TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



PSİKOTERAPİ NEDİR?

Yusuf BAYALAN Fotoğraf
Yusuf BAYALAN
İstanbul
Psikolog / Psk.Danışman
Özel Statülü Üye!TavsiyeEdiyorum.com Üyesi2 kez tavsiye edildiÖzel Uzmanlığı VarKütüphanemizde Yayınlanan 7 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları KayıtlıÖzel Mesaj GönderilebilirAnahtar Kelimeler: depresyon tedavisi panik atak tedavisi psikolojik yardım psikolojik destek psikolojik danışman psikoterapist sosyal fobi çekingenlik aile terapisi aile terapisti ilişki terapisti ilişki terapisi aile danışmanı aile danışmanlığı evlilik terapisti evlilik terapisi eşler arası iletişim eş ilişkileri ergenlik problemleri ergen terapisti erken danışmanı ergen danışmanlığı çocuk psikolojisi çocuk problemleri boşanma danışmanlığı yetişkin terapisti şema terapi seks terapisi ailevi problemler stres proKişisel Bilgileri Mevcutİnternet Sitesi VarMSN/ICQ/Skype Adresi VarTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 230,

* Yayın Tarihi : 28-05-2008 - 19:22 (93 gün önce),

* Ortalama Günde 2.47 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 5874 , Kelime Sayısı : 751 , Boyut : 5.74 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Yusuf BAYALAN hakkında söyledikleri:
Merhaba..
Bende bir çok insan gibi psikoloklara karşı olumsuz bir tavır takındım hep , bu tavrı takınmamda -olumsuz olarak- etkili olan kişi de ilk gittiğim psikoloktu. Daha beni tanımaya çalışmadan sürekli yaşadığım sorunlarla ilgili sorular sorar bu sorulara cevap vermemi isterdi fakat hiçbir zaman bir çözüm yolu önermezdi. Kötü bir deneyimdi benim için ilk görüşmemden sonra iki yıl hiç bir psikoloğa gitmedim hepsinin yaklaşımı aynı olacaktır diye fakat bir gün ablam sayesinde Yusuf Bayalan'la tanışma fırsatı buldum. O gün benim için çok güzel geçti ilk psikoloğumun yaptığı gibi sorular so... [DEVAMI..]

(Sena Ç., Danışan, 11-07-2008)

Merhabalar ;

kişinin psikolojik desteğe ihtiyaç duyduğuna karar vermesi oldukça zor bir konu! pek çoğumuz bunu kendimize yediremez destek almayı kabullenmek istemeyiz yada hep erteler düzeleceğini düşünürüz bende bu konuda karar verene kadar epey uzunca bir süre ertelemeden sonra bir gün buna ihtiyaç duyduğuma karar verdim ve araştırma yapmaya başladım ilk başta ne soracağımı hangi konular da bilgi alacağımı bile bilmiyordum ilk aklıma gelenler telefon açtığım birkaç danışman ofisinde nasıl bir yol izliyorsunuz seans ücreti nedir ne zaman başlayabiliriz gibi sorular oldu bu araştırma sırası... [DEVAMI..]

(TUGBA, Danışan, 02-07-2008)

Yusuf BAYALAN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
PSİKOTERAPİ NEDİR?

Psikoterapi, psiko ve terapi kelimelerinden oluşan bir kavram/terimdir. Psiko, can, ruh, nefs; terapi de iyileştirme, daha iyi hale getirme anlamına gelmektedir. Buradan hareketle psikoterapi, “ruhsal yapı”nın, “psişik fenomen”in daha iyi hale getirilmesidir. Ruhsal yapının daha iyi hale getirilmesi için yapılan müdahaleye psikoterapi diyebilmemiz için, müdahale yöntemlerinin ilaç ve cerrahi yöntemleri içermemesi gerekmektedir. Peki ilaç ve cerrahi yöntem dışındaki her müdahale psikoterapi olarak adlandırılabilir mi? Tabii ki hayır. Psikoterapi ruhsal problemleri belirli bir patolojik(hastalık oluşumu) anlayış içerisinde ele alır, düzeltme sürecini de belirli teknikler, yaklaşımlar bütünü üzerine oturtur.
İnsan olgusu son derece göreceli, değişken bakış açılarından ele alınabileceği için, psikoterapinin de, üzerinde mutlak anlamda anlaşmaya varılan bir yöntemi yoktur. Bundan dolayı, dünyada çok fazla sayıda psikoterapi yöntemi ve tekniği uygulanmaktadır. Hatta ben bu açıdan “Psikoterapist sayısı kadar psikoterapi yöntemi vardır.” düşüncesine yakın durmaktayım. Çünkü her terapistin insana dair paradigmaları/temel anlayışları farklı olabilir.

