TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



ÖFKE DUYGUSU İLE BAŞETME VE YÖNETME STRATEJİLERİ

Sema Bengi GÜRKAN Fotoğraf
Dr.Psk.Sema Bengi GÜRKAN
Adana
Psikolog
18 kez tavsiye edildiÖzgeçmişi MevcutKütüphanemizde Yayınlanan 4 Makalesi varFotoğrafı Mevcutİş Adresi KayıtlıTelefon Numaraları Kayıtlı
 
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 5081,

* Yayın Tarihi : 23-12-2008 - 15:55 (2044 gün önce),

* Ortalama Günde 2.49 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 13929 , Kelime Sayısı : 1720 , Boyut : 13.60 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Dr.Psk.Sema Bengi GÜRKAN hakkında söyledikleri:
Psikologa git denildiğinde çok kızıyor ve "niye ben deli miyim?" diye söyleniyordum. İnternette araştırma yaparken sitenizden Sema Hanım'ı gördüm, eğitimi ve üniversitesinden etkilendim ayrıca bayan olması da benim için tercih nedeniydi. Artık son zamanlarda çevremdekileri, ailemi de kırmaya başlamıştım. Çok çabuk öfkeleniyor ve fevri davranıyordum.Birşeyler yapmam gerekliydi.Çalışıyorum diye, ilaç da kullanmak istemedim.Terapi yoluyla bu sorundan kurtulup kurtulamayacağımı düşünüyodum. Sema Hanımla düşüncelerim tamamen değişti. Kendisinden aldığım destekle tepkilerimi kontrol etme... [DEVAMI..]
(u.a., Danışan, 24-06-2009)

Geçmişten gelen çok farklı sorunlarım vardı. Bunları hiç kimse ile paylaşamadım. Hep içimde birikti, büyüdü ve kocaman bir dağ oldu. Yaşadıklarım, hissettiklerim o kadar büyümüştü ki artık taşıyamaz olmuştum Gerçekten çok üzgündüm ve artık yaşamak dahi istemiyordum. Hiçbir şeye konsantre olamıyordum, hayatta hiçbir şey bana tat tuz vermiyordu artık. Ne işim ne ailem, hiç birşey. Sonra yardım almak için Sema Hanıma gittim. Şimdi nispeten daha iyiyim, aynı zamanda onun tavsiyesi ile başkasından ilaç desteği de aldım. Terapiler için ise kendisine gidiyorum. Artık daha rahatım. İlk başvuru esnası... [DEVAMI..]
(oya b., Danışan, 01-04-2009)

Ben Sema Hanım'ı tesadüfen bir uzman ararken sizin sitenizden buldum. Önce aldığı eğitimler çok etkiledi beni. Boğaziçili olması da ayrıcalığı idi. Her ne ise ben Hollandada yaşıyorum. Sorunlarımla ilgili, benimle aynı dili konuşan ve aynı kültürden birinden yardım almak istedim. Çünkü kendimi, duygu ve düşüncelerimi Türkçe olarak daha iyi ifade edebilirim, diye düşündüm. Önce Sema Hanıma mail yolladım sonra da webcam aracılığı ile online terapi yardımına başladık. Çok memnunum. Özellikle benim gibi yurtdışında yaşayanlar için çok güzel ve de bence ekonomik de bir hizmet.
(H.K., Danışan, 26-03-2009)

Sema Hanım'a en zor zamanımda başvurdum. Gerçekten çökkün ve üzgündüm. İşimden ayrılmıştım ve herşey sanki bana karanlık görünüyordu. İçimden kalkıp da psikologa gitmek için dahi enerjim yoktu. Bu arada onlineterapi ile ilgili kişilere bakınca Sema Hanım'ı netten buldum. Ben aslında İstanbulda yaşıyorum. Malum İstanbul trafiği, kalkıp psikoloğa gitmek vs gözümde büyüyordu. Bu nedenle eğitiminden ve buradaki tavsiye yazılarından etkilenerek Sema Hanımdan
onlineterapi almaya başladım. Şimdi kendimi daha iyi hissediyorum, keşke bu kadar ertelemeden yardım alsaymışım diyorum.

