Arama : | Site İçi Arama
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Ergenlerde Problem Davranışlar
MAKALE #15533 © Yazan Dr.Psk.Dnş.Fatoş BULUT ATEŞ | Yayın Ekim 2015 | 1,043 Okuyucu
İnsanın yaşamı boyunca riskli davranışlarda bulunmaya en açık olduğu dönem, birçok farklı gelişim alanında değişimin yaşandığı, stresli, karmaşık, fırtınalı …vb olarak tanımlanabilecek ergenlik dönemidir diyebiliriz. Ergenlik döneminin riskli davranışlar açısından neden risk taşıdığı sorusuna literatürde farklı şekillerde cevap bulunabilmektedir. Örneğin Kulaksızoğlu (2001) bu nedenleri şu şekilde açıklamaktadır: 1. Gencin sosyal ve ekonomik olarak bazı arzular taşıması ve bu arzulara yasal yollarla ulaşmak için fırsatların olmadığını düşünmesi. 2. Şimdiki durumdan hoşnut olmama, daha iyi duruma gelmek için karşı karşıya kalınan engellere karşı duyulan memnuniyetsizlik. 3. Çok sayıda insanın sıradan eğitimle veya geleneksel yollarla yüksek mevkilere gelmesinin kısıtlılığı karşısında gencin içine düştüğü ümitsizlik. Bu konu ile ilgili bir diğer açıklama da akran grupları bağlamındadır. Ergenlik döneminin bir diğer önemli özelliği akran gruplarının ve akran gruplarında kabul görmenin ergenin yaşamında neredeyse vazgeçilmez öneme sahip olmasıdır. Henggeller (1989)’ e göre, akranların ergenler üzerindeki etkileri olumlu da olumsuz da olabilmektedir. Sosyal beceri eksikliği ve saldırganlık normal akranlar tarafından reddedilmeye neden olmaktadır. Normal akranlar tarafından reddedilmek, sağlıksız ve saldırgan ana-baba tutumlarıyla birleştiğinde ergenler antisosyal davranışları olan ve iletişim kurma becerileri yetersiz olan benzer akran gruplarıyla bir araya gelirler. Sapan akranlarla kurulan ilişkiler antisosyal tutum ve davranışların kazanılmasına neden olmaktadır (akt: Kaner, 2002).
Steinberg’ e (2007) göre, ergenliğin özellikle ilk yıllarındaki kimlik arayışı, bağımsızlık ihtiyacı nedeniyle ergenin ailesinin otoritesine direnmesi, aile ile duygusal bağların zayıflaması ve akran ilişkilerinin önemli hale gelmesi, ebeveynlerin kaygılarını arttırmakta bu da ergen üzerindeki kontrol ve otoriteyi arttırmalarına yol açmaktadır. Aileler genel olarak çocukları için stabil koşulları, alışıla gelmiş rutinleri, kuralları tercih ederler. Bu değişmezlik isteğine rağmen, ailedeki yerleşik iletişim örüntüsü zamana karşı değişmek durumunda kalabilir. Bu nedenle çocukların ergenliğe girmeleri ve yetişkin olmaya doğru yol almaları, aile için en önemli değişim ve uyum zamanıdır (Gullato ve Adams, 2005).
Ebeveynlerin, bu dönemde çocuklarının aile dışındaki karmaşık sosyal ilişkilere girmelerinde, bireysel kararlarını almalarında ve kimlik gelişimi için onlara gerekli özgürlüğü sağlamada izin verici olmaları gerekir. Aynı zamanda ebeveynler çocuklarını denetlemeli, iletişimi korumalı ve gençleri bekleyen olası riskli davranışlara karşı onlara rehberlik yapmalıdırlar. Bu süreçte açıkça ebeveynin denetimi elinde tuttuğu ilişkiden ergenin daha fazla özerk, daha fazla sorumluluk sahibi olduğu ilişki biçimine aşama aşama geçilmesi gerekir (Gullato ve Adams, 2005). Buna karşın aile içi ilişkilerin sağlıksız algılanması çocuğu suça yönlendirebilmektedir. Erdoğdu’ nun (2005) suça yönlendirilen ve yönlendirilmeyen çocuklarla yaptığı araştırma bulgularına göre, aile ilişkilerinin çocuklar tarafından sağlıksız olarak algılanmasına bağlı olarak çocukların evden kaçtıkları ve evden kaçan çocukların da daha saldırgan davranışlara eğilimli oldukları bulunmuştur.
Genel olarak bakıldığında, ailede şiddet görme, aile içinde sürekli kavga olması, aile içi ilişkilerde ilgisizlik, ihmal, ailede suç işleyenlerin bulunması, aile bireylerinin nasıl model olduğu, ebeveynlerin tutumu ergenlerin riskli davranışlara yönelmesinde etkili olabilmektedir (Slicker, 1998; Buehler ve Gerard, 2002; Edens, Skopp ve Cahill, 2008). Hessler (2008)’ in, 71 anne, 61 baba ve 85 çocuk ile yürüttüğü aile stres faktörleri, duygusal yeterlilik ve ergenlerin riskli davranışlarını incelemek amacıyla boylamsal olarak yaptığı araştırma sonucuna göre, ebeveyn depresyonu, aile içi şiddet, evlilik çatışması ve ebeveynlerin alkol kullanması gibi aile stres faktörleri ile ergenlerin riskli davranışları arasında anlamlı farklılık bulmuştur.

