TavsiyeEdiyorum.com
TavsiyeEdiyorum.com  
.com
Arama : | Site İçi Arama

Yeni Tavsiye Ekleyin!



Hipnoz Nedir?

Soner KOŞAN Fotoğraf
Pdg.Soner KOŞAN
İstanbul
Pedagog
TavsiyeEdiyorum.com Üyesi1 kez tavsiye edildiKütüphanemizde Yayınlanan 3 Makalesi varFotoğrafı Mevcut
Makale Bilgileri
* Toplam Okuyucu : 2599,

* Yayın Tarihi : 24-06-2009 - 10:49 (2004 gün önce),

* Ortalama Günde 1.30 okuyucu.

* Karakter Sayısı : 17968 , Kelime Sayısı : 2420 , Boyut : 17.55 Kb.
Ziyaretçilerimizin Üyemiz Pdg.Soner KOŞAN hakkında söyledikleri:
merhaba, soner bey ile grup terapisi sırasında tanıstım. daha önceleri de grup terapilerine katılmıstım ama onun sistemi bizlerle iletisimi cok daha iyiydi. böylece onun terapilerine devam ettim. daha sonra bireysel terapilerim de oldu ve iki yıldır düzenli devam etmekteyim.öncelikle meslegini cok sevmesi bize samimi davranması mesafe koymaması benim icin gercekten önemliydi. cünkü ben 13 yıldır duygudurum hastasıydım doktarlarımla bile rahat konusamıyodum. istanbulda bir üniversite ögrencisiyim. saglık sorunlarımdan okuluma devam edemedim bırakmak üzereydim. simdi okuluma basarılı bir sekilde... [DEVAMI..]
(meric, Danışan, 29-07-2009)

Pdg.Soner KOŞAN Hakkındaki Tüm Tavsiyeler
Hipnoz Nedir?

Hipnoz nedir? ne değildir?
Kabuğunu kır, bırak güneş içine girsin

Hepimizin geçmişinde yarım kalan duygularımız, arzularımız, ihtiraslarımız, yaralarımız, görmek zorunda kaldığımız veya tanık olduğumuz olaylar, gözyaşlarımız, hayal kırıklığımız zorlanmalarımız ve aldandığımız durumlar var. Biz gündelik yaşamımızı devam ettirebilmek için bunların çoğunu ya unutma yoluna gireriz yâda bastırırız. Ama unuttuğum bir şey var bilincimiz unutabilir ama bilinçaltı bir depo, bir kütüphane gibi tüm olayları duyguları arşivler ve zamanı geldiğinde farklı bir şekilde hissettirir. İşte burada hipnozu devreye sokarsak vücudun verdiği sinyali doğru algılamış ve doğru tedavi yöntmi ile sorunlardan kurtulmuş oluruz.

Hipnoz, kişinin bilinçaltı düşüncelerine erişmeye çalışan bir tekniktir. Zihnimiz ile bilgisayar arasında çok önemli ortak özellikler ve farklılıklar. Ama eğer beynimizi nesnel olarak bir şeye benzetmek gereği duyarsak en yakın nesne bilgisayar olacaktır.
Yanlış ya da doğruyu birbirinden ayırt etmeden ne yüklenirse o programı işleten bir bilgisayar. Bilgisayara veya insana virüs bulaştığı takdirde hem bilgisayar hemde insan yalpalamaya ve çökmeye doğru bir yol alır. Kötü alışkanlıklar, sorunlu davranışlar, bozuk ilişkiler, bir türlü mutlu olamamalar, hastalık denen fiziksel bozukluklar, depresyonlar hep bozuk çalışan bu bilgisayarın ürünleridir. Peki, bu sorunlu durumları yeniden normal çalışmasını sağlayacak tedavi şekilleri varmı?
Var tabiî ki
· Medikal çözüm
· Terapi
· Hipnoz
Medikal çözüm daha çok kimyasal maddelerin vucuda alınması ile ve yalnızca anlık ve kısa süreli semptomların bastırılmasını süzenler
Terapi uzun vadede ve kesin çözüm sağlar
Hipnoz kısa sürede kesine yakın çözüm sağlar

Bilgisayarla insan beynin ortak yönleri
Elektrik sinyali ile çalışırlar
2- li sistem geçerlidir
Enerji tüketimi yapılan işle artar
Veri girişi için periferal üniteler vardır.
Bilgisayar çerisinde Matematik, İşlemcisi Hard disk (Hafıza), Ram gibi bölümlere benzer kısımlar, beyinde de bulunur.
Bilgisayardaki Bios yapısı beyinde bulunur.

