2007'den Bugüne 81,753 Tavsiye, 25,957 Uzman ve 18,159 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Tıp Dünyasının Yeni Yaklaşım Metodu 'Psikonöroimmünoloji' Acaba Hangi Hastalıkların Çözümü ?
MAKALE #18354 © Yazan Fzt.Ahmet Burak SEZGİN | Yayın Mayıs 2017 | 1,334 Okuyucu
Psikoanodinomünoloji (PENI) veya psikonöroendokrinoimmünoloji (PNEI) olarak da adlandırılan psikonöroimmünoloji (PNI), psikolojik süreçler ile insan vücudunun sinir ve bağışıklık sistemi arasındaki etkileşiminin çalışmasıdır. Psikonöroimmünoloji (PNI); psikoloji, sinir bilimi, immünoloji, fizyoloji, genetik bilimler, farmakoloji, moleküler biyoloji, psikiyatri, davranışsal tıp ve endokrinoloji içeren disiplinlerarası bir yaklaşımı belirler. PNI'nın temel çıkarları sinir sistemi ile bağışıklık sistemi arasındaki etkileşimler ve zihinsel süreçler ile sağlık arasındaki ilişkilerdir. PNI, sağlık ve hastalıkta nöroimmün sistemin fizyolojik işleyişi; Nöroimmün sistem bozuklukları (otoimmün hastalıklar, aşırı duyarlılık, bağışıklık yetersizliği); Ve in-vitro, in situ ve in vivo olarak nöroimmün sistemin bileşenlerinin fiziksel, kimyasal ve fizyolojik özelliklerini içerir. Rochester Üniversitesi'ndeki Robert Ader ve Nicholas Cohen, 1975 yılında, bağışıklık fonksiyonlarının klasik şartlandırılmasını sergiledikleri PNI'yi geliştirdiler ve daha sonrasında "psikonöroimmünoloji" terimini ürettiler. Robert Ader, Pavlov'un deneyinden esinlenerek laboratuar farelerininde koşullandırılmış uyaranla konrol altına alınabileceğini düşündü. Fareleri kontrol altına almak için sakarin ( yapay tatlandırıcı) ile bağlanmış suyun (koşullandırılmış uyaran) ve koşulsuz olarak ise bulantı ve hoş bir tadı olmayan aynı zamanda da bağışıklık fonksiyonunun bastırılmasına neden olan Cytoxan ilacının bir kombinasyonunu kullandı. Ader (bir psikolog) ve Cohen (bir immünolog), şartlı ve koşulsuz hayvanları kasıtlı olarak kontrol grupları dahilinde kıvamlandırılmış tat uyarısına maruz bırakarak üretilen antikor miktarını ölçecek bu hipotezi doğrudan test etti. Oldukça çoğaltılabilir sonuçlar, koşullandırılmış uyarıya maruz bırakılan koşullu sıçanların gerçekten bağışıklıkla bastırıldığını ortaya koydu. Başka bir deyişle, sinir sisteminin tat yoluyla aldığı bir sinyal bağışıklık fonksiyonunu etkiliyordu. Bu, sinir sisteminin bağışıklık sistemini etkileyebileceğini gösteren ilk bilimsel deneylerden biriydi. Ardından 1981'de Indiana Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çalışan David L. Felten bağışıklık sisteminin kan damarlarına da açılan sinir ağlarını keşfetti. Araştırmalar lenfosit hücreleri, makrofaj hücreleri ve mast dolaşım sistemi üzerinden bağışıklık sistemi üzerinde ki etkisini gördü. Bu hücreler sinir sistemi üzerinde ki etkinin indirekt olarak bağışıklık sisteminin kontrolüne yardımcı oldu. Bu keşif, nöro-bağışıklık etkileşiminin nasıl başladığının ilk belirtilerinden birini sağladı. Ader, Cohen ve Felten, 1981'de beyin ve bağışıklık sisteminin tek bir entegre savunma sistemi oluşturduğunu öne süren ve dünya tıp tarihinde çığır açacak olan ‘ psikonöroimmunoloji ‘ kitabını düzenlemeye yönelik çalışmalarını sürdürdü. 1985 yılında, Georgetown Üniversitesi Ulusal Sağlık Enstitülerinden nörofarmakolog Candace Pert'in araştırması, hem beyin yani merkezi sinir sisteminin hem de bağışıklık sisteminin hücre duvarlarında, nöropeptit - spesifik reseptörlerin mevcut olduğunu buldular ve ortaya koydular. Nöropeptidlerin ve nörotransmitterlerin bağışıklık sistemine doğrudan etki ettikleri bilinmektedir. Ayrıca duygularla olan yakın ilişkilerini ve limbik sistemle olan bağlantılarını gösterir bir çok araştırma yapılmış ve bulunmuştur. Duyguların ve immünolojinin ( bağışıklık sisteminin) mekanizmasını açıklamaya yöneliktir. Yani; bağışıklık sistemi ve endokrin sisteminin sadece beyin tarafından değil merkezi sinir sistemi tarafından da aktive edildiğini, duygusal değişikliklerin de olumlu yada olumsuz hastalık üzerinde etkisi olduğunu göstermiştir. Stresin, anksiyete, korku, gerginlik, öfke ve üzüntü ve kalp hızı, kan basıncı ve terleme gibi fizyolojik değişiklikler gibi duygusal ve / veya davranışsal belirtiler yoluyla bağışıklık fonksiyonunu etkilediğine dair bir çok araştırma yapılmış ve ispatlanmıştır. Araştırmacılar, bu değişikliklerin sınırlı bir sürede yapılması durumunda yararlı olduğunu ileri sürürler ancak stres kronik olduğu zaman sistem dengeyi veya homeostazı koruyamaz ve bozulur.