Her kavramın, bir sözlük anlamı olduğu gibi bir de o kavramı kullananların algıladığı, ortaya koyduğu kişisel/öznel anlamı vardır. Ben bu açıdan psikoterapiyi “İnsanın kendini yeniden inşa süreci” olarak anlamlandırıyorum.

İnsan doğduğu andan itibaren inşa olmaya/var olmaya başlar; ve bu inşa oluş, ömrün son anına kadar devam eder. İnsanın inşasına etki eden 3 temel unsur olduğunu düşünüyorum. Bunlar: 1- biyolojik yapı, 2- sosyal çevre ve 3- insanın kendisi olarak ifade edilebilir. Bu üç yapı birbirine etki eder ve birbirinden tamamen bağımsız olduklarında pek bir şey ifade etmezler. Ancak insanın inşasına etkileri, dönemsel olarak değişiklik gösterebilir.

İnsan dünyaya, belli bir biyolojik donanımla gelir. Bu donanım ona neyi, ne kadar yapabileceğinin sınırlarını söyler. Doğumdan sonra insana ailesi, çevresi yani sosyal yapısı etki eder; onun doğuştan getirdiği donanımına biçim verir. Zamanla insan, kendine dair daha fazla şey söylemeye, kendini daha fazla ortaya koymaya başlar. En sonunda da “Ben buyum!” der. Bu aşamalı yaklaşımda en altta biyolojik donanım, onun üstünde sosyal yapı ve en üstte de psikolojik yapı yer alır. Bu “inşa üçlüsü” doğumdan itibaren, birlikte yapılanırlar. Biyolojik yapı insanın neye sahip olduğunu, kendini inşa ederken hangi malzemeyi kullanabileceğini; toplumsal yapı diğer insanların ne beklediğini ve psikolojik yapı da ne olunmak istediğini ifade eder. İnşa üçlüsünün işlevsel ahengi arzu edilen; ancak genelde gerçekleşemeyen bir durumdur. Psikoterapi bir anlamda da bu “yapısal ahenk”i kurma çabasıdır. İnsanın inşasında, temel sorumluluğu yüklediğimiz yapı, insana ve hayata bakışımızı derinden etkileyecektir. Temel sorumlu olarak biyolojik ya da sosyal yapıyı ele aldığımızda insan, yaşadıkları karşısında bir “kurban”a indirgenir. Oysa sorumluluğu psikolojik yapıya/ben yüklediğimizde, gerçekte kurban edilse dahi, insana kurban oluşuna dönük tavır alma şansını verirsiniz. Bu, varoluşçu psikolojinin “seçim” dediği şeye tekabül eder. Psikoterapi bir boyutuyla da “insanın kendini yeniden inşa etmeyi seçmesi” demektir.

William Glasser insanı anlama çabası içerisinde “toplam davranış” kavramını bize sunar. Ona göre insanın 4 temel öğesi, düşünce, duygu, davranış ve fizyoloji aynı anda işlev görür ve birbirini etkiler. Ancak bu dörtlü içerisinde ana yönlendiriciler düşünce ve davranışlardır. Bu noktada Aaron T.Beck, düşüncelerin duygu, davranış ve fizyolojiyi etkileyen ana unsur olduğunu belirtir ve “Nasıl düşünüyorsak öyle hissederiz!” tezini terapi modeli(bilişsel terapi)nin merkezine koyar. Beck’e göre belirli psikolojik rahatsızlıklar belirli düşünce kalıplarının ürünü olarak karşımıza çıkar. Bilişsel yapı(düşünce yapısı)nın en üstünde otomatik düşünceler yer alır. Otomatik düşünceler, adından anlaşılacağı üzre, otomatik olarak insanın aklına gelen, çok hızlı bir şekilde gerçekleşen düşüncelerdir. Bu düşünceler, ara inançlar dediğimiz kişinin kendisine, diğer insanlara ve dünyaya dönük tutum, kural ve varsayımlardan güç alarak şekillenirler. Ara inançların oluşumunu ise kişinin, kendisine, diğer insanlara ve dünyaya dönük temel inançları şekillendirir. Temel inançlar, ara inanç ve otomatik düşüncelere göre çok daha katı, sağlam ve değişime daha fazla dirençlidirler. Bu temel inançları daha sistematik hale getiren Jeffrey Young, modeline Şema Terapi adını vermiştir. Şema terapi modeline göre, insanları belli şekilde davranışlara iten şemalarıdır ve bu şemalar(uyumsuz olanları) fark edilip düzeltildiğinde insanın “uyum”u da olumlu yönde değişecektir. Young bu şemaları 18 başlık altında toplayabilmiştir. Bu sınıflandırma mutlak değildir ve değişime açıktır.