(Z.T, Danışan, 21-03-2009)

Dr.Psk.Sema Bengi GÜRKAN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
ÖFKE DUYGUSU İLE BAŞETME VE YÖNETME STRATEJİLERİ

ÖFKE DUYGUSU İLE BAŞETME VE YÖNETME STRATEJİLERİ


Öfke bir işarettir, hem de önemli bir işaret. Öfkemiz incindiğimizi, haklarımızın ihlal edildiğini, gereksinimlerimizin ya da isteklerimizin doğru şekilde karşılanmadığını ya da sadece, işlerin yolunda gitmediğini gösteren bir ileti olabilir. Öfkemiz yaşamımızdaki önemli bir duygusal sorunu ihmal ettiğimizi gösterebilir. Öfkemiz, başa çıkabileceğimizden çok daha fazlasını yaptığımızı ya da verdiğimizi gösteren bir işaret olabilir. Ya da öfkemiz başkalarının bizim için, kendi gelişimimiz ya da yeterliliğimiz pahasına çok fazla şey yaptıklarına dair bir uyarı olabilir. Tıpkı fiziksel acının elimizi sobadan çekmemizi gerektirdiği gibi acı da benliğimizin bütünlüğünü korur. Öfkemiz bizi, başkalarının hakkımızdaki tanımlama şekline “Hayır” ve kendi benliğimizin isteklerine “Evet” demeye yönlendirebilir.

Tanımadığınız, ele almadığınız öfke, içimizdeki bir tohum gibidir ve etkileri pek çok yöne uzanır. Bastırılmış öfke, öfkeyi ilk yaratan durumu sürdürmemize yol açan sistemleri meydana getirir. İşte bu yüzden, azami özgürlüğe giden yolda, bastırılmış öfkemizden haberli olmamız önemli bir adımdır. Şu anki incinmemizle onun kaynağı arasındaki bağlar, kolayca gözden kaçabilir. Acımızın kaynağı yılların ardına kapatılmış da olsa inkar edilemeyecek kadar güçlüdür. İnsanların, çocuklukta karşı çıktıkları durumları yaratacak kişilerle evlenmelerine yalnızca rastlantı deyip geçemeyiz. Yıllar boyu insanların hep aynı çıkmaz sokakları denemelerini, tövbe ettikleri işleri yeniden yapmalarını rastlantı ile açıklamak zordur. Eski davranış kalıplarımızın kaynağını ve gücünü anlamadığımız sürece, bunlarda gerçek bir değişme yapamayız.

Öfke ile Bir Sorunum Var mı?

Psikolog Ray Novaco, aşağıda sözü edilen, duygunun dört durumunu dikkate alarak öfkenin öncelenmesine yardım eder.


1. Sıklık:

Ne kadar sık öfkeleniyorsunuz? Ara sıra öfkelenmek sağlıklı olabilir ve bazen de yerindedir. Ama, eğer sık sık öfkeleniyorsanız sizi -ve etrafınızdakilerin- hayattan pek fazla zevk almadığınız söylenebilir! Hepimiz zaman zaman öfkeden çıldırırız, ama bazıları için bu çok sık tekrarlanır.

2.Yoğunluk:

Öfkeden ne kadar çıldırıyorsunuz? Genellikle, canınız sıkılıp biraz kızıyor musunuz, öfke ile mi doluyorsunuz veya bu ikisinin arasında bir şey mi hissediyorsunuz? Öfkelenmek ve huysuzluk nöbetleri sağlık sorunları ve ilişkilerinizde sorunlar yaratabilir.

3.Süreklilik:

Öfke nöbetinizi çabuk mu atlatırsınız? Yoksa bu konu üzerinde uzun uzun düşünme eğiliminde misiniz? Sizi kızdıran şeye takılıp kalmak , genellikle sizi daha çok kızdırır. Bir kaç saat sonra sizi öfkelendiren şeye veya başka birine hala kızıyor olabilirsiniz. Öfkelendiğinizde, öfkenizle ne kadar çabuk başa çıkabilir ve ondan ne kadar çabuk kurtulabilirseniz, hem sizin, hem de başkaları için o kadar iyi olur.