Hangi hastalıklarda kullanılır ?

Depresyon
Kilo kontrolü
İnsülin Direnci
Diabet
Polikistik Over Sendromu
Ankilozan Spondilit
Romatoid Artrit
Sistemik Lupus Eritamatus
Astım
Alerji
Otizm
Gastrit
Multiple Skleroz
Sedef
Ülseratif Kolit
Chron Hastalığı
Dermatid
Psoriasiz
Migren
Panik atak
Ürtiker
Egzama
İrritabl bağırsak hastalığı
Hiperaktivite ve dikkat eksikliği
Dalgınlık ve kooperasyon problemlerinde
Yürüme, denge ve koordinasyon bozukluğu
Distoni
Premenstrüel Sendrom (PMS)
Konstipasyon ( Kabızlık)
Fibromiyalji ve Myofasial ağrılar
Behçet Hastalığı
Gut
FMF(Ailevi Akdeniz Ateşi)

Özetle; psikolosik yada duygusal kronikleşmiş tüm bozuk durumlar sinir sistemi üzerinden bağışıklık sistemini baskılar ve hastalıklara zemin hazırlar. Psikonöroimmünoloji ( PNİ) hastalıkla mücadele eden tüm insanların zeminde muhakkak destek alması gereken bir daldır. Yazımı Hipokratın ‘ Besininiz ilacınız , ilacınız besininiz olsun ‘ sözüyle bitiriyor şifalar diliyorum.

Saygılarımla
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Tıp Dünyasının Yeni Yaklaşım Metodu 'Psikonöroimmünoloji' Acaba Hangi Hastalıkların Çözümü ?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Fzt.Ahmet Burak SEZGİN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Fzt.Ahmet Burak SEZGİN'in izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Ahmet Burak SEZGİN Fotoğraf
Fzt.Ahmet Burak SEZGİN
İstanbul
Fizyoterapist
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi8 kez tavsiye edildiİş Adresi Kayıtlı
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
.
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Fzt.Ahmet Burak SEZGİN'in Yazıları
► Anat Baniel Metodu Nedir? Fzt.Mustafa Tarık KOBAN
► Kulağım Ağrıyor, Acaba Aıds mi Oldum? Yrd.Doç.Op.Dr. Tamer HALİLOĞLU
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 18,159 uzman makalesi arasında 'Tıp Dünyasının Yeni Yaklaşım Metodu 'Psikonöroimmünoloji' Acaba Hangi Hastalıkların Çözümü ?' başlığıyla benzeşen toplam 86 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► Osteopati Terapi Nedir? Mayıs 2017
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


10:47
Top