Farklılıklar
Bilgisayar hayatta kalmaya çalışmaz
Otonomik değildir kendiliğinden hayata geçmez
Bilgisayarda Amigdalaya benzer bir yapı yoktur.
Bilgisayarda sağ beyninin fonksiyonlarını yapabilen yapısal özellikler yoktur.
Hali hazırda beynimizin kapasitesinde bir bilgisayar bulunmamaktadır.
Bilgisayarda nöopeptit sistem bulunmaz

Hipnoz nedir?

Hipnoz doğal bir zihinsel durumdur.
Hipnoz daha çok şov amaçlı veya tedaviden uzak bir alternatif tıp veya samimi bulunmayan bir tedavi şekli olarak yıllardan beri bize gerek medyadan gerek çevremizden lanse edildi.
Zeka seviyesi normal olan herkes hipnoz olabilir. Bunun için gerekli olan istemek ve sorunlarından kurtulmak için uzmanın, hipnoz seansına katılmak. Biz çoğu zaman kendiliğinden hipnoz oluruz. Çünkü hipnoz zaten zihnin doğal bir durumudur. Bazen müzik dinlerken, bazen sevdiğiniz bir işe dalmışken, bazen kitap okurken hipnoz haline geçersiniz. Ya da gözlerinizi kapatıp hayal kurmaya başladığınızda. Ve özellikle araç kullananlar. Bazen öyle bir dalarsınız ki, döneceğiniz kavşağı geçersiniz. Yani otomatik pilot sanki arabayı kullanır. Aslında otomatik bir dikkat durumu vardır. Tüm bunlar hipnozun hafif durumlarıdır.

Bazen de kendiliğinden derin hipnoz haline ulaşırız. Derin hipnozun en önemli özelliği telkine açıklık dediğimiz haldir. Derin hipnoz halinde verilen telkinler bilinçaltı tarafından otomatik kabul edilir ve yerine getirilir. Ağrı hissetmemek.
Derin hipnoz halinde mümkündür. Sadece derin hipnoz halinde verilen telkinler ağrıyı ortadan kaldırır. Bu bazen elimizde ya da kolumuzda bir morluk fark ederiz. Bir anda bu nereden çıktı deriz. Bir işe dalmışızdır. Ve elimizin sıkıştığını ya da kesildiğini fark etmeyiz bile. Daha derin hipnoz halleri de vardır.
Trafik kazası geçiren arkadaşlarımız varsa bilirler yok ise de çevrenize sorun. İlk anda (bu yarım saate hatta daha fazla süreye kadar çıkabilir) kaza geçirdiğinizde hiçbir ağrı hissetmezsiniz. Bunun sebebi vücudun o anda direk hipnoza girme isteği ve koruma arzusu içinde olmasıdır. Biz buna doğal ve refleksiv hipnoz diyoruz.
Bunun uzman tarafından yapıldığında ise bir çok cerrahi müdahalelerde narkoza gerek kalmadan hipnoz ile ağrı duymadan ameliyatlar gerçekleşebilir.

Ya da negatif halüsinasyon. Olan bir şeyi görmemek gibi. Tüm bunlar telkinle olur. Gözlerine açar ve karşıdaki masayı görmez. Bu durumlar kendiliğinden olur.
Masada oturmuş ailece yemek yiyorsunuzdur ve yemeğe tuz atma ihtiyacı duyuyorsunuz. Masada tuz arıyorsunuz ve ilk kelimeniz masada “tuz yok. Tuz nerde” diye söyleniyorsunuz. Ve devam ediyorsunuz “tuz yok tuzu göremiyorum” diye Ve yanınızdaki elini uzatıp tamda burnunuzun dibinden tuzluğu size uzatır. Hâlbuki önünüz dâhil tüm masaya detaylıca bakmışsınızdır. İlk verdiğiniz telkinle kocaman nesneyi görmüyorsunuz. Bu ilk telkin bilinçaltı tarafından kabul edilir ve masada tuzluğun olmadığına ikna olmuştur taaki birinin gözünüze sokana kadar.

Hipnoz Bilinçaltının açık hale gelmesidir.