Aile, ergenlerin kural dışı davranışları üzerindeki bu etkilerinden ötürü araştırma kapsamında incelenmiştir. Kural dışı davranışlar yukarda bahsedilen birey, aile ve toplumsal bağlamdaki öneminden ötürü bu araştırmada bağımlı değişken olarak seçilmiştir. Sonuç olarak bu araştırmanın problem cümlesi: “Ergenlerin kuraldışı davranışları, ailede kuraldışı davranışlara yönelik risk faktörü olduğu düşünülen düşük ebeveyn desteği, düşük ebeveyn kontrolü, ailede ruhsal hastalığa sahip birinin olup olmaması, ailede suç işlemiş birinin olup olmaması, ailenin göç etme durumu, yetersiz anne-baba sevgisi açısından anlamlı farklılık göstermekte midir?” şeklindedir. Bu araştırmadan elde edilen bulguların kuraldışı davranışlar ile bazı aile risk faktörleri arasındaki ilişkiyi açıklamaya katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

AMAÇ
Bu araştırmanın amacı, 14-18 yaş arası ergenlerde görülen kuraldışı davranışları aile risk faktörleri (yetersiz anne-baba sevgisi, düşük ebeveyn desteği, düşük ebeveyn kontrolü, ailede ruhsal hastalığa sahip birinin olup olmaması, ailede suç işlemiş birinin olup olmaması, ailenin göç etme durumu) açısından incelemektir.
YÖNTEM
Örneklem
Araştırmanın çalışma evrenini, 2008/2009 eğitim öğretim yılında Adana ili Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı’ na bağlı resmi ve özel liselerde 9, 10,11, ve 12. sınıfa devam eden, kız ve erkek öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi, olasılığa dayalı örnekleme yöntemlerinden ‘Oransız Küme Örnekleme’ yöntemi ile seçilmiştir. Küme örnekleme, evrendeki bütün kümelerin tek tek eşit seçilme şansına sahip oldukları durumda yapılan örnekleme türüdür (Karasar, 2004). Örneklemde yer alan ergenlerin yaşları 14 ile 18 arasında değişmekte olup, yaş ortalaması 16.5’ tir.
Veri Toplama Araçları
Kuraldışı Davranış Ölçeği:Kuraldışı Davranışlar Ölçeği (KDÖ), Kaner (1996) tarafından ergenler arasında resmi kurumlara yansımayan, ancak yakalanmış olsalardı çoğu suç olarak kabul edilecek ve ergeni yasalarla karşı karşıya getirecek davranışları belirlemek amacıyla geliştirilmiştir. Ergenlerin kendi bildirimine dayanan bir ölçek olan KDÖ, 9 alt ölçek ve 38 maddeden oluşmaktadır. Alt ölçekler şu şekildedir: statü suçu ve okul kurallarına aykırı davranmak, hırsızlık, öfkeyi kontrol edememek ve kavga etmek, hafif hırsızlık , dikkat çekici tahripçilik , statü suçu ve başkalarını kandırmak , uyuşturucu ve şiddet suçu , kopya çekmek , binalara zarar vermek. Ölçek, bu davranışların son 6 ay içinde yapılma sıklığına ilişkin dört seçeneğe göre yanıtlanmaktadır. Seçenekler ‘hiçbir zaman’ (1 puan), ‘bir ya da iki kez’ (2puan), ‘üç ya da dört kez’ (3 puan), ‘beş ya da daha fazla’ (4 puan) olarak puanlanmaktadır. İşaretlenen puanların toplanmasıyla her öğrencinin toplam puanı elde edilmektedir. KDÖ toplam puanının yüksek bulunması suç işleme eğiliminin yüksek olduğunu göstermektedirTestin, Cronbach alfa güvenilirlik katsayısı 0.93, Spearman-Brown formülüyle hesaplanan testiyarılama güvenilirlik katsayısı ise 0.89 olarak belirtilmiştir (Delikara, 2001).
Aile Risk Faktörleri Anketi: Aile Risk Faktörleri Anketi, ergenlerde görülen kuraldışı davranışlar açısından risk faktörü olabileceği düşünülen sorulardan oluşan 17 maddelik bir ankettir. Aile Risk Faktörleri Anketi’ nde yer alan sorular, uzman kişilerin ve lise öğrencilerinin görüşlerinden ve kural dışı davranışları aile değişkeni açısından inceleyen Yüksek Öğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezinde konuyla ilgili yapılmış tezler ile internet üzerinden ulaşılabilen hakemli dergilerde yayınlanmış makalelerden yaralanılarak oluşturulmuştur. Araştırma kapsamında risk faktörü olarak düşünülen başlıklar şu şekildedir: Ailede ruhsal hastalığa sahip birinin olup olmaması, ailede suç işlemiş birinin olup olmaması, aile içi şiddet, düşük ebeveyn desteği, yetersiz anne-baba sevgisi, düşük ebeveyn kontrolü.
Verilerin Analizi
Araştırmanın istatistiksel analizinde, ergenlerde görülen kuraldışı davranışlar ile aile risk faktörlerinden 2 düzeyde anlamlı farklılığın incelendiği durumlar için Mann Whitney-U, 3 ve daha fazla düzey için ise Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Analizlerde parametrik olmayan istatistiklerin kullanılmasının nedeni; örneklemde yer alan öğrencilerin Kuraldışı Davranış Ölçeği puanlarının normal dağılımı yansıtmaması sonucunda parametrik analizler için gerekli olan “normallik” varsayımının karşılanamamış olmasıdır.
BULGULAR
Kuraldışı davranışlar açısından ailede yer alan risk faktörlerini belirlemeye yönelik, bu araştırma kapsamında hazırlanan Aile Risk Faktörleri anketine örneklemde yer alan ergenlerin verdikleri yanıtlara ilişkin frekans ve yüzdelik dağılımları Tablo-1’ de verilmiştir.


