım almanız, sizin ve çocuğunuzun yararına olacaktır.

Psikolog Musa BALLI
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Musa BALLI Fotoğraf
Psk.Musa BALLI
Antalya (Online hizmet de veriyor)
Psikolog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi47 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Musa BALLI'nın Makale ve Yazıları
► Sağlıklı Çocuk Nasıl Yetişir? Psk.Nilüfer ŞİŞMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 19,492 uzman makalesi arasında 'Hastanelerimizde Yapılan Çocuk Değerlendirme Tanılamaları Ne Kadar Sağlıklı (Vaka Paylaşımı)' başlığıyla benzeşen toplam 50 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Psikoterapi Nedir Temmuz 2020
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


07:45
Top