Hipnoz sihir değildir. Büyü değildir. Okus pokus değildir. Hipnoz doğal bir durumdur ve bu doğal durumu oluşturmak için kullandığımız tekniklerdir. Pratikle öğrenilen ve güçlendirilen bir durumdur. Her seferinde daha derine gitme gücü kazanmaktır. Hipnoz zihnin bilinç denen kısmının atlanarak bilinçaltına ulaşma yöntemidir.

Şimdi zihin modeline bir göz atalım. Hipnotist açısından üç düzeyde zihin vardır. Bilinç, bilinç dışı ve bilinçaltı. Ama beyinde bunları ayırt eden sınırlar yoktur. Bu ayırım işlev açısındadır. Tabiki beyinde bu işlevleri üstlenmiş belli bölümler var. Bilinçdışından konuşurken otomatik işlevlerden konuşuyoruz demektir.

Otomatik olan işler. Nefes almak, kalbin çarpması. Klavyeyi kullanmak. Araba kullanmak. Eğer her an bu olayları düşünseniz başka bir iş yapamazsınız. "Acaba nefes alıyor muyum?" gibi. Hipnozla rahatlıkla bu işlevleri etkileyebiliriz.

Duygular. Bilinçdışının otomatik fiziksel reaksiyonlarıdır. Bunlarda otomatik olarak oluşur. Kızmaya başladığımızda vücudumuzdaki gerilmeleri mimik hareketleri biz kontrol edemeyiz otomatik o olaya bağlı olarak zincirleme fonksiyon ile vücut gardını alır. Geçmiş yaşantılarımızda kabullenemediğimiz veya bilinçaltımızda muhafaza ettiğimiz duygular bilinçaltımızda birikir ve benzer olaylarda ortaya çıkar ve uzun ve farklı rahatsızlıklarla kendini gösterir. Hipnoz geçmişin halledilmeyen olaylarını halletmemiz için mükemmel bir ortam sağlar.

Bilinçaltı; Büyük bir bilgi deposudur. Büyük bir kütüphanedir. Arşivimizdir. Yaşadığımız her şey orada kayıtlıdır. Kayıtlar sadece boş bir film gibi değildir. Duygusuyla beraber oradadır. Çocuklukta kaydolan birçok olay ve duygu erişkin olduğumuz zaman farklı anlamlar kazanır. Çocukken annemiz bizi azarlarsa genellikle kendimizle ilgili bir sorun olduğunu düşünürüz. Ama bu düşünce erişkin aklı tarafından başka bir anlayışa çevrilir ama çocukluktaki o acı duygu sanki bir sabun köpüğü içinde saklanır. İşte hipnoz sayesinde bu sabun köpüğünü patlatmak ve hala kendimizle ilgili taşıdığımız olumsuz yargılardan kurtulmak mümkündür.

Bilinçaltı tüm alışkanlıkların oluştuğu yerdir. Örneğin çocuklukta anne-baba dede vs hep eleştirel olarak bize yaklaşmışsa bizde kendi kendimiz eleştirmeyi öğreniriz ve bu bir alışkanlık olur. Bu durum başarının önünde önemli bir engeldir. Bilinçaltı bunu öyle bir gizler ki bunun nereden kaynaklandığını hipnoz olmadan anlayamayız. Yaşadığımız zaten bir hipnozdur.

İnançlar. İki tanımı vardır. İnanmak bilmemektir. İnandığınız her şeyi bilmiyorsunuz demektir. Yoksa bilirim derdiniz. İkinci tanımı ise sanki olmuş gibi kabul edip ona göre davranmaktır. Yani bir olay hakkında bir inanç taşırsınız ve o gerçekmiş gibi davranışlarınızı ayarlarsınız. Doğru olmadığını bile bile. Birçok inançlar geçmiş tarihinizin bir ürünüdür. Hiç bir dayanağı yoktur. Kültürel değerler, aile içi ilişkiler, çevre bu inançların oluşmasını sağlar. Bilinçaltına birçok inanç silinmeyen bir yazı gibi kazınır. Hipnozla bu inançları yeniden düzenlemek, eskileriyle yenilerini değiştirmek mümkündür. Çocuklar her şeye inanır. Devler, cüceler, hayaletler. Çocuk bilinçaltının en çılgın fikirleri bile ret edecek gücü ve bilgisi yoktur.