Tablo-1 Ergenlerin Cinsiyetine Göre Aile Risk Faktörlerine İlişkin Frekans ve Yüzdelik Dağılımı
Değişkenler
Kız
Erkek
Toplam
f
%
f
%
f
%
Annenin sevgi göstermesi


Hiçbir zaman

27
3.9
12
1.7
39
6.6
Ara sıra
86
12.4
57
8.2
143
20.6
Çoğu zaman
264
38.1
247
35.6
511
73.7

Babanın sevgi göstermesi
Hiçbir zaman

48
7
32
4.7
80
11.6
Ara sıra
114
16.6
97
14.1
211
30.7
Çoğu zaman
210
30.5
187
27.2
397
57.7
Anne-Babanın Çocuğunun Boş Zamanında Ne Yaptığını Bilmesi
Hiçbir zaman

33
4.8
43
6.2
76
11
Ara sıra
123
17.7
142
20.5
265
38.2
Çoğu zaman
221
31.8
132
19
353
50.9

Anneyle Sorunu Paylaşma



Hiçbir zaman

50
7.2
53
7.6
103
14.8
Ara sıra
165
23.8
149
21.5
314
45.2
Çoğu zaman
162
23.3
115
16.9
277
39.9
Babayla Sorunu Paylaşma

Ara sıra
152
22.1
97
14.1
249
36.2
Çoğu zaman
171
24.9
147
21.4
318
46.3
Hiçbir zaman

49
7.1
71
10.3
120
17.5
Ailenin göç etme durumu
Var
79
11.4
67
9.6
146
21
Yok
299
43
250
36
549
79
Ailede ruhsal hastalığa
sahip birinin varlığı
Var
67
9.6
30
4.3
97
14
Yok
311
44.7
287
41.3
598
86

Ailede herhangi bir suçtan ceza almış kişinin varlığı
Var
34
4.9
46
6.6
80
11.5
Yok
344
49.5
271
39
615
88.5

Örneklemde yer alan ergenlerin % 6.6’ sı annesinden hiçbir zaman sevgi görmediğini, % 20.6’ sı ara sıra, % 73.7’ si ise çoğu zaman sevgi gördüğünü belirtmiştir. Yine örneklemde yer alan ergenlerin % 11.6’ sı babalarından hiçbir zaman sevgi görmediklerini, % 30.7’si ara sıra, % 57.7’ si de çoğu zaman sevgi gördüğünü belirtmiştir. Kız ergenler erkek ergenlere göre hem annelerinden hem de babalarından daha fazla sevgi gördüklerini belirtmişlerdir. Örneklemde yer alan ergenlerin % 11’ i anne babasının boş zamanlarında ne yaptığını hiçbir zaman bilmediğini, % 38.2’ si ara sıra bildiklerini ve % 50.9’ u ise çoğu zaman bildiklerini belirttiği görülmektedir. Örneklemde yer alan ergenlerin % 14.8’ i anneleri ile hiçbir zaman sorunlarını paylaşmıyorlar, % 45.2’ si ara sıra, % 39.9’ u ise çoğu zaman paylaşıyor. Ergenlerin babaları ile sorunlarını paylaşma durumuna bakıldığında, % 36.2’ sinin hiçbir zaman paylaşmadığı, % 46.3’ ünün ara sıra, % 17.5’ inin ise çoğu zaman paylaştığı görülmektedir.
Tablo-1’ deki betimsel istatistik sonuçlarına göre, örneklemde yer alan ergenlerin % 21’ inin ailesi göç etmiş, % 79’ unun ailesi ise göç etmemiştir. Örneklemde yer alan ergenlerin % 14’ ünün ailesinde ruhsal hastalığa sahip kişi ya da kişiler varken, % 86’ sının ailesinde ise yoktur. Örneklemde yer alan ergenlerin % 11.5’ inin ailesinde herhangi bir suçtan ceza almış kişi ya da kişiler varken, % 88.5’ inin ailesinde ise yoktur.
Anne-Babadan Algılanan Sevgi Görme Durumuna Göre Ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Bulgular
Ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği puanlarının anne-babadan algılanan sevgi görme durumuna göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğine anlamaya yönelik yapılan Kuruskal Wallis Testi sonuçları Tablo-2’ de sunulmuştur.
Tablo-2 Anne-Babadan Algılanan Sevgi Görme Durumuna Göre Ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Kruskal Wallis Testi Sonucu
Sevgi Görme Durumu
n
Ortanca
Sıra
Ort.
sd
x
p
Anne
Hiçbir zaman
39
51
414.51
2
10.07

.01*
Ara sıra
142
50
374.95
Çoğu zaman
508
48
331.45
Baba
Hiçbir zaman
79
52
404.42
2
15.97
.000*
Ara sıra
209
50
364.03
Çoğu zaman
396
47
318.79
Tablo-2’ de görüldüğü gibi,gruplar arasında gözlenen fark, anlamlıdır (p<.05). Gruplar arası anlamlı farklılığın hangi düzeyler arasında olduğunu anlamak için yapılan Mann Whitney U-Testi sonuçları Tablo 3’ te sunulmuştur. Bu testin sonucunda, sadece aralarında anlamlı fark olan düzeylere ilişkin sonuçlar verilmiştir.
Tablo-3Anne-Babadan Algılanan Sevgi Görme Durumuna Göre Ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Mann Whitney U Testi Sonucu
Sevgi Görme Durumu
U
p

Anne
Hiçbir zaman51 > Çoğu zaman48
7599.5
.015
Ara sıra50> Çoğu zaman48
31489
.021

Baba
Hiçbir zaman52 > Çoğu zaman47
11878.5
.001
Ara sıra50> Çoğu zaman47
358846
.01

