2007'den Bugüne 84,594 Tavsiye, 26,452 Uzman ve 18,840 Bilimsel Makale
Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Elalem Ne Der?
MAKALE #11731 © Yazan Psk.Serpil KIZILTAŞ GÜNYÜZ | Yayın Kasım 2013 | 3,192 Okuyucu
Elalem ne der?

Televizyonlarda, basılı ve yazılı yayın kuruluşlarında başta olmak üzere aslında hayatımızın her anında bizlere dayatılan bir yaşam biçimi var; neyin iyi, neyin kötü, neyin “in” ya da “out” olduğunu söyleyen, eğer bunlar bilinmez ya da uygulanmaz ise insanı girdiği meclislerin dışında ve kötü hissettiren bir yaşantı formu bu. Hiç etrafınıza bu gözle bakmayı denediniz mi? Mağaza vitrinlerindeki indirimleri bu gözle gördünüz mü, televizyondaki ürün reklamlarını görüp de “Aaa, bu da yeni çıkmış, nasıl bir şey, deneyeyim” demeyen kaç kişi kaldınız? İki reklamdan biri şehre yeni inşa edilen, hatta edilmemiş, maketler üzerinden satışı yapılan dev konutlar. Bu dev konutlarda sunulan her biri birbirinin aynı biçimde dizayn edilmiş evler, perdeler, mutfaklar, yemek masaları. Büyük alışveriş merkezlerinde hangi markalar satılıyorsa yalnızca o ürünler satın alınır halde; ya da büyük giyim mağazaları modaya karar veren birkaç saygıdeğer modacının ağzından çıkan sözlerle kreasyonlarını hazırlayıp bir örnek ürünleri fahiş fiyatlarla piyasaya sunuyor.

Gelelim esas konumuza. Durum böyle iken, bütün hafta canla başla hiç de sevmediğimiz işimizde çalışıp kazançlarımızı meşhur kafelerde bir bardak kahveye dünya para istedikleri halde neden hiç düşünmeden veriyoruz, sırf o meşhur markanın ya da moda oldu diye o ürünleri bir örnek olarak giyiyoruz, ninelerimizin yoğurup açtığı erişte hamuruna sırf yabancı dilde isimler verildi diye hiç düşünmeden büyük paralar veriyoruz, neden hep en lüks olanı yiyip içmeye, gösterişli giyinmeye, büyük ve lüks arabalara binmeye, hatta olduğumuzdan daha fazlası gibi görünmeye ihtiyacımız var? Neden sitede, ultra lüks, güvenlikli ama aslında insan ilşkilerinin neredeyse sıfıra indiği binalarda, evlerde yaşamaya ihtiyaç duyuyoruz? En son ne zaman bir ağacın dalından meyve yediniz, anımsıyor musunuz?

Hadi içinize dönün ve bu soruları sorun. Korkmayın, yanlış cevaplar yok, kimse tarafından aşağılanmayacak ve kırılmayacaksınız. Cevaplarınızı da kimse duymayacak. Eğer o çok pahalı kıyafeti satın alıp giymezseniz ve bir başkasının üzerinde görürseniz, kıskanacaksınız. O arabaya binince kendinizi daha havalı hissedeceksiniz. Eğer okuldaki tüm kızlar o meşhur ayakkabı/çizmeyi giyerken siz giymezseniz sizi aralarına almayacaklar. Oysa onlarla birlikte o lüks mekanlara gidip o kulüplerde dönen dj efektli şarkıları dinlemeyi çok istiyorsunuz; aksi durumda özgüvensiz hissedeceksiniz.

İşte asıl meseleye geldik sanıyorum, özgüven eksikliği ve en önemlisi “"Elalem ne der?"” kaygısı. İnsanlar, hayatımızın o kadar merkez noktasında yer alırlar ki, çoğu zaman hayatımızı yönetemediğimizi fark edemeyiz bile. Kınadıklarıyla, alkışladıklarıyla, yönlendirmeleriyle, beğendikleriyle bizi yöneten ve yönlendiren aslında onlarken bir mağazaya girip neyi neden satın aldığımızı bilmeyiz ama alırız. Çünkü içimizdeki o kendine güvenemeyen ve parmaklıkların arkasında karanlığa terk edilmiş zavallı gerçek benliğimiz, sesini duyurmaktan aciz halde beklemektedir. İçimizdeki o cılız sese kulak vermek, dünyanın en zor işidir çünkü dünya çok kalabalık ve gürültülü bir yer; gerçek kendimizin sesini duymak o kadar zor ki.

İnsan özünde öylesine değerli bir varlıkken, neden kendi varlığını ve değerini hissedebilmek için başkalarının gözünde kendine ait bir şey arar? İçinde eksik olan şey nedir ki onu büyük, gösterişli binalarla, arabalarla, lüks ve pahalı çkiler ya da giysilerle doldurmaya çalışır?

Eğer siz de kendinize itiraf etmekte zorlansanız bile aslında içten içe bu soruları düşünüyorsanız, bir yerde bir yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız, kendiniz için büyük bir adım atın, benliğinize bir şans verin ve onu dinleyin.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Elalem Ne Der?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Psk.Serpil KIZILTAŞ GÜNYÜZ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Psk.Serpil KIZILTAŞ GÜNYÜZ'ün izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Psk.Serpil KIZILTAŞ GÜNYÜZ'ün Yazıları
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,840 uzman makalesi arasında 'Elalem Ne Der?' başlığıyla eşleşen başka makale bulunamadı.
► Ms (Multıpl Skleroz) Ekim 2013
► Alkolle Gelen Şiddet Ocak 2013
► Psikoloji ve Bilim Aralık 2011
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


13:30
Top