Bilinçaltı da bilinçdışı gibi koruyucudur. Bilinçdışı koruma işlevini reflekslerle sağlar. Bu doğuştan gelen yüklenmiş bir bilgidir. Göz kırpma gibi. Bilinçaltı ise öğrendikleriyle korur. Öğrendiklerini doğru ya da yanlış diye yargılama gücü yoktur. Ne öğrenirse ona göre korur. Birçok anlamsız görünene fobi, panik atak gibi durumların ardında bu öğrenme sürecinin etkisi vardır.

Hipnoz bir ortak çalışmadır. Bir ekip çalışmasıdır. Hipnoz olmak isteyen rıza gösterecek ve hipnoterapist de bu rızayı eyleme hayata geçirecek.
Hipnoz uyku değildir. Uyku bilinçsizlik demektir.
Bazen biz bir şarkıyı duyduğumuzda yaşadığımız olay gelir eğer o olay iyi ise o şarkıyı sever eğer o olaydan rahatsız bir durumda isek o şarkıdan nefret etme noktasına kadar duygularımız keskinleşir. Sonuç aslında şarkıyı sevmek veya şarkıdan nefret etmektir. Ama neden başkadır işte bu nedeni bulmak da hipnoterapistin işidir. Eğer siz o şarkıyı dinleme o zaman sorun biter diye düşünürseniz ağrıkesici almış olursunuz o zamanı geldiğinde yine sizi farklı ağrılar ile rahatsız edecektir. Bundan dolayı olayın nedenine inmek her zaman kesin ve kalıcı çözümler verecektir.

Bilinçaltının kendine göre bir ilişki kurma mantığı vardır. Bunun bizim bildiğimiz formel mantıkla bir alakası yoktur. Formel mantık neden sonuç ilişkisine göre çalışır. "hava bulutlu, yağmur yağacak" gibi. Formel mantık bilincin bir işlevidir. Ama formel mantıkta kurulan neden sonuç ilişkisinin yine de gerçekle bir bağlantısı olmayabilir. Çoğu zamanda yoktur. Ama mantık insanı rahatlatan bir bilinç özelliğidir. Bir şeyin nedenini bilirsek rahatlarız. Bilinemezlik bir korku kaynağıdır. Bu nedenle insanoğlu tarihin derinliklerinden beri her şeyi izah etmeye çalışmış bir gerçek bulamazsa bir şeyler uydurmuştur. Sonra da uydurduklarına inanmaya başlamıştır.

Hipnoz yardımıyla asla iyileşmez denilen birçok durumdan kurtulmak mümkündür.
Hipnoz altındayken en çok sorulan sorular bana özel olan sırlarımı hipnoz esnasında söylermiyim? diye.

Kişi sonradan pişman olacağı yada kişiliğine uygun olmayan bir şeyi ne kadar derin hipnoz olursa olsun söylemez ve yapmaz. Hipnoterapist eğer ısrarcı olursa hipnoz yüzeyleşir ve hipnoz olan transtan çıkar.

Hipnozun kullanıldığı alanlar
Genel Tıpda Hipnoz: Ağrılarda, Ağrısız Doğumda, Trigeminal Nevraljide, Dişci Korkusunda, Anestezide, Migrende, Asabi Tansiyonda, Astımda, Ülseratif Kolon, İrritabl Kolonda, Allerjik Deri Hastalıklarında.
Psikiyatride Hipnoz: Tik, Kekemelik, Anoreksia Nervosa, Bulumia Nervosa, Obesitede, Gece İdrar Kaçırma, Sigara - Alkol - Madde Bağımlılığı, Depresyon, Fobiler, Performans Anksiyetesi, Panik Bozukluğu, Sosyal Fobi, Posttravmatik Stres Bozukluğu, Çoğul Kişilik Bozukluğu, Psikolojik Bellek Kayıpları, Psikolojik Nedenli Bayılmalar, Psikolojik Ağrı Bozuklukları, Cinsel İşlev Bozuklukları, Vajinismus, Uyku Bozukluklarında, Diş Sıkma
Diğer Alanlarda Hipnoz:
Spor, Kilo Verme, dengeleme ve beslenme alışkanlıklarını. düzenleme. ÖSS OKS ve benzeri sınavlarda hızlı puan artışı, Motivasyon, çalışma alışkanlıklarını düzenleme, Eğitim ve Endüstride Performans Arttırmada, Yabancı Dil Eğitiminde.