Tablo-3’ te görüldüğü üzere, annesinden hiçbir zaman sevgi görmeyen ergenler ile çoğu zaman gören ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği puanları arasında, hiçbir zaman sevgi görmeyenler lehine (U= 7599.5, p<.05), annesinden ara sıra sevgi gören ergenler ile çoğu zaman sevgi gören ergenler arasında da ara sıra görenler lehine (U= 31489 p<.05) anlamlı farklılık vardır. Babadan algılanan sevgi görme durumuna göre kuraldışı davranış puanlarının nasıl değiştiğini anlamak için yapılan analiz sonuçlarına göre, babasından hiçbir zaman sevgi görmeyen ergenler ile çoğu zaman gören ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği puanları arasında, hiçbir zaman sevgi görmeyenler lehine anlamlı farklılık bulunmuştur (U= 11878.5, p<.01). Babasından ara sıra sevgi gören ergenler ile çoğu zaman sevgi gören ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği puanları arasında da ara sıra görenler lehine anlamlı farklılık vardır (U= 358846 p<.05).
Anne-Babanın Çocuğunun Boş Zamanında Ne Yaptığını Bilmesi Durumuna Göre Ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Bulgular
Ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanları’ nın anne-babanın çocuğunun boş zamanında ne yaptığını bilmesi durumuna göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini anlamaya yönelik yapılan Kuruskal Wallis Testi sonuçları Tablo-4’ te sunulmuştur.
Tablo-4 Anne-Babanın Çocuğunun Boş Zamanında Ne Yaptığını Bilmesi Durumuna Göre Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Kruskal Wallis Testi Sonucu
Boş Zamandan Haberdar Olma
n
Ortanca
Sıra
Ort.
sd
X2
p
Hiçbir zaman
Bilmezler
75
59
487.73
2
61.61


.000*

Ara sıra Bilirler
264
50
368.19
Çoğu zaman
Bilirler
351
47
298.04

Tablo-4’ te görüldüğü gibi,gruplar arasında gözlenen fark, anlamlıdır (p<.001). Gruplar arası anlamlı farklılığın hangi düzeyler arasında olduğunu anlamak için yapılan Mann Whitney U-Testi sonuçları Tablo 5’ de sunulmuştur.
Tablo-5 Anne-Babanın Çocuğunun Boş Zamanında Ne Yaptığını Bilmesi Durumuna Göre Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Mann Whitney U Testi Sonucu
Boş Zamandan Haberdar Olma
U
p
Hiçbir zaman(59)> Ara sıra(50)
6277
.000
Hiçbir Zaman(59)> Çoğu zaman(47)
6118
.000
Ara sıra(50) > Çoğu zaman(47)
36718
.000
Tablo-5’ de görüldüğü üzere, anne babası boş zamanlarında ne yaptığını hiçbir zaman bilmeyen ergenler ile ara sıra bilen ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği puanları arasında, hiçbir zaman bilmeyenler lehine anlamlı farklılık vardır (U= 6277, p<.001). Anne babası boş zamanlarında ne yaptığını hiçbir zaman bilmeyen ergenler ile çoğu zaman bilen ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği puanları arasında da hiçbir zaman bilmeyenler lehine anlamlı farklılık vardır (U= 6118 p<.001). Anne babası boş zamanlarında ne yaptığını ara sıra bilen ergenler ile çoğu zaman bilen ergenlerin puanları arasında, ara sıra bilenler lehine anlamlı farklılık vardır (U= 36718, p<.001). Buna göre,boş zamanlarında ne yaptığını anne babasının hiçbir zaman bilmediği ergenlerin ara sıra ve çoğu zaman bilenlere göre daha fazla kuraldışı davranışta bulundukları söylenebilir.
Ergenlerin Anne-Babaları İle Sorunlarını Paylaşma Durumlarına Göre Ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Bulgular
Ergenlerin kuraldışı davranış puanlarının anne-babaları ile sorunlarını paylaşma durumuna göre anlamlı şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını anlamak için yapılan Kruskal Wallis Testi sonuçları Tablo-6’ da sunulmuştur.
Tablo-6 Ergenlerin Anne-Babaları İle Sorunlarını Paylaşma Durumuna Göre Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Kuruskal Wallis Testi Sonuçları
Sorunları Paylaşma Durumu
n
Ortanca
Sıra ortalaması
sd
X2
p
Anne
Hiçbir zaman
102
53
449.69
2
40.17

.000*
Ara sıra
313
49
348.39
Çoğu zaman
275
47
303.56
Baba
Hiçbir zaman
247
50
379.36
2
13.99
.001*
Ara sıra
316
47
322.67
Çoğu zaman
120
47
316