4.İfade Şekli:

Öfkenizi nasıl gösterirsiniz? Sessiz kalıp, kendinizi geri mi çekersiniz- böylece karşınızdakini sessizliğiniz ile mi cezalandırırsınız? Karşınızdaki ile iş birliğine reddederek ondan intikam mı alırsınız? Yoksa, bağırıp çağırır mısınız? (Sözcüklerle yara açabilirsiniz). Karşınızdakine onu kızdıracak isimler atfetmek, sövüp saymak, suçlamak ve tehdit etmek işbirliğini engeller. Bazıları öfkeyi fiziksel olarak dışa vurur.

Öfke ile bir sorununuz olup olmadığını belirlemek için, duygunuzun sonuçlarını inceleyin. Kendinize şu soruları sorun:
* Öfkem bana yardım mı ediyor, yoksa beni yaralıyor mu?
* İstediğim türden ilişkiler kurmamı sağlıyor mu?
Sorulara verdiğiniz cevaplarınız size doyurucu gelmediyse, öfkelenmenin alternatiflerini tartışmayı düşünün.

Neden Öfkeleniriz?

Duygular davranışları harekete geçirir - duygular inançları sürdürebilmek için enerji sağlarlar. Ve yaşanılan her duygunun birey için belirli bir amacı vardır. Öfkenin amaçlarına tekrar bakalım. Öfke şu amaçlara hizmet eder:

*Kontrol sağlamak veya kontrolü sürdürmek veya kontrol edilmeyi önlemek: Mesafe koymak için yararlıdır. Karşınızdakini bir kol boyu uzakta tutmak, kontrol edilmeyi önlemeye çalışmaktadır. Öfkeyi mesafe koymak için kullananlar, yakınlıktan korkarlar. Onlar için başkalarına yakın olmak, işbirliğinden çok, teslim olmaktır.
*Kazanmak: Örneğin, futbolcular öfkeyi, kazanma isteklerini harekete geçirmek için kullanabilirler. Ayrıca öfke, bir tartışmada avantaj sağlamak ve sürdürmek için de kullanılabilir.
*İntikam almak: Kırıldığınızda, sizi kıranı cezalandırmak için öfke kullanılır.
*Haklarınızı korumak: Birisi haklarınıza tecavüz ederse, kendinizi korumak için öfkelenirsiniz.

Kendiniz Nasıl Öfkenize Yol Açarsınız?

Tüm duygular gibi, yoğun duyguları da inançlar-olaylar hakkında kendi kendinize söyledikleriniz- yaratır. Öfkenize kendinizin nasıl yol açtığını görmek için aşağıdaki uygulamayı yapın.


Kendini Tanıma Alıştırması

Öfkenize Kendinizin Yol Açması


Birinci Aşama
Birine sadece kızdığınız-öfkelenmediğiniz- bir olayı hatırlayın.
Gözlerinizi kapayın ve derin nefes alarak gevşeyin. Olayı yaşadığınız ana geri dönün. Olayı görselleştirin - karşınızdakini görün. Siz ve karşınızdaki kişi konuşuyorsa, sözleri duyun. Ne düşündüğünüze konsantre olun. Olayla ilgili olarak kendinize neler söylüyorsunuz. Birkaç derin nefes alın, gözlerinizi açın ve kendi kendinize neler söylediğinizi yazın.

İkinci Aşama

Sahneyi tekrar gözünüzde canlandırın. Bu kez, kendinize daha sert sözler söyleyin. Öfke duymanızı sağlayacak kadar sert sözcükler kullanın. Gerçekten öfkelenene kadar sahneden ayrılmayın. Sonra gözlerinizi açın ve kendinize söylediklerinizi yazın.
Ne keşfettiğiniz? Belki de, ilk sahnede, sadece kızgınken, karşınızdaki kişinin beklemediğiniz davranışı yüzünden nasıl hayal kırıklığına uğradığınızı düşünüyordunuz. Ama 2. durumda, kendinizi öfkelendirdiğinizde, büyük olasılıkla, kendinize durumun "ne felaket" olduğunu belirten sözcükler söylüyordunuz. Belki, karşınızdaki kişinin davranışları ile ilgili taleplerde bulunuyordunuz. Onun, sizin beklentilerinize göre davranmak "gerekliliği" veya "zorunluluğu" olduğundan söz ediyordunuz. "Bu duruma dayanamıyorum" gibi cümleler sarf etmiş olmanız olasılığı da var. Ve belki de, bu kişiye sövüp sayarak- birey olarak onu kötü kabul ederek- onu reddediyordunuz
Öfkenin başlama şekli çoğunlukla böyledir. Önce kendimize hoş olmayan şeyler söyleriz ve hayal kırıklığı, kızgınlık ve korku gibi hoş olmayan duygular yaşarız. Sonra, daha fazla gerginleşir, talep eden, şikayet eden ve suçlayan tavırlar sergileriz. Öfkeye kendimiz yol açarız