Hint ve Mısır Uyku tapınakları

Hipnozun bir iyileştirme aracı olarak kullanılması Hintlilere dayanıyor. Onlar hastalarını uyku tapınaklarına götürür ve hipnotik telkinlerle iyileştirirmiş. Aynı duruma mısır ve Yunanlılarda da rastlanıyor. Law of Manu isimli Sanskritçe kitapta hipnozun değişik durumlarını anlatıyormuş. uykuda gezer hali, rüya-uyku hali ve ekztazik uyku hali gibi. uyku haline sokucu hipnotik indüksiyon tipleri tanımlanmış. Gruplar halinde yapılan bir çok tören hipnotik doğa içerir.

1600 lerde hayvanları hipnotize ediyorlarmış.. Civcivlerin gagalarını bağlar ve tebeşirle çizilmiş bir çizgi üzerinde çekerlermiş. Bu şekilde civcivleri sakinleştirirlermiş. Fransa'da çiftçiler tavukları hipnotize ederek kendilerine ait olmayan yumurtalar üzerinde oturtmayı öğrenmişler. 1800 lerde gösterilerde bir çok hayvan hipnotizması kullanılırmış.

Mıknatıslar ve diğer iyileştirici objeler..
Paracelsus ve "Magnet" iyileşme
Paracelsus (1493-1541), İsviçreli tıp doktoru, aynı zamanda sfilizin iyileşmesinde cıvayı bulan kişi. Çalışmalarında mıknatısı kullanan ilk kişi olarak biliniyor. Birçok kişi mıknatıs bedeninden geçirildikten sonra iyileşmiş.

Johann Joseph Gassner
Johann Joseph Gassner (1727-1779) Katolik bir papaz. Hastalıklar şeytani kötü ruhlar tarafından oluşturulur diyor. Ve papazların şeytan çıkarma yöntemleriyle iyileştirilir. İlk kez sakin hipnoz elde eden bir kişi. yaptığı iş basit telkinler ama bunu dini törenlerle paketliyor. bir kadının kalbini öyle yavaşlatıyor ki hekimler ölü kararı veriyor. Ama sonra onu hipnozdan çıkarıyor ve böylece cennetin gücünü eline almış oluyor.

Father Maximilian Hell
1771 civarında, Viyanalı Jesuit ( İsa takipçisi) Maximilian Hell (1720-1792) mıknatısı ve çelik plakları iyileştirme amacıyla çıplak bedenlere yerleştiriyordu. Aynı zamanda bir astronomdu ve aydaki kraterlerden birine adı verilmiştir. Öğrencilerinden biri Viyanalı tıp doktoru olan Franz Anton Mesmer' di.

Resmi Tıbbi Araştırmaların Başlaması

James Braid ve "Hypnotism"

James Braid (1795-1860) 1842 de hipnoz terimini ve işlemini tanıttı. Modern hipnozun babası olarak anılır. Manyetizmanın hipnoz oluşturma fikrini sildi. Buradaki oluşan durumun sürekli dikkat yoğunlaşmasından kaynaklandığını ileri sürdü. Sürekli göz fiksasyonunun beyindeki bazı merkezleri yorduğunu ve bu nedenle sinirsel bir uyku oluştuğunu ileri sürdü. İlk başta nöro-hipnoz derken sonradan uykununda bir şekilde işin içinde olduğuna inandı. Ve hipnoz demeye başladı. Sonradan hatasını anladı ve monoideaizm gibi bir terim kullandı amam hipnoz terimi takıntı olarak kaldı.
Braid bir çok fiziksel ve psikolojik durumlar için hipnozu kullandı. Özellikle organik durumlarda fazla başarı elde edemedi. Ama başka doktorlar özellikle ağrı kontrolünde çok iyi neticeler aldılar. 1842 de ağrısız bir amputasyon raporu vardır. Ama bu rapor kabul edilmedi ve tıp dünyası hipnozu tam olarak ret etti. Braid 1843 de hipnoz hakkındaki ilk kitap olan Nöripnoloji yi yazdı. Daha sonrada phrenoloji ( kafatası falcılığı) gibi alanlara kaydığından hipnoz alanına olan katkıları bitti.

Psikolojik Çalışmaların Başlaması
Jean-Martin Charcot
Nörolog Jean-Martin Charcot
(1825-1893) histeri tedavisinde hipnozu kullanmaya başladı. Posthipnotik telkinler bu dönemde tanımlanmaya başlandı. Duyusal hafıza keskinliğinde artış bu dönemde fark edildi. 1880 den itibaren hipnozun kullanımı cerrahlardan zihinsel sağlıkla uğraşanlara yer değiştirdi.