Ben psikoterapi anlayışım içerisinde, bu üç terapi modeline(diğer terapi modellerini de tabii ki önemsiyorum) hayati yük yüklüyorum. Danışanlarıma ilk önce toplam davranış mantığını; düşündüğünü, hissettiğini, yaptığını ve vücudunda olan biteni anlamlandırmasının önemini vurguluyorum. Çünkü bu “gözleyen kendilik” denilen, kendinde olan biteni anlama çabasının en önemli basamağıdır. Sonra bu toplam davranıştan hareketle düşüncelerini yakalama ve değerlendirme; çarpıtılmış/hatalı/işlevsiz olanları daha işlevsel olanlarıyla değiştirme sürecine giriyoruz. En nihayetinde de şemalara/temel inançlara ulaşıp “Ben nasıl biriyim?”; “Diğer insanlar nasıl?”, “Dünya/hayat/varoluş nasıl?” sorularıyla yüzleşiyoruz. Bu süreç, tüm yaratıcı süreçler gibi zor ve yorucu; kaygı verici olabilir. Çünkü insana, kendisine zarar da verse, “tanıdık, bildik” haliyle yaşamak daha kolay gelebilir. Ancak kendini tanımayı, “irfanın varabileceği en yüksek merhale” olarak kabul edenler için sabır ve cesaret en önemli refakatçidir.
Yusuf BAYALAN
Psikoterapist

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"PSİKOTERAPİ NEDİR?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Yusuf BAYALAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Olumsuz Aile Tutumları - Yanlış Annebaba Davranışları , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • İletişimde Aikido Ve Bir Azim Hikayesi , Ali BOZGEDİK
  • Çocuk Eğitiminde Disiplinin Önemi , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • İş Görüşmesinin Altın Kuralları , Taner TOKUÇCU
  • Terörde Psikolojik Savaş Ve Basın , Serhat YABANCI
  • Beden Dili Bizi Ele Veriyor , Abdullah TOPAL
  • Aşkıma Ortak Olur Musun? , Ayhan ALTAŞ
  • Panik Atak Mısınız? , Müge EMEKSİZ
  • Dil Ve Konuşma Terapisinde Genel Teknikler , Pınar ERSÖZ
  • Aldatılma Psikolojisi : Aldatılmak Mı, Aldanmak Mı? , Füsun BUDAK
  • Çocuklarda Cinsel Gelişim (Cinsel Kimlik Gelişimi) , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Artikülasyon Bozukluğu Ve Eğitimi , Dr.Doğan Demirkan ÖZDEMİR
  • Çocuklarda Kavram Öğretimi , Pınar ERSÖZ
  • Çocukta Korku , Arzu GÜNEŞ
  • Başarı Ve Karne Açısından Velilere Öneriler , Serhat YABANCI
  • Sorunlu Evliliklerde Hemen Boşanmayın , Bülent BUDAK
  • Evlilikde İletişim Ve Sorunlar , Mehmet Enver BAYATLI
  • Evliliğe Hazır Mıyım: Evliliğe Psikolojik Açıdan Hazırlanmak , Müge EMEKSİZ
  • Dikkat Eksikliği / Hiperaktivite , Mehmet Enver BAYATLI
  • Çocuğun 5-6 Ve 7-8 Yaşlarda Kazandığı Gelişim Özellikleri , Arzu GÜNEŞ
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    00:45
    Top
    --> Sektör türkiye sektörler