Daha az yoğun tatsız düşünceleri fark etmeyi ve onlarla ve sonuçlarıyla başa çıkmayı öğrenmek, gereksiz öfkeyi önler. Bundan sonra öfkelendiğinizde, şu soruları düşünün:

1-Öfke ile birlikte başka hangi duyguları yaşıyorum?
Örneğin:
Bir arkadaşınızın, ona olan güveninizi sarstığını farz edin. Büyük olasılıkla, ilkönce kırıldığınızı hissedeceksiniz.

2-Öfkelenmeme nasıl yol açıyorum? Mantıksız inançlarım neler?
Bunu bana nasıl yapar? Bunu kabul edemem! O bir alçak. Onu tanıyamamışım. Haddini bildireceğim.

3-Bu duruma daha mantıklı nasıl yaklaşabilirim? Talep etme, dayanamama, şikayet etme ve suçlama dışında kendime neler söyleyebilirim?

Kendinize şunları söyleyebilirsiniz: Ona sır vermemem gerektiği ortada - fakat bu herkesin güvenilmez olduğu anlamına gelmez. Kırıldım, ama buna dayanabilirim - hayatım devam edecek! Belki onu daha iyi tanımam gerekirdi, fakat tanımıyordum. Bir daha ki sefere daha dikkatli olacağım. Onun bazı özelliklerini seviyorum, ama bu sevdiğim özelliklerinden biri değil!

4- Olumlu bir bakış açısı seçeneği ne olurdu? Durumdaki olumlu potansiyel nedir? Bir fırsat ya da öğrenilecek bir şey var mı? Olaya mizahi bakış nasıl olurdu?
Kendinize şöyle diyebilirsiniz: En azından onunla olan ilişkimin sınırlarını öğrenmiş oldum. Birçok açıdan hoş bir kadın, fakat sır verilecek birisi değil.
Veya mizahi açıdan: Şimdi film yıldızları gibi oldum -herkes benden söz ediyor!

5-Amacımı nasıl değiştirebilirim? Kontrol etmeye çalışmak benim için ne kadar önemli? Benim kazanmam şart mı, yoksa her ikimizin de kazanacağı bir yol var mı? İntikam almanın sonuçları neler? Haklarımı başka nasıl koruyabilirim?

Güveni hiçe sayan arkadaşınızdan intikam almak misillemeyi getirecektir. Bundan böyle onunla sırlarınızı paylaşmamaya karar vermekle, haklarınızı koruyorsunuz. Aynı zamanda, o kişi ile olan ilişkinizdeki sınırlara karar vererek durumu kontrol ediyorsunuz. Ayrıca, kırıldığınızı söyleyip bu konuyu tekrar konuşmak isteyebilirsiniz. Ya da bu durumda öfkenin en iyi tepki olduğuna karar verebilirsiniz. Kararınız bu ise, öfkenizi ifade ederken, karşınızdaki kişiye saygıyı koruduğunuzdan emin olun. Suçlama veya sayıp sövme olmamalı - sadece gerçeklerden söz edin. Şöyle diyebilirsiniz: "Çok öfkeliyim çünkü ...'yı sana sır olarak verdim. Kendimi aldatılmış hissediyorum."

Ne Hissettiğim Gerçekten Bana mı Bağlı?


Ne hissettiğiniz gerçekten kendinize bağlı. Hemen her zaman bir seçeneğiniz vardır.
Seçme sürecine, duygularınızın amacını belirleyerek başlayın. Şu anda size nasıl hizmet ediyorlar?