Tablo-6’ da görüldüğü gibi, gruplar arasında gözlenen fark anlamlıdır (p<.001).
Gruplar arası anlamlı farklılığın hangi düzeyler arasında olduğunu anlamak için yapılan Mann Whitney U-Testi sonuçları Tablo 7’ de sunulmuştur. Bu testin sonucunda, sadece aralarında anlamlı fark olan düzeylere ilişkin sonuçlar verilmiştir.
Tablo-7 Ergenlerin Anne-Babaları İle Sorunlarını Paylaşma Durumuna Göre Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Mann Whitney U Testi Sonuçları
Sorunları Paylaşma Durumu
U
p
Anne ile sorun paylaşma
Hiçbir zaman(53)>Ara sıra(49)
1126
.000
Hiçbir zaman(53)>Çoğu zaman(47)
8155
.000
Ara sıra(49)>Çoğu zaman(47)
37375
.01
Baba ile sorun paylaşma
Hiçbir zaman(50)>Ara sıra(47)
32442.5
.001
Hiçbir zaman(50)>Çoğu zaman(47)
12176.5
.01
Tablo-7’ de görüldüğü gibi, ergenlerin kuraldışı davranış ölçeği puanlarının annesi ile sorununu hiçbir zaman paylaşmayan ergenler ile ara sıra paylaşanlar arasında hiçbir zaman paylaşmayanlar lehine anlamlı şekilde farklılaştığı bulunmuştur (U= 1126, p<.001). Annesi ile sorununu hiçbir zaman paylaşmayan ergenler ile çoğu zaman paylaşanlar arasında hiçbir zaman paylaşmayanlar lehine anlamlı farklılık vardır (U= 8155, p<.001). Annesi ile sorununu ara sıra paylaşan ergenler ile çoğu zaman paylaşanlar arasında ara sıra paylaşanlar lehine anlamlı farklılık bulunmuştur (U= 37375, p<.05). Buna göre, annesi ile sorununu hiçbir zaman paylaşmayan ergenlerin ara sıra ve çoğu zaman paylaşanlara göre daha fazla; ara sıra paylaşanların da çoğu zaman paylaşanlara göre daha fazla kuraldışı davranışta bulundukları söylenebilir.
Tablo-7’ de baba ile sorunu paylaşma durumuna göre bakıldığında, babası ile sorununu hiçbir zaman paylaşmayan ergenler ile ara sıra paylaşan ergenler arasında kural dışı davranış puanları açısından, sorununu hiçbir zaman paylaşmayanlar lehine anlamlı farklılık olduğu görülmektedir (U=32442.5, p<.01). Babası ile sorununu hiçbir zaman paylaşmayanlar ile çoğu zaman paylaşanlar arasında da hiçbir zaman paylaşmayanlar lehine anlamlı farklılık bulunmuştur (U= 12176.5, p<.05). Buna göre, babası ile sorununu hiçbir zaman paylaşmayanların ara sıra ve çoğu zaman paylaşanlara göre daha fazla kuraldışı davranışta bulundukları söylenebilir.
Ailenin Göç Etme Durumuna, Ailede Ruhsal Hastalığa Sahip Kişi ya da Kişilerin Varlığına ve Ailede Herhangi Bir Suçtan Ceza Almış Kişi ya da Kişilerin Varlığına Göre Ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Bulgular
Ergenlerin kuraldışı davranış puanlarının, ailenin göç etme durumuna, ailede ruhsal hastalığa sahip kişi ya da kişilerin varlığına ve ailede herhangi bir suçtan ceza almış kişi ya da kişilerin varlığına göreanlamlı şekilde farklılaşıp farklılaşmadığını anlamak için yapılan Mann Whitney U-Testi sonuçları Tablo-8’ de sunulmuştur.
Tablo-8 Ailenin Göç Etme durumuna Göre Ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği Puanlarına İlişkin Mann Whitney U-Testi Sonuçları
n
Ortanca
Sıra
Ort.
Sıra
Top.
U
p
Göç Etme
Var
145
50
371.03
53800
35955
.09
Yok
546
48
339.35
185286
Ruhsal Hastalık
Var
97
52
404.32
39219
23152
.002
Yok
594
48
336.48
199867
Ceza
Var
80
56.5
464.54
37163.5
14956.5