Charcot yolu açtı ve Janet onu izledi. Pierre Janet dissosiasyon teorisini tanımladı. Zihnin hipnoz altında ikiye bölündüğünü ortaya koydu ve bu bilinçaltına ve dissosiyatif hastalıklarda yeniden birleştirme terapilerine olan ilgiyi arttırdı.

İlk Enternasyonel Kongre 1889

8-12 Ağustosta 1889 Paris'te toplandı. Katılanlar arasında Jean Martin, Chorcot, Hipolyte Berheim, Sigmund Freud, and Ambroise- Auguste Liebeault. İkincisi 12-16 Ağustos 1900 daydı.

British Medical Association 1892 de onayladı

BMA 1892 deki yıllık toplantısında hipnoz bir tedavi aracı olarak onaylandı. Mesmeriz ise ret edildi. Ama tıp fakülteleri hipnozu yok saymaya devam ettiler.

Modern hipnoz
British Medical Association Approval, 1955
Nisan 23, 1955, the British Medical Association (BMA) hipnozun psikonörozlarda, hipnoanestezide, doğum ve cerrahide kullanılmasını kabul etti. Ayrıca tüm hekimlerin ve tıp öğrencilerinin temel hipnoz bilgilerini alması gerektiğini tavsiye etti.

American Medical Association Approval, 1958
1958 de American Medical Association tıpta hipnozun kullanılması gerektiğini bildiren bir raporu kabul etti. Hipnoz konusunda araştırmaları teşvik etti.

Yakın Zaman Hipnoza katkı yapanlar

André Weitzenhoffer and Ernest Hilgard in 1961,
Milton Erickson
Milton Erickson (1901-1980) birçok yeni fikirler geliştiridi ve uygulamaya soktu. Klasik hipnozdan tamamen farklı bir stil geliştirdi. Bu stil Eriksonian hipnoz olarak kabul edildi.

Dave Elman
Dave Elman (1900-1967) hipnozun tıp alanına yayılmasının önderlerindendir. Onun hipnoz tanımı bir çok profe3syonel tarafından kabul görmektedir. Kendisi bir tıp mensubu olmamsına rağmen ABD çapında bir çok tıp doktorunu eğitmiştir. Hipnoz alanına hızlı hipnoz tekniklerini sokmuştur. 50 yıl önceki tekniği hala en cok kullanılan indüksiyon şeklidir. Hipnotik koma durumunun gelişmesine katkıda bulunmuştur. ( Esdaile state;)

Kaynaklar:

Milton H. Erickson hipnoz semineri
Mende&Schmiere Hipnoz Temel pratik bilgiler
Bilateral neck exploration under hypnosedation: a new standard of care in primary hyperparathyroidism? Meurisse M et al, Ann Surg. 1999 Mar;229(3):401-8
Hypnoanesthesia for endocrine cervical surgery: a statement of practice. Defechereux T, et al, J Altern Complement Med. 1999 Dec; 5(6):509-20.
[[Hypnosedation, a new method of anesthesia for cervical endocrine surgery. Prospective randomized study] defechereux T et al, Ann Chir. 2000 Jul;125(6):539-46
Akdeniz Hipnoz akademisi
Omni Hipnoz Akademisi
Dr.Bülent Uran Hipnoz merkezi
[Thyroid and parathyroid surgery under hypnosis: from fiction to clinical application] Meurisse M Bull Mem Acad R Med Belg. 1999;154(2):142-50; discussion 150-4.
Alternatif tedavi yöntemi olan hipnozun cerrahi disiplinlerde yardımcı tedavi yöntemi olarak kullanımı.

Soner KOŞAN
SHU
Psikoterapist/Hipnoterapist

Makale Yazarının Sayfasına Dönün
Makale Yazarına Eposta Gönderin

Bu makaleden alıntı yapmak için alıntı yapılan yazıya aşağıdaki ibare eklenmelidir :

"Hipnoz Nedir?" başlıklı makalenin tüm hakları yazarı Pdg.Soner KOŞAN'e aittir ve makale, yazarı tarafından TavsiyeEdiyorum.com (http://www.tavsiyeediyorum.com) kütüphanesinde yayınlanmıştır.