Sonra, kendinizi yoğun mutsuz duygulara itip itmediğinizi bulmak için inançlarınızı inceleyin. Talep etme, dayanamama, şikayet etme ve suçlamayı durdurarak, mantıksız düşünmeyi durdurabileceğinizi öğrendiniz.

Kafanızdaki görüntüler, duygularınızı kuvvetle etkiler. Görüntü ve sözcükleri değiştirmek için, görselleştirmeyi, kendinizle olumlu konuşma ile birleştirin; böylece yeni duygular seçebilirsiniz.

Gevşemeyi öğrenerek stres, depresyon, öfke ve endişeyi yönetebilirsiniz. Rahat bir duruma geçmenize derin soluk almanın yardımı olur.

Kişisel duyguları idare etmek için öğrendiğiniz belirli işlemlerle birleştiğinde, bu anahtar beceriler duygularınızın yönetimini ele almanızı sağlayacak güçlü donanımlardır. Bu önerileri uygulayın, hayatınızın bir parçası yapın ve duygusal seçim gücüne sahip olun.
Yani... hemen hemen. Duygusal seçim gücüne gerçekten ulaşmak için bir şey daha gereklidir ve bunu size kendinizden başka kimse vermez- kendinize olan inancınız.


İnanç Duyguları Harekete Geçirebilir


Mosak, "inanmak görmektir" der. Septik (şüpheci) bakış açısı olan "görmek inanmaktır" değil -fakat optimistik (iyimser) bakış açısı olan "inanmak görmektir."

Üzüntü veren duygularınızla ilgili bir şeyler yapabileceğiniz konusunda kendinize biraz da olsa inanmalısınız. Kendinize inanmanız, öğrendiğiniz becerileri uygulamada size yardımcı olacaktır. Kendinize olan bu inancınızı yitirmeyin -amacınıza ulaşmanın tek yolu budur- yoksa yaptığınız hiçbir şeye değmez. Size nasıl yeni duygular seçeceğinizi öğrettik, ama bu çabayı harcamak için karar vermeniz size kalmıştır.

Kendini değiştirmek zor iştir. Ve kendine güven olmadan hiçbir şey başarılamaz. Başarı formülü de basittir: İnanç+Çaba=İlerleme.


İnancı Yitirmemenin Yolları


Kendinize güveninizi beslemek ve sürdürmek için yapabileceğiniz bazı şeyler vardır:


* Güçlü yönlerinizi belirleyin. Bunu düzenli olarak yapın. Güçlü yönlerinizin bir listesini çıkarın ve defterinize yazın. Enerjik misiniz? Kararlı? Israrlı? Becerikli? Hangi yönünüzü güçlü olarak görüyorsunuz yazın ve bu yönünüzü takdir edin.

* İlerlemenizi takip edin. Mükemmel olana kadar beklemeyin! Çok uzun süre beklersiniz! Amacınızı elde etmek için attığınız her olumlu adıma önem verin. Elde ettiğiniz her ilerlemede -size ne kadar küçük gözükürse gözüksün- kendinizi kutlayın.

* Aksilikleri kabul edin. Hayat bir merdiven değildir - her basamakta yukarı tırmanmazsanız. Hayat daha çok bir dalga gibidir, ileri gider ve geri çekilir. Fakat ileri her gidişte, kıyıya biraz daha yaklaşma vardır. Hatalar yapacaksınız -bu kaçınılmaz. Eninde sonunda insansınız. Başarısız olduğunuzda, "Ne öğrendim?" sorusunu sorun.

* Olumlu sonuçlar bekleyin. Davranışlarınız, beklentilerinizle aynı çizgide yürür. Çoğunlukla, ne beklerseniz onu elde edersiniz. Mükemmel olmamanıza rağmen ve hata yapma şansınız olmasına rağmen, sürekli olumsuz beklentiler hata yapma olasılığını artırır. Bunun yerine, başarı bekleyin - kaybedecek bir şeyiniz olmaz; ama çok şey kazanırsınız.