.000
Yok
611
48
330.48
201922.5

Tablo-8’ den elde edilen bulgulara göre, ergenlerin kuraldışı davranış ölçeği puanları ailelerinin göç edip etmemesi durumuna göre anlamlı şekilde farklılaşmamaktadır (U= 35955, p>.05).
Tablo-8’ de görüldüğü gibi, ailesinde ruhsal hastalığa sahip kişi ya da kişiler olan ve olmayan ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği puanları arasında anlamlı farklılık vardır (U= 23152, p<.01). Grupların sıra ortalaması dikkate alındığında, ailesinde ruhsal hastalığa sahip kişi ya da kişiler olan ergenlerin ortalamasının (404.32) olmayan ergenlerden (336.48) daha yüksek olduğu görülmektedir. Grupların ortancaları incelendiğinde de ailesinde ruhsal hastalığa sahip kişi ya da kişiler olan ergenlerin (52) Kuraldışı Davranış Ölçeği puanlarının olmayan ergenlerden (48) yüksek olduğu görülmektedir. Elde edilen bu bulgulara göre, ailesinde ruhsal hastalığa sahip kişi ya da kişiler olan ergenlerin olmayanlara göre daha fazla kuraldışı davranışta bulundukları söylenebilir.
Tablo-8’ de görüldüğü gibi, ailesinde herhangi bir suçtan ceza almış kişi ya da kişiler olan ve olmayan ergenlerin Kuraldışı Davranış Ölçeği puanları arasında anlamlı farklılık vardır (U= 14956.5, p<.001). Grupların sıra ortalaması dikkate alındığında, ailesinde herhangi bir suçtan ceza almış kişi ya da kişiler olan ergenlerin ortalamasının (464.54) olmayan ergenlerden (330.48) daha yüksek olduğu görülmektedir. Grupların ortancaları incelendiğinde de ailesinde herhangi bir suçtan ceza almış kişi ya da kişiler olan ergenlerin (56.5) Kuraldışı Davranış Ölçeği puanlarının olmayan ergenlerden (48) yüksek olduğu görülmektedir. Elde edilen bu bulgulara göre, ailesinde herhangi bir suçtan ceza almış kişi ya da kişiler olan ergenlerin olmayanlara göre daha fazla kuraldışı davranışta bulundukları söylenebilir.
TARTIŞMA ve SONUÇ
Bu araştırmada, anne ve babasından hiçbir zaman sevgi görmediğini ve ara sıra sevgi gördüğünü belirten ergenlerin kural dışı davranış puanları çoğu zaman sevgi gördüğünü belirten ergenlerin puanlarından daha yüksek bulunmuştur. Erkan (1995), suçlu çocuklarının % 30’ unun anne babaları tarafından sevilmediklerine inandıklarını bulmuştur. Stevens ve arkadaşları (2007), olumlu duygularını daha fazla ifade eden (örn; çocuğuna onu sevdiğini söylemek, iltifat etmek…gibi) anne babaların çocuklarının ergenlik döneminde problem davranışları daha düşük düzeyde gösterdiğini bulmuşlardır. Anne babaları sıcak ve yakın ilişkilere sahip olan ergenlerin onlara benzer tutum ve değerlere sahip olma olasılıkları fazladır. Bunun aksi durumda ergenler, genellikle anne-babalarının onaylamadığı davranış bozuklukları gösteren arkadaşlar edinirler (Steinberg, 2007). Ailedeki sıcak, sevecen ve destekleyici ortamın ergenleri riskli davranışlara karşı koruyucu işleve sahip olduğu söylenebilir.
Boş zamanlarında ne yaptığını anne babası hiçbir zaman bilmeyen ergenlerin kural dışı davranış puanları ara sıra ve çoğu zaman bilenlerden, ara sıra bilenlerin puanları da çoğu zaman bilenlerden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Buna göre ailesinden düşük düzeyde kontrol algılayan ergenlerin kural dışı davranışları daha yüksek düzeyde gösterdiği söylenebilir. Bu bulgu benzer araştırma sonuçlarını desteklemektedir (DiClemente ve ark., 2001; Pettit ve ark., 2001; Laird ve ark., 2003). DiClemente ve arkadaşları (2001), ebeveynlerinden algıladıkları düşük düzeyde izleme davranışı ile son bir ayda marihuana, alkol kullanımı, son altı ay içinde bir kavgaya karışma ve tutuklanma yaşantısı arasında anlamlı ilişkiler bulmuşlardır. Laird ve arkadaşları da (2003), ebeveyn izleme davranışı ile ergenin suç içeren davranışları arasında negatif ilişki bulmuşlardır. Ebeveyn izleme davranışı ile ilgili belirgin bir tanımlama yoktur. Ancak ergenlerin ebeveynlerinden algıladıkları izleme davranışını ifade eden iki nokta vardır: Evde ve okulda olmadıkları zamanı nerede ve kimlerle geçirdiklerini bilmek. Araştırmalar ebeveyn kontrolünü düşük düzeyde algılayan ergenler arasında anti-sosyal aktivitelere katılımın, madde kötüye kullanımın daha yaygın olduğunu göstermektedir (DiClemente ve ark., 2001). Sonuç olarak, ebeveynlerin çocuklarını baskı kurucu, aşırı sınırlandırıcı ya da bunaltıcı olmayacak biçimde kontrol etmelerinin riskli davranışlara yönelmesine karşı koruyucu olabileceği söylenebilir.
Anne babaları ile sorunları hiçbir zaman paylaşmayan ergenlerin kural dışı davranış puanları ara sıra ve çoğu zaman paylaşanlardan anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Buna göre ailesi ile sorunlarını rahatlıkla paylaşabilen ergenlerin kural dışı davranışları daha düşük oranda gösterdiği söylenebilir. Elde edilen bu bulgu ebeveyn desteği, aile içi iletişim ile problem davranışların ilişkisini inceleyen araştırma sonuçlarını destekler niteliktedir (Stice ve Barrera, 1993; Smetana ve ark, 2002; Torrente ve Vazsony, 2008). Torrente ve Vazsonyi (2008), ergenlerin anne ve babalarından algıladıkları destek ile anti-sosyal davranışları arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulmuşlardır. Stice ve Barrera (1993), ebeveynin sosyal desteği ve kontrolü ile ergenlerin problem davranışları, alkol kullanma ve yasa dışı madde kullanımı arasında negatif yönde anlamlı ilişkiler bulmuşlardır. Ebeveynin olumlu desteği ergenlerin yetişkinliğe geçiş aşamasında uygun baş etme stratejilerini kazanmasına, uygun seçimler yapmasına, ve kişisel kontrolünün artmasına yardımcı olurken zayıf düzeydeki ebeveyn desteği ergenlerin zorlu yaşam koşullarında alkol, madde kullanımı ve saldırganlık gibi olumsuzluklara daha açık ve yakın olmalarını sağlayabilir (Aksoy, Kahraman ve Kılıç, 2008).

Bu araştırmada ailesi göç etmiş ya da etmemiş ergenlerin kural dışı davranış puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Bu bulgu Akduman ve arkadaşları (2007) ve Kunt (2003) tarafından yapılan araştırma sonuçları ile tutarlı değildir. Alışılmış bir çevreden yepyeni ve değişik bir ortama uyum gösterebilmenin çok güç olduğunu, bu güçlüğün de pek çok çocuğu suça yöneltebileceğine (Kunt, 2004) ilişkin genel bir kanı olmakla birlikte, bu araştırmanın sabit suçu bulunmayan ergenler arasında yapılmış olması göç ile ilgili elde edilen sonucun literatür ile tutarlı olmamasına neden olmuş olabilir.
Ailesinde ruhsal hastalığa sahip kişi ya da kişiler olan ergenlerin kural dışı davranış puanları, olmayan ergenlerden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Elde edilen bu bulgu benzer araştırma bulguları ile tutarlıdır (Kim-Cohen, 2005; Özcan-Demir, Ulusoy ve Baran, 2007, Hessler, 2008). Kim-Cohen (2005), annenin depresyon hastası olmasının çocuğun anti-sosyal davranışlar gösterme eğilimini arttırdığını ve yine annenin anti-sosyal kişilik bozukluğuna sahip olmasının da çocuğun anti-sosyal davranışlar göstermesinde önemli bir risk faktörü olduğunu bulmuştur. Özcan-Demir, Ulusoy ve Baran (2007), ergenin ailesi içinde depresyon/ruhsal bozukluğu olan bireylerin bulunması ile ergenin vücuduna zarar verme, madde bağımlısı olma, intihar etme eğilimi arasında anlamlı ilişki bulmuşlardır. Bunlara ek olarak ergenin ailesi içinde depresyon/ruhsal bozukluğu olan bireylerin bulunması ile ebeveynler arası çatışma, ebeveynlerin birbirlerine ve ergene şiddet uygulaması, babanın alkol bağımlısı olması, anne babanın ergene düşük düzeyde sorumluluk vermesi, ergenin ebeveyni ile sorunlarını paylaşması, annesi ve babası tarafından sevilen ve istenen bir çocuk olarak görmemesi, ergenin aile bireyleri tarafından fazlalık olarak algılanması, ergenin aile bireyleri ile sıklıkla kavga etmesi arasında da anlamlı ilişkiler bulmuşlardır. (Özcan-Demir, Ulusoy ve Baran, 2007). Hessler (2008) de ebeveynlerde depresyon hastası olması ile ergenlerde riskli davranışların görülmesi arasında anlamlı ilişki bulmuştur. Elde edilen bulgulara göre, ailede ruhsal bozukluğa sahip kişilerin olmasının hem direk olarak hem de aile işlevselliğini, aile ilişkilerini bozması (özellikle ruhsal bozukluğa sahip ebeveynin uygun rol model olamaması) yoluyla dolaylı olarak ergenlerin problem davranışlar gösterme riskini arttırdığı söylenebilir.
Ailesinde herhangi bir suçtan ceza almış kişi ya da kişiler olan ergenlerin kural dışı davranış puanları, olmayan ergenlerden anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Bu bulgu Başar (1992), Erkan (1995), Gürsel (1997), Kunt (2004) ve Haskan (2009) tarafından elde edilen bulgularla benzerdir. Erkan (1995), çocuk mahkemesine sevk edilen çocukların sosyo-kültürel çevresi üzerine yaptığı araştırma sonucuna göre, suçlu deneklerin %26.5 gibi bir bölümünde ailesinde suç işleyen olduğunu, suç işleyenlerin arasında da en yüksek oranı %15.5 ile babanın oluşturduğunu ve bu oranı %7 ile ağabey- kardeşlerin izlediğini, annelerde ise suç oranının yok denecek kadar az olduğunu bulmuştur. Haskan (2009), ailesinde cezaevinde yatmış ya da yatmakta olan bireylerin bulunduğu ergenler arasında şiddet eğiliminin diğerlerine oranla daha yüksek olduğunu bulmuştur. Bu konuda yapılan araştırmalara göre suç işlemiş ergenlerde, suçsuz ergenlere oranla aile ve çevresinde daha fazla suç işlemiş kişi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumun, özellikle suç işleyen anne babanın ceza evine girmesi ile birlikte aile düzenin bozulması yoluyla ve suç işleyen aile üyelerinin ergen açısından olumsuz rol model olması ile ergeni suç içeren davranışlara yönlendirebileceği söylenebilir.