Bu ibare eklenmek şartıyla, makaleden Fikir ve Sanat Eserleri Kanununa uygun kısa alıntılar yapılabilir, ancak yazarının izni olmaksızın makalenin tamamı başka bir mecraya kopyalanamaz veya başka yerde yayınlanamaz.

Kütüphanemizden İlginizi çekebilecek diğer bazı makaleler:
  • Asperger Otizm , Elda Ayşe TATLI
  • Şekil Mi? İçerik Mi? Çocuklarda İsteklerin Ötelenmesi , Öznur SİMAV
  • Çocuğa Tuvalet Eğitimi Nasıl Verilmeli , Emine ERGÜN
  • Çocuk Ve Oyun , Elda Ayşe TATLI
  • Bağlanma Stilinin Duygusal Gelişime Etkisi , Elda Ayşe TATLI
  • Psikolojik Dayanıklılık Ve Anne Tutumunun Psikolojik Dayanıklık Gücüne Etkisi , Elda Ayşe TATLI
  • Bir Pedagog Gözüyle Terapi , Elda Ayşe TATLI
  • Çocuklarda Gelişimsel Korkular Ve Baş Etme Yöntemleri , Elda Ayşe TATLI
  • Akademik Başarı İçin Öğretmene Saygı , Öznur SİMAV
  • ''hayır'' Deme Becerisi, Madde Kullanımı, Çocuk-Aile- Okul İlişkileri , Öznur SİMAV
  • Demokrasi Anlayışı Ve Çocuk.. , Öznur SİMAV
  • Dil Ve Konuşma Birbirinden Farklı Kavramlar Mıdır? Neden? , Gizem ŞENGÜN
  • Anne Sütünün Bebek İçin Önemi Nedir , Emine ERGÜN
  • Çocuklara Kurban Bayramı Nasıl Anlatılmalı Ve Aileler Nelere Dikkat Etmeli? , Sevil YAVUZ
  • Anneler, Evliyken Yalnız Çocuk Büyütmeyin.. , Öznur SİMAV
  • Okula Başlarken Hangi Çocuklarda Daha Çok Uyum Sorunları Yaşanabilir , Gönül BAYALTUN
  • Çocuğuna Tuvalet Alışkanlığı Kazandıracak Aileler İçin Tuvalet Eğitimi , Emine ERASLAN
  • Çocuklarda Zeka Gelişimi , Emine ERASLAN
  • Teknolojik Cihazlar Çocukları 10 Kat Fazla Olumsuz Etkiliyor! , Sevil YAVUZ
  • Çocuklarda Tuvalet Eğitimi , Sümeyye BÜYÜK
  • Kütüphanemizde yer alan dökümanlar profesyonel üyelerimiz tarafından hazırlanmış ve pek çoğu bilimsel düzeyde yapılmış çalışmalar olduğundan güvenilir mahiyette eserlerdir. Bununla birlikte tavsiyeediyorum.com sitesi ve çalışma sahipleri, çalışmaların içerdiği bilgilerin güvenilirliği veya güncelliği konusunda hukuki bir güvence vermezler. Sitemizde yayınlanan makaleler bilgi amaçlı kaleme alınmış ve profesyonellere yönelik olarak hazırlanmıştır. Site ziyaretçilerimizin o meslekle ilgili bir profesyonelle görüşmeden, makale içindeki bilgileri kendi başlarına kullanmamaları gerekmektedir. Çalışmaların telif hakkı tamamen yazarlarına aittir, eserler sahiplerinin muvaffakatı olmadan hiçbir suretle çoğaltılamaz, başka bir yerde kullanılamaz, kopyala yapıştır yöntemiyle başka mecralara aktarılamaz. Sitemizde yayınlanan makalelerin mali ve hukuki tüm hakları yazarına aittir. Kütüphanemizde yer alan herhangi bir makale başkasına ait telif haklarını ihlal ediyor, intihal içeriyor veya yazarın mensubu bulunduğu mesleğin meslek için etik kurallarına aykırılıklar taşıyorsa, yazının kaldırılabilmesi için site yönetimimize bilgi verilmelidir. Sitemizde sayfası bulunan site üyemiz profesyoneller üye sayfaları içinden, Makale Bilgileriniz bölümü altında, YENİ MAKALE GÖNDERİN linkini izleyerek bu sayfaya makale ekleyebilirler.

    13:57
    Top