* Güldürü duygunuzu kullanın. Hayatın zorluklarını karşılamada güldürü duygunuzu en iyi müttefikinizdir. Hatalarınıza güldüğünüzde, anlayışınız değişir. Güldürüyü görmek cesaret kırıklığına- değişimin düşmanı- karşı koyar.




Gerçekten Kısa Sürede Kendimi Daha İyi Hissedebilir miyim?


Bu sorunun cevabı -değişebilir. Bu size bağlıdır. Ne kadar süredir kendinizi böyle hissediyorsunuz? Ne kadar süre daha kendinizi böyle hissetmek istiyorsunuz? Bu duygudan elinize ne geçiyor- amacı ne? Böyle hissetmenin sonuçları neler? Bu sonuçlarla ne kadar süre yaşamaya hazırsınız? Bunlar kendinizi kötü hissettiğinizde kendinize sormanız gereken sorular. Değişmek için olan inancınız, azminiz ve ısrarınız, ilerlemenizin hızını belirleyecektir.


Pratik Yapmak İlerlemeyi Artırır


Eğer golf veya tenis oynamayı öğrenmek istiyorsanız, golf sopasını veya tenis raketini alır pratik yaparsınız. Duyguları değiştirmek için de aynı şey geçerlidir. Yetiştirilirken pratiğini yaptığınız beceriler, duygu oyununu öğrenme şansınızı artırır. Duygularınızı yazmaya v onları fark etmeye devam edin, yardım aldınız diye yazmayı ve pratik yapmayı kesmeyin. İşin sırrı uygulamadadır. Pratik yaparak bu becerileri uygulamak, onları iyice yerleştirir ve başarı şansınızı artırır. Kendinize, yazmaya devam etme ve istemediğiniz bir duyguyu her yaşadığınızda yeni becerilerinizi uygulama sözü verin.


Kendinize Karşı Sabırlı Olun

Ne duygusal seçim gücü birdenbire gelecek, ne de bu konuda mükemmel olacaksınız. Sabır ve azimle, danışmada elde edilen becerileri duygularınızı kontrol etmek için uygulamaya koyabilirsiniz. Bunu şu anda görmeyebilirsiniz, özellikle eğer hayatınızın bu döneminde yoğun olumsuz duygular yaşıyorsanız. Ama başarabilirsiniz.





Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"ÖFKE DUYGUSU İLE BAŞETME VE YÖNETME STRATEJİLERİ" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Dr.Psk.Sema Bengi GÜRKAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Sosyal Anksiyetik Bireyler Mi Yetiştiriyoruz? , Ezgi KARAKAYA
  • Çocuklarda Tuvalet Eğitimi , Hale Nur KILIÇ
  • Öğrenme Bozukluğu ( Özel Öğrenme Güçlüğü) , Neşe ŞAHİN
  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (Dehb) , Neşe ŞAHİN
  • Çocuğunuz Öfkelendiğinde Onu Nasıl Sakinleştirirsiniz? , Neşe ŞAHİN
  • İnsanlar Niçin İntihar Ederler? , Ali BIÇAK
  • Aldatma Hikayesi , Ali BIÇAK
  • Az Sözle Çok Şey Elde Etmenin Nedeni , İlkten ÇETİN
  • Psikolojik Ağrılar , Nilüfer ÖNDER SANATÇI
  • Psikoteknik , Reyhan Nuray DUMAN
  • Panik Atak , Ezgi KARAKAYA
  • Reddedilince Aldırmamanın Yolları , Mahir Efe FALAY
  • Beğenilen , Başarılı Ve Mutlu Bir İnsan Olabilme , İlkten ÇETİN
  • Daha Az Tenkit , Daha Fazla Anlayış Nasıl Yapılır ? , İlkten ÇETİN
  • Issız Bir Adaya Düşersem İlk İnternetimi Alırım , Aslı KARTOL
  • Yoksa Tembellik Bir Hastalık Mı? , Aslı KARTOL
  • Umudunu Kaybetme , Aslı KARTOL
  • Çocuklarda Öfke Krizleri , İlay AKTOPRAK
  • Depresyondayım Bu Hafta! , Ali BIÇAK
  • Bebeğin Psikolojik Gelişiminde Anne-Babanın Rolü , Ali BIÇAK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    01:53
    Top