Sonuç olarak, ergenlerde görülen kural dışı davranışlar ailedeki risk faktörleri açısından ele alındığında, anne babasından yeterince sevgi görmeyen, anne babasından düşük düzeyde kontrol algılayan, anne babası ile sorunlarını paylaşmayan, ailesinde ruhsal hastalığa sahip kişi olan ve ailesinde herhangi bir suçtan ceza almış kişi olan ergenlerin kural dışı davranışta bulunmaya daha fazla eğilimli oldukları görülmektedir. Bu bilgiler ışığında suç içeren davranışlar gösteren ya da risk grubunda yer alan ergenlere yönelik, yeniden topluma kazandırılmalarını (kendilerini değerli, işe yarar hissetme, uzun vadeli yaşam planı yapma, geleceğe umutla bakma… gibi) amaçlayan çalışmalar yapılmasının hem o ergenlerin yaşamları açısından hem de toplumsal huzur açısından önemli olduğu düşünülmektedir. Şiddetin, olumsuz ebeveyn tutumlarının yer aldığı, ilgi, sevgi ve destekten yoksun aile ortamının ergenlerde kural dışı davranışların görülme oranını artıran faktörlerden olduğu yönündeki bulgular ışığında, ailelere bu konularda bilgilendirici seminerler verilebilir. İlerideki araştırmalara yönelik olarak da şu önerilerde bulunulabilir: kural dışı davranışlar bu araştırma kapsamında ele alınmayan aile arkadaş ilişkileri, aile içi istismar, ebeveyn reddi gibi ailesel risk faktörü olma olasılığı bulunan değişkenler açısından incelenebilir. Bu araştırmada ergenlerin kural dışı davranışları ile ilişkili olabileceği düşünülen ailesel faktörler ele alınmıştır. Başka bir çalışmada çevresel ve kişisel faktörlerin de incelendiği araştırmalar yapılabilir.

KAYNAKÇA

Akduman, G.G., Akduman, B., Cantürk, G. (2007), “Ergen Suçluluğunda Bazı Kişisel ve Ailesel Özelliklerin İncelenmesi”, Türk Pediatri Arşivi, 42, 156-161.

Aksoy, A.B., Kahraman, Ö.G., Kılıç, Ş. (2008), “Ergenlerin Algıladıkları Ebeveyn İzleme ve Destek Davranışları”, İnönü Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Dergisi, 9, 15, 1-14.

Başar, F. (1992), “Ankara Kalaba Çocuk Islahevi’nde 15–18 Yaş Grubu Ergenlerin Suça Yönelmelerinde Ailenin Etkisi Üzerine Karşılaştırmalı Bir Araştırma”, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara.

Buehler, C., Gerard, J.M. (2002), “Marital Conflict, İneffective Parenting And Clidren’ S And Alolescent’ S Maladjustment”, Journal Of Marriage And Family, 64, 78-92.

Delikara, İ. (2001), “Ergenlerin Akran İlişkileri İle Suç Kabul Edilen Davranışları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi”, I. Ulusal Çocuk ve Suç: Nedenler ve Önleme Çalışmaları Sempozyumu, Ankara: Türkiye Çocuklara Yeniden Özgürlük Vakfı Yayını.

DiClemente, R.J., Gina M. Wingood, G.M., Crosby, R., Sionean, C., Cobb, B.K., Harrington, K., Davies, S., Hook, E.W., Kim Oh, M. (2001), “Parental Monitoring: Association With Adolescents’ Risk Behaviors”, Journal Of The American Academy Of Pediatrics, 107, 6, 1363-1368.

