2007'den Bugüne 80,554 Tavsiye, 25,674 Uzman ve 17,961 Bilimsel Makale
Site İçi Arama Arayın :
Yeni Tavsiye Ekleyin!




Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Sünnet Yaşı
MAKALE #20616 © Yazan Doç.Dr.Arif BAHAR | Yayın YENİ Haziran 2019
Erkek çocuklarda 3-7 yaş arasında kastrasyon korkusu denilen bir durum oluşur. Bu korku, annelerini çok sevdikleri için genellikle babaları tarafından penislerinin kesileceği korkusudur.

Bu korku bizim gibi sünnet geleneği olup, söylemlerinde de sıkça buna atıfta bulunarak çocuk seven toplumlarda çok daha fazladır.

Bu korkuyu pekiştirecek söylemlerin ardından çocuğun bu eylemin gerekçelerini anlamayacağı bir yaşta sünnet edilmesi, tüm yaşamına cinsel problemlerle devam etmesine neden olur. Bu nedenle sünnetin psikanalitik sakıncalardan uzak durarak yapılma yaşı ‘çocuğun bu eylemin gerçek nedenini anlayabildiği yaştır’denilebilir.

Yıllar önce bu yaş için 2-6 yaş aralığıdır deniliyorsa da yakın zamana kadar 1 ila 5 yaş arasıdır denilir oldu. Ama kastrasyon korkusunun en sık görüldüğü yaş 3-7 yaş olduğundan, bunu 1-7 yaş olarak düzeltmek daha doğru olacaktır. Ancak bu takvim çocuktan çocuğa, sosyal zekasının olgunlaşma düzeyine göre değişir.

Psikanalizcilere göre kastrasyon anksiyetesi oluşmaması için ideal sünnet zamanı ilk 15 gündür. Psikanalitik açıdan bu doğru olabilir, ancak bu dönemde çocuğun alacağı anestezik maddelerin parçalanma ve vücuttan atılmasını sağlayacak karaciğer ve böbrek gibi organlar henüz tam olarak gelişmemiştir.

Anestezi yapmasak ? Nasılsa ağrı duymuyor ?
Yenidoğana zaten anestezi vermeye gerek yoktur deniliyorsa, çocuklarda ağrı duyusunun başladığı zamanın anne karnındaki 2. haftasının sonu olduğunu hatırlatmak gerekir.

Tablo: Bebeğin ağrı sinirlerinin gelişimi
Haftalar Duyusal gelişim
7 Cilt reseptörleri ve ağız etrafındaki duyusal sinirlerin gelişir
8-10 Beyin kabuğu belirmeye başlar
13 Omurilikteki duyusal sinirlerin olgunlaşır
15 Beyin kabuğu (kortex)’teki alt düzey bölgesi gelişir
16-18 Talamus ve tatamus dışı lifler kortekse ulaşır, hormonal ve dolaşımsal stress cevabı belirir
19 İlk EEG sinyalleri kaydedilebilir
20 Tüm fetusta cilt reseptörleri ve duyusal sinirler vardır, korteks altı bölgeler gelişir ve çalışır, ışık, ses, dokunma, ve tad duyusu kaydedilir.
32 İnhibitör mekanizmalar belirir


Ağrı duyduğunu nerden anlıyoruz ?


Yenidoğanın ağrı hissinin olduğu, daha ilk müdahalede burnunun aspirasyon sondasıyla ilk buluşmasında yüzünü buruşturmasından bellidir.


Ayrıca ağrı oluştuğu yenidoğanda kalp ve solunum sayısı, kan ve beyin içi basıncı artar. Ağrı anında bebekte kalbin vagal tonusu, çitten ölçülen oksijen satürasyonu, karbon dioksit basıncı ve periferik kan akımı azalır. Cilt rengi değişiklikleri, kusma, hıçkırık, gözde pupil genişlemesi, el ve alında terlemeler görülür.

Yenidoğan bebek ağrı duyar. Yenidoğanda ağrının giderilmemiş olmasının kısa ve uzun vadeli sonuçları vardır. Duyduğu ağrıyı hatırlamadığı zannedilse de bunun aksini gösteren birçok deneyim yaşanmıştır. Örneğin inanışları gereği çok erken yaşta ve anestezi yapılmaksızın sünnet edilmiş musevi çocuklarının, daha sonraki aylarda aşı olmaya götürüldüklerinde sağlık personeline gösterdikleri tepkilerin, anestezi verilerek sünnet edilen çocuklardan çok daha abartılı olduğu gözlenmiştir.

Ağrı için ne verilebilir ?


Akut ağrının giderilmesinde geleneksel altın standart olan morfin çok etkili olsa da bebekte beyin kanaması ve anesteziye bağlı ölüm oranında artış gibi çok ciddi ve çeşitli uzun vadeli sakıncalar oluşturabilir. Bu nedenle yenidoğan sünnetlerinde daha çok lokal anestezikler kullanılarak dorsal sinir blokajı veya EMLA kremle cilt anestezisi önerilir.

Yenidoğan dönemindeki sünnetin sakıncaları nelerdir ?


Sünnet küçük de olsa, sonuçta bir operasyondur ve özellikle yenidoğan sünnetinin bir takım komplikasyonları vardır. Bu komplikasyonlar binde 2-3 oranında görülür. En önemlileri, kanama, yara enfeksiyonları, penis ağzında darlık, sünnete bağlı fimozis (sünnet derisi darlıkları), yetersiz deri kesilmesi, ağır penis yapışıklıklardır. Diğer muhtemel komplikasyonlar sepsis, penis ucundaki duyarlı bölgenin (glans), yada derinin fazla kesilmesi ve üretra ile cilt arasında fistül oluşmasıdır.

Başka sakıncası ?


Yenidoğan bebeklerde bağışıklık sisteminin hücresel kısmı 6 haftaya kadar neredeyse hiç gelişmemiştir. Humoral kısma henüz sadece gebelikte anneden geçen antikorlardan oluşur. Yani çocuğun bağışıklığı neredeyse, sadece annenin geçirdiği hastalık etkenlerini tanır. Annesi yeterince hastalanmamış, yada pretermler gibi yeterince antikor almadan doğmuş bebeklerde sepsis riski yüksektir. O nedenle göbek kordonunun yanında yeni bir mikrop giriş kapısı açmak anlamına gelen sünnetin ertelenmesi son derece mantıklıdır.

Kimler sünnet olmamalı ?


Küçük bebekler, Bronkopulmoner displazili bebekler, oksijene bağımlı yaşayanlar, solunum durması (apne) ve kalp hızının yavaş olması (bradikardi) gibi problemleri olanlar, dış genital bölgeye ait anormallikle doğan (hipospadias, ambigıus genitalia) bebekler sünnet yapılmamalıdır.

Sünnetin yararları nelerdir ?


Ateşli idrar yolu enfeksiyonu riski erkek çocuklarda doğumdan 6 aya kadar en yüksek olmakla birlikte, bu risk beş yaşına kadar devam eder. Sünnet edilen erkek çocuklardaki idrar yolu enfeksiyonu sıklığı, sünnet edilmemişlere göre 10-15 kat daha azdır. Bu nedenledir ki, ABD de her yıl 1,2 - 1,5 milyon arasında sünnet gerçekleşmektedir. O halde,
• idrar yolu enfeksiyonu yada konjenital hidronefroz ve vezikoureteral reflü gibi, doğumsal bir aciliyet yoksa, gerek immun sistemin gelişimi, karaciğer, böbrek ve akciğerlerin gelişimi için 6 aylık zamanın beklenmesi,
• kastrasyon anksiyetesi gelişmemesi için bir yaşını geçirmeden işlemin tamamlanması,
• Eğer çocuğun birinci yaşı dolmuşsa, zorunlu tıbbi haller dışında beş, hatta yedi yaşından önce sünnet edilmemesi mantıklı görünmektedir.
Yazan
Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir:
"Sünnet Yaşı" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Doç.Dr.Arif BAHAR'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.
Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak Doç.Dr.Arif BAHAR'ın izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.
     Beğenin    
Facebook'ta paylaş Twitter'da paylaş Google Plus'da paylaş Linkin'de paylaş Pinterest'de paylaş Epostayla Paylaş
Yazan Uzman
Arif BAHAR Fotoğraf
Doç.Dr.Arif BAHAR
Ankara
Doktor "Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları"
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiİş Adresi KayıtlıTavsiyeEdiyorum.com'u sıkça ziyaret ediyor.
Psk. M. Berk KARAOĞLU
■ Çocuk ve Ergen Psikolojisi
■ Aile Terapileri
■ Bireysel Psikoterapi
■ Cinsel Terapiler
Makale Kütüphanemizden
İlgili Makaleler Doç.Dr.Arif BAHAR'ın Makaleleri
► Estetik Cerrahinin Yaşı Var mı? Prof.Op.Dr. Ege ÖZGENTAŞ
► Çocuklarda Sünnet.. Prof.Dr.İrfan Serdar ARDA
► Tüm Yönleriyle Sünnet Yrd.Doç.Dr. Basri ÇAKIROĞLU
► Tüm Yönleriyle Sünnet Prof.Dr.M.İhsan KARAMAN
► Hipospadias (Yarım Sünnet) Doç.Op.Dr.Cevdet KAYA
► Tıbbi Açıdan Sünnet Op.Dr.Emel OĞUZ (AVCUOĞULLARI)
► Sünnet: Neden? Ne Zaman? Nasıl? Prof.Op.Dr. Ünal ZORLUDEMİR
► Estetik Sünnet Konusunda Bilinmesi Gerekenler Prof.Op.Dr. Sinan EKİCİ
► Hemofilik Bireylerde Sünnet: Türkiye Modeli Prof.Dr.M.İhsan KARAMAN
TavsiyeEdiyorum.com Bilimsel Makaleler Kütüphanemizdeki 17,961 uzman makalesi arasında 'Sünnet Yaşı' başlığıyla benzeşen toplam 29 makaleden bu yazıyla en ilgili görülenleri yukarıda listelenmiştir.
► YENİİştahsız Çocuk Haziran 2019
Sitemizde yer alan döküman ve yazılar uzman üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte TavsiyeEdiyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, yazıların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan yazılar bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir uzmanla görüşmeden, yazı içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Yazıların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yer alan herhangi bir yazı başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir.


20:01
Top