Edens, J.F., Skopp, N.A., Cahill, M.A. (2008), “Psychopathic Features Moderate the Relationship Between Harsh and Inconsistent Parental Discipline and Adolescent Antisocial Behavior”, Journal of Clinical Child & Adolescent Psychology, 37, 2, 472–476.

Erdoğdu, Y. (2005), “Suça Yönlendirilen ve Yönlendirilmeyen Çocukların Aile İlişkileri İle Saldırganlık Davranışlarının Karşılaştırılması”, Çocuk ve Gençlik Ruh Sağlığı Dergisi, 12,3,106-114.

Erkan, R. (1995), “İstanbul Çocuk Mahkemelerine Sevk Edilen Çocukların Sosyo Kültürel Çevresi Üzerine Bir İnceleme”, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Mimar Sinan Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul.


Gullato, T.P., Adams, G.R. (2005), Handbook Of Adolescent Behavioral Problems Evidence-Based Approaches To Prevention And Treatment, New York: Springer Science.

Gürsel, C. (1997), “13-19 Yaş Grubunda Suça Eğilimin Araştırılması”, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Ankara.

Haskan, Ö. (2009), “Ailesel Niteliklere Göre Ergenlerde Şiddet Eğiliminin Görülme Sıklığı”, Adana: X. Ulusal Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi Özet Kitabı, 201.

Hessler, D. (2008), “Family Stressors, Emotional Competence and Adolescent Risky Behaviors”, Doctora Thesis, University Of Washington.

Kaner, S. (2001), “Ana baba Denetimi İle Ergenlerin Suç Kabul Edilen Davranışları Arasındaki İlişkinin İncelenmesi”, Ankara: 1. Ulusal Çocuk ve Suç: Nedenler ve Önleme Çalışmaları Sempozyumu, 229-255

Kaner, S. (2002). Akran ilişkileri ölçeği ve akran sapması ölçeği geliştirme çalışması. Ankara üniversitesi eğitim bilimleri fakültesi dergisi. Sayı 1 cilt 33

Karasar, N. (2004), Bilimsel araştırma Yöntemi, Ankara: Nobel Yayın.

Kim-Cohen, J. (2005), “Mother's Depression Associated With Increased Risk Of Child's Antisocial Behavior”,Arch Gen Psychiatry, 62, 173 – 181.

Kulaksızoğlu, A. (2006). Ergenlik psikolojisi. İstanbul: remzi kitabevi, syf: 227

Kunt, V. (2003), “Çocuk ve Suç”, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara.

Laird, R.D., Pettit, G.S., Bates, J.E., Dodge, K.A. (2003), “Parents’ Monitoring Relevant Knowledge and Adolescents’ Delinquent Behavior: Evidence of Correlated Developmental Changes and Reciprocal Influences”, Child Development, 74, 3, 752-768.

Özcan-Demir, N., Ulusoy, D., Görgün-Baran, A. (2007), “Aile Bireylerindeki Ruhsal Bozuklukların Ergenler Üzerine Etkisi: Lise Son Sınıf Gençliği Örneği”, Hacettepe Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi Dergisi, 24, 2, 155-163.

Pettit, G.S., Laird, L.D., Dodge, K.A., Bates, J.E., Criss, M.M. (2001), “Antecedents And Behavior Problem Outcomes Of Parental Manitoring And Psychological Kontrol In Early Adolescent”, Child Development, 72, 2, 572-598.

Slicker, E.K. (1998), “Relationship Of Parenting Style To Behavioral Adjustment İn Graduating High School Seniors”, Journal Of Youth And Adolescence, 27, 3, 345-372.

Smetana, J.G., Crean, H.F., Daddis, C. (2002), “Family Processes And Problem Behaviors İn Middle Class African American Adolescents”, Journol Of Research On Adolescence, 12, 2, 275-304.

Stice, E., Barrera, M., Chassin, L. (1993), “Relation of Parental Support and Control to

Adolescents' Externalizing Symptomatology and Substance Use: A Longitudinal Examination of Curvilinear Effects”, Journal of Abnormal Child Psychology, 21, 6, 609-629.

Steinberg, L. (2007), “Ergenlik” (Çev: F.Çok), Ankara. İmge Kitabevi.

Stevens, G.W. J. M., Vollebergh, W.A.M., Pels, T.V.M., Crijnen, A.A.M. (2007), “Parenting And Internalizing And Externalizing Problems İn Moroccan Immigrant Youth İn The Netherlands”, Journal Of Youth Adolescence, 36, 685–695.

Torrente, G., Vazsonyi, A. (2008), “The Salience of the Family in Antisocialand Delinquent Behaviors Among SpanishAdolescents”, The Journal of Genetic Psychology,169,2, 187-197.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Ergenlerde Problem Davranışlar" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Dnş.Fatoş BULUT ATEŞ'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Dr.Psk.Dnş.Fatoş BULUT ATEŞ'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Fatoş BULUT ATEŞ Fotoğraf
Dr.Psk.Dnş.Fatoş BULUT ATEŞ
Adana
Psikolojik Danışman
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Eğitim - Seminer - Konuşma
■ Uzmanlık alanınızda çeşitli platformlarda konuşma yapıyor ya da eğitim mi veriyorsunuz?

■ İlgi duyduğunuz konu ile ilgili konuşmacı ya da eğitmen arayışında mısınız?

■ O zaman Makronot Ailesi’ne hoş geldiniz!..
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Dr.Psk.Dnş.Fatoş BULUT ATEŞ'in Yazıları
► Çocuklarda Problem Davranışlar Uzm.Psk.Sabahat ERLER
► Davranışlar ve Ailemizdeki Etkileri Psk.Dnş.Ertuğrul AKBAŞ
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 16,484 uzman makalesi arasında 'Ergenlerde Problem Davranışlar' başlığıyla benzeşen toplam 22 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
◊ Aile Yaşam Döngüsü Temmuz 2014
◊ Boşanma Temmuz 2014
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